Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam80 Dert çekme boşuna, hep gül de yaşa; Zulüm yolunda hakkı bul da yaşa; Sonu yokluk madem bu dünyamızın Yok bil kendini, özgür ol da yaşa ![]() 81 Ramazan ayı bu yıl da geldi yine; Vurdu bukağıyı aklın bileğine; Tanrım bu halka bir gaflet ver de bari Ramazanı Şevval sansınlar bu sene ![]() 82 Ey doğru yolun yolcusu, çaresiz kalma; Çıkma kendinden dışarı, serseri olma; Kendi içine sefer et erenler gibi: Sen görenlerdensin, dünya seyrine dalma ![]() 83 Duru sudan daha temizdir benim sevgim; Sevgiyle bu oynayış da hakkımdır benim; Halden hale girer başkalarında sevgi: Neyse hep odur benim sevgim ve sevgilim ![]() 84 Dünya padişahın, kayserin, hakanın olsun; Cehennem kötünün, cennet iyinin olsun; Tesbih meleklerin olsun, temizlik Rızvan'ın: Sevgili bizim olsun, canı canımız olsun ![]() 85 Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin; Şimdi: "Çekil önümden" diye ferman edersin; Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez; Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin? 86 Şarap iç adın silinip gitmeden dünyadan; Şarap kasveti, karanlığı giderir candan; Güzellerin saçını çözüp dağıtmaya bak Neylesin, netsin bu can, kıble mi değiştirsin? 87 Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden, Ne dine, edebe aykırı gitmemizden; Bir an geçmek istiyoruz kendimizden: İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden ![]() 88 Biliyorum varlığın, yokluğun dış yüzünü; Yükselmenin de alçalmanın da içyüzünü; Ne çıkar öte yanını da bilsem feleğin: Bezmişim bilgiden, atmışım her türlüsünü 89 Baharlar yazlar gider, kara kış gelir; Varlığın yaprakları dürülür bir bir; Şarap iç, gam yeme; bak ne demiş bilge: Dünya dertleri zehir, şarap panzehir ![]() 90 Gülün yüzünde çiy tanesi nevruzun ne hoş; Yeşillikte canı aydınlatan yüzün ne hoş; Geçmiş gitmiş gün üstüne ne söylesen boş: Bırak dünü, hoş et gönlünü, bak bugün ne hoş ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam91 Bilgisizliğimi sundum durdum aleme; Bir yoksulluk karanlığı çöktü gönlüme; Utandım günahımdam, müslümanlığımdan: Bundan böyle zünnar takacağım belime ![]() 92 Bir su, bir damla suymuşuz, bele düşmüşüz; Şehvet ateşiyle dışarı savrulmuşuz; Yarın yel savuracak toprağımızı: İçelim, hoş geçsin üç nefeslik ömrümüz ![]() 93 Bahtımın kökü yeşerip dal budak da verse Eğretidir bu ömür diye giydiğin elbise; Mıhlar gevşek bir gölgeliktir beden çadır, Pek dayanma sakın ne kadar sağlam da görünse ![]() 94 Ben de geçtim gittim bu zulüm yurdundan, Elimde yelden başka bir şey kalmadan; Ama var mı, ölümüme sevinip de Ecelin şaşmaz tuzağından kurtulan? 95 Orucumu yiyorsam ramazanda Mübarek aydan habersizim sanma: Çileden gece oluyor da gündüzüm Sahura kalkıyorum gün ortasında ![]() 96 Yılan gibi taşa girsen de, Saki, Sızar ecelin suyu bulur seni; Bu dünya toprak, Saki, türkü söyle; Bu soluk bir yel, şarap ver, Saki ![]() 97 Gönül Bijen'i kuyu gibi gam zindanında; Akıl Sührab'ı ölmüş derdinin sayvanında; Dünya Siyavuş'unun öcünü almak için Gam, Rüstem'in Turan gibi gönlünü talanda ![]() 98 Ey yanağı ağustos gülünü bastıran; Ey yüzü Çin güzellerini kıskandıran; Bakışı Babilşahını büyüde yenip Elinde at, fil, ruh, ferz, baydak bırakmayan ![]() 99 Elimde olsa dünyayı küçümserdim; İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim; Daha doğrusu bu aşağılık yere Ne gelirdim, ne yaşardım, ne ölürdüm ![]() 100 Şarap iç, bire birdir derde tasaya; Ne bu dünya kalır, ne öteki dünya Ne serin ateştir o, ne can dolu su: Çabuk ol, bulup içemezsin mezarda ![]() 101 Felek, delik deşik ediyorsun yüreğimi; Yırtıyorsun ikide bir sevinç gömleğimi, Esen yelleri ateş ediyorsun bana; Çamura çeviriyorsun içeceğimi ![]() 102 Haram, acı, kötü derler canım şaraba: Oysa ne hoş şey, hele bir güzel sunarsa; İçin bakın; hem doğrusunu isterseni, Haram dedikleri her şey hoş galiba! 103 Dedim ben artık kızıl şarabı içmem; Üzümün kanıymışbu, ben kan dökmek istemem Gün görmüş aklım şaşırdı: Sahi mi? dedi; Yok canım, şaka, ben nasıl içmem! 104 Sen bu dünyanın sırlarına eremezsin; Erenlerin dilini de söktüremezsin; İyisi mi iç şarabı, cennet et bu dünyayı: Öbür cennette ya girer, ya giremezsin ![]() 105 Bulut geldi; lalede bir renk bir renk! Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek Şu seyrettiğin serin yeşillikler Yarın senin toprağında bitecek ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam106 İki batman şarap, bir buğday ekmeği; Bir koyun budu, bir de ay yüzlü sevgili; Daha ne istenir bilmem şu dünyada: Padişah daha iyisini bulabilir mi? 107 Dünyaları değişmem kızıl şaraba; ay da ondan sönük; çoban yıldızı da Şarap satanların aklına şaşarım: Ondan iyi ne var alınacak dünyada? 108 İnsan son nefese hazır gerekmiş: Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz: Böylece dirilirsek işimiz iş ![]() 109 Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik; Bildiklerimizle övündük, eğlendik Şu oldu, bu oldu da ne oldu sonra? Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik ![]() 110 Hayyam bilgelik çadırları dokudu; Sonra dert potasında yandı kül oldu Bir pula satıldı kader çarşısında, Ölüm celladı geldi, boynunu vurdu ![]() 112 Dostum, gel yarına kanmayalım biz; Günümüzü gün edelim ikimiz Yarın çekip gettik mi şu konaktan Yedi bin yıl önce gidenlerleyiz ![]() 113 Ömrümüzden bir gün daha geldi geçti; Derede akan su, ovada esen yel gibi İki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok: Daha gelmemiş gün bir, geçmiş gün iki ![]() 114 Tanrı, her an sevdiğinin kapısında ol; Bu dünyadan o dünyadan bana ne! Gönlüm ter gibi çıkıp bedenimden Karıştı varlığın denizlerine ![]() 115 Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol; Her istediğini onda ara, onda bul Aşk tavlasında hileye kaçma kalleşçe: Koy canını ortaya, soyulursan soyul ![]() 116 Sarhoş oldum mu aklım azalır; Ayıldım mı sevincim dağılır Ne sarhoş, ne ayık bir hal var ya? En güzeli öyle yaşamaktır ![]() 117 Sevgili, sırlarına eren gönül nerde? Sözlerinin tekini duyan kulak nerde? Gece gündüz serilirsin de karşımıza: Yüzünü bir kez gören mutlu göz nerde? 118 Dert içinde sevinci bul da yaşa; Haksız düzende haklı ol da yaşa; Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın, Varından yoğundan kurtul da yaşa ![]() 119 Açılmaz kapıları açmanız mı gerek? Dünyada insanca yaşamanız mı gerek? Bırak öyleyse iki dünyayı birden: Ey ölü canlılar, canlar uyanık gerek! 120 Dün özledim de seni coştum birden bire; Çıktım senin yerin dedikleri göklere Bir ses yükseldi ta yukarıda, yıldızlardan: Gafil, dedi; bizde sandığın Tanrı sende! |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam121 Bir testici gördüm, çamur içindeydi: Ayağı çarkında, elinde bir testi; Testinin başında bir yoksulun ayağı Kulpunda bir padişahın kellesi ![]() 122 Bir testi aldım çarşıdan ucuza; Gizli gizli neler anlattı bana; Bir şahdım, dedi; altın kupam vardı; Şimdi neyim? Testi oldum şaraba ![]() 123 Bilmem, ne sayar durursun bir, iki; Ha bir olmuş, ha yüz bin fark etmez ki Çal sazını, sonun bir avuç toprak, Şarap ver, bir esip gitmedir bizimki ![]() 124 Kambur Felek, sen ne konaklar yıka geldin; Kin beslersin bize, zulüm eski adetin Şu kara toprağın göğsünü bir yarsalar, Ne inciler yatar içinde bilir misin? 125 Yoksul, dertli gönlüm arar sevgilisini; Aklı gelmez başına, yer kendi kendini Bana sevgi şarabını sundukları gün Kana boyamışlar varlık kadehimi ![]() 126 Ha Belh'te ölmüşsün, ha Bağdat'ta hepsi bir; Kadeh doldu mu, acı da olsa içilir Keyfine bak; çok aylar doğmuş batmış sensiz; Sensiz daha çok ayların ondördü gelir ![]() 127 Gönlümün dilediği gül yüzüne bakmak; Elimin özlediği kadehi kavramak Her zerrem nasibini almalı dünyadan Yarın güle kavuşturmadan beni toprak ![]() 128 Behram' ın şarap içtiği orman köşkünde Bir tilki yavrulamış, bir ceylan keyfinde Ömrünce yaban eşeği avlamış Behram: Mezar da Behram' ı avlamış günün birinde ![]() 129 Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede: Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar Ne birine metelik veririm, ne ötekine ![]() 130 Padişah ol, yokluk halkasına gir de; Yıkan, kirin pasın kalmasın gönülde Meyhaneye ermeğe gelince biri Kendini bil de ne yaparsan yap de ![]() 131 Toprakla karışıp bulanmamış bir can Sana konuk geldi bir temiz dünyadan Otur, bir kadeh şarap iç kendisiyle, Sana iyi geceler deyip kaçmadan ![]() 132 Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde; Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde O canım Türk güzeli kömür gözleriyle, Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde ![]() 133 Dünyaya geldiler, coşup taştılar; Güldüler, eğlendiler, anlaştılar; Bir kadehte sızıverdiler bir gün Ölüm uykusunda kucaklaştılar ![]() 134 Bilir misin, yüceler yücesi Tanrı, Şarap ne zaman çoşturur içenleri? Pazar, pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, Bir de cuma, cumartesi günleri ![]() 135 Yaşamak elindeyken bugüne bugün, Ne diye bırakır, yarını düşünürsün? Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar; Kadrini bilmeğe bak avucundaki ömrün ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#5 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam136 Toprak olup gitmişlere sorarsan Ha gavur olmuşsun ha müslüman Kimler bu dünyada eğlenmemişse Ötekinde yalnız onlar pişman 137 Ey garip kuş! Bu yıldızlar darı sana; Elest günü canı sen verdin insana Dünyayı gören büyülü bir kadeh varmış: O kadeh sende, başka yerde arama ![]() 138 Bu zamanda az dostun oldun, daha iyi Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli Can gözünü açınca görüyor ki insan En büyük düşmanıymış en çok güvendiği ![]() 139 Feleği döndürebilir misin muradınca? Ne çıkar gök yedi kat değil sekiz katsa? Er geç toprağa karışıp gidecek gövdeni Ha ovada kurt yemiş, ha mezarda karınca ![]() 140 Bak, gül yeşiller, sevinçler içinde; Arar bulamazsın gelecek perşembe İç şarabını, gül kokla, yeşil topla: Toprak oluvermeden gül de yeşil de ![]() 141 İnsan çeker çeker de sonra hür olur; İnci sedef zindanlarda yuğrulur Paran pulun yoksa bugün, sağlık olsun: Bugün boş duran kadeh yarın doludur ![]() 142 Gençlik bir kitaptı, okuduk bitti; Canım bahar geçti çoktan, kış şimdi Hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş? Nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti? 143 Her gün biri çıkar, başlar ben, ben demeğe, Altınları gümüşleriyle övünmeğe Tam işleri dilediği düzene girer: Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye ![]() 144 Can verinceye dek bu çorak yerde Dertten başka ne geçer ki eline? Ne mutlu çabuk gidene dünyadan; Hele bu dünyaya hiç gelmeyene! 145 Yerleri yapmış, gökleri kurmuşsun ama, Sensin bunca gönülleri yakıp yıkan da Ne kızıl dudakları, ne altın saçları Altmışın süprüntüler gibi kara toprağa ![]() 146 Dostum, olan olmuş, vahlanma boşuna; Dünyayı kara zindan etme başına Yaşamana bak, elinden tek gelen bu: Olacakları danışan var mı sana? 147 Sevgilim, ömrü derdim gibi bitmeyesi, Bu sabah bütün cömertliği üstündeydi Bir göz atıverdi bana geçip giderken: İyilik et denize at mı demek istedi? 148 Gül de şarab da bilene güzel gelir; Sarhoş olmayan için sarhoşluk nedir? Cebi boş gönlü dolu olmayan kişi Her şeyden geçmenin tadını ne bilir? 149 Yapma diyorsun; yapmamak elimde mi? Sen al demişin; nasıl çekerim eimi? Hem yap hem yapma demek seninki bana İnsaf: Kadeh devrilir de dolu kalır mı? 150 Bu dünya iki kapılı bir han, Girdi mi dertlere düşer insan Tanınmadan yaşamak en iyisi: Elinde olsa da hiç doğmasan ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#6 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam151 Kim görmüş o cenneti, cehennemi? Kim gitmiş de getirmiş haberini? Kimselerin bilmediği bir dünya Özlenmeye, korkulmaya değer mi? 152 Ne mutlu adı sanı bilinmeyene; İpeklere, kürklere bürünmeyene; Anka gibi iki dünyadan da geçip Bu viranede baykuşa dönmeyene ![]() 153 Yok olmamış varlık var mı bir tek? Herşey bir gün, dağılıp gidecek Öyleyse vara yoğa ne bakarsın? En iyisi yoku var, varı yok bilmek ![]() 154 Sevgili, bir başka güzelsin bugün; Ay gibisin, pırıl pırıl gülüşün Güzeller bayram günleri süslenir: Seninse bayramları süsler yüzün ![]() 155 Öldük, dünyayı şaşkın bırakıp gittik; Yüzlerce incimiz vardı delinmedik Sersemliği yüzünden bilgisizlerin Renk renk düşünceler kaldı söylenmedik ![]() 156 Kendimden geçtikçe gelirim kendime, Alçalırım çıktıkça yüksek yerlere En garibi, içmeden sarhoşum da ben, Ayılırım her kadehi devirdikçe ![]() 157 Ben içerim, ama sarhoşluk etmem: Kadehten başka şeye el uzatmam Şaraba taparmışım, evet, taparım: Ama senin gibi kendime tapmam ![]() 158 Şeyh fahişeye demiş ki: - Utanmaz kadın; Her gün sarhoşsun, onun bunun kucağındasın Doğru, demiş fahişe, ben öyleyim; ya sen? Sen bakalım şu göründüğün adam mısın? 159 Dün gece usul boylu sevgilim ve ben, Bir kıyıda gül rengi şarap içerken; Sedefli bir kabuk açıldı karşımızda; Sabah müjdecisi çıkıverdi içinden ![]() 160 Dinle dinsizliğin arası bir tek soluk; Düşle gerçeğin arası bir tek soluk Aldığın her soluğun değerini bil Bütün yaşamak macerası bir tek soluk ![]() 161 Bir put demiş ki kendine tapana: Bilir misin niçin taparsın bana? Sen kendi güzelliğine vurgunsun: Ben ayna tutar gibiyim sana ![]() 162 Biz aşka tapanlarız, müslüman değil; Cılız karıncalarız, Süleyman değil; Biz eskiler giyen benzi soluklarız: Pazarda sırma satan bezirgan değil ![]() 163 Nerdesin? Sana baş kaldırmışım işte; Karanlık içindeyim, ışığın nerde? Cenneti ibadetle kazanacaksam Senin ne cömertliğin kalır bu işde? 164 Gerçek erenlere güzel çirkin, hepsi bir; Sevenler için cennet, cehennem, hepsi bir; Kendini veren ha ipekli giymiş, ha çul; Yastığı ha pamuk olmuş ha diken, hepsi bir ![]() 165 Yıllar günler gibi geçti gider; Nerde o eski dertler, sevinçler? Belaya aldırmaz aklı olan: Be da her şey gibi geçer, der ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#7 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam166 Dünyayı allar pullar boyarlar gözünü; Aklı olan hor görür süsünü püsünü Kimler geldi gitti, kimler gelip gidecek: Al gitmeden alacağını, doyur gönlünü ![]() 167 Şarap mimarıdır yıkık gönüllerin Süzülmüş, tertemiz canı üzümlerin Neden şer demişler bu hayırlı suya? Siz bana bu şerden üç dört kase verin ![]() 168 Aşk bir beladır, ama Tanrıdan gelme; Halk neden karşı kor Tanrı emrine? Bize herşeyi yaptıran kendi madem, Kulu sorguya çekmenin alemi ne? 169 Dert de neymiş? O mu bizi ağlatacak? O mu sevinç bayrağımızı yırtacak? Gelin, atalım şunu gönül yurdundan: Yoksa içimizde fitne çıkartacak ![]() 170 Sensiz camide, namazda işim ne? Seninle buluşma yerim meyhane Benim sevmem de böyle, yüce Tanrı: İstersen kaldır at cehennemine ![]() 171 Hep bir çember, dolanıp durduğumuz! Ne önümüz belli, ne sonumuz Kim varsa bilen, çıksın söylesin: Nerden geldik? Nereye gidiyoruz? 172 Bizi bizden alan şaraba gönül verdik; Coşup taştık; yerden kopup göklere erdik Tenden bedenden soyunuverdik sonunda Topraktan gelmiştik, yine toprağa girdik ![]() 173 Tepemizde dönüp duran gökler Büyücünün fanusu gibidirler: Güneş bu fanus içinde lamba, Biz de gelip geçen görüntüler ![]() 174 Bir rint gördüm, binmiş dünya denen kır ata; Aldırmıyor dine, islama, şeriata; Ne hak dinliyor, ne hakikat, ne marifet: Gelmiş mi böylesi kahraman kainata? 175 Kimi gizlenir, kimselere görünmezsin; Kimi renk renk dünyalarda görünür yüzün Kendi kendinle sevişmek bu seninki: Çünkü seyreden sen, seyredilen de sensin ![]() 176 Yüzümde pırıl pırıl sevinç gördüğün gün, Nice konakları yıkılmıştır gönlümün Dalgıçsan dal gözlerimin denizine, bak: Dibinde mahzun bir deniz kızı görürsün ![]() 177 Seni kuru sofraların softası seni! Seni cehenneme kömür olası seni! Sen mi Hak' tan rahmet dileyeceksin bana? Hakka akıl öğretmek senin haddine mi? 178 Önce kendine gel, sonra meyhaneye; Kalender ol da gir kalenderhaneye Bu yol kendini yenmişlerin yoludur: Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye ![]() 179 Şarap içip güzel sevmek mi daha iyi, İki yüzlü softaları dinlemek mi? Sarhoşla aşık cehenneme gidecekse, Kimselerin göreceği yoktur cenneti ![]() 180 En büyük söz Kuran bile Arada bir okunur besmeleyle Kadehteyse öyle bir ayet var ki Okur insan her zaman, her yerde ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#8 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam181 Neylesem bu benim iç kavgalarımla? Pişmanlığım, kendime düşmanlığımla? Sen bağışlasan da ben yerim kendimi: Neylesem bu yüzkaram, bu utancımla? 182 Kalk sevinç dolduralım garip gönüle İçelim doğan güne karşı bülbülle Yırtalım biz de gömleği aşık gülle Verelim çiçekler gibi ömrü yele ![]() 183 Aklı olan paraya değer vermez, Ama parasız dünya da çekilmez; Eli boş menekşe boynunu büker, Gül altın kasede gülmezlik etmez ![]() 184 Bir damla şarap Tus saraylarına bedel, Keykubad'ın Keykavus'un tahtından güzel Sabaha karşı aşıkların iniltisi İki yüzlü softanın ezanından güzel ![]() 185 Bedenindeki et, kemik, sinir kaldıkça, Dünyadaki yerini bil, kendinden şaşma Düşman Zaloğlu Rüstem olsa ger göğsünü, Dostun Karun olsa iyilik altında kalma ![]() 186 Yerin dibinden yıldızlara dek Ermediğimiz sır kalmadı pek, Her düğümüçözmüş insanoğlu; Ecel düğümünü var mı çözecek? 187 Sevgiyle yuğrulmamışsa yüreğin Tekkede, manastırda eremezsin Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin ![]() 188 Bu evren her gece ne gömlekler diker! Kimini gelen, kimini giden giyer Her gün nice sevinçlerle dolar dünya, Nice dertler toprağa karışır gider ![]() 189 Şarap benlik kaygusu bırakmaz sende Çözülmedik bir düğüm kalmaz beyninde İblis bir kadeh şarap içmiş olaydı, Secdeye yatardı Adem'in önünde 190 Biz hırkadan sonra küpe gelmişiz; Kıpkızıl şarapla abdest almışız Medresede kaybettiğimiz ömrü Meyhanede aramaktır işimiz ![]() 191 Şarabı götürüp döksen bir dağa Dağ sarhoş olur başlar oynamağa Ben ne diye tövbe edecekmişim İçimi tertemiz eden şaraba? 192 Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce; Halden anlar bir dost gelip falı görünce: Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin: Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece ![]() 193 Bu gecenin son gece olması da var: Emret, gül rengi şarabı getirsinler Gafil, bir gittin mi bir daha gelmek yok: Altın değilsin ki gömüp çıkarsınlar ![]() 194 Medreseden hayır yok, dinle beni; Vakıf lokması karartır içini Git, bir yıkık yerde yoksulca yaşa: Orası bir padişah eder seni ![]() 195 Şarap iç, yıkansın, aydınlansın için; Bu dünya, öbür dünya silinip gitsin! Gel ömrün yele gitmeden tadına bak Cana can katan suyun, ıslak ateşisin ![]() |
|
Rubailer Ömer Hayyam |
|
|
#9 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Rubailer Ömer Hayyam196 Kendiliğinden var olmuş sanma beni; Bu kanlı yola ben sokmadım kendimi; Bir gerçek varlık beni var etmiş olan; Yoksa kimdim ben, neredeydim, neydim ki ![]() 197 Dileğin Tanrı dileği değil ki senin; Muradına ermeyi nasıl beklersin? Doğru olan Tanrı' nın dilekleriyse Yanlış demek senin bütün dileklerin ![]() 198 Ehil insana canım feda olsun; Ayağı öpülse öperim onun Bir de git ehil olmayanla konuş: Cehennem ne imiş görmüş olursun ![]() 199 Evren kırıntısı bu güzelim yıldızlar Gelir giderler, dünyayı bezer dururlar; Göklerin eteğinde, toprağın koynunda Doğdukça doğacak daha neler neler var ![]() 200 Bir nakıştır varlığımız senin çizdiğin, Şaşılası neler nelerle bezediğin; Kendimi düzeltmek benim ne haddime: Beni potadan böyle döken sensin: 201 Her gün kalkıp meyhaneye gitmedeyim; Kalenderlerle boş sözler etmedeyim; Senden bir şey gizlenemez nasıl olsa: hoş gör de sana gönülden sesleneyim ![]() 202 Gökleri yarıp darma dağın ettiğin gün, Pırıl pırıl yıldızları kararttığın gün, Sen sorguya çekmeden ben soracağım sana: Ey Tanrı, hangi günahım için beni öldürdün? 203 Canların canı dost, gel etme, dinle beni Küsme Feleğe, değmez, yeme kendini; Çekil, otur gürültüsüz bir köşeye, Seyret bu hengamede olan biteni ![]() 204 Ne güzel gün! Hava ne sıcak, ne serin; Bir bulut, tozunu siliyor bahçenin; Bülbül coşmuş, sesleniyor sarı güle: Şarap iç şarap da yüzüne renk gelsin! 205 Bu yolun hoş bir yerinde durabilseydik; Ya da bu yolun ucunu görebilseydik: O umut da yok bu umut da; hiç değilse Otlar gibi kesilip yeniden sürebilseydik ![]() 206 Vefasız dünya diye yakınıp durma; Dünya elindeyken tadını çıkarsana! Herkese vefalı olsaydı dünya Sıra mı gelirdi senin yaşamana? 207 Dostlar, bir gün, sözleşip bir yerde birleşin; Oturup sofrasına dünya cennetinin; Saki doldururken kadehleri cömertçe, İçin bir kadeh de zavallı Hayyam için! 208 Daha nice büyük göreceksin kendini? Hep varlık yokluk mu düşündürecek seni? Şarap için şarap: Bu ölüm yolculuğunda Bulamazsın sarhoş uykulardan iyisini ![]() 209 Hayyam, günahım var diye tasalanma, Bunun için dertlere düşmek boşuna Günah olacak ki Tarı bağışlasın: Rahmet neye yarar günah olmayınca ![]() 210 Gün doğarken sabah horozları niçin Acı acı bağrışırlar, bilir misin? Tan yerini gösterip derler ki sana: Bir gecen geçti gidiyor; sen nerdesin? |
|
|
|