|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| akrep, başka, boyutuyla, infak, kalbimizde, varbir |
Kalbimizde Akrep Mi Var?(Bir Başka Boyutuyla İnfak |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kalbimizde Akrep Mi Var?(Bir Başka Boyutuyla İnfakAnlaşılıyorki infak konusunda emaneti yüklenmiş hiç kimsenin bir kaçma noktası yok Cimriliği bırakalım artık haydi cebimizde akrep var, bu> akrep ağzımıza da mı girmiş, kalbimize de mi? O zaman durum çok vahim > demektir Böyle bir durumda o zehri izale edecek nafi bir panzehir> gerek Lokman Hekim çare bulur mu bilinmez![]() ![]() ![]() >> İNFAk ![]() ![]() Aslında bize çok yabancı bir kelime Çoğumuz nafaka> kelimesini duymuşuzdur, fakat "infak" kavramı çok fazla oturmamıştır > zihinlerimizde İtirafta bulunmalıyım ki, beş on sene öncesine kadar> bana da çok yabancı bir kavramdı Ama, ne zaman ki Onk Dr Haluk> Nurbaki ' den Maun suresini kaynak göstererek, "infakınız yoksa > namazınız da yoktur" sözünü duydum, hayatımda yeni birşeyler > şekillenmeye başladı Neydi infak? Neden infakı olmayanın namazı> olmuyordu? Hangi ayete binaen bunu söylemişti? >> Öncelikle Maun suresinin mealine bir bakalım: >> Bismillahirrahmanirrahim >> 1-Gördün mü o dine yalan diyeni? > 2-İşte yetimi itip kakan odur! > 3-Yoksulu doyurmaya teşvik etmez ![]() > 4-Fakat veyl o namaz kılanlara ki, > 5-namazlarında yanılmaktadırlar ![]() > 6-Onlar ki, gösteriş yaparlar ![]() > 7-Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler) ![]() >> Zira yetimi itip kakana, yoksulu doyurmayana büyük bir ikaz vardır Ki> o namaz kılanlar üzerine yemin edilmektedir Namaz kılıp, kıldıkları> namaz üzerinde yanılanlar üzerine Neden bu derece bir ikaz vardır bu> ayetlerde? Ve özellikle bizim sıklıkla okuduğumuz, ve namaz surelerine > dahil olan ve özellikle namazda okuduğumuz bu surenin ayetlerinde ![]() > Neyin hatırlatması yapılmaktadır bu sıklıkta? >> İnfak, nafaka verip geçindirme, besleme, Allah yolunda harcama > demektir Terim olarak ise infak; gerek hısımlardan ve gerekse diğer> insanlardan yoksul ve muhtaç olanlara para veya maişet yardımı > yaparak, onların geçimini sağlama anlamına gelmektedir ![]() > Ve hemen gözümüzü Bakara suresinin ilk ayetlerine tevcih > ediyoruz ![]() >> Elif, Lam, Mim, (1)>> Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir > kitaptır ![]() (2)>> Onlar, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık > olarak verdiklerimizden infak ederler (3)>> Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve > ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar (4)>> Üç ve dördüncü ayete dikkat topladığımızda Mü'minlerin sıfatlarını> tadad ettiğini görüyoruz Onlar gayba iman ederler, namazı dosdoğru> kılarlar (ikame ederler), ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden > infak ederler > Asrın müceddidi birinci dünya savaşında cephede at sırtında> yazdığı İşaratü'l-İ'caz adlı tefsirinde bu ayetlerin açılımını > yaparken şöyle söyler: >> Namaz "imadüddin" yani dinin direği ve kıvamı olduğu gibi, zekat da > İslamın kantarası, yani köprüsüdür Demek, birisi dini, diğeri asayişi> muhafaza eden İlahi iki esastırlar Bunun için birbiriyle> bağlanmışlardır ![]() >> Ve zekat ile sadakanın layık oldukları mevkileri bulmak için gerekli > olan birkaç şartı şöyle sıralar: >> 1 Sadakayı vermekte israf olmaması![]() > 2 Başkasından alıp başkasına vermek suretiyle halkın malından olmayıp> kendi malından olması ![]() > 3 Minnetle in'amın bozulmaması![]() > 4 Fakir olmak korkusuyla sadakanın terk edilmemesi![]() > 5 Sadakanın yalnız mala ve paraya münhasır olmadığı bilinmesiyle,> ilim, fikir, kuvvet, amel gibi şeylerde de muhtaç olanlara sadakanın > verilmesi ![]() > 6 Sadakayı alan adam, o sadakayı sefahette değil, hacat-ı> zaruriyesinde sarf etmesi lazımdır ![]() >> Demek sadaka verilirken israfa gidilmemesi, başkasından alıp > başkasına verme suretiyle değil, kendi malından olması, sadaka verilen > kişinin minnet altında bırakılmaması, fakir kalmak korkusuyla > sadakanın terk edilmemesi, sadakanın yalnız mal ve parayla değil, > ilim, fikir, kuvvet, amel gibi şeylerde de muhtaç olanlara verilmesi, > sadakayı alan adamın o sadakayı harama değil, zaruri ihtiyaçlarına > sarf etmesi gerekmektedir ![]() >> Kur'an, hayatımızdan çıkarılmaya çalışılan bu kavram üzerinde > neden bu kadar ehemmiyetle durmuştur? Şimdi biz infak'ın maddi > boyutuna, yani paraya ve mala münhasır olan kısmına değil ilim, fikir, > kuvvet ve amelin dahil olduğu kısmına dikkati çekmeye çalışacağız ![]() > Zekat ve sadaka denince bunun sadece zenginlere mahsus bir > ibadet olduğu zannı toplumun genel kanaati haline gelmiştir Halbuki> çok ucuza elde edilebilen namaz bile bir nevi zekattır Yirmi dört> saatlik zaman diliminin kırkta birini namaza ayırmakla o günün > sermayesinin zekatı verilmiş olmaktadır ![]() > Peki bunun haricinde yani mal ve para dışında nasıl infakta > bulunabiliriz? Kendi nefsimize tevcih ettiğimiz birkaç soru ile > sanırım bu soruya cevap bulma imkanına sahip olacağız: >> En başta bize verilen iman nimetini infak edebiliyor muyuz? >> Ve bize verilen teslimiyeti >> Ve tevekkülü >> Ve bize verilen ilmi >> Ve sabır kuvvetini infak edebiliyor muyuz? >> Çok vecihlerle günümüze bakan Asr suresi asra yemin edip, > insanın hüsranda olduğunu belirttikten sonra, o hüsranın dışında > kalanların ancak "iman edip, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye > edenler olduğunu" sarih bir surette ifade buyurur ![]() >> Peki bize ne oluyor da infak etmekte bu kadar cimrilik > ediyoruz Acaba o kadar zor birşey midir bizdeki pozitif enerjiyi> çevremize lanse etmek O kadar zor birşey midir musibete düçar> olanlara teselli vermek O kadar çok insan tanıyorum ki dostlardan> beklediği o teselliyi bulamadığı için başına gelen musibet karşısında > gösterdiği sabırsızlıktan dolayı o musibetin artmasına zemin izhar > etmiş olmasın ![]() >> Bu kadar mı cimriyiz? Öyle bir anda bizim vereceğimiz küçük bir > tesellinin karşı tarafta ne büyük değişimlere yol açacağını tahmin > bile edemezsiniz Yeter ki niyet halis olsun Yine soruyorum; bu> cimrilik neden? Çok fazla mı boğulduk günlük ve fani olduğunu > bildiğimiz işlerimizde? Çok fazla mı daldık yüzü fenaya dönük olan bu > dünyaya? >> İman'ı nasıl infak edeceğiz, ya da teslimiyeti, ya da > tevekkülü, ya da ilmi, ya da sabır kuvvetini? Hakkıyla iman ederek, > hakkıyla teslim olarak, hakkıyla tevekkül ederek Ve ilmi hakkıyla> öğrenerek, yani öğrenmenin simetrisinde olan öğretme fiilini > gerçekleştirerek Bunda da öncelik ilmi amele dökmedir, yani tatbik ve> devamlılık Ve en ehemmiyetlisi SABIR SABIR SABIR![]() ![]() Üç sabır: taate,> masiyete ve musibete karşı sabır Yaşa ve yaşat![]() >> Anlaşılıyorki infak konusunda emaneti yüklenmiş hiç kimsenin > bir kaçma noktası yok Cimriliği bırakalım artık Haydi cebimizde> akrep var, bu akrep ağzımıza da mı girmiş, kalbimize de mi? O zaman > durum çok vahim demektir Böyle bir durumda o zehri izale edecek nafi> bir panzehir gerek Lokman Hekim çare bulur mu bilinmez![]() ![]() ![]() |
|
|
|