|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| atlas, cihan, okyanusuna, pehlivanıkoca, yenilen, yusuf |
Atlas Okyanusu'na Yenilen 'Cihan Pehlivanı'koca Yusuf |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Atlas Okyanusu'na Yenilen 'Cihan Pehlivanı'koca YusufBundan tam 105 yıl öncesinde, yani 1898'deyiz; sıcak bir Temmuz saba*hı ![]() ![]() Avrupa'ya gi*den 'Marselles' gemisinde tüm yolcular güvertede dola*nıyorlar![]() ![]() Marseilles, Atlas Okyanusu'nun sisli sabahında ağır ağır yol alırken, aniden kulakları sağır eden bir gürül*tü duyuluyor Koca Okyanus'ta, Marse*illes başka bir gemiye çarpı*yor! ![]() Güvertedekilerin birço*ğu denize dökülürken, ön ta*rafı yırtılan Marseilles, bir an*da yarıya kadar suyun içine gömülüyor Gemi hızla batıyor ve he*men herkes, birkaç dakika içinde, kendini suyun içinde buluyor Filikalara binebilen*ler ancak şanslı bir azınlık Yolcuların çoğunu, Atlas Ok*yanusu yutuyor Denize düşenlerden biri de 'Cihan Şampiyonu' Koca Yu*suf , Koca Yusuf yüzerek bir filikaya yaklaşıyor ve iri elle*riyle, filikanın kenarına tutu*nuyor Ama Koca Yusuf'un iri elleri, 120 kilogramlık vücu*dunu inanılmaz bir güçle fili*kaya çekmeye çabalarken, filika da yalpalıyor Filikadakiler, bir anda paniğe kapılıyor*lar![]() ![]() Bu dev adam, filikaya çıkmaya çalışırken, sandalı batırabilir; filikadakilerin hepsi de Atlas Okyanusu'nun dibini boylayabilir!![]() ![]() Filikaya alınmayan Koca Yusuf, Kanlar içinde Atlas Okyanusu'na tuş olur Canlarını kurtarma içgü*düsüyle filikadakiler, Koca Yusuf'un başına ve ellerine küreklerle vurmaya başlıyorlar Vuru*yorlar, vuruyorlar ve sonunda, bu dev adamı filikadan uzaklaştırmayı ba*şarıyorlar Koca Yusuf, el*leri ve yüzü kan içinde, baygın düşüyor ve Okyanus suların*da gözden kayboluyor ![]() ![]() İşte böylece, dünyanın ye*nemediği 'Cihan Pehlivanı' Koca Yusuf'u, 1898 Tem-muzu'unda, Atlas Okyanusu tuşa getiriyordu ![]() ![]() Greko-Romen stilde güreşen ilk sporcumuz Koca Yusuf, Deliorman'ın Şumnu yakınlarında, Kareli Köyü'nde dünyaya gelir Do*ğum tarihi kesin olarak bilin*memekte, 1859 olduğu tah*min edilmektedir Koca Yu*suf, Avrupa ve Amerika'da yaptığı güreşlerle dünyaya ün salan ve Greko-Romen stilde güreşen ilk sporcumuz olarak tarihe geçmiştir Ustasının, Kareli Köyü ya*kınlarındaki Nascı Köyü'nden 'Kel İsmail' olduğu söylenir Yusuf'a 'Koca' lakabı, onu dönemin ünlü güreşçilerinden 'Küçük Yusuf'tan ayırt edile*bilmek için verilmiştir Koca Yusuf'un heybetli bir görün*tüsü vardı Kolları, diz kapaklarını aşarcasına uzun, kütük gövdeli, elle*ri de çok iriydi Yaptığı el enseler*den ötürü, rakipleri ona 'Demir Pençe' diye de anarlardı: 1 88 boyun*da, 120 kilo ağırlığındaydı Kırkpınar'da yaptığı güreşler, onun ününü ülke ça*pında duyurmuştu Yusuf'u henüz dünya tanı*madan Kırkpınar'da yaptığı güreşler, onun ününü ülke ça*pında duyurmuştu Kırkpınar'da zamanın devleri Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Filibeli Kara Ahmet, Katrancı Rüstem ve Filiz Nurullah'ı yağlı güreşlerde hep mağlup etmişti Koca Yusuf![]() ![]() Kel Aliço ve Hergeleci İbra*him ile yaptığı güreşlerde ise, Koca Yusuf galip gelemedi; ama mağlup da olmadı![]() ![]() O zamanlar güreş müsabakaları Av*rupa ve Amerika'da çok popülerdi Yaptığı güreşlerle ünü ya*vaş yavaş Avrupa'ya yayılan Koca Yusuf, 1897 yılında or*ganizatör Doublier tarafından Paris'e götürüldü O zamanlar güreş müsabakaları Av*rupa ve Amerika'da çok popülerdi Boks ringine benzer bir alan*da yapılan gü*reşler, halkın çok ilgisini çeki*yor, uluslararası şöhretler güreşe ilgiyi çoğaltıyor*du Seyredenlerin bahis oynaması ser*bestti Yusuf'un Paris'e götürülme nedeniyse, kendisi de güreşçi olan organizatör Doublier'nin şampiyon Fransız güreşçi Fernard Sabes'e duyduğu kindi![]() ![]() Doublier, Fransa şampi*yonluğu için, Bordeaux do*ğumlu Fernard Sabes ile karşı*laşmış; Sabes, 1 73 boyunda ve 88 kilo ağırlığındaki Lyonlu ufak tefek Doublier'yı mağlup et*miş ve Fransa'da 'Güreşin Kralı' ol*muştu Artık Doubli*er'nin en büyük düşmanı ve raki*bi Sabes idi Onun yenilmezli*ğine muhakkak son verecekti Doublier , İşte bu hırs ve kinle, Türkiye'ye gelip Koca Yu*suf'u, Filiz Nurullah'ı ve Fili*beli Kara Osman'ı Paris'e gö*türdü; Doublier, sokakta da*yak yiyen çocuğun bunu hazmedemeyip ağabeyini çağır*ması gibi, Sabes'in karşısına Koca Yusuf'u çıkaracaktı Koca Yusuf, grekoromen öğreniyor Ama ortada büyük bir so*run vardı: Koca Yusuf, Greko-Romen güreşi bilmiyor*du ![]() ![]() Eski güreşçi, yeni mena*jer Doublier'nin Greko-Romen güreşi Yusuf'a öğret*mekten başka çaresi yoktu! Doublier, Koca Yusuf'a bacaklardan tutulmayacağını söyleyince, Koca Yusuf hayretler içinde kaldı Öyle nasıl güreş tutulabilirdi ki?![]() Daha sonra, iki güreşçi egzersize başladılar Bir ara Koca Yu*suf, Doublier'in elini öyle bir yakaladı ki, Doublier elinin kırıldığını zannederek bırak*ması için yalvardı Böyle sık*manın gereksiz olduğunu söy*ledi Yusuf'a![]() ![]() Yusuf ise, "Biz*de öyle yarım yamalak yaka*lamak olmaz, ya tutarsın ya da tutmazsın" diyerek, Doublier'in elini tekrar yakalayıp kendine doğru çekti ve külçe gibi onu yere attı Doubliler, Koca Yusuf'a fazla bir şey öğretemeyeceğini anlayarak ça*lışmalara ara verdi ve organi*zatörlük görevine geri dön*dü![]() ![]() Koca Yusuf-Sabes karşı*laşması, Fransa'da büyük yankı uyandırdı Dört saniyelik güreş Güreş başla*dığında Doublier, her iki gü*reşçiden de daha heyecanlıydı Gongla birlikte, ilk atağı Sabes yaptı Ama Sabes oldu*ğu yerde kaldı; Koca Yusuf ise iki eliyle Sabes'm hamlesini durdurup aynı anda onu ense*sinden yakaladı ve öbür eliyle de işini bitirdi: Koca Yusuf-Sabes karşılaşması, tamı tamı*na 4 saniye sürmüşrü! Sabes'ten sonra Koca Yu*suf'un rakibi Paul Fournier ol*du Yusuf için, bu maçın öne*mi büyüktü![]() ![]() Menajeri Doub*lier, "Eğer bu maçı alırsak ge*lecek bizimdir," diyordu Paul Fournier maçı almak için çok uğraştı; ama Yusuf'un bir el ensesi ile anında yere kapak*landı! 'La Lutte' (Güreş) adlı ki*tabın da yazarı olan Fransız güreşçi Paul Pons ise Yusuf'a iki defa yenildikten sonra, "Ne oldun? ![]() ' diyenlere, "Üstüme bir duvar devrildi sandım" ya*nıtını verecekti Pons, Yusuf'un el ensesini kitabında şöyle anlatır: "Onun el enseleri rakibini bir darbede yere seriverir, Yusuf bunu o kadar hakimiyetle uy*gulayabilmektedir ki, ona karşı duracak çok az kişi var*dır Darbe o kadar önüne ge*çilmez bir şekilde iner ki, in*san kendini derhal yerde bu*lur " Tam 1 90 boyundaki ve 120 kilo ağırlığındaki Paul Pons, Koca Yusuf'un bu el en*selerinden iki kez nasibini ala*caktır Yusuf'un savunma gü*cünü ise Pau! Pons, kitabında şöyle anlatacaktır: "Rakibin ataklarını sıfıra indirmede çok ustaydı, bizim güreşçilerimi*zin inceliklerini kavramaktan uzaktı, işini hep sürprizli dar*belerle görürdü " Hergeleci İbrahim Pehlivan Koca Yusuf'u yenmesi için Paris'e getirtilir Bu arada, "Bir Türk'ü an*cak başka bir Türk yenebilir" düşüncesine uygun olarak, İs*tanbul'dan Paris'e getirilen 'Hergeleci İbrahim Pehlivan' ile Koca Yusuf'un kapışması da dillere destandır Koca Yusuf, Hergeleci'yi boyundurukla ezerken, başta Paul Pons olmak üzere, seyir*cinin yardımlarıyla onun elin*den kurtarılan ve ağzından kan gelmekte olan Hergeleci İbrahim Pehlivan, şaşkınlığını gizleyemez Hayretle çevresine bakınırken şöyle der: "Abe, sizlere n'oluyor? Bırakın kendi usul*lerimizle güreşimizi yapalım " Ama güreş yarıda kalır Yusuf, Amerika yolcusu Avrupa'da yenmedik gü*reşçi bırakmayan Koca Yusuf, 11 Ocak 1898'de Paris'te, me*najeri Doublier ile Amerika turnesi için sözleşme imzalar 1 Şubat-31 Haziran 1898 ta*rihleri arasında Amerika'da güreşecek olan Koca Yusuf, bu karşılaşmalardan toplam 30 lira alacak, yemek ve otel masrafları da menajerine ait olacaktır 1898'in 28 Ocak günü, Ko*ca Yusuf Amerika'ya ayak ba*sar Bu ülkedeki en önemli gü*reşi, ABD'nin 'Milli Greko-Romen Şampiyonu' Robert ile karşılaşmasıdır, 'Dünya Şampiyonu' da olan Robert, daha önceleri Fransız Paul Pons'u da yen*miştir ve Amerika'da bir milli kahraman olarak gösterilmektedir![]() ![]() Bu arada Koca Yusuf'un Avrupa'daki başarıları Ameri*ka'da da büyük ilgi uyandır*mıştır Milli şampiyonları Robert'in, Yusuf'u yenmesini seyretmek için Amerikalılar sabırsızlanmaktadırlar Gü*reş, Madison Square Garden'da yapılacaktır Tüm biletler satılır ve Ro*bert lehine müthiş bir tezahü*rat başlar Güreşi, Yunanlı Pierri ile İngiliz Tom Kanon or*ganize etmişlerdir![]() ![]() Koca Yu*suf efsanesi, onun bu karşılaş*madaki galibiyetiyle, Ameri*ka'da da hızla yayılır Karşısına çıkan en ünlü şampiyonları da birer birer mağlup eder Amerika'da bulunduğu sı*ralarda Yusuf, Robert'dan sonra karşısına çıkan en ünlü şampiyonları da birer birer mağlup eder Güreşlerini, ayakta el en*se, kaz kanadı, önden çapraz, boyunduruk, yerde bel kündesi oyunlarını tatbik ederek kazanan Koca Yusuf artık Greko-Romen'de de en bü*yüktür 1898 Temmuz'unda ana*yurda dönme vakti gelir ve bütün dünyanın önünde diz çöktüğü Koca Yusuf'u, talih*siz bir kaza, Atlas Okyanusu'nda tuşa getirir Koca Yusuf'un son güreşi Koca Yusuf'un son güreşi, Amerika'da Madison Scjuare Garden'da, Amerikalıların 'Milli Greko-Romen Şampiyonu' Robert ile karşılaşmasıdır İki güreşçi birbirine takdim edildikten sonra Koca Yusuf el enselerine başlar Robert her el ensede yere kapaklanır; ama çevikliğiyle hemen ayağa kalkar Amerikalı şampiyon, ringin etrafında dönüp yakalanmamaya çalışır Hemen tüm güreşlerini 4-60 saniye içerisinde bitirmeye alışmış olan Koca Yusuf sonunda beklediği fırsatı bulur: Punduna getirip rakibini yakalar yakalamaz, ringden 4 metre öteye, seyircilerin arasına fırlatıverir (üstte; bu konuda, dönemin Amerikan basınında 'Müthiş Türk' başlığıyla yayımlanan bir illüstrasyon)![]() Popüler TARİH |
|
|
|