Türkiye'de 10 Çocuktan 8'İnin Dişleri Çürük |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye'de 10 Çocuktan 8'İnin Dişleri ÇürükTÜRK Pedodonti Derneği Ankara Şube Başkanı, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr Tezer Ulusu, Türkiye'de 10 çocuktan 8'inin dişinde çürük olduğunu belirterek, bunun en önemli nedeninin biberon ve emzik kullanımı olduğunu kaydetti![]() Türk Pedodonti Derneği Ankara Şubesi'nin düzenlediği 15 Türk Pedodonti Derneği Kongresi, Antalya Titanic Otel'de başladı Kongre'ye Uluslararası Pediatrik Diş Hekimleri Birliği Başkanı Prof Dr Anna Fuks ve Hollanda'dan Prof Dr Bob Ten Cate de katıldı 21 Ekim'e kadar sürecek kongreye başkanlık eden derneğin Ankara Şube Başkanı Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr Tezer Ulusu, çocuk diş hekimliği anlamına gelen pedodontinin Türkiye'de yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi Türkiye'de çocukların yüzde 80'inin dişinde çürük olduğunu belirten Ulusu, “Maalesef çocukların ağız sağlığı hiç iç açıcı boyutlarda değil” dedi![]() Kuzey Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, ABD, İngiltere hatta Malezya'da diş çürüğü oranının Türkiye'nin çok çok altında olduğunu bildiren Prof Dr Tezer Ulusu, “Bizim çocukların ağız ve diş sağlığı için acilen birşeyler yapmamız gerekiyor Çocuklarımızın ağız, diş sağlığı Malezya'daki çocukların da gerisinde” dedi![]() LOKUMU TÜLBENTE SARIP VERMEYİN Türkiye'de çocuklarda en önemli çürük probleminin biberon ve emzikten kaynaklı olduğunu kaydeden Prof Dr Tezer Ulusu, “Geleneksel, çocuklarını çok severek yetiştiren, ağlatmaya kıyamayan toplumlarda daha çok görülen biberon çürüğünün azaltılması için ailenin eğitimi şart Bir çok anne, emziği, bala, reçele, lokuma bandırıp çocuğa veriyor Hatta çocuğunu susturmak için lokumu tülbente sarıp çocuğuna veren anneler var Bu uygulama çürük sayısını çok artırıyor Japonya'da da bu tür şeyler yaşanmış ve Japonya bunu yasaklamış Çocuklar ağlasın, nasıl olsa bir şekilde avunur ama dişleri çürümesin” diye konuştu![]() Biberon çürüğü ile başetmenin çok zor olduğunu vurgulayan Tezer Ulusu, “Biberon çürüğünde dişin büyük kısmı çürüyor Kalan kısmına tedavi işlemi yapmamız çok güç oluyor Diş çürüğünün geliştirdiği iltihaplara da neden oluyor Her süt dişin altında daimi diş vardır Süt dişi tedavi edemediğimiz için çekmek zorunda kalıyoruz Süt dişi erken çekince yanındaki dişler boşluğu dolduruyor alttan çıkacak diş, yer bulamıyor ve çapraşık dişler meydana geliyor” şeklinde konuştu![]() UYUTUP DOKTOR KORKUSUNU AŞTIK Çocukların diş hekimi korkusunun sedasyon denilen uyutma yöntemiyle çözüldüğünü belirten Prof Dr Tezer Ulusu, “Sedasyon konusunda çok güzel bir aşamadayız Bir çok fakülte sedasyonla çocukların dişlerini tedavi etmeye başladı Uygun dozda çocuğu zarar vermeyecek şekilde çocuklar bilincini tam kaybetmeden tedavileri başarıyla tamamlanıyor Sedasyon uygulamasında çocuk işlemi unutuyor” dedi![]() Ağız diş sağlığı merkezlerinin bekleme alanlarında dişi apse yapmış ve yüzü şiş bekleyen çocukların bulunduğunu belirten Ulusu, “Biz koruyucu diş hekimliği hizmeti almak için çocuklar gelsin istiyoruz ama aileler son aşamada çocuklarını doktora getiriyor” ifadesini kullandı ![]() PEDODONTİ MERKEZLERİ KURULSUN Kongrede okul diş hekimliği sisteminin gündeme geldiğini kaydeden Prof Dr Tezer Ulusu, “Aslında Sağlık Bakanlığı'nın mevzuatı buna müsait Çocuk diş hekimlikleri poliklinikleri kurulabilir Ağız diş sağlığı merkezlerinde çocuklara özel ne bir özel alan, ne de özel bir birim var Çocukların kendilerini iyi hissedecekleri, diş hekimliği korkusunu yenebilecekleri alanlara ihtiyaç var Çocuk diş hekimliği merkezleri kurulması yönünde çalıştaydan karar çıkacak” diye konuştu![]() Prof Dr Ulusu, İsviçre'de uygulanan okul diş hekimliği sistemini de önerirken, “Keşke bu uygulanabilse okul dönemindeki bütün çocukların diş sağlığı korunabilir” dedi Diş sağlığının anne karnında başladığını belirten Prof Dr Tezer Ulusu, “Devletin hamile anneye ulaşması lazım Okul öncesi ve okul döneminde çocuklar eğitilmeli Bebek ağız diş sağlığı programları uygulanmalı Belediyeler ağız diş sağlığı programlarını yürütmeli” diye konuştu![]() |
|
Türkiye'de 10 Çocuktan 8'İnin Dişleri Çürük |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye'de 10 Çocuktan 8'İnin Dişleri ÇürükAlerji Neden Oluşur Alerji Hastalıkları On kişide yalnızca bir veya ikisinde alerjiye rastlanmasının nedenini açıklamamıza karşın, belirtilerin nedenlerini bilmekteyiz Alerjik insanlar, alergenlerine (alerjik oldukları maddeye), sağlıklı insanların tehlikeli olabilecek mikroplara veya zehirlere gösterdikleri tepkiye benzer tepkiler gösterirler Aradaki fark şudur: Alerjik bünyeler, zararsız bir maddeyi kesinlikle vücuttan atılması gereken tehlikeli bir maddeymiş gibi görürler Vücudun doğal korunma sisteminin en etkin güçlerinden biri, lenfosit adı verilen akyuvarlardır Onların görevi, vücuda giren antigenleri kollamaktır An-tigenler, canlı veya organik maddelerde bulunan, ama, vücudun kendi öz proteinlerinden farklı olan yabancı maddelerdir Virüslerin ve bakterilerin yanı sıra, yiyecekler ve polen gibi daha tehlikesiz maddeler de antigen olarak adlandırılırlar Akyuvarlar, tam olarak anlaşılamayan karmaşık bir mekanizma yoluyla, tehlikeli antigenlerle zararsız tarım ayırdedebilirler Bunun içindir ki, sağlıklı bir beden, bulaşıcı hastalığa neden olan bir virüse karşı kendisini korurken, yiyeceklerin içindeki zararsız proteinlere tamamen farklı bir tepki gösterir Zararlı olabilecek antigenlere rastladıklarında, akyuvarlar antikor üretimine geçerler Antikor, antigenle birleşerek onu etkisiz hale getirir Sağlıklı bir insanda bile akyuvarların antigeni etkisiz hale getirecek miktarda antikor üretmesi birkaç gün alabilir Antigen bir kere yenilgiye uğratıldıktan sonra ise vücut ona karşı uzun süreli bir bağışıklık kazanır Örneğin bazı insanların suçiçeği ve kızamık gibi hastalıkları yalnızca bir kez geçirmelerinin nedeni, virüsler vücuda ikinci kez girdiklerinde onları kısa sürede yok edecek antikorların hazır bulunmasıdır Aşının da ana fikri budur Aşılanan kişiye hastalığa yol açacak kadar güçlü olmasa da akyuvarların koruyucu antikor üretimine başlamasını sağlayacak kadar antigen verilir Alerji uzmanları da hastalarını alergenlere karşı korumak için aşılamaya benzer bir tedavi uygularlar Bu tedavi tekniği, ilerde açıklanacaktır Antikorların önemli bir özelliği, hücum ettikleri antigenleri çok dikkatle seçmeleridir Bir antigene karşı etkili olan bir antikor, başka antigenlere karşı tümüyle etkisizdir Grip ve nezleye defalarca yakalanmamız bundan kaynaklanır Griplerin ve nezlenin nedeni, sürekli değişim gösteren virüsler olduğundan, bir kışın antikorları bir sonraki kışın mikroplarına karşı koruma sağlayamamaktadırlar Her birinin kendine has görevleri olan dört ayrı cins antikor vardır Kısaca, bazı antikorlar devriye gezen polisler gibi, kanda dolanırlar Oysa bazıları nöbetçiler gibi belirli dokuların başını beklerler Daha başkaları, akyuvarların yanında silahlı muhafızlar gibi gezerler Sonuncusu daantigenleri, antikorlardan yararlanmadan yok edebilen akyuvarlardır O zaman bu koruyucu güçlerin alerjilerle ilgisi nedir? Alerjik olan bünyelerde akyuvarlar, zararsız antigenlere zararlıymışcasına tepki gösterirler Kimse bunun gerçek nedenini bilmese de kalıtsal bir sorun olabileceği düşünülmektedir Alerjilerin ailelerde görülme eğilimi vardır Son zamanlarda yapılmış olan tıbbi araştırmalar, bazı alerjik bünyelerde antikor üretimini denetleyen bir çeşit akyuvarın bulunmadığına değinmişlerdir Bazı alerjilerin, özellikle yiyecek alerjilerinin, bebekleri çok erken memeden kesmekten kaynaklandığı sanılmaktadır Korunma sistemleri, tam gelişmiş olmadığı için, bebekler, inek sütünde ve başka yiyeceklerdeki yabancı proteinlere karşı gerekeni yapamamaktadır Bu konuya ileride gene değineceğizEv toz alerji Doğa güzel olabilir, ama karmaşık olmadığı zamanlar, pek seyrektirİşleri daha da karmaşık hale getiren bir durum, vücudun alerjilere karşı bir değil birkaç mekanizması olmasıdır Antigen, vücuda ilk girdiğinde lenfositler büyük miktarlarda antikor üretirler Bu olay ilk kez meydana geldiğinde hiçbir belirti görülmez Ancak bir sonraki saldırıyı beklemekten başka bir işlevi olmayan antikor, kendisini mast hücresi dediğimiz doku hücrelerine bağlar Mast hücrelerinde histarriin başta olmak üzere birçok kimyasal madde vardır Bunların görevi, kan damarlarına giren ve çıkan sıvıların akımını hızlandırmak, mukoza bezlerindeki sıvı üretimini ve iç organlardaki kasların çalışmasını denetlemektir Bu işlevler, sürekli olarak ve biz bilincinde olmaksızın otomatik bir biçimde düzenlenmektedir Oysa mast hücresi, antikorla kaplandıktan sonra, çok kolay etkilenebilir hale gelir Bundan sonra gelen antigen, antikoru harekete geçirir Sonuç olarak mast hücresi patlar ve içindeki histamin ve öbür kimyasal maddeler ortalığa yayılır Bundan sonra olanlar, antikorla kaplı mast hücrelerinin vücudun ne tarafında olduğuna bağlıdır Bu kimyasal maddeler, burunda rinit adı verilen sıvı mukoza «kırrtışına ve iltihaplanmaya yol açar Benzer durum, gözde kanlanmaya, kulakta ise geçici sağırlık yaratabilecek sıvı birikimine neden olur Akciğerlere giden ve akciğerin içindeki hava borularında ise kasların kasılmasına neden olarak soluk almayı güçleştirir Karında mukoza üretimine ve diyareye neden olan kasılmalara yola açar Tahmin edebileceğiniz gibi, antikorlar, antigenin ilk rastlandığı yöredeki mast hücrelerine kendilerini bağlarlar Bu, polene alerjik olan kişilerin neden saman nezlesi belirtileri gösterdiklerini açıklar Polenin vücuda girmesinin en kolay yolları, gözler veya solunum yoluyla burundur Bu yüzden burundaki ve gözdeki mast hücreleri, antikorla kaplanırlar Yiyeceklere alerjiniz varsa, en şiddetli tepkiyi mast hücrelerinin en çok antikor çekmiş oldukları yörede göreceksiniz bazı insanların dudakları bir lokma balık, fıstık, süt, yumurta veya kabuklu deniz ürünü yediklerinde şişer öte yandan aynı belirtiler yiyecekler yutulduktan sonra bağırsaklarda görülebilir Bazı insanların yiyecek alerjileri o kadar ağırdır ki, balığa alerjisi olan bir kişi, balıkçının önünden geçerken solunum güçlüğü çekmeye başlar veya yumurtaya alerjisi olan biri, aynı odada bir yumurta kırıldığında hapşırabilir Eğer yiyeceklere alerjiniz bu denli ağır ise, belirtilerin nedeni bellidir ve bundan kaçınmanın en basit yolu, bu yiyeceklerden uzak durmaktır Astım, saman nezlesi ve gözle görülmeyen polen ve sporların neden olduğu başka alerjik şikâyetlerden kaçınmak daha zordur, çünkü alergenlerini gelirken görme olanağınız yoktur Anlatılması karmaşık başka türdeki alerjik reaksiyonlar, bambaşka etkiler gösterirler Bunlardan biri, antigenin kana karışarak, oksijen taşımakla görevli olan alyuvarlara tutunmasıyla ortaya çıkar Üzerindeki tuhaf biçimli antigenle birlikte olan bu alyuvar, antikorların dikkatini çeker ve onlar tarafından yok edilir Eğer antigen kendini birçok alyuvara bağlamışsa, söz konusu kişi, alyuvarları, üretildiklerinden daha hızlı bir biçimde yok edildiği için kansız kalır (anemik olur) Bu tür alerjik reaksiyonlar, bazı ilaçlardan kaynaklanabilir Bazı durumlarda da antigenler kendilerini plateletlere bağlarlar Plateletler, kanın pıhtılaşmasını sağlayan ve kan damarlarındaki yırtıkları onaran yapışkan hücrelerdir Eğer birçok platelet yok olursa, vücudun onarımını üstlenen servisler bozulur ve dokular çok kolay çürürBaşka tür bir alerjik reaksiyonda sorun, antigen-lere tutunan ama onları tam anlamıyla yok edemeyen antikorlardan kaynaklanır Bu iki düşman, makrofajların (büyük yiyiciler) dikkatini çekerler Makrofajların görevi, istenilmeyen organizmaları temizlemektir Bu organizmaları yok ederken makrofajlar eritici enzimler salgılayarak antikor ve antigenin yanı sıra çevredeki sağlıklı dokulara da zarar verirler |
|
|
|