Sıfır Olma Yolunda |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Sıfır Olma Yolunda* İnsanın mânevî tekâmülünde, ?sıfır? neden önemli bir semboldür? * Geleneğin ve modern Batı psikolojisinin ?ego?ya bakışlarındaki farklılıklar ![]() ![]() ![]() * Ben ve öteki ayrımına yol açan ego teşekkülü, ne zaman, nasıl başlar? * Nefsin mahiyeti (varlık konumu) nedir? * İnsanın hakikate yolculuğu niçin ego motifleri üzerinden olmaktadır? * İnsanlar niçin farklı mükemmellik zirvelerine sahiptirler? * Farklı fıtratlar ve karakterlerin kaynağı nedir? * Kendini sıfırlamış büyükler, niçin toplumun mânevî sigortalarıdır? Süleymaniye Camii bütün muhteşemliğine rağmen, müthiş bir sükûn taşıyor insan ruhuna Kendini değil, temsil ettiği anlayışı nazara veriyor Günümüzün çok katlı yapıları gökdelenler ve apartmanlar ise, bırakın huzur ve sükûnu, güvensizlik hissi telkin ediyor Bediüzzaman?ın (ra) ifadeleri içinde bu farklılık, niyet, nazar, mânâ-yı ismî, mânâ-yı harfî olarak adlandırılan kendine ve varlığa bakışın koordinatlarıyla alâkalıdır Modern mimarî âdeta ?Allah?ı kabul etmeyen? bir varlık düşüncesi içinde ?insancılık? yapan Hümanizm?in insanı tanrılaştırma projesini çağrıştırıyor Süleymaniye Camii ise, varlık içindeki konumundan hareketle, ?insanın acziyet gerçeği?ni işaretleyen metafizik tasavvuru öne çıkarıyor Metafiziği gündeminden çıkarmış insan ise, bu büyük yapıların içinde, büyük bir cakayla ?Ben varım!? diyor Ateist tasavvurdan bolca beslenen zihninin oyunları içinde nefsi şişiyor, bu şişkinlik onu uçuruyor, uçtuğu yerden hayata baktığında sanıyor ki, sahiden kendisinden başka her şey küçüktür Oradan bağırıyor: ?Var mı benden daha büyük?![]() ![]() ? Bu adam, gözü önünde akan hayata taşınmış bütün varlığı sahipleniyor, ?Hepsi benimdir!? diyor, savaşlar çıkarıyor, ekosistemin dengesini bozuyor, sosyal adaleti dinamitliyor; öldürerek, yok ederek varlığını bütün bir dünyaya gösteriyor İçindeki potansiyelleri, kulluk yolunda, adalet ve barışın temsilciliği istikametinde değil, Firavun, Nemrud ve zalim olma yolunda inkişaf ettiriyor![]() İnsanlar, günümüzde refah kadar, huzur arıyor Oysa ego şişmesi yaşayan insanların ikliminde refah yeşerse de, iç huzur yeşeren bir şey değildir Mânevî gelişimde "sıfır" sembolü "Sıfır" dairevî, kürevî bir şekle sahip olup, sembolik açıdan bütünü ve birliği temsil eder Sıfır, hem kadîm kültürde, hem de tasavvuf psikolojisinde, Allah?ı gösteren ve O?na aynalık yapan bir dürbün ve temsildir Arapçadaki "hû" da, şekil olarak yuvarlak olup "O"nu (Allah?ı) gösterir İnsanın sıfırı andıran secde hâli de, Allah?a en yakın olduğu andır İnsanoğlu ilk doğduğunda, tertemiz bir öz (ruh) ile, iyi veya kötü yönde gelişmeye açık adeta sıfır konumunda yaratılmıştır Ona yaratılışında emanet olarak verilen "ene"nin varlığı itibarî olup, mâhiyetçe su buharına benzer Su buharı, sıvılaşabilir, buz haline gelip, katılaşabilir, kirlenebilir, temizlenebilir, hatta tekrar sıvı haline gelip, buhara da dönüşebilir Bu açıdan benliğin oluşumu, şekillenmesi, modern psikolojide ve gelenekte, su buharına ve buzlanmaya benzetilmiştir Ego, altıncı aydan itibaren şekillenmeye başlar Çocuk üç yaşına geldiğinde belli bir kıvama erişir Bülûğ çağına kadar olgunlaşmaya devam eder Benlik ve bir nevi ego kristalizasyonu olan kişilik, bir örtü olup, insanın ruhunu (özünü) kuşatır Anahtar ve çekirdeğe benzetilen benlik emaneti üzerinde, nisbî hakikatlerin ve güzelliklerin açığa çıkmasına vesile olan kişilik yapıları inşa edilir Batı kültüründe insanın ego ve kişilik maskesiyle hayatını sürdürmesi teşvik edilirken, İslamî psikolojide, insanın kişilik maskesini (dış benlik) eriterek, ruhu ve vicdanıyla (iç benlik) buluşması, kalb ve ruhun hayat derecelerine çıkması teşvik edilir Bu itibarla, bugünkü Batı kültüründe imaj, görüntü, dış başarı ve maddî zenginliğe çok aşırı değer verilirken, gelenekte ve tasavvuf düşüncesinde vurgu, egonun sıfırlanmasına dayalı olarak şekillenen iç temizliğine, gönül ve ahlâk zenginliğine yapılır Ego şişmesinin değişik tezahürleri olan riya, şöhret, kibir, gurur, kendi ameline güvenme, kendini öne çıkarma gibi insanlık hâlleri mânevî hastalıklar olarak görülür Ego şişmesi yaşamamak için Bediüzzaman?ın İhlas Risalesi?ndeki tavsiyesi; bir buz parçası nev?indeki kişiliği ve enaniyeti, Kur?ân?ın kevserinden süzülen tatlı havuzun içine atıp eritmektir![]() Nefsin(ego) varlık konumu Nefis, beden ile ruhun arasında bir mahiyet arzettiğinden, insan yaratılış itibarıyla O-O değil (hüve-lâ hüve) makamında veya berzahında bulunur İbn-i Arabi?nin literatüründe nefis, iki şey arasında bulunduğu yer ile tanımlanır(O-O değil) Açarsak, insan nefsi(egosu), hem cennete doğru yükselen Tûba ağacının, hem de cehenneme doğru kök salan Zakkum ağacının potansiyel tohumlarını ihtiva eden iki anlamlı bir varlık olup, bu iki anlam arasında binlerce derecelendirme gözlenmektedir Bu açıdan nefis(ego) hem Allah?ı ("O"nu) gösteren hem de "O"ndan uzaklaşan iki yönlü gelişme potansiyeline sahiptir Nefis veya ego, kendine zâtî bir kıymet verdikçe "O değil" yönüne doğru kayar ve kendini küçük Firavun, Nemrud, ilâh veya ilâhe olarak görmeye başlar Öte yandan nefis veya ene, kendini hiç bilse, kendine zâtî bir değer vermese ve her şeyi Allah?tan bilse, o zaman da "O" yönünde ilerleyen ve "O"nu gösteren bir âyine olmaya başlar Bu yüzden mânevî yolculuk, ilâhî tecellilere mazhar oluncaya kadar, "O değil" ismi altında toplanan nefsanî sıfatların ve isteklerin yok edilmesini veya yönlerinin helâl daireye çevrilmesini gerektirir Bu mânevî yolculuğun diğer bir adı da ego noktasında "sıfırlaşma" sürecidir Çünkü ego ya şişme veya sıfırlaşma yönünde gelişip yeşerir Ego şişmesi, her türlü kişilik ve karakter bozukluğunun temelini oluştururken, egonun eritilmesi de her türlü insanî güzelliğin başlangıç noktalarından birini teşkil eder Gelenekte ve İslam?ın kalb ve ruhî hayatında, Allah?a doğru gidiş ve "O"nu gösteren bir âyine olmaya çalışma, "ferdin kendini sıfırlama yolculuğu" olarak da tarif edilir Bediüzzaman (ra) bu meseleyi açıklarken şöyle der: "Ene kendini bizzat var bilirse, yokluk ve karanlığa düşer, kendini yok bilirse varlığa ulaşır Yoklukta varlığı, varlıkta yokluğu bulunan iki yönlü izafî varlıktır O halde eneyi yırt, ?Hüve?yi göster " |
|
|
|