Aşıklık Nedir? Aşıklık Ne Demektir? Aşıklık Neye Denir? Aşıklık'ın Anlamı Nedir? |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Aşıklık Nedir? Aşıklık Ne Demektir? Aşıklık Neye Denir? Aşıklık'ın Anlamı Nedir?Aşıklık Nedir? Aşıklık Ne Demektir? Aşıklık Neye Denir? Aşıklık'ın Anlamı Nedir? Aşıklık Nedir? Aşıklık Ne Demektir? Aşıklık Neye Denir? Aşıklık'ın Anlamı Nedir? AŞIKLIK GELENEĞİ Hazırlayan: Tuğba Başpınar Ankara Çağrıbey Anadolu Lisesi 10 TM-D ÂŞIK EDEBİYATI Âşık, Türk Halk Edebiyatında XVI yy’ ın başından itibaren görülen şair tipidir Âşığın şairlik gücünü rüyasında pirin sunduğu “âşk badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandığına inanılır Rüya da genellikle âşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır Bardağın rüyada tas halinde görülmesine de sık sık rastlanır Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere aşk dolusu denir Fars Edebiyatı’nın etkisiyle bâde adını da almaktadır Bunlar; erlik, pirlik ve âşk badesi diye adlandırılırlar![]() Âşıklarımız genellikle bir usta âşığın yanında yetişirler Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler Âşık meclislerinde, kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra ediş biçimlerini yeterince kavradıktan sonra, ustalaşan ozanlarda kendilerine çırak alırlar ve gelenek bu şekilde devam eder![]() Âşık, bilgi, duygu ve becerisini yaptığı atışmalarda gösterir Atışmalardaki amaç; yarışmak ve kazanmaktır Atışmalarda en az iki âşık karşı karşıya gelir Mecliste bulunan saygın bir kişinin ya da usta bir ozanın ayak söylemesiyle atışma başlar Ayağa uygun dörtlük söyleyemeyen âşığın yenilgisiyle atışma sona erer![]() Âşık Edebiyatının başlıca unsurlarından birisini hikâye anlatma oluşturur Saz şairleri içerisinde geleneğe bağlı olanların çoğu âşık meclislerinde hikâye anlatırlar Bir kısım usta saz şairleri ise, bir yandan usta malı halk hikâyeleri anlatırken bir yandan da kendi düzdükleri hikâyeleri anlatırlar Çıldırlı Âşık Şenlik, Ercişli Emrah, Sabit Müdami geleneğe bu yanıyla katkıda bulunmuş saz şairleridir![]() Tunguzların Şaman, Moğol ve Baryatlar’ ın Bo veya Bugue, Yakutların Oyun, Oğuzların Ozan dedikleri bu geleneğin temsilcileri toplumun yaşam biçimlerini düşünce ve duygularını, olaylara bakış açılarını şiirleriyle dile getirmişlerdir ![]() Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Dadaloğlu, Karacaoğlan, Erzurumlu Emrah, Ercişli Emrah, Dertli, Aşık Veysel bu geleneğin en önemli temsilcileri olmuştur ![]() Aşıklık geleneği Anadolu coğrafyasında bugün de canlı olarak yaşatılmaktadır ![]() AŞIKLIK GELENEKLERİ Bir toplulukta eskiden olmalarından ötürü saygın tutulup,kuşaktan kuşağa iletilen kültürel kalıntılar,alışkanlıklar,bilgi,töre ve davranışlar olarak ifade edilen aşıklık geleneği diğer kültür değerlerinde olduğu gibi,belirli bir işlevi yerine getirmek,bir ihtiyacı karşılamak üzere geleneksel kültürün yarattığı kültür değeridir Halk şiirinde aşıkların şiirlerini dörtlük düzenine göre söylemesi gelenektendir Yine dörtlük düzeninde hece ölçüsünü ve bu ölçünün yedili,sekizli, onbirli olanlarını kullanmaları geleneğin belirgin örneklerindendir![]() Aşıklık geleneklerini şu şekilde sıralamak mümkündür: 1)Mahlas Alma 2)Rüya Sonrası Aşık Olma (Bade içme)3)Usta - Çırak 4)Atışma - Karşılaşma 5)Leb - değmez (dudak değmez) 6)Askı (muamma) 7)Dedim - Dedi Tarzı Söyleyiş 8)Tarih Bildirme 9)Nazire Söyleme 10)Saz Çalma ![]() 1)Mahlas Alma Mahlas,şairlerin yazdıkları şiirlerde asıl adlarının yerine kullandıkları takma ada denir Halk edebiyatında mahlas geleneğe bağlı uygulanan bir kuraldır Aşıkların çoğunun asıl ismi unutulmuş,mahlasları isim olarak kullanılır olmuştur Dadaloğlu'nun asıl adı Veli,Sümmani'nin Hüseyin,Gevheri'nin Mehmet vb 'dir Aşık geleneğe uygun olarak kullanacağı mahlası şu yollarla alır:a)Mahlasını Kendi Seçerek Alma: -Adını,soyadını mahlas olarak kullanır ![]() -Yaşayışına ve sanatına uygun olarak kendi seçtiği herhangi bir ismi mahlas olarak kullanır ![]() b)Bir Usta Aşıktan İmam, Pir Ya Da Mürşitten Alma ![]() - Usta aşık çırağı sınava tabi tutar ![]() - Usta aşık çırağının durumuna göre bir mahlası uygun görür ![]() - Şeyh ve pirin manevi tesiriyle mahlas alır ![]() c) Rüyasında bade içerken alma ![]() 2)Rüya Sonra Aşık Olma (Bade İçme) Rüya motifi Türk Halk Edebiyatında sıkça karşımıza çıkan bir motiftir Genellikle halk hikayelerinde yer alan bu motif bazı aşıkların hayat hikayeleri içinde de görülmektedir Aşıklar aşıklığa başlamayı ya da yetişip usta aşık olmayı geleneksel bir unsur olarak gördükleri iki önemli yol,usta yanında yetişme ya da rüyada bade içerek badeli aşık olmaya bağlarlar![]() Bade,şerbet,su gibi içilecek bir mai olabileceği gibi elma,nar,ekmek,üzüm gibi herhangi bir yiyecek de olabilir Aşık edebiyatında bade içme rüya motifi bir gelenek icabıdır İnanışa göre aşık olmak için ya usta yanında yetişmek ya da mutlaka "pir" elinden bade içmek gerekir![]() Bade aşığa; * - Bir pir tarafından, - Üçler tarafından, - Beşler tarafından, - Yediler tarafından, - Kırklar tarafından verilir ![]() 3)Usta - Çırak Aşık edebiyatında yüzyıllar boyu yaşatılan geleneklerin en önemlilerinden biri de usta çırak geleneğidir Aşıklar genellikle bir usta aşığın yanında onun çırağı olarak yetenekler ölçüsünde olgunlaşırlar Gelenek gereği icracılık ve aşığın şairlikteki ustalığı için üstat da denilen bir aşığın yanında ders almaları gerekmektedir Genç aşığın ustasının yanında çok büyük bir sabır göstermesi gerekmektedir Sabrın sonunda çırak ustasının hayır duasını alarak tek başına halk önüne çıkma iznine kavuşur![]() 4)Aşık Karşılaşmaları: Atışma,aşıkların dinleyenler karşısında,deyişme sırasında birbirini iğneleyici fakat mizah çerçevesi içinde söyleşmeleridir Karşılama,aşıkların rakibine üstün gelmek için soru cevaplı tarzı seçmesi yada onu mat etmenin yollarını aramasıdır Aşıkların doğaçlama, karşılıklı olarak belirli bir kural çerçevesinde söyleşmelerine "atışma" denir Atışma, en az iki aşığın dinleyici huzurunda karşı karşıya gelerek birbirlerini sazda ve sözde belli kurallar çerçevesinde denenmeleri esasına dayanır![]() 5)Leb - Değmez Aşıkların ustalıklarını sergilemek için bir nevi söz hüneri olarak başvurdukları bir biçimdir İçinde (B,P,M,V,F) dudak ve diş-dudak sesleri bulunmadan söylenilen şiir demektir Aşıkların dudakları arasına iğne koyarak yarıştıkları bir atışma biçimidir![]() 6)Askı (Muamma) Muamma,halk şiirinde bir kimsenin ya da varlığın adını gizleyen şiir demektir Aşık edebiyatında muammanın özel bir önemi vardır Aşıklarca muamma düzenlemek ya da bir muammayı çözmek bilgi ve zeka ister "Murat Uraz" muammanın uygulanışını şu şekilde anlatmaktadır:Kahvelerde muamma teşhir edildiği gecelerde;sigara ve nargile içilmez,kimse sesli konuşmaz,herkes intizam içinde oturur Halk şairi tarafından hazırlanmış muamma büyük ve uzaktan okunabilecek bir yazı ile kağıda yazılır ve tahtaya yapıştırılır Tahtaya bir milimetre kalınlığında bal mumu sürülür![]() Aşıklar nöbetle kahveye gelenlere işine ve halk arasındaki derecesine göre ağırlamalar söylerler Ağırlanan kişi de ağırlığına göre muammanın etrafındaki bal mumu sürülmüş tahtaya para yapıştırır Muammayı kim çözerse paraları alır ve muammayı tertipleyen aşık da bir taksim çıkarırdı Şayet bu muamma birkaç gece kahve duvarında asılı kalır,kimse tarafından da çözülmemiş olursa sahibi olan aşık bunun ne olduğunu söyler ve bütün paraları alırdı![]() 7)Dedim - Dedi Tarzı Söyleşi Halk şiirinde yaygın olarak kullanılan bir biçim olup koşma ve semailerdeki aşık ve sevgilinin (dedim-dedi ifadesine bağlı) karşılıklı söyleşmeleridir ![]() * 8)Tarih Bildirme * Aşık,kıtlık,yangın,sel felaketleri,salgın hastalık,önemli savaşlar vb toplumu yakından ilgilendiren sosyal hayatla ilgili olaylarla kendi doğum tarihini şiirlerinde tarihi birer belge olmasını istemiş ve genellikle ilk yada son dörtlükte bazen de ara yerde tarih belirtmiştir![]() 9)Nazire Söyleme Nazire,bir şairin şiirini diğer bir şair tarafından aynı uyak ve ölçüde benzer bir biçimde yazma demektir ![]() 10)Saz Çalma Saz,aşık için ilhamı kamçılayan bir alet olup aşıklık geleneğinin en önemli unsurlarından biridir ![]() Bazı Aşıklarımız ve Şiirlerinden Örnekler : Köroğlu : Kimisi pınar başında Kimisi yolun dışında Al giyen on beş yaşında İlle mavili mavili Kimisi dağlarda gezer Kimisi incisin dizer Al giyen bağrımı ezer İlle mavili mavili Kimisi odun devşirir Kimisi kahvesin pişirir Al giyen aklım şaşırır İlle mavili mavili Köroğlu’m der ki n’olacak Taktir yerini bulacak Mavilim kaldı alacak İlle mavili mavili Dostlar beni hatırlasın Ben giderim adım kalır Dostlar beni hatırlasın Düğün olur bayram gelir Dostlar beni hatırlasın Can kafeste durmaz uçar Dünya bir han, konan göçer Ay dolanır yıllar geçer Dostlar beni hatırlasın Can bedenden ayrılacak Tütmez baca, yanmaz ocak Selam olsun kucak kucak Dostlar beni hatırlasın ![]() ![]() ![]() AŞIK VEYSEL Karacaoğlan : Ala gözlü benli dilber Sen d’olasın benim gibi Zülfün sökük boynun bükük Sen d’olasın benim gibi Bahçende güller bitmesin Dalında bülbül ötmesin Kapından cerrah gitmesin Sen d’olasın benim gibi Gül yerine diken bitsin Kuş yerine baykuş ötsün Gözün yaşı sele gitsin Sen d’olasın benim gibi Karac’oğlan der mert gibi Yanar yüreğim od gibi Bir ok yemiş boz kurt gibi Sen d’olasın benim gibi |
|
|
|