Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Biyografiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
balaban, ibrahim

İbrahim Balaban...

Eski 10-07-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İbrahim Balaban...



İbrahim Balaban (1921, Bursa) Ressam, yazar

1921de Bursanın Seç köyünde dünyaya geldi Doğduğu köyün 3 yıllık okulunda eğitim gördü 1937 yılının son günlerinde, henüz 16 yaşındayken hint keneviri yetiştirmek suçundan cezaevine girdi, böylece ilk defa köyünden dışarı çıktı Cezaevinde kendini avutmak için resim çizmeye başladı Resimlerini zeytinyaına batırdığı renkli kalemlerle yapıyordu Altı ay hapis ve üç ay da para cezasına çarptırılmıştı Ancak para cezasını ödeyemeyince üç yıl cezaevinde kaldı Cezasının bitmesine çok az bir zaman kala dört mahkumun saldırısına uğrayan Balaban, cezaevinden çıktıktan sonra evlendiği gün düğün evini basan hasmını öldürdü ve yeniden cezaevine girdi 1942 ile 1945 ve 1948 ile 1950 yılları arasını Bursa Cezaevinde geçirdi

Balaban, Bursa Cezaevinde kendisinden 20 yaş büyük olan Nazım Hikmet Ranla tanıştı Onun desteği ve ilgisi sayesinde resim yeteneği ortaya çıktı ve gelişti Nazım Hikmet, Orhan Kemali hikayeci, Balabanı ise ressam olarak yetiştirmek istiyordu İbrahim Balaban cezaevinde resmin yanı sıra felsefe, sosyoloji, ekonomi-politik konularında pratik bilgiler edindi Ressam, Nazım Hikmetli günlerini ileriki yıllarda yazdığı Şair Baba ve Damdakiler kitabında anlatmıştır

Balabanın bir tablosu -

Balaban, "Konu bir özdür, her öz kendi kabuğunu, yani sanatsal biçimini oluşturur " kuramını ortaya koyduktan sonra yaptıklarını sanat olarak değerlendirmeye başladı ve ilk sergisini 1953te İstanbulda, Fransız Kültür Merkezinde açtı Sonraki yıllarda hem Türkiyede, hem de yurtdışında pek çok sergi açtı 1961de Yeni Dal Grubu sergisindeki bir tablosundan dolayı yargılandı, ancak aklandı Yine 1968de Gazi Dergisinde basılan bir tablosundan dolayı yargılandı; ondan da aklandı 1969da Adanada sergilediği resimleri saldırıya uğradı

Resim eleştirmenleri kendisini "Anadolu insanının yaşamından ve halk efsanelerinden yola çıkarak toplumsal gerçekçi yapıtlar üreten ressam" olarak tanımlarlar Balaban, sanat hayatını Dağınık, Nakışsı, Ağır Aksak, Oyuncaksı, Tutsak, Özgürlük gibi dönemlere ayırır Önceleri köy yaşamının yoksulluğunu, köylü üresim araçlarını resmeden sanatçı, giderek destanlara, halk inançlarına, kahramanlarına, söylencelere, mitolojiye uzanır Giderek kente göçü, kentteki yaşam ve demokrasi mücadelesini ele alır Son dönemde Anadolu Erenleri ve Bereket Analarını resimler

Kendisi aynı zamanda yazar olup, yayımlandığı çeşitli kitapları bulunmaktadır

Ressam, son olarak desen çalışmalarını 2005te İstanbulda sergilemiştir

Hapiste birlikte yattığı Nazım Hikmet de, onun bir tablosundan etkilenerek şu dizeleri yazacaktır: "İşte seyreyle gözüm, işte insan / Dağın, taşın, kurdun efendisi / İşte poturunda yamalar, / İşte karasaban, / İşte sağrılarında kederli, korkunç oyuklarıyla öküzleri "

İlk evliliğinden iki erkek, bir kız çocuğu ve dört torunu vardır 1955 doğumlu oğlu Hasan Nazım Balaban da kendisi gibi ressamdır

Kitapları Balaban (1962)
İz (1965)
Şair Baba ve Damdakiler (1968)
İzdüşümü (1969)
Avrupada Dolaşanlar (Gezi Notları)
Dağda Duruşma (Roman)
Kalıba Sığmayanlar
Tahliyeci Yusuf


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.