Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Genel Bilgiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
afetler, bilgiler, deprem, depremler, doğal, hakkında, olur

Doğal Afetler - Deprem - Deprem Nedir? Deprem Nasıl Olur? Depremler Hakkında Bilgiler

Eski 09-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Doğal Afetler - Deprem - Deprem Nedir? Deprem Nasıl Olur? Depremler Hakkında Bilgiler



Doğal Afetler - Deprem - Deprem Nedir? Deprem Nasıl Olur? Depremler Hakkında Bilgiler
Doğal Afetler - Deprem - Deprem Nedir? Deprem Nasıl Olur? Depremler Hakkında Bilgiler
DEPREM

Deprem, yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayı
Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapıların da hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır
Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına "Sismoloji" denir

Deprem Türleri
Depremler oluş nedenlerine göre değişik türlerde olabilir Depremlerin büyük bir bölümü yukarıda anlatılan biçimde oluşmakla birlikte az miktarda da olsa başka doğal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadır Yerkabuğunu oluşturan levhaların hareketi sonucu olan depremler genellikle "Tektonik" depremler olarak nitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarında oluşurlar Yeryüzünde olan depremlerin %90'ı bu gruba girer Türkiye'de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir İkinci tip depremler "Volkanik" depremlerdir Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin meydana geldiği bilinmektedir Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler Japonya ve İtalya'da oluşan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir Türkiye'de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır
Bir başka tür depremler de "Çöküntü" depremlerdir Bunlar yer altındaki boşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu oluşan boşluklara tavan blokunun çökmesi ile oluşurlar Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır fazla zarar getirmezler Büyük heyelanlar ve gökten düşen meteorların da küçük sarsıntılara neden olduğu bilinmektedir
Odağı deniz dibinde olan derin deniz depremlerinden sonra, denizlerde kıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olan dalgalar oluşur ki bunlara "Tsunami" (Japonca: limanda koca dalga) denir Deniz depremlerinin çok görüldüğü Japonya'da tsunami'den 1896 yılında 30000 kişi ölmüştür



Depremler şehirlerde büyük maddi hasara sebep olabilirler 1906 depreminden sonra San Francisco şehri

Depremlerin ölçümü

Sismologlar depremi çıplak gözle ve doğrudan gözlemleyemediklerinden bazı sayısal verileri veya çeşitli ölçümleri esas alarak depremleri analiz ederler Bu yüzden temel olarak birbirinden farklı ama eşit derecede önemli iki ölçüm sistemiyle depremleri analiz ederler: büyüklük ve şiddet Bir depremin sahip olduğu enerji, büyüklük sistemiyle, herhangi bir noktadaki sarsıntı yoğunluğu ise şiddet sistemiyle ölçülür

Depremlerin boyutu ve oluşum sıklığı
Dünyanın pek çok bölgesinde hergün küçük depremler olmaktadır,hatta ABD'deki Alaska ve California'da, Endonezya'da veya Japonya'da bir gün içinde birden çok sayıda deprem olmaktadır Büyük depremler ise daha az görülmektedir İngiltere yapılan hesaplamalar şu sonucu ortaya çıkarmıştır:
  • her yıl 37 veya daha büyük bir deprem
  • her 10 ylda bir 47 veya daha büyük bir deprem
  • her yüz yılda bir 56 veya daha büyük bir deprem
Dünyadaki depremlerin %90'ı ve büyük depremlerin ise yaklaşık %80'i Büyük Okyanus Bölgesi'nde meydana gelmektedir

Depremlerin etkileri
  • Camlar kırılabilir
  • Binalar çökebilir
  • Yangınlar çıkabilir
  • Tsunamiler görülebilir
  • Heyelanlar görülebilir
  • Salgın hastalıklar görülebilir
  • Temel gıda maddelerinin ve temel ihtiyaçların temininde zorluklar yaşanabilir
  • Ruhsal ve psikojik zarar görebilir
  • Ölümler olabilir
Büyük depremler
  • İstanbul - Küçük Kıyamet, 1509 Büyük İstanbul Depremi
  • Lizbon Depremi (1755)
  • İstanbul - 1766 Büyük İstanbul Depremi
  • San Francisco Depremi (1906) - Büyüklüğü 77-83 arasında Deprem ve sonrasında çıkan yangın büyük hasara sebep olmuştur
  • Erzincan Depremi (1938) 87 büyüklüğündeki depremde 40000'e yakın insan ölmüştür
  • Büyük Meksika Depremi (1985) 81 büyüklüğünde
  • Ermenistan Depremi (1988)
  • Erzincan Depremi (13 Mart 1992) 69 büyüklüğündeki depremde 3500'e yakın insan ölmüştür
  • İzmit Depremi (17 Ağustos 1999) Mw 74 büyüklüğündeki depremde 50000'e yakın insan ölmüştür
  • Düzce Depremi (12 Kasım 1999) Mw 72 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2000 kişi hayatını kaybetmiştir
  • Chi-Chi Depremi (1999)
  • Bakü Depremi (2000)
  • Gucerat Depremi (2001)
  • Dudley Depremi (2002)
  • Hint Okyanusu Depremi (2004) 91-93 büyüklüğünde kaydedilen en şiddetli depremlerden biriYarattığı tsunamilerle birlikte 229000'in üzerinde insanın ölümüne sebep oldu
  • Sumatra Depremi (2005)
  • Keşmir Depremi (2005) 80000'e yakın insanın ölümüne sebep oldu
  • Cava Depremi (2006) 97 büyüklüğünde meydana gelmiştir Yaklaşık 70000 kişi ölmüştü

Alıntı Yaparak Cevapla

Doğal Afetler - Deprem - Deprem Nedir? Deprem Nasıl Olur? Depremler Hakkında Bilgiler

Eski 09-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Doğal Afetler - Deprem - Deprem Nedir? Deprem Nasıl Olur? Depremler Hakkında Bilgiler



Deprem; yerkabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi yada yanar dağların püskürmesi sırasında olan sarsıntı, yersarsıntısına denir Diğer bir adı da zelzeledir Depremin olduğu yerde yer titreşim yapar ve sallanır Deprem bir doğa olayıdır ve yapay olarak oluşturulan sarsıntılara deprem denmez Yapay olarak oluşturulan sarsıntılara “yerin salınışı” adı verilir Deprem titreşimleri, yer salınımlarından genel olarak; doğal nedenlerinden oluşmaları; ani başlamaları ve bitmeleri, titreşim süresince bazı fayların bulunmasıyla ayırt edilirler Depremler yer kabuğunun yeni kıvrılmış veya kırılmış yerinde,
a)Çok engebeli bölgelerde,
b)Genç kıvrımlarla, vadilerin birleştiği,
c)Dağ yamaçlarının denizin derinliklerine kadar indiği alanlarda meydana gelir

Depremlerin nedenlerinden birisi volkanik bölgelerde yerkabuğunun altındaki erimiş kayaçların hareket etmesidir Ancak bu tür depremler yerkabuğundaki kırıklıkların oluşturduğu kırık kuşakları boyunca görülürler Büyük kütleler halindeki yerkabuğu katmanlarının birbirinden farklı hareketleri kırık kuşağı boyunca büyük bir gerilim oluşturur: kırık kuşağının her iki yanındaki kayaçlar bir yay gibi gerilir Sonra birdenbire kayaçların direnci kırılır ve büyük kütleler halindeki yerkabuğu katmanları harekete geçer; gergin kayalar serbest bırakılmış bir yay gibi titreşir Aslında yerkabuğunun kırık kuşağı boyunca hareketi en şiddetli depremlerde bile yalnızca birkaç metredir Ama bu hareket bir dakika kadar bir süreyle yerkabuğunu ileri-geri, aşağı-yukarı şiddetle sarsar Yer altında iç merkez /ocak/odak/hiposantr denen depremin başlangıç noktasında meydana gelen sarsıntı dalgalar halinde yayılarak yer yüzünde üst merkez/episantr denen bir noktada deprem şoku olarak ortaya çıkar Burası depremin merkezidir ve buradan uzaklaştıkça şiddet azalır

Deprem merkezinden çevreye doğru muntazaman dalgalar halinde yayılır Bunlara deprem dalgaları denir Başlıca üç dalga çeşidi vardır:
1)Boylamasına Dalgalar: P dalgaları da denir Sismografların ilk kaydettikleri dalgalardır Bu dalgalar katı, sıvı ve gaz halindeki bütün maddeler içinde yayılır Bu dalgaların hızı saniyede 8 km kadardır İnsanın kulağına ulaştığında boğuk bir gürleme halindedir

2)Enlemesine Dalgalar: S dalgaları da denir Hızı 4,8 km kadardır Katı maddeler içinde yayılan bu tip dalgalar daha yavaş hareket ederler Yayılma yönüne dik titreşimler meydana getirirler

3)Uzun Dalgalar: L dalgaları da denilen bu tip dalgalar sismografların en son kaydettikleri dalgalardır Yıkıcı sarsıntıları meydana getirirler Bu dalgaların yayılma şekli, suya atılan bir taşın meydana getirdiği dalgaların yayılma şekli gibidir

Depremler çeşitli derecede olur;özel gözlemevlerindeki sismograflarla tespit edilebilecek zayıf depremler bulunduğu gibi, yerin yarılmasına ve kalabalık bölgelerde büyük felaketlere yol açabilecek derecede şiddetli depremler görülür Aynı şiddetteki depremler her yerde aynı etkiyi göstermez Depremlerin yaptıkları hasarların derecesi o yerin coğrafi özelliğine ve toprağın yapısına bağlıdır Kırık bölgelerde, alüvyonlu ovalarda ve kum, çakıl gibi gevşek topraklı yerlerde meydana gelen depremler daha çok zarar verir Kayalık alanlarda ve eski kütlelerin bulunduğu sahalarda meydana gelen sarsıntılar ise daha az hasar meydana getirir Bu durumda, depremin meydana getirdiği zararları asgari seviyeye indirmek mümkündür Sert kayalık alanlar üzerine depreme dayanıklı evler yapmak bu tedbirlerin başlıcasıdır

Depremin zararlarını en aza indirmek için alınacak diğer tedbirler:
  • İlk 2-3 saniye içinde depremin şiddetlenip şiddetlenmemesine göre tedbir almalıyız Eğer şoklar hafif ise deprem uzaktadır ve asıl şok gelmeden tehlikeli yerden uzaklaşmalıyız
  • Kaçarken yanan ocak gibi şeyleri bırakmamaya dikkat etmeliyiz Deprem sonrası su ve elektrik sistemlerini kontrol edip, tedbir almalıyız
  • İki, üç katlı evlerin üst katları daha emniyetlidir Merdivenler en tehlikeli yerleri teşkil eder
  • Duvar, kiriş ve devrilebilecek eşyalardan uzak durup masa, sıra gibi altı emin yerlere sığınmalıyız Dışarıda binalardan uzak durmalıyız
  • Kıyılarda sismik dalgaların tehlikesine karşı sahilden uzak durmalıyız
  • Heyelanlı alanlarda kaya parçalarının yuvarlanabileceğini göz önüne almalıyız
  • Depremin birinci dakikasından sonra tehlikenin çoğu geçmiştir Bu taktirde –yanan bir yer veya bir şey varsa- yangın söndürülmelidir
  • Asıl depremden sonra hafif sarsıntılar olabilir Bu şokların sağlam yapıları da yıkabileceği unutulmamalıdır
  • Bu tedbirlerle birlikte yapılacak en önemli iş, soğuk kanlılıkla Allah telaya sığınmak ve yersiz telaşlara kapılarak bazı zararlara sebep olmamalıyız
Yer yüzünde meydana gelen depremlerin şiddeti Mercalli-Cancani ve Richter ölçeklerine göre tespit edilir Mercalli ölçeği 12, Richter ölçeği ise 10 derecelidir
Depremler şiddetlerine göre Mercalli Cancani ölçeğinde şu şekilde derecelenir:

1Derece: Ancak sismograflar kaydeder
2Derece: Çok hafif geçer Binaların üst katlarında oturanlar ve çok hassas kişiler tarafından hissedilir
3Derece:Hafif sarsıntılardır
4Derece: Orta şiddette sarsıntılardır Evlerde kolayca hissedilebilir
5Derece: Oldukça şiddetlidir Herkes duyar Bütün binalar ve eşyalar sallanır
6Derece: Şiddetlidir Herkes duyar Bazı binaların sıvaları dökülür
7Derece: Çok şiddetlidir Binalarda çatlaklar oluşur Ev eşyaları devrilir
8Derece: Tahripkardır Bacalar ve anıtlar yıkılır Binalarda yarıklar oluşur
9Derece: Çok tahripkardır Taş binalar çöker
10Derece:Yıkıcı sarsıntılardır Binalar temellerinden yıkılır Şehirlerdeki su boruları,kanalizasyon ve hava gazı boruları gibi alt yapı hizmetleri büyük hasarlara uğrar Demir yolları bozulur
11Derece:Afettir,bütün yapılar yıkılır Yerde büyük çatlaklar, çökmeler olur
12Derece: Çok büyük afettir İnsan yapısı olan her şey yıkılır Yer yüzünün şekli değişir Yatay yer değiştirmeler olur

Bugüne kadar, Richter ölçeğine göre tespit edilen en şiddetli sarsıntı 1960’da Şili’de 8,5 şiddetinde olmuştur

Denizin dibinde veya kıyıda meydana gelen depremler, şiddetine göre denizlerde büyük ve hızlı dalgalara sebep olur Bunların hızları saatte 600-800 km’ye ulaşabilir Bu tür dalgalara Japonca: Tsunami adı verilir

Depremleri inceleyen bilim dalına sismoloji, depremle oluşan sismik dalgaların süre ve genlik gibi özelliklerini kaydeden aygıta sismograf denir

Sismograf bir çerçeve, ona asılı bir ağırlık ve bunların birbiri karşısındaki konumlarında meydana gelen değişikliği kağıt üzerine aktaran bir düzenekten oluşur Sismografın içinde bulunan ayna düzeni bir ışık demetini döner bir silindir üzerindeki fotoğraf kağıdına yansıtır Sismik dalgalar sismografın bulunduğu yeri sarstığı zaman sismograf bu sarsıntıyla hareket eder; ama içinde asılı durumda bulunan ağırlık hareket etmez Böylece ağırlık ile üzerinde asılı olduğu çerçevenin birbiri karşısındaki konumu değişir Buna bağlı olarak aynadan yansıyan ışık demeti döner silindirin yüzeyindeki fotoğraf kağıdı üzerinde zikzaklar çizer Böylece sismik dalgaların özelliklerini gösteren çizgiler fotoğraf kağıdı üzerine işlenmiş olur

Yeryüzünde ve yeraltında meydana gelen depremlerin etkisi oldukça büyük olabilir Çoğu zaman toprak kabarmaları, çöküntüler faylar meydana gelir; 1906’da San Francisco depreminde böyle bir fay görülmüştür Boyu 470km’yi bulan bu fay önüne çıkan her türlü araziyi hemen hemen doğru bir çizgi üstünde ikiye bölmüştür, yerüstü ve yeraltı sularında önemli değişiklikler olmuştur Bu faylar boyunca birbirinden ayrılan arazilerin dikey veya yatay olarak kaydıkları, eski düzen ve biçiminin kilometrelerce genişliğinde bir alanda değişikliğe uğradığı görülür

Bir depremde etkilenen bölgelerin genişliği depremin sebebiyle yakından ilgidir Buna göre depremler şöyle sınıflandırılabilir:
1)Çöküntü Depremler: Yeraltındaki bazı boşlukların birdenbire çökmesinden ileri gelir Bazen çok şiddetli olan bu çeşit depremler, etkisini özellikle dar alanlarda gösterir 1879’da İsviçre’nin Glaris kantonunun küçük bir kısmında olan deprem buna örnektir

2)Volkanik Depremler: Yanardağ püskürmelerinden önce veya püskürmeyle birlikte olur Bu depremin sebebi kapalı olan yanardağ bacasından çıkmak isteyen gaz veya lavın vuruntusudur1883’de İschia adasında meydana gelen deprem bu çeşit bir deprem sayılır Yalnız birkaç kilometre öteden duyulabilen bu deprem Casamicciola şehrini yıkarak bu küçücük adada 3000 insanın ölümüne yol açmıştır Oysa eski ağzı adanın ortasında bulunan aynı yanardağ 1302 yılından beri hiçbir faaliyet göstermemiştir

3)Tektonik Depremler: Depremlerin en önemli olanıdır Bunların kesin sebebi henüz tartışma konusudur ve sebebinin tek olmadığı da şüphesizdir Tektonik depremler yerkabuğunun, jeolojik sebeplerle bozulmuş olan izostatik dengesini elde etmesinden doğabileceği gibi, bazı faylar boyunca gelişen ağır ve belirsiz kaymaların sebep olduğu gerilim yığınlarından da ileri gelebilir Onun için deprem bakımından en tehlikeli bölgeler (deprem bölgeleri) sıradağların ve büyük deniz çökeklerinin yanı başında bulunur (Japonya, Şili, Sonda adaları ve küçük ölçüde Akdeniz’in çevresi)

Önemli tektonik depremlerde hemen her zaman ilk sarsıntıdan sonra gittikçe daha az şiddette gelen ve günlerce, hatta aylarca sürebilen bir dizi hafif depremler görülür Bu ikinci derecedeki sarsıntılar, deprem merkezinin bulunduğu bölgede denge ve gerilimin ayarlanmasıyla açıklanır Bunun tersine olarak şiddetli bir depremden önce hafif öncü depremlerin görüldüğü daha sıktır Bununla beraber bu konuda yapılan sayısız incelemelere rağmen bu gibi zayıf depremlerin ardından büyük bir sarsıntının gelip gelmeyeceğini kestirmek çok güçtür

Tektonik depremlerin incelenmesi, yerkabuğunun az veya çok derin tabakalarının fizik ve mekanik yapısı bakımından önemli bir rol oynar Bu çeşit bir incelemede göz önünde bulundurulacak önlemler şunlardır:

1)Deprem merkezinin derinliği, bilinen depremlerin çoğunda deprem merkezi, yeryüzüyle 50 km’lik bir derinlik arasında bulunur Fakat yerin 700 km kadar derinliğinde, derin merkezli depremlerin meydana geldiği yakın zamanlarda anlaşılmıştır Bu gibi depremlerin etkileri coğrafi bakımdan çok yaygın ve geniş olabilir; fakat genellikle hiçbir yerde büyük zarara yol açmıştır

2)Yayılma Dalgaları: Deprem dalgaları titreşimli dalgalardır; başlıcaları şunlardır: boylamasına iç dalgalar, enlemesine iç dalgalar, ve uzun dalgalar; boylamasına iç dalgalar, uzak bir yerde ilk defa beliren dalgalara denir;enlemesine iç dalgalar ikinci olarak gelen dalgalardır; derin depremler dışında yüzeysel olan çeşitli dalgalara da uzun dalgalar denir; çünkü bunların titreşim devresi ötekilerden daha uzundur

Bu dalgaların çeşitli sismoloji istasyonlarınca “sismogram” adı verilen grafikler halinde kaydı ve bu kayıtların karşılaştırılmasıyla deprem merkezinin derinliği ve merkez üssü noktası kesinlikle bulunabilir İç dalgalar geçtikleri çeşitli tabakaların esnekliğiyle belirlenen bir yayılma hızı gösterir; deprem merkezi derinse hız da fazladır Sürekli kırılma yüzünden bu dalgaların yolağı yukarı doğru hafifçe içbükey biçimdedir, hızları da boylamasına iç dalgalar için 7,5-15 km/s, enlemesine iç dalgalar için 4-7,5 km/s kadardır, yüzeysel dalgalar, 4km/s’lik bir hızla yayılır Ayrıca, iç dalgalar, “yerçekirdeği” adı verilen 3000 km derinliğe ulaştıkları zaman gerçek bir kırılma ve yansımaya uğrar; yeryüzüne geri dönen bütün bu dalgaların tespit edilerek inceden inceye gözden geçirilmesiyle Yer’in iç yapısı hakkında bir fikir edinmek mümkün olabilir

Bazı özel deprem olaylarına da değinecek olursak:
Deniz kıyısı yakınında veya denizde olan depremler, hava olaylarından ileri gelen kabarmalardan farklı olarak korkunç deniz kabarmalarına yol açabilir Öte yandan da insanların hayal gücünü işleten çeşitli belirtiler de deprem olacağına birer işaret sayılmıştır Fakat bunlar daha çok volkan faaliyetleriyle ilgilidir Aynı şekilde, deprem sırasında topraktan gelen gürültünün kaynağını bulmak ve bunu belirli bir sebebe bağlamak da pek kolay değildir Geçmişte, bazı şiddetli hava olayları (kasırga, fırtına, siklon) ile depremler arasındaki az veya çok tesadüfi ilintiler üzerinde durulmuştur Bu olayların bazı hallerde, önceden var olan gizli gerilimlerin boşanması için bir “tetik” rolü oynama ihtimali tahminen inkar edilemese de günümüzde bilim adamları buna ancak bir istisna olarak bakabilirler Fakat gene de insan açısından pratik önemi göz önünde tutularak bu konu üzerinde sürekli çalışmalar yapılmaktadır


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.