Hz. Adem A.S.'İn Sırrı |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Hz. Adem A.S.'İn SırrıHz Adem a s 'ın SırrıAkif Güler Hacı Bektaş-ı Veli (K S ), tüm veliler gibi nice sırlarla dolu bir Allah dostudur Yesevî ocağından aldığı nurla Anadolu’yu aydınlatan bir meşaledir O zamanlarda Diyarı-ı Rum denilen Anadolu dervişlerinin serçeşmesi bu Horasan ereni, soranlara kendisini şöyle tanıtır:“Aslım Muhammed (A S ) soyundan, Türkistan’dan geliyorum İbrahim Sanî diye tanınan Seyyid Muhammed’in oğluyum Babam, Musa Sanî’nin, o da İbrahim Mücab’ın oğludur İbrahim Mücab da İmam Musa Kâzım’ın oğludur Mürşidim, doksandokuz bin Türkistan pirlerinin ulusu Sultan Hoca Ahmed Yesevî’dir Meşrebim Muhammed (A S ) ile Ali (R A )’dendir Nasibim ise Allah’tan Hacı Bektaş-ı Veli, Adem (A S )’ın sıfatını anlatan bir sırrı, aslı Arapça, müridi Molla Saadeddin tarafından Türkçeye çevrilen “Makalât” adlı eserinde bakın nasıl anlatıyor:“Pes, Hak Tealâ kendi lâfzı ile, uçmak (cennet) içinde hazinemsin dedi; velâyet menşûrun (rütbesi) verdi, cümle nesnelerin adların öğretti Andan (sonra) feriştehlere (meleklere) sücud kıldırdı Andan, can göğse girdi Adem A S kalktı, oturdu, dahi aksırdı “El-hamdü lillâhi Rabbi’l-alemin alâ külli hâl” dedi Pes, surette hareket aksırmaktır Evvel dile gelen (söylenen) kelime budur Andan, ol Kadir-i Kün fe Yekûn’dan icabet (karşılık) geldi kim, “Yerhamüke Rabbüke ya Adem!” dedi Andan, Allah Tebareke ve Tealâ etti kim (dedi ki): “Ya Adem! İzzim ve celâlim hakkı çün seni bu kelime için yarattım” dedi Buyurdu: “Yukarı bak” dedi Adem baktı, Arş’a değin gördü ki yazılır:“Lâ İlâhe İllallah Muhammedün Rasulullah” Adem etti (dedi): “Ya İlâhi, Muhammed Rasulullah kimdir?” dedi Andan, ol Hayy-ü Kayyum Tanrı eder kim: “Ol benim habibim adıdır ve senin oğlundur” Andan, Adem sağ yanına baktı, üç lâtif şahıs gördü Etti kim: “Adınız nedir, makamınız ne yerdedir?” dedi![]() Pes, birisi etti: “Adım Akıl’dır, makamım başta beyin üstünde” dedi ![]() Ve hem birisi dahi etti: “Adım Haya’dır, makamım yüz üstündedir” dedi ![]() Ve hem birisi etti: “Adım İlim’dir ve makamım göz içindedir” dedi ![]() Andan, Adem A S etti: “Gelin, yerli yerinize girin” dedi Adem rahat oldu Andan, sola baktı, üç şahıs yine gördü, ürktü Adem etti: “Adınız nedir, makamınız kandedir (nerededir), ne has kavimsiz (ne tür şeylersiniz)?” dedi![]() Pes, birisi etti: “Adım Öfke’dir, makamım başta boyun ortasındadır Adem etti: “Baş, akıl yeridir, senin başta yerin yoktur ” Andan, ol şahıs etti: “Ben gelicek, akıl gider ”Ve hem birisi dahi etti: “Adım Tamah’dır, makamım yüz üstündedir ” Andan, Adem etti: “Yüz, haya yeridir, senin yüzde yerin yoktur” dedi Pes, ol şahıs eti: “Ben gelicek, ol haya gider ”Ve hem birisi etti: “Adım Hased’dir, yerim gözdedir ” Âdem etti: “Göz, ilim evidir ” Ol şahıs eder: “Ben gelicek, ilim gider ”Caize Yol yiyeceği, azık, hediye ve bahşiş anlamlarına gelen caize, daha çok eski şairlere yazdıkları methiyelerden dolayı verilen para ve bahşişlere denmiştir ![]() Çoğunlukla halife, sultan, vezir gibi devlet büyüklerine methiye (övgü) yazan şairler, bazen hayatlarının sonuna kadar yetecek miktarda yüklü caizeler koparmayı da başarırlarmış Bunlardan birisi de meşhur Arap şairi Ebu Dellâme Şair Ebu Dellâme ile Halife Mehdi arasında şöyle bir olay geçer:Ebu Dellâme, Abbasî hükümdarlarını öven bir şiirini Halife Mehdi’ye takdim eder Halife kasideyi pek beğenir:- Sana bu kasiden için ne caize vereyim? - Efendim bendeniz bir av köpeği isterim ![]() - Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu? - Efendim, kulunuz böyle istiyor ![]() Halife Mehdi bu işe şaşar, ama şairi de kırmak istemez: - Peki, istediğin gibi sana bir köpek versinler ![]() - Fakat efendim, bendeniz ava ne ile gideceğim? - Hakkın var, bir de at versinler ![]() - Ata nasıl bineceğim? - Doğru, güzel bir eyer takımı da versinler ![]() - Efendimiz, ata kim bakacak? - Haklısın, bir de köle versinler ![]() - Ama efendim ben atı nerede barındıracağım? - Bir de ahır versinler ![]() - Köleyi nerede yatırayım? - Bir ev versinler ![]() - Bu kadar halkı ne ile doyuracağım? - Bin altın da harçlık versinler ![]() - Efendim ![]() ![]() ![]() Halife Mehdi şairin sözünü kesmiş: Yeter! ![]() Eğer masrafı idare etmeye bir kâhya, hesapları tutmaya da bir muhasebeci istersen, köpeği geri alırım ha!![]() ![]() ![]() Başarı İçin Zamana verdiğimiz değer, başarıyı veya başarısızlığı belirler Malik el-Şahbaz (Malcolm X)Başlamak, başarmanın vazgeçilmez şartı Tarık BuğraFırsatları bekleyenler değil, kovalayanlar yakalar Ali SuadŞimşek ışığıyla yol alınmaz Hz Mevlâna (K S )Hedefe ulaşmak ona yönelmekle gerçekleşir Hayri BilecikBaş ağrımadan, başarılmaz! Akif Cemil Cennete girmek hayret edilecek bir başarı değildir Marifet, dünyada da cennete erebilmek![]() ![]() Hz Ali (R A )Duvarda gedik açmaya bir taşın eksilmesi yeter Arif Nihat AsyaTimsahın ağzını düşünen, kıymetli inciye kavuşamaz Sadi-i Şirazî (K S )Gurur, muvaffakiyetin en büyük düşmanıdır Ali Fuat BaşgilKörler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma Hz Mevlâna (K S )Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir AtasözüDavasını ifade eden kazanır Zübeyr GündüzalpVusülsüzlüğümüz, usülsüzlüğümüzdendir Şener DilekEkilmeden biçilen tarla nerede var? Mehmet Akif Ersoy Unutma! Güçlüğü kolaylık, çalışmayı tevfik (başarı), karanlığı aydınlık ve sabrı zafer takip eder Abdülkerim Ceylî (K S )Hizmette çiftçi gibi sabırlı olun, tüccar gibi aceleci olmayın! Ahmed Feyzi Kul |
|
|
|