Ölüdeniz Efsanesi - Yöresel Halk Hikayesi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ölüdeniz Efsanesi - Yöresel Halk HikayesiÖlüdeniz Efsanesi Ölüdeniz adı verilen koya, denizden dar bir boğazla girilmektedir Boğazın iki yanındaki sarp yamaçlar çam ağaçlarıyla kaplıdır Bu yüzden görülmesi oldukça güçtür Açık denizden doksan derecelik bir dönemeçle ak bir kumsala varılır, daha sonra da döne döne, bir göl görünümündeki koya girilir Yörede bu şaşılası yere ilişkin şu efsane anlatılır:Balıkçılıkla geçinen bir baba-oğul, günün birinde bu sarp kayalar karşısında fırtınaya tutulur Oğul, kayalıklara yaklaşırlarsa, bir koya sığınabileceklerini söyler, karaya yaklaşmaya başlar Babaysa kayalara çarpmaktan korkmakta, burada koy olamayacağını yineleyip durmaktadır Aralarında tartışma çıkar Baba, tam kayaya çarpacaklarını sandığı an, bir kürek vuruşuyla oğlunu denize yuvarlar Dümene geçtiğinde bir de bakar ki deniz dönerek dümdüz bir koya açılmakta Koya girer, ama yıkılmıştır Oğlunun acısıyla o da canına kıyar Söylenceye göre Ölüdeniz’in çevresinde insan yüzünü andıran bir kaya vardır Bu kaya, oğlanın taşlaşmış başıdır Fırtınalı havalarda “buraya gelin” diyerek gemicilere yol gösterir![]() |
|
Ölüdeniz Efsanesi - Yöresel Halk Hikayesi |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ölüdeniz Efsanesi - Yöresel Halk HikayesiÖlüdeniz Efsanesi - Yöresel Halk Hikayesi ![]() Belcekız adı da bir efsaneye dayanıyor Eski çağlarda buralardan geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış Bir gün yaşlı bir kaptanın genç, yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzel mi güzel Belcekız’ı görür Görür görmez de vurulur Kızın yüreğine de ateş düşer Ama delikanlı suyu alıp dönmek zorundadır Gemi uzaklaşıp gider Belcekız hep kıyıyı, sevgilisini kollar Delikanlı da geminin buralardan her geçişinde su almaya gelir Böylece görüşür, sevişirler Bir gün gemi buralardan geçerken fırtına patlar Genç, babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söyler İhtiyar kurt ise oğlunun gönül macerasını bilmektedir Oğlunun sevgilisini görmek uğruna gemiyi parçalamayı göze aldığını sanır Dalgalarla birlikte kavga da büyür baba oğul arasında Gemi tam kayalıklara çarpacakken kaptan bir kürek darbesiyle oğlunu denize atar ve dümene yapışır ki durumu görür Deniz dönerek çarşaf gibi bir koya girmektedir Oğlan orada ölür Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalardan atıp ölür İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, oğlanın öldüğü yere Ölüdeniz denir Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran deniz belki de bir oğlana bir kıza yanmaktadır![]() |
|
|
|