Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Biyografiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
aşık, hayatı, kimdir, ömer

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Aşık Ömer biyografisi - Aşık Ömer eserleri

Aşık Ömer (1651 - )

Doğum yeri ve tarihi hakkında çeşitli rivayetler vardır; bunların içinde doğruya en yakın görüneni, onun Konya'nın Hadim ilçesinin Gezleve köyünde 1651 yılında doğmuş olduğu yolundaki rivayettir Düzenli bir medrese tahsili görmediği anlaşılmakla birlikte devrin kültür muhitleri içinde bulunmak suretiyle kendi kendini yetiştirmiş ve aynı devrin diğer aşıklarına göre daha seçkin bir yer kazanmıştır Şerifî adlı bir şairden ders aldığı, başta Fuzûlî olmak üzere klasik edebiyatın belli başlı büyük şahsiyetleri yanında Hâfız'ın divanı ile Sa'dî'nin Gülistân'ını okuyacak kadar Farsça öğrendiği anlaşılmaktadır Yazdıklarına ve rivayetlere bakılarak orduya girdiği, sınır kalelerinde bulunduğu, hatta bazı savaşlara katıldığı tahmin edilmektedir IV Mehmed'in 1678'de Çehrin Kalesi'ni fethi münasebetiyle bir manzume yazdığı gibi, II Ahmed'in saltanat yıllarındaki Rus, Venedik ve Avusturya seferleri ve II Mustafa'nın bir gazasıyla ilgili bazı manzumeler de yazmıştır Şiirlerinden İstanbul, Bursa, Yama, Sakız, Sinop ve Bağdat gibi yerleri dolaştığı anlaşılmaktadır Başlangıçta divan şairlerini taklide özenerek Adlî mahlasını kullanmış, Ömer mahlasını daha sonra benimsemiştir Şiirlerinde Bağdat'tan Tuna'ya kadar uzanan geniş bir coğrafya yer almakla beraber bazı şiirlerinin hayal mahsulü olduğu tahmin edilmektedir 1707'de İstanbul'da öldüğü ve Yemiş İskelesi'nde bir türbesinin bulunduğu da yine rivayetler arasındadır

XVII yüzyılda Gevherî ve Karacaoğlan 'la birlikte Türk saz şiirinin önde gelen isimleri arasında yer alan Âşık Ömer, geniş halk kitleleri tarafından benimsenme açısından da müstesna bir yere sahiptir Kendisinden sonra gelen âşıklardan birçoğu ona nazireler yazmış, bestelenmiş şiirleri çeşitli meclislerde çalınıp okunmuştur Âşıkâne ve sûfıyâne mahiyetteki bazı manzumeleri ise bir tür ilahi gibi uzun zaman tekke ve zaviyelerde terennüm edilmiştir Asker ocağında bulunması dolayısıyla hem serhat boylarının biraz serbest ve maceralı hayatını yaşayarak dile getirmiş, hem de klasik şiirin mecaz, vezin, kafıye ve edebi sanatlarını, hatta biraz da dilini kullanarak o çevrelerin havasını yansıtmıştır

Kendisinden önce gelen saz şairlerinden farklı olarak klasik Türk edebiyatından büyük ölçüde etkilenen Âşık Ömer, bilhassa aruz vezniyle yazdığı divan'larda divan şiirinin kalıplaşmış mazmun ve hayal dünyasına büyük ölçüde yer vermiştir Daha sağlığında üstat kabul edildiği için kendisinden sonraki şairler arasında onun gibi yazmak bir moda haline gelmiş, bu da halk şiirinin kendi içinde tabii bir şekilde gelişmesini engellemiştir Onun açmış olduğu divan şiirini taklit cereyanı yüzünden saz şiirinin eski saflığı ve dili farkedilir şekilde bozulmuştur Geriye bırakmış olduğu 2000'den fazla şiirle Türk edebiyatının en çok yazan şairlerinden biri olarak tanınan Âşık Ömer hece vezniyle söylediği şiirlerde daha başarılıdır

Âşık Ömer divanının en önemli iki yazmasından biri Konya Mevlana Müzesi Müzelik Eserler bölümünde bulunan, Hüseyin Ayvansarayânîn istinsah ettiği nüsha ile (Envanter nr 99) şimdi Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan (Hacı Mahmud Ef nr 5097) İstanbul Yahya Efendi Dergâhı nüshasıdır

Ayrıca cönklerde de pek çok şiirine rastlanmaktadır Şiirleri, hayatı hakkında geniş bir incelemeyle birlikte S Nüzhet Ergun tarafından yeni harflerle de yayımlanmıştır (İstanbul 1936)

Eserlerinden bazıları:

1

Şu karşıdan gelen dilber

Gelir amma neden sonra

Bir selama kail oldum

Verir amma neden sonra

Bahçede açılan güller

Dalında öten bülbüller

Bizi zemmeyleyen diller

Çürür amma neden sonra

Gördüm yarimin yüzünü

Öptüm dostumun gözünü

Aradım buldum izini

Buldum amma neden sonra

Kolumdan uçurdum bazı

Yeter ettin bana nazı

Aşık Ömer'in niyazı

Geçer amma neden sonra

2

Bu gün ben bir güzel gördüm

Yeşiller giymiş ağ üzre

Aklımı başımdan aldı

Durabilmem ayağ üzre

Beni mest eden camıdır

Gonca gülün eyyamıdır

Her biri bir haramidir

Kirpikleri kapağ üzre

Mah cemaline bakılır

Ben kulun yanup yakılır

Söyledikçe bal dökülür

Leblerinden dudağ üzre

Cemali hüsnü alişan

Ol Yüsufdan almış nişan

Siyah zülüfler perişan

Dökülmüş al yanağ üzre

Aşık Ömer geldi ise

Hak inayet kıldı ise

Ferhad dağı deldi ise

Ben koyam dağı dağ üzre

3

Ela gözlerine kurban olduğum

Yüzüne bakmağa doyamadım ben

İbret için gelmiş derler cihana

Noktadır benlerin sayamadım ben

Aşkın ateşidir sinemi yakan

Lütfuna irer mi cevrini çeken

Kolların boynuma dolanmış iken

Seni öpmelere kıyamadım ben

Terk eyledim ağalarım beylerim

Bozbulanık seller gibi çağlarım

Anın içün ben ah idup ağlarım

Ayrılık oduna doyamadım ben

Kaldı deli gönül kaldı hep yasta

Mevla'm erdir beni murada kasda

Aşık Ömer eydur sevgili dosta

Allah'a ısmarladık diyemedim ben

4

ŞAİRNAME'DEN

Olmak ister isen gönül züfünün

Deruni zikr eyle gani Yezdan'ı

Be-emr-i sani'i sun'i Kaf u Nun

Yarattı alem-i kevn u mekanı

Geldi dil bülbülü medh-i Iisane

Kasdı şuarayı çekmek beyane

Gar ne aşıklar var gelmiş cihane

Dilde yad edelim hep şairanı

Hafız-ı Şirazi Rumi Fuzuli

Anları geçince yeğdir Usuli

Okunur dillerde nazm-ı Kabuli

Her demde şad ola ruh-ı revanı

Niyazi hakikat kılmada niyaz

Yunus her dem eder keşif ile raz

Yok Eşrefoğlu'nun sözünde güdaz

Nutki irşad eder işiden cam

Şerifi değil mi cümleye üstad

Ol değil mi bizi eyleyen irşad

Haşimi şi'rine verdi özge tad

Birbirin yekreği Kandi, Lisani

Evvel Katibi'den idelim ağaz

Kamil'in sözlerin derununa yaz

Köroğlu çalardı perdesizce saz

Kuloglu'nun belli nam u nişanı

Emirzade evliyaya verdi şan

Bağzade nushasız olmazdı revan

Ahi ile Gedayi de bir zaman

Bursa'da sürdüler dem ü devranı

Bursalı Halil'de sadedir lisan

Güzel medh etmede yok ana akran

Bir gün cam içerken saki-i devran

Oldurup zehr ile sundu Yegani

Bir zaman gurbette sürüldü sefa

Ayaklar altından geçti çok cefa

Nice şairlerin Dağlı Mustafa

Kopardı sözinen tozu dumanı

Öksüz Aşık deyişleri aseldir

Karacaoğlan ise eski meseldir

Ezgisi çığrulur keyfe keseldir

Biz şair saymayız öyle ozanı

Deli Balta hasma gösterir hüner

Ararca sözlerle Urfe sefer

Sipahi'dir cümIesine ser nefer

Mekan tutup kıldl ol Karaman'ı

Belli dedikleri her cane kalmam

Bin cevap söylese aynıma almam

Kamilin yanında bir nesne bilmem

Hele ben böylece ettim iz'am

Der ki Aşık Ömer sade sözleriz

İlm-i hakikatte biz can özleriz

Postumuzun abdalıyız gözleriz

Tekye-i aşk içre yolu erkanı



Alıntı Yaparak Cevapla

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Bugün Ben Bir Güzel Gördüm

Aşık Ömer

Bugün ben bir güzel gördüm

Yeşiller giymiş ağ üzre

Aklımı başımdan aldı

Durabilmem ayağ üzre

Beni mest eden câmıdır

Gonçe gülün eyyâmıdır

Her biri bir harâmidir

Kirpikleri kapağ üzre

Mah cemaline bakılur

Ben kulun yanup yakılur

Söyledikçe bal dökülür

Leblerinden dudağ üzre

Cemâl ü hüsnü âlişan

Ol Yusuf’tan almış nişan

Siyah zülüfler perişan

Dökülmüş al yanağ üzre

Aşık Ömer geldi ise

Hak inayet kıldı ise

Ferhad dağı deldi ise

Ben koyam dağı dağ üzre

Aşık Ömer


Alıntı Yaparak Cevapla

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Dedim Dilber Yanakların Kızarmış

Aşık Ömer

Dedim dilber yanakların kızarmış

Dedi çiçek taktık gül yarasıdır

Dedim tane tane olmuş benlerin

Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır

Dedim dilber sana yazıldı kanım

Dedi niçin dersin benim sultanım

Dedim kimler sarmış ince miyanın

Dedi kendin sardın kol yarasıdır

Dedim bu Ömer'in aklını aldın

Dedi sevdiğine pişman mı oldun

Dedim dilber niçin sararıp soldun

Dedi hep çektiğim dil yarasıdır






Alıntı Yaparak Cevapla

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Ela Gözlerine Kurban Olduğum

Aşık Ömer

Ela gözlerine kurban olduğum

Yüzüne bakmaya doyamadım ben

İbret için gelmiş derler cihana

Noktadır benlerin sayamadım ben

Aşkın ateşidir sînemi yakan

Lûtfuna erer mi cevrini çeken

Kolların boynuma dolanmış iken

Seni öpmelere kıyamadım ben

Terkeyledim ağalarım, beylerim

Bozbulanık seller gibi çağlarım

Anın içün ben ah edip ağlarım

Ayrılık oduna doyamadım ben

Kaldı deli gönül kaldı hep yasta

Mevla'm erdir beni murada kasda

Aşık Ömer eydür sevgili dosta

Allah'ısmarladık diyemedim ben






Alıntı Yaparak Cevapla

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Ey Şahin Bakışlı Yükseğe Bakma

Aşık Ömer

Ey şahin bakışlı yükseğe bakma

İndirirler seni kola bir zaman

Sadık âşıkları odlara yakma

Hiç lûtfun olur mu kula bir zaman

Âşıka ettiğin başka fen gibi

Hiç görmedim kalbi âhen sen gibi

Seni aşk oduna yaka ben gibi

Açılan güllerin sola bir zaman

Bir âhu gözlüye gönül veresin

Bakmaya pâyine yüzler süresin

Ettiğin işlere pişman olasın

Herkes ettiğini bula bir zaman

Aşık Ömer eydür ey perî-resmim

Eğrilmiş hilâle döndürdün cismim

Şimdi âr edersin anmağa ismim

Hatırından çıkmaz ola bir zaman






Alıntı Yaparak Cevapla

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Gam Yükleri İle Yükümüz Tuttuk

Aşık Ömer

Gam yükleri ile yükümüz tuttuk

Hicran katarının kervanıyız biz

Feleğin ağusun aşında bulduk

Mihnet tekkesinin mihmanıyız biz

Hakikat yolunu tutmuş gideriz

Kemlik edenlere iy'lik ederiz

Hazret-i Hüda'nın emrin tutarız

Rah-ı hakikatın rehvanıyız biz

Ey Ömer aşk ile irfan yoluyuz

Serv-i tubaların servi dalıyız

Bizi sevenlerin biz de kuluyuz

Sevmiyenin şah ü hakanıyız biz






Alıntı Yaparak Cevapla

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı

Eski 10-21-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Aşık Ömer Kimdir - Aşık Ömer Hayatı




Garip Bülbül Kılur Zârı

Aşık Ömer

Garip bülbül kılur zârı

Varup gülşene yaslanmış

Temaşa eyledim hârı

Gül-i handâna yaslanmış

Bugün ben yârimi gördüm

Tâzelendi eski derdim

01 siyah kâkülün ördüm

Mâh-ı tâbâna yaslanmış

Bir nazar kıldım ol şaha

Saçı sümbül yüzü mâha

Gönül Yusuf gibi şâha

Düşüp zindana yaslanmış

Ömer derde düşüp ağlar

Anı kâmil olan anlar

Katar katar siyah benler

Gümüş gerdana yaslanmış






Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.