Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Genel Bilgiler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
bilgiler, emre, emrenin, eserleri, hakkında, hayatı, kimdir, nelerdir, yunus

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?

Eski 09-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?



Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?
Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?





Alıntı Yaparak Cevapla

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?

Eski 09-11-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?



HAYATI
Türk milletinin yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden ve Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biri olan Yunus Emre'nin hayatı ve kimliğine dair hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir Yunus'un bazı mısralarından, 1273'de Konya'da ölen, tasavvuf edebiyatının büyük ustası Mevlana Celalettin Rumî ile karşılaştığı anlaşılmaktadır; buradan da Yunus'un 1240'larda ya da daha geç bir tarihte doğduğu sonucu çıkarılabilir Bilinen hususlar onun Risalet-ün-Nushiyye adlı eserini H707 (M1308) yılında yazmış olması ve H720 (1321) tarihinde vefat etmesidirBöylece H638 (M1240-1241) yılında doğduğu anlaşılan Yunus Emre XIII yüzyılın ikinci yarısıyla XIV yüzyılın ilk yarısında yaş**ıştırBu çağ,Selçukluların sonu ile Osman Gazi devrelerine rastlamaktadırYunus Emre'nin şiirlerinde bu tarihlerin doğru olduğunu gösteren ipuçları bulunmakta; şair, çağdaş olarak Mevlana Celaleddin,Ahmet Fakıh,Geyikli Baba ve Seydi Balum'dan bahsetmektedir

Yunus Emre Türbesi

Sarıköylü ve Karamanlı oluşu meselesi hala belli değildir Yüzyıllardan beri halk arasında yaşayan inanca göre O, Sivrihisar yakınında Sarıköy'de doğmuş,çiftçilikle meşgul olmuş, Taptuk Emre adlı bir şeyhe intisap etmiş, tekkelerde yaş**ış ve veliliğe erişmiştir Anadolu'da on ayrı yerde mezarı ( daha doğrusu makamı ) olduğu ileri sürülen Yunus Emre,halk arasındaki inanca ve bazı tarihi kaynaklara göre Sarıköy'de ölmüştür Orada yatmaktadırBugün, Eskisehir-Ankara yolu üzerindeki Sariköy istasyonu yakininda, Yunus Emre'nin türbesi ve bir müze bulunmaktadir
Yunus Emre, dünya kültür ve medeniyet tarihinde bir merhale olmustur Kültürümüzün en değerli yapı taşlarındandır Zira Yunus Emre, sadece yasadigi devrin değil, çagimiz ve gelecek yüzyillarin da ışık kaynağıdır Allah ve cümle yaradılmışı içine alan sonsuz sevgisinden kaynaklanan fikirleri, dünya üzerinde insanlik var oldukça degerini koruyacaktir Yunus Emre'nin amaci, sevgi yoluyla dünyada yasayan tüm insanlarin, hem kendileriyle hem evrenle kaynaşmasını sağlamak ve sonsuz yaşamda ebedi hayata doğmalarını sağlamaktır
Yunus Emre adı, her Türk ve Türk kültürünü tanıyıp seven herkes için bir şeyler ifade eder Şiirlerinde, her devrin okuyucusu ya da dinleyicisi kendini etkileyecek bir şey bulmuştur İlk kez Yunus, şiirlerinde büyük ölçüde Türkçe kullanmıştır Yunus'la birlikte dil, daha renkli, canlı ve halk zevkine uygun bir hale gelmiştir Gerçi şiirlerinin bir çoğunda, aruz veznini kullanmıştı, fakat en güzel ve tanınmış şiirleri Türkçe hece vezniyle yazılmıştır Böylece, şiirleri kısa zamanda yayılarak benimsenmiş ve ilahi olarak da söylenerek günümüze dek ulaşmıştır
YUNUS ve HACI BEKTAŞ
Hacı Bektaşi Veli

O bölge köylerinden birinde,Yunus adında,rençberlikle geçinir,çok fakir bir adam vardıBir yıl kıtlık olduYunus'un fakirliği büsbütün arttıNihayet birçok keramet ve inayetlerini duyduğu Hacı Bektaş'a gelip yardım etmeyi düşündüSığırının üstüne bir miktar alıç (yabani elma) koyup dergaha gittiPirin ayağına yüz sürerken hediyesini verdi;bir miktar buğday istediHacı Bektaş ona lütufla muamele ederek,bir kaç gün dergahta misafir ettiYunus geri dönmek için acele ediyorduDervişler Pir'e Yunus'un acelesini anlattılarO da: "Buğday mı ister,yoksa erenler himmeti mi?" diye haber gönderdiO buğday istediBunu duyan Hacı Bektaş tekrar haber gönderdi: "İsterse o alıcın her tanesince nefes edeyim!" dediYunus buğdayda ısrar ediyorduHacı Bektaş üçüncü defa haber gönderdi: "İsterse her çekirdek sayısınca himmet edeyim" dediYunus yine buğdayda ısrar edince;emretti,buğdayı verdilerYunus dergahtan uzaklaştıYolda yaptığı kusurun büyüklüğünü anladıPişman olduGeri dönerek kusurunu itiraf ettiO vakit Hacı Bektaş,onun kilidi Taptuk Emre'ye verildiğini isterse ona gitmesini söyledi Yunus bu cevabı alır almaz hemen Taptuk dergahına koşarak kendisini YUNUS yapacak manevi eğitimine başladı

Salihli kazası civarında Emre adlı,yetmiş evlik bir köydetaştan bir türbenin içinde,Taptuk Emre ve çocukları ile torunları yatmaktadırTürbenin eşiğinde de,bir başka mezar vardırBu,Yunus'un bir çok mezarlarından biridirYunus Emre kapı eşiğine kendisinin gömülmesini vasiyet etmişŞeyhini ziyaret edecekler,kendi mezarını çiğneyerek geçsinler diye YUNUS EMRE VE TASAVVUF
Yunus EMRE, İslam tarihinin en büyük bilgelerinden olup yaşadığı ve yaşattığı inanç sistemi; Kuran'ın özüne ulaşarak, Tek olan gerçeğin (Allah) sırlarını keşfetme ilmi olan tasavvuf ve Vahdet-i Vücud tur
Bu inanç sisteminde tek varlık Allah'dır Allah bütün bilinen ve bilinmeyen alemleri kapsamıştır, tektir, önsüz sonsuzdur, yaratıcıdır Eşi, benzeri ve zıddı yokturBilinen ve bilinmeyen tüm evren ve alemler onun zatından sıfatlarına tecellisidirAlemlerdeki tüm oluşlar ise onun isimlerinin tecellisidir Her bir hareket,iş,oluş(fiil) onun güzel isimlerinden birinin belirişidir

Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez

***
Baştan ayağa değin, Haktır ki seni tutmuş
Haktan ayrı ne vardır, Kalma guman içindeDolayısıyla evrende var saydığımız tüm varlıklar onun varlığının değişik suretlerde tecellileri olup kendi başlarına varlıkları yoktur Bu çokluğu, ayrı ayrı varlıklar var zannetmenin sebebi ise beş duyudur Beş duyunun tabiatında olan eksik, kısıtlı algılama kapasitesi, bizi yanıltır ve çoklukta yaşadığımızı var sandırır Ayrı ayrıymış gibi algılanan bu nesnelerin, ve herşeyin kaynağı Allah'ın esmasının (isimlerinin) manalarıdır Manaların yoğunlaşmasıyla bu "Efal Alemi" dediğimiz çokluk oluşmuştur Bir adı da "Şehadet Alemi" olan, ayrı ayrı varlıkların var sanıldığı; gerçekte ise Allah isimlerinin manalarının müşahede edildiği alemdeki çokluk Tek'in yansıması,belirişidir Bu izaha tasavvufta Vahdet-i vücud (Varlıkların birliği,tekliği) denir
Cenab-ı hak varlığını zuhura çıkarmadan evvel gizli bir varlıktıBilinmeyen bu varlığa, Gayb-ı Mutlak (Mutlak Görünmezlik),La taayyün (Belirmemişlik),Itlak (Serbestlik),Yalnız vücud, Ümmül Kitap (Kitabın Anası),Mutlak Beyan ve Lahut (Uluhiyet) Alemi de denir
Çarh-ı felek yoğidi canlarımız var iken
Biz ol vaktin dost idik, Azrâil ağyar iken

Çalap aşkı candaydı, bu bilişlik andaydı,
Âdem, Havva kandaydı, biz onunla yâr iken
Ne gök varıdı ne yer, ne zeber vardı ne zir
Konşuyuduk cümlemiz, nûr dağın yaylar iken"
"Aklın ererse sor bana, ben evvelde kandayıdım
Dilerisen deyüverem, ezelî vatandayıdım

Kâlû belâ söylenmeden, tertip-düzen eylenmeden
Hakk'dan ayrı değil idim, ol ulu dîvândayıdım"

"Bu cihana gelmeden sultan-ı cihandayıdım
Sözü gerçek, hükm-i revan ol hükm-i sultandayıdım"
***
ADEM yaratılmadan can kalıba girmeden
Şeytan lanet olmadan arş idi seyran bana
Sonra Allah bilinmekliğini istemiş ve varlığını üç isimle belirlemiş taayyün ve tecelli ettirmiştir
1Ceberut (İlahi Kudret) Alemi: Birinci taayyün,Birinci tecelli,İlk cevher ve Hakikat-ı MUHAMMEDİYE olarak da bilinir
Yaratıldı MUSTAFA, yüzü gül gönlü safa
Ol kıldı bize vefa, ondandır ihsan bana
Şeriat ehli ırak eremez bu menzile
Ben kuş dilin bilirim, söyler SÜLEYMAN bana
2Melekut (Melekler) Alemi: İkinci taayyün,İkinci Tecelli,Misal ve Hayal Alemi,Emir ve Tafsil Alemi,Sidre-i Münteha (Sınır Ağacı) ve BERZAH da denir
3Şehadet (Şahitlik) ve Mülk Alemi:Üçüncü taayyün,Nasut(İnsanlık),His ve Unsurlar Alemi,Yıldızlar,Felekler (Gökler),Mevalid (Doğumlar) ve Cisimler Alemi diye bilindiği gibi,Arş-ı Azam da bu makamdan sayılır
Tüm bu oluşlar Kuran'ı Kerimde "Altı günde yaratıldı" ayetiyle beyan edilirken Altı günden maksadın mutasavvıflarca ,gün değil hal'e ait olduğu kabul edilirBu haller Allahın insanlara lutfettiği görünmeyen şeylerden altı sıfatıdır: Semi,Basar,İdrak,İrade,Kelam ve Tekvin(İşitme,Görme,Kavrama, İrade,Konuşma ve yaratma) Cenab-ı Hakkın Zatına ait bu sıfatların Ademin kutsal varlığında belirmesi,"İnsan benim sırrımdır" sözünün bir hükmüdürVarlığın başlangıcı ve son sınırı ise Aşk'tırO yuzdendir ki sayılan bu alemler Aşkın cezbesiyle pervane haldedir Cenab-ı Hak varlığını,kudret eliyle zuhura getirmiş ve üç isimle taayyün,tecelli ve tenezzül etmiştirBuna yaratış sanatı (Cenab-ı hakkın kuvvetinden,kudretine hükmederek cemalini ve celalini eserlerinde yani varlık yüzünde göstermesi), Belirme cilvesi (Aşık olması sonucunda batının zahire çıkıp,alemlerin nurlarının ve olayların bilinmesi) ve Birlik oyunu (Zatından sıfatına tecelli etmesi ile kendi varlığını kendinde zuhura getirip,birlik ve vahdetini ahadiyet(teklik) sırrına meylettirmesi) denir Bunda zaman ve mekan kaydı yokturAncak "An" vardırÇünki mutlak zaman içersinde batın(gizli),zahire(görünen) cıkıp farkedildikten sonra,alemlerin nurları (ışıkları) ve ilahi olaylar bilinmiştirDaha sonra şekil ve renkler görülüp,ayrı ayrı unsurları oluşturacak şekilde birleştiğinde isimler meydana çıkmıştır(Mülk mertebeleri ,Cisimler alemi)Ve böylece zahir alem belli olup mutlak varlık bilinmiştir
Mani evine daldık, vücuda seyran kıldık
İki cihan seyrini, cümle vücudda bulduk
Yedi gök yedi yeri, dağları denizleri
Cenneti cehennemi, cümle vücudda buldukCebnab-ı Hakkın bu alemi yaratmaktan maksadı bilinmekliğini istemesidirOrtaya çıkan şeylerin belirişine sebebse Adem(İnsan) 'i dilemektir Varlığa ilahi sıfatlar,sırrına ise Adem denir

Alıntı Yaparak Cevapla

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?

Eski 09-11-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?



yunus emre
CANIM KURBAN OLSUN SENİN YOLUNA

Canim kurban olsun senin yoluna,
Adi güzel, kendi güzel Muhammed,
sefâat eyle bu kemter kuluna,
Adi güzel, kendi güzel Muhammed

Mü'min olanlarin çoktur cefâs?,
Ahirette olur zev-u sefâs?,
On sekiz bin âlemin Mustafâ's?,
Adi güzel, kendi güzel Muhammed

Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde ceylân eyleyen
Mi'râcinda ümmetini dileyen,
Adi güzel, kendi güzel Muhammed

Asik YUNUS neyler iki cihâni sensiz,
Sen Hak Peygambersin seksiz, gümânsiz
Sana uymayanlar gider imânsiz,
Adi güzel, kendi güzel Muhammed
Asik YUNUS

Alıntı Yaparak Cevapla

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?

Eski 09-11-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?



YUNUS EMRE’DE İNSAN SEVGİSİ

İnsan bir “sevgi” varlığı’ dır, tin ile gövde gibi iki ayrı tözden kurulmuştur Tin tanrısaldır, ölümsüzdür, gövdede kaldığı sürece geldiği özün ve yüce kaynağa, tanrısal evrene dönme özlemi içindedir Gövde dağılır, kendini kuran öğelere ayrılırİçinde insanın da bulunduğu tüm varlık evreni toprak, su,ateş ve yel gibi dört ilkeden kurulmuştur Bu dört ilke yaratılmıştır, yaratıcı da Tanrı’ dır Tanrı, bu dört ilkeyi yarattıktan sonra,ayrı ayrı oranlarda birleştirerek varlık türlerinin oluşmasını sağlamıştır İnsan sevgi yoluyla Tanrı’ ya ulaşır, çünkü insanla tanrı arasında özdeşlik vardır Ancak, insanın bu madde evreninde bulunması, tinin tanrısal kaynaktan uzak kalması bir ayrılıktırBu ayrılık insanı, yaşamı boyunca Tanrı’ yı düşünme, ona özlem duyma olaylarıyla karşı karşıya getirilmiştirGerçekte insan- Tanrı – everen üçlüsü birlik içindedir, var olan yalnız Tanrı’ dır,türlülük bir ‘görünüş’ tür Çünkü Tanrı, kendi özü gereği, bütün varlık türlerini kapsar, her varlıkta yansır Evreni kuran öğelerle insanın gövdesini oluşturan ilkeler özdeştir Bu özdeşlik Tanrısal tözün bütün varlık türlerinde, biçimlendirici bir öğe olarak bulunmasından dolayıdır Tanrısal tözün nesnel varlıklarda bulunması bir ‘yansıma’ niteliğindedir, çünkü Tanrı yarattığı nesnede yansıyınca ‘oluş’ gerçekleşir
Sevgi insanda birleştirici, bütünleştirici bir eğilim niteliğindedir Yunus Emre, sevgiyi Tanrı ve onun yarattığı tüm varlıklara karşı duyulan bir yakınlık, bir eğilim diye anlar Sevgi ereği yüce Tanrı’ ya ölümsüz olana kavuşmak, onun varlığında bütünlüğe ulaşmaktır Tanrı insanla özdeş olduğundan kendini seven Tanrı’ yı,
Tanrı’ yı seven kendini sever Çünkü sevgi kendini başkasında, başkasını kendinde bulmaktır Sevginin olmadığı yerde, öfke,kırgınlık, çözülme ve birbirinden kopukluk gibi olumsuz durumlar ortaya çıkar Sevginin değerini yalnız seven bilir, sevmek de bir bilgelik, bir olgunluk işidir Yeterince aydınlanmamış , Tanrı ışığından yoksun kalmış bir gönülde sevginin yeri yoktur Bütün varlık türlerini birbirine bağlayan, onları Tanrısal evrene yönelten sevgidir Sevgi bir çıkar aracı olmadığından seven karşılık beklemez Dost kişi gerçek seven kimsedir (âşık) Dost başka bir anlamda da Tanrı’ dır, kişinin gönlünde ışıyan tözdür
Yunus Emre’de yaşamak tanrısal tözün bir yansıması olan evrende sevinç duymaktır Çünkü, bütün varlık türlerinde Tanrı görünmektedir, bu nedenle severek, düşünerek yaşamayı bilen kimse her yerde Tanrı ile karşı karşıyadır Yaşamak belli nesnelere bağlanmak, yalnız gelip geçici varlıkları edinmek için çırpınmak değildir Böyle bir yaşama biçimi kişiyi Tanrısal tözden uzaklaştırdığı gibi yetkinlikten, bilgelikten de yoksun kılar Yunus Emre’nin dilinde bilge kişinin adı ‘eren’ dir Eren barış içinde yaşamayı, bütün insanları kardeş görmeyi , kendini sevmeyeni bile sevmeyi bilen kişidir Onun gönlü yalnız sevgiyle, dostluk duygularıyla doludur Evreni bir tanrısal görüş alanı olarak bildiğinden, erenin evrene karşı da sevgisi, saygısı vardır Erenin gözünde insan bir küçük evrendir, büyük evren ise Tanrısal tözün kuşattığı sonsuz varlık alanıdır Eren olma aşamasına ulaşmış kişide erdem, alçakgönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk bir bütünlük içinde bulunur

Yunus Emre zor günlerin aşılmasında halkın moralini ve manevi yapısını güçlendirenlerin en başlarında yer almıştır Sadece kişi veya kişileri değil, insanlığı ve tüm dünya insanlarını kucakladığını şiirlerindeki üstün duygularla birbirlerini tamamlayan mesajlar halinde adeta ilan etmiştir Bu ilkeleriyle de daima insanlık anlayışı ve sevgisi içinde olmuştur O’ tüm dünya insanlarının özgürlüğü için kardeşlik duygularıyla dolu “İnsanlık” ve “İnsancıllık”savaşı vermiştir
Denebilir ki Yunus Emre:
Tüm dünya insanlarına o yolda gelişmeleri için insancıl olma şeklinin mesaj ve dersini de vermiştir Başka bir deyişle: Yunus Emre “ İnsan sevgisi tohumunu” kendi ilkeleriyle tüm dünyaya eken ve yayan ilk insan olmuştur
Önemli olan şudur: Yunus Emre insan sevgisi çağırışını sadece İslam alemine değil din ve ırk ayrımı yapmaksızın tüm dünya insanlarına karşı yapmıştır
Yunusa göre her doğan çocuk önce yüce Allah’ın kulu olarak dünyaya gelir o halde her kul için ırk , renk,dil,ve din ayrımı yapılmamalıdır

Alıntı Yaparak Cevapla

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?

Eski 09-11-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yunus Emre Kimdir, Yunus Emre'nin Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgiler Nelerdir?



YUNUS EMRE'NİN İNSAN ANLAYIŞI31 Yaratılış

"Hiç kimise kendinden halden hale gelmedi
Cümlemizin halini ma'şuk eder mukarrer" (46)
Varlıklar ve varlık sistemleri olan evren (âlemin), zaman içinde bir noktada Allah tarafından yaratılmıştır ve yaratılış her yerde, her zaman devam etmektedir Oysa insanlar yaratılışın geçmişte bir kere veya çeşitli kademeler halinde olup, bugün tabiî akışı içinde gidiyormuş gibi bir hisse veya zanna kapılırlar ve hep ilk yaratışları merak ederler İlk yaratılış gerçekten görkemlidir; ama şu anda evrenin her yanında cereyan etmekte olan yaratış da, daha az görkemli değildir
Mutasavvıflar, evrenlerin yaratılışını sadece Allah'ın var olup hiç bir şeyin olmadığı "lâ taayyün" devresinden, evrenlerin kademe kademe yaratılıp insaniyet mertebesine gelinceye kadarki yedi evre içinde incelerler Onlara göre insan, varlık evreninin gayesi olduğu için en son yaratılan tür odur
"Biz, gökleri ve yeri ve bunlar arasındaki ecrâmı altı günde yarattık da bize yorgunluk aczi dokunmadı" (Kur'ân-ı Kerim 50/38) Bu evrenleri zaman ve mekân içinde en ince ayrıntılarına kadar plânlayıp baştan sona levh-i mahfuza kaydeden yüce Allah, bunları mekânın bizim için uygun gördüğü bir yerinde, zamanın tatlı akışı içinde bize yaşatmaktadır
Evrenin yaratılışına dair Kur'ân'da çeşitli âyetler bulunmaktadır Allah, yedi kat gökleri ve yerde de göklere benzeyen tabakaları yaratmıştır Bunların arasında her türlü emirler iner durur (Kur'ân-ı Kerim 65/12) Şu gök kubbe, şu gece, şu gündüz, şu güzelce döşenmiş-bezenmiş yeryüzü, akan sular, otlaklar, oturan dağlar Bütün bunları Allah yaratmıştır ve biz insanların faydalanılması için yaratılmıştır (Kur'ân-ı Kerim 79/27- 33) "O, yaratışta ne dilerse onu arttırır" (Kur'ân-ı Kerim 35/1) Onun yarattığı herşey güzeldir ve o yaratışta en küçük bir hata bile bulamazsınız
Bütün yaratılmış ve yaratılmakta olanlar, insan içindir "O bir hâliktir ki, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı Sonra semaya inayet buyurdu da onları yedi sema halinde nizama koydu O, herşeyi bilir bir alîmdir" (Kur'ân-ı Kerim 2/29)
İnsanın yaratılmasına gelince, bu hem ilk insanın hem de daha sonraki tek tek her insanın yaratılmasında önemli bir konudur Evrenler için yer küresi (arz), onun içinde maden-bitki-hayvan üçlüsü diğerlerine göre ayrılmıştır "Asıl"dan madenler, madenlerden bitkiler, bitkilerden hayvanlar seçilerek geliştirilmiştir ("ıstıfa") Hayvanlar içinde birçok grup vardır ve insan da ayrı bir varlık katmanı olarak bunlardan seçilip yaratılmıştır Bu, ilk yaratılmış insan olan Âdem'de böyle olduğu gibi, şimdi yaratılmakta olan her insanda da böyledir
İnsan, hayvanlar dünyasının en gelişmiş ve en mükemmel türü değil; o ayrı bir varlık türüdür Mükemmellik ise her varlık için ayrı bir anlam taşır Bazı hayvanların mükemmel oldukları öyle alanlar vardır ki, insan bu mükemmellik düzeyine ulaşamaz Artık insanda, "hakkında pek fazla bir şey bilemeyeceğimiz" (Kur'ân-ı Kerim 17/85) bir insanî ruh vardır ki, bu, insanı bütün hayvanlar dünyasının kat kat üzerine çıkarmaktadır
Bütün varlıklar insanın yaratılmasının hazırlıklarıdır; hepsi insana rahat bir temel, bir nimet ve sınav yeri olarak hazırlanmışlardır İnsan, Allah'ın yer yüzündeki halifesi olması dolayısıyla bütün hizmetler ona yöneltilmeli ve hiçbir şey insanın üzerine çıkartılmamalıdır
İnsanın dışında yaratılmış olan hiçbir varlık türü; ne melekler ne hayvanlar ne bitkiler, madenler vs günahkâr değildir Onlar öyle bir makamda yaratılmışlardır ki, ne terfi ederler ne de rütbeleri düşer İsyan, günahkârlık, kötülük gibi şeyler, gelişmek üzere yaratıtmış insanların fiilleridir (Ali el-Havvas) İnsan, yaratılmış olan bütün tabiatın ortak ürünüdür İnsan bütün canlılarla alâka halinde olduğu için her canlının saadeti ile mes'ut, elemiyle de müteellim olur (Bediüzzaman Said Nursî)
Yeryüzündeki insan, "Allah'ın halifesi" olarak yaratılmıştır (Kur'ân-ı Kerim 2/30) Allah'ın halifesi demek, onun iradesiyle onun çok şanlı ve hayırlı yaratmalarına vesile olacak demektir Bu yetkinin doğru kullanılıp kullanılmaması melekleri bile endişeye sevketmiştir Ama Allah, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" diyerek insanın liyakatını ve ona olan güvenini göstermiştir Bu görev ve bu güven insana büyük bir şeref bahşettiği gibi, büyük bir sorumluluk da yüklemektedir Hz Âdem, kendine gösterilen bu güveni Cennet'te iyi kullanamamış, kendine çizilen sınırı aşmış ve yeni sınav yeri olan bu Arz'a gönderilmiştir Hem İblis'in Allah'a isyan etmesi, hem Âdem'in Cennet'te kendi nefsine zulmederek dünyaya gönderilmesi, Hakk'ın takdiri ve bilgisi dahilinde olmuştur Her şey, her an onun iradesine göre cereyan etmektedir
Allah, evrendeki her şeyi her an yeniden yaratmaya devam etmektedir "De ki, yeryüzünde gezin dolaşın da, Allah'ın yaratışa nasıl başladığını görün Allah, yeni bir âhiret hayatını da tekrar başlatacaktır" (Kur'ân-ı Kerim 29/20) Evrendeki her varlığın ve her oluşun özünde Allah olduğu için, ve Allah bütün âlemlerin terbiyecisi ("Rabbu'l-âlemin") olduğu için her şey şuurludur Allah, yarattığı âlemlere karşı lütuf ve inayet sahibidir (Kur'ân-ı Kerim 3/108) Her varlık türü Allah'ın kuludur, sonunda ona gidecektir Her varlık ona şükreder, hamdeder ve Allah katında bu varlıklar öylesine duyarlıdırlar ki, bizim cansız saydığımız varlıklar dahi ağlar (Kur'ân-ı Kerim 44/29) Yerdeki ve gökteki her şey, Allah'ın kendisine verdiği görevleri yapar (Kur'ân-ı Kerim 13/13, 15; 24/41 42); cinler ve melekler de öyle (Kur'ân-ı Kerim 51/56; 39/75)

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.