Faş |
|
|
#1 |
|
Şengül Şirin
|
FaşFaş sıf (fars faş) Esk Açık, ortada, ortaya çıkmış, yayılmış![]() 1 Açığa vurma, yayma, duyurma 2 Faş etmek, gizli bir şeyi açığa vurmak, onu herkese duyurmak: "Düşme cânâ dillere sırr-ı dehanın faş edip" (Nedim, XVIII yy ) || Faş olmak, duyulmak, açığa çıkmak: "Geçdüğüm dünya vü uk-bâdan seninçün oldı fâş" (Fuzuli, XVI yy-)
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz
En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır |
|
|
|