10-09-2012
|
#1
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bir Düşüncede Devr-İ Dâim
Günümüzün hayat felsefesi, topyekûn nesilleri, fıtrat kanunlarıyla karşı karşıya getirdi ve onlarla çarpıştırdı Bugünün insanı, düşünceden tasavvura, tasavvurdan davranışlarına kadar, tabiîliğin karşısında ve yapmacıklarla iç içe  O, hiç düşünmeden hemen hayatın her kesiminde, fıtratı ve fitrîliği hoyratça baltaladı ve kendini sunîlik akımlarına kaptırıp gitti Düşünüp plânlamasında, düşüncelerini sisteme koymasında; yiyip içme ve yatıp kalkmasında, ferdî ve içtimaî bütün davranışlarında; tâlim ve terbiye gibi rûhu insanlığa yükseltme hamlelerinde ve bu hususdaki sistem ve metodunda: içtimaî ve iktisâdî problemlerini halletmesinde ve dünya ile alâkalı bütün iç ve dış politikasında hep kendinden kaçtı ve haricî kriterlerin tesirinde kaldı
Ve hele modern ilim ve teknolojik gelişmeler, insanoğlunun gözlerini öylesine kamaştırdı ki, artık o, iki adım ötesini görememekte, ilim ve teknolojinin dışında hiçbir şeye tam güvenememekte, güvenmek bir yana; mevcut teknik imkânlarla her müşkülünü yenip, her problemini çözebileceğine inanacak kadar çarpık kanâatler taşımaktadır
Halbuki her türlü muvaffakiyetin ilk şartı, iman ve mücadele gücüdür Gönlünü inançla donatıp, dimağını yüksek düşüncelerin meşcereliği haline getiren kimseler, hayatın her dönemecinde ayrı bir huzur, ayrı bir hazza ererek kendilerini âdetâ cennet bahçelerinde hissederler Bu iman ve mücadele gücünden mahrum gönüller ise, en küçük zorluklar karşısında sarsılıp ümitsizliğe düşmeye, cesaretlerini yitirip devre dışı kalmaya mahkûmdurlar
Bugün dünyamızda, oldukça çaplı sayılabilecek bir varoluş kavgasının verildiği; bir ölçüde cehaletin kısmen yenildiği; yararlı bir kısım düşünce sistemlerinin geliştirildiği ve bu sistemlerin azimli, kararlı takipçilerinin bulunduğu; eğer bizim dünyamız için de geçerliyse, bir Rönesansa temel teşkil edebilecek ilmî materyal, düşünce birikimi, kültür ve san'at faaliyetlerinin ümit verici ve sevindirici bir noktaya ulaşmış olduğu; bugüne kadar durmadan alternatifsizliğiyle övünen küfür ve ilhadın fikir plânında bütün bütün iflas ettiği; mukallid ve gezginci ruhların, düşünce dilenciliğinden vazgeçip kendi dünyalarına seyahata karar verdikleri birer gerçektir ve bu millete hizmeti vazife bilenlerin başarı hanelerine kaydedilmesi gerekli olan önemli hadiselerdendir
Ne var ki bütün bunlar, dünyalardan daha ağır bir ulu düşünceyi tahakkuk ettirmede, yapılması gerekli olan şeylerin sadece bir kısmını teşkil etmektedir Gerçek güç ve ters yüz edilmez kuvvete gelince o, fikir urbasına bürünmüş her türlü heva ve hevesten sıyrılarak hak düşüncesiyle bütünleşmekte; her yeni teşebbüste şahsî arzu ve isteklerimizi bir tarafa iterek Hakk'ın hoşnutluğunu esas almakta; bilumum yetersiz ve tutarsız davranışlarımızın çehresinde Kudreti Sonsuz'un baş döndürücü irade ve iktidarını müşahede ederek, nefsânîlik, kendi kendimizi putlaştırma, Hakk'ın icraatında kendimize bir pay ayırma gibi şirklerden uzaklaşarak "mülk senin, sikkeyi basan sensin; hüküm de sana aid-dir!" gibi yüksek idrak ve nezih bir anlayışta aranmalıdır
Şu kat'iyen unutulmamalıdır ki, hayata perestiş, ruhun sefilleşmesi ve insanın, insanî melekelerini kaybederek içten içe çürümesidir Yaşama zevki, insanı yüceltecek duygular üzerine oturmuş bir dev, azim ve iradenin başına indirilmiş bir balyozdur Hayat tutkusu, ferdi bohemleştiren bir maraz ve toplumun boynuna takılmış bir kementtir Fert bu marazdan kurtulacağı, toplum da bu kemendi boynundan atacağı âna kadar, millet meflûç ve bahtsız, vatan da bir "dârülaceze "den ibarettir
|
|
|