|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| fethi, istanbulun, metni, tiyatro |
İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro Metni |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro Metniİstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro Metni İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro Metni AÇILIŞ Bu surların ardından Gümm Gümm Güm, Toplar atılır ![]() Bu surların ardından Hücumm Hücumm Hücum Surlar açılır ![]() Bir sabahta fecir ufukta beyaz Türküler maniler destan nefesler Perdeler nameler besteler sesle Sırlar açılır ![]() Kargılar palalar yalın kılıçlar , Döner alev halka dev kırlangıçlar Alatlar kıratlar yağızatlar , Kuzgun döner başa, ruhlar açılır ![]() Üç tepeler ardında, beş tepeler üstünden; Üç yiğit belirir üç hilal üçtuğ, Şehadet parmağı yukarda başbuğ ![]() Bir hedef verilir uzak ve uluğ, Gönüller açılır gökler açılır ![]() A N![]() BİRİNCİ BÖLÜM 1 TABLOROL TAKDİMİ “Her rol sahibi en müessir (tesirli) ve en güzel sözünü yüksek sesle ve piyesteki edasına uygun olarak, aralanan perdenin ortasından görünerek seyirciye hitaben söyler ve ayni eda ile kaybolur Rolsırasına ve tabloların gelişine dikkat edilir Bir taraftan girilir ![]() Perde üç kişi sığacak kadar aralanmıştır Perde arkasındatakdimci sıra ile okur:” 1 -2 Murat ve Fatih Rolünde (……… )rol sahibi kostüm ve makyajıyla girer , tam ortada durur , kılıcını çeker) Beylerim Paşalarım toplar dökülsün Anadolu Beylerbeyi-ne koşturulsun Kostantina (İstanbul) üzerine sefer var? ![]() (Kaybolur)2 -Vezir-i A’zam Rolünde (Başbakan) (……… )(İki elini uzatarak) Yalnız Hünkarım (padişahım), biz Bizans ile barış içindeyiz… (Kaybolur) 3 -Zagnos Paşa Rolünde (……… )(Sancakla girer ve şiddetle) -Bizans intihar etmiştir, Vezir (bakan) Hazretleri, ya aşırı merhametlisiniz yahut… (Ve sert adımlarla kaybolur )4 -Turhan Bey Rolünde (……… )Hünkarımızın işaretini bekliyoruz (Kaybolur)5 -Akşemsettin Rolünde (……… )Bizans ahdini (ANLAŞMAYI) bozmuş ve şehrin sehabet (sahiplik) hakkını kaybetmiştir Hilal Ayasofya üzerine meyletmiştir (yönelmiştir)![]() 6 -Molla Gürani Rolünde (……… )Varmısın, Altın kubbeli Ayasofya’yı Yed-i Beyza-ı İslam’a (İslam’ın beyaz eline) teslim etme mücüdelesine? (Tekrar eder) Varmısınız? 7 -(Küçük) Sultan (Şehzade) Mehmet Rolünde (…… )(Kılıcını çekerek) İslam’ın gayreti buna her Müslümanı arzu ettirir hocam! ![]() 8 -Çocuklar (…… )(Dördü birden divan durur) Ferman Padişahımızındır ![]() 9 -Askerler Rolünde (…… )Savulun Hünkarımız geliyor ![]() 10 -Kadı Rolünde (…… )Allah’ın kanunundan başkasıyla hükmedenler zalimlerin ta kendileridir ![]() 11 -Kostantin Rolünde (…… )(Heyecanlı) Yürüyün mukaddes (kutsal) cihanda (Durak) Surlarda bir er gibi çarpışarak öleceğim ![]() 12 -Ahmet Paşa Rolünde (…… )(Kendisinden bir beyit okur) 13 -Keşiş (Rahip) Rolünde (…… )(Ortaya çömelir) Karalar ve denizler hep bunu fısıldıyor: Bizansın yıldızı söner gibidir Talih Osmanlıya gülüyor![]() 14 -Esnaf ve köylüler ( ) (Üçü birden) Dükkan komşum siftah etmeden ikinci satış haram olur bana! ![]() 2 TABLO(Işıklar yanınca perde tam açılmıştır: İkinci Murat, Akşemsettin ve Hacı Bayram Veli Bursa Sarayının bahçesinde sohbetteler Önde havuz ve yeşillik, arkadasarayın cephesi, sağda bir oda dershane biçiminde… II Murat yaşlı, diğerleri orta yaş ve tarikat kisvesinde II![]() Murat dalgın duruyor, arkadan çocuk ağlaması işitilmekte ![]() Akşemsettin ve Hacı Bayram-ı Veli II Murat’ı süzüyorlar (Birdakika )HACI BAYRAM-I VELI – (II Murat’a saygılı ve samimi birsesle) Hünkârım daldınız, nedir acaba sorsak?… II MURAT-(Başını H Bayram’a çevirir düşünceli ve içliağır ağır) Kostantina zihnimi çok meşgul eder oldu sultanım OPeygamber müjdesine mazhar kul olamazmıyım diye düşünür- düm… Zira ki zamanda, mekânda, imkân da bize elverir oldu ![]() HACI BAYRAM – Müsterih (rahat) olun Hünkârım (Ara) O belde İslâmındır (ara düşünür) Biz ermemişiz ne gam (Ellerini iki yana açmış, ayağa kalkar tebessümle) Bilesin ki dünyanın mihver çivisi Ayasofya’yı küfrün kasvetinden kurtaracak (Perde arka- sından gelen sese işaret eder) bu çocuktur Sen olmayacaksın![]() Bende görmiyeceğim (Tekrar tebessüm ve Akşemsettini göste-rir) Ama bu bizim köse görecek (Ara) Esselâmü Aleyküm ![]() (Tarikat terbiyesince eli göğsünde Hacı Bayram selâm verip çıkarken oradakiler ayağa kalkar, selâm’a mukabele ederler Veotururlar )AKŞEMSETTIN-(II Murat’a, söylediğini başıyla tastikederek) Hacı Bayram Hazretlerinin sözü aynıyle keramettir ![]() Hülefa-i Raşidinden (Peygamberimizden sonra başa gelen 4 halife) beri sürüp gelen mukaddes yarışın bitişini ihtar eden bir dehşet duyurdu bana (Ara… kabul ettirici eda) Resulallah’ın has ismi ile de alakadardır evlâdınızın ismi ![]() ![]() (Başlar tastik eder bir eda ile sallanır Sukût)(Soldan Molla Yeğân ve Molla Gürani girer M Yegânortayaş, M Gürani genç ve sakallı, Arap kıyafetinde Ortadadurur, selâm verirler, selâm alınır )2 SAHNE: (Molla Yegân, Molla Güranî ve öncekiler )II MURAT – (Ayakta Molla Yegânla musafaha (iki elle sıkışırken)yaparken) Ehlen ve Sehlen (hoşgeldiniz) Hocam efendim, Beytullah’ın (Allah’ın Evinin) mübarek kokularını getirtiniz ![]() (Yer gösterir) Buyrun oturun (Musafaha biter Otururlar Ara)II MURAT – (Molla Yegân’a saygıyla) O mübarek beldeden(şehirden) bize hediyeniz nedir Molla Yegân?…M YEGÂN – (Elini sakalına götürür Müjdeleyici eda ile)Hünkârım hediyenin mânada ve maddedeki üstünlüklerinden hangisi matlub-u Şahanenizdir (isteğinizdir) ( )II MURAT – Resûller Resûlünün (Peygamberler peygamberi)işaretince her türlüsü makbuldür (Ara hatırlamış gibi)Amma manadaki üstünlük elbette gönlümce olur ![]() M YEGÂN – (Aceleci ve M Güraniyi gösterir) MollaGüraniyi getirdim Gönlünüzce olur, inşallah![]() (Bakışlar M Yegân hepsini tarar, II Murat bekleyişhalinde) ![]() M YEGÂN – (Kararlı) Alim ve fazıl (değerli) bir zattır![]() II MURAT – (Sevinç belirten bir sesle) Allah hepinizdenrazı olsun (ara, ani karar vermiş) Molla Gürani’yi oğlum Mehmet’i yetiştirmek üzere vazifeli kıldım (Molla Gürani’yehitapla) vakti gelince talime başlarsınız ![]() M GÜRANI – (Ayağa kalkmıştır, elini göğsüne bastırırbaşını öne eğer ) Memnuniyetle Hünkârım![]() (Hepsi ayaktadırlar, çıkarken ışık söner )3 TABLO(Işık yanar, yandaki odada Molla Gürani ve Şehzade Mehmet, karşı karşıya, rahle-i tedristeler (dersteler) )1 SAHNE: (Şehzade Mehmet, Molla Gürani)MOLLA GÜRANİ – (Kara ciltli büyük bir kitaptan bir yer bulur, okumaya başlar: (Fetih Suresinin meal ve tefsiri) Bismil- lahirrahmanirrahim (ayetin metnini okur) “Biz hakikat sana, Hudeybiye anlaşması ile Fetih yolu açtık “Bu” Senin geçmiş vegelecek günahlarının affı, Allah’ın yarlığaması (bağışlaması), senin üzerindeki nimetini tamamlaması, seni doğru yola iletmesi içindir” Fetih açmak manasınadır Şehir ve beldeleri zapt edipadalet ve refaha kavuşturmak manasını kucaklar Nitekimhicretin 8 miladın 630 uncu yılında Resulullah Mekke’yifethedip Kâbe’de namaz kıldı Orasını putlardan temizlerken,Mekkelilere de af ilân etti ve Mekke’yi zülum ve ahlaksızlıktan temizledi ![]() (Ara… Mekke fethi ve fethe dair bilgi verir )Mekke fethi bütün fetihler için örnek ve nûmûnedir Öğlevakti Hz Bilâlin Kabe damındaki ezan-ı Muhammediyi okuyuşuâdeta bütün dünyayı rahmete da’vet, çağrısıdır… MOLLA GÜRANI – (Dalgın duran Şehzade Mehmet’e sert- çe çıkışır) Dersi tâkip etmez misin Mehmet!… Ş MEHMET – (Şaşırır, toparlanır) Teeddüp ederim (özür dilerim)efendim (Ara) Dalmışım (Mazur eda ile) Mekke’nin fethi gözümdecanlandı’da (Molla Güraninin tebessümünden yüz bulmuş bir eda ile) Zafer güzel şey, değil mi hocam? ![]() M GÜRANI – (Şefkat ve hayranlık içinde) Oğlum, erkenöten horozun başını keserler, Sabret (Şehzade Mehmet’in ümitli bakışlarına cevap verir gibi) Sen de izn-i ilahiyle (Allah’ın izniyle) ereceksin o günlere ![]() (durak ve bakışmalar)Ş MEHMET – (Sevinçle) İnşaallah![]() (M Gürani kalkar Ş Mehmet fırlar, ayakkabıları çevirirkapıyı açar uğurlar Ara![]() Kitabı kapatır bahçeye çıkar etrafabakar Ani olarak birini görmüştür )Ş MEHMET – (Eliyle uzaktan çağırır ) Hızır, Turhan…gelin, size bir şey söyliyeceğim! (Birkaç çocuk koşarak gelir etrafını çevirirler Dikkatle Ş![]() Mehmetin ne söyleyeceğini beklerler )2 SAHNE: (Ş Mehmet – Çocuklar)Ş MEHMET – Şimdi bakın ben Padişahım(Çocuklar dirsekleriyle birbirlerini dürterler, tebessümle dinlerler )HIZIR – (Gururlu) Peki! Ş MEHMET – (Parmağıyla gösterir) Turhan, sende (birazdüşünür) subaşı ol ![]() TURHAN – (İtiraz eder elini savurur ) Hayır, hayır benAnadolu Beylerbeyi olurum ![]() Ş MEHMET – Peki, (Eliyle arar gibi, parmağıyla birinciçocuğa dokunur ) Haydi sen ol![]() I ÇOCUK – (İtiraz eder, zıplıyarak) Hayır ben kadı olurum![]() Ş MEHMET – (Sertçe) Eee… irade ettiğim hükme itirazistemem ![]() I ÇOCUK – (Eğlenerek) Vay canına anladık, ne yapalımyani Padişah’ın Oğlusun (Ciddileşerek) Bende yeniçerinin oğluyum ![]() (Hepsi ellerini şaplatarak gülüşürler )Ş MEHMET – (Kaşlarını çatar) Biraz ciddî olalım arka-daşlar ![]() II ÇOCUK – (Bir adım ilerler, elini uzatır ve alttançevirerek, Ş Mehmet’e) Bu oyundur kuzum, ne kadar dadalmışsın (geriye çevrilirken kafasını sallar) Erken de ötmeye başladın haaa… Sen kendini nerede zannediyorsun? (Hep birden gülüşürler Ş Mehmet ve Hızır gülmeyekatılmazlar )Ş MEHMET – (Ciddî) Bir Türk, oyununda bile ciddîdir![]() HIZIR – (İleri atılarak elini uzatır ve haykırır) Hele bir müslümanın, beşiğine bile laûbalilik girmemelidir (Öğretici biredâ ile) Hem büyük insan çocukluğundan belli olur ![]() Ş MEHMET (Memnun) Yaşa Hızır, yetiştin imdadıma Senhep benim yanlışlarımı düzelteceksin (Seri ve yüksek sesleortaya) Evet arkadaşlar, bir Müslüman oyununda bile ciddiyet taşıyacaktır ![]() (Aniden M Gürani girer, çocuklar kaçışırlar Ş Mehmetortada kalır, mahçup önüne bakar )3 SAHNE: (M Gürani-Ş Mehmet)M GÜRANI – (Tebessümlü, eli arkada durur) Ne o, padi-şahlığa özenti ha!… (Ara – başıyla işaret eder) Odaya geç, kitabını aç ![]() (Ş Mehmet sâkin ilerler, odaya geçer, kitabını açar bakar![]() M Gürani bahçede gezinir, odaya girer Ş Mehmet kalkar, hocaoturur Ara ve Molla Gürani derse başlar )M GÜRANI – Bugün dersimiz, Mûcizât-ı Nebeviyyeden, istikbaledair (Peygamber mucizelerinden gelecekle ilgili) müjdelerden birini, Fetih Hadis-i Şerîfini okuyacağız ![]() (Önce hoca sonra talebe birer kere hadisin metnini okurlar )M GÜRANI – Gramer (dilbilgisi) tahliline girmeyeceğiz, mânâsı vedelâleti üzerinde duracağız (Okur, mânâ verir ve anlatır) AllahResulü (elçisi) 571 de doğmuştur Doğduğu zaman dünyada iki büyükdevlet vardır Bunlar Orta – Doğu’da çekişme halindedir: Bizansve İran İran Kostantina’yı (İstanbulu) defalarca kuşatmış,alamamıştır Hz Muaviye’den itibaren de, okuduğumuz Peygamber müjdesineermek için yarış başladı Otuzdan fazla kuşatıldı bu şehir VeEbu Eyyub Ensari de bu kuşatmada şehit oldu Sur dışındayatmaktadır Şu anda surlara tıkılmış Bizans ve onu Osmanlıbekliyor… M GÜRANI – (Ş Mehmet’in dalgınlığına dikkat etmiştir)Ne oldu Mehmet? Padişah olmuştun demin, varmısın altın kubbeli Ayasofya’yı Yed-i Beyda-i İslâma teslim etmek mücade- lesine, Allah ve Resulünün Mübarek ismini o kubbede çınlatma- ya? (Sükût) Ş MEHMET – (Sükûtu bozar) İslâm gayreti bunu hermüslümana arzu ettirir, hocam… M GÜRANI – Allah’ın inayeti (yardımı), Resulüllah’ın ruhaniyetiseninle olsun Dualarımız bu yoldadır Mu’cizat-ı Muhammadiy-ye (Muhammed’in mucizesi) tecelliye (gerçekleşmeye) yakındır ![]() (Kalkar çıkıp giderken, Ş Mehmet onu uğurlar, öncekisahnedeki tavırla biran kalır Bakınır Hızır’ı görmüştür Anidencanlanır, çağırır )Ş MEHMET – Hızır, Hızır… Koş… koş…(Hızır koşarak gelir Odayı yoklar)4 SAHNE: (Hızır,-Ş Mehmet)HIZIR – (Odaya bakar) Ne var ne oldu?… (ve döner sevinir) Hoca gitmiş… Ş MEHMET – (Ortaya) Arkadaşlar ben hünkârım, herkesvazifesini bilsin (ve koltuğa oturur) Beylerim, Paşalarım Kostan-tina üzerine sefer var ![]() (İki yanda saf duran çocuklar eğilerek )HEPSİ BİRDEN – Ferman Padişahımızındır ![]() BİRİSİ – Dağlar da bizimdir ![]() Ş MEHMET – (İlerler havuzu gösterir) Burazı deniz, burasıda Kostantina Karadan ve denizden kuşatacağız (Havuzunçevresine çömelirler) Ş MEHMET – Hücum… (Koşarken ışık söner)4 TABLO(Işık yanınca yine saray bahçesi görünür Bu sefer tamkarşıda tahtı üzerinde genç Sultan, II Mehmet Sağında MollaYegân, solunda Hızır Bey ve Molla Gürani sohbet halindeler ![]() Molla Yegânla Sultan Mehmet arasında boş bir koltuk var ![]() Girişte muhafız dimdik durmakta On saniye sonra ihtiyarAkşemseddin girer ve ilerler Selam verir Sultan Mehmet veoradakiler ayağa kalkar Selâm alırlar Sultan Mehmet Akşem-seddinin elini öper Muhafız çekilip kaybolur )SULTAN MEHMET – Buyrun oturun (Sağ yanını işaret eder )(Akşemseddin sağdaki koltuğa otururken öbürleri de yerleri- ne otururlar – Ara) S MEHMET – (Neşeli – Molla Yegân’a hitaben) Hocam nehalse (Akşemseddini gösterir) Bu ihtiyar gelince gayrî ihtiyarî ayağa kalkarım ve elim titrer ![]() (Memnun tebessümler ve bakışmalar )S MEHMET – (Devam eder) Molla Gürani’den de korkarımhaa… (Başını sallar ve güler) Emirnamemi yırtmış geçen gün… (Molla Gürani ciddî kasılır ve öbürleri ona bakmaktadır S![]() Mehmet devam eder )S MEHMET – Ama (Takdirkâr ifade) iftihar ederiz Sizler(hepsini gösterir gibi) bizim rehberimizsiniz Öyle ya, “Hakkonusunda susan âlim dilsiz şeytandır” ![]() (Ara – Sultan Mehmet hafif sağa ve pecereye döner, öbürleri bakışırken, Molla Yegân sûkutu bozar )M YEGÂN – (Hızır’a) Hızır Bey, kadısınız ya (az ara) bencemahkemenin zor bir tarafı var: İki taraf zayıflardan olsa kolay da, bir taraf büyüklerden olursa neylersin? HIZIR – (Dudak büker ve elini savurtarak) Ondan kolayı ne; kuvvetliden yana hükmettin mi olur biter, Molla Yegân! (Hafif güler ve gözler S Mehmed’i yoklar )AKŞEMSETTIN – (Müdahaleci – Elini uzatarak) Vicdanı rafa kaldırmak şartıyla tabii… HIZIR – (Molla Yegân’a) Asıl, mahkemenin zor tarafı, iki tarafın da büyüklerden olması Aşağı koysan sakal, yukarıkoysan bıyık… (Sükût ve S Mehmed’i süzer )(S Mehmet bakışların kendisine döndüğünü hisseder gibi vesükûtun sorusuna cevap verircesine âniden Hızır’a döner )S MEHMET – (Pencereyi gösterir) Şu medresede sabahlarakadar ışık yanar Nedir bu Hızır Bey?HIZIR – (Toparlanır, hatırlamış gibi) Bir talebe varmış hünkârım, sabahlara kadar ders çalışırmış… S MEHMET – (Geriye yaslanır – Ah diye derinden nefesalır boşaltır) Yoksa dedim benim gibi bütün gece Kostantinayı mı düşünür… (Ara) (Aniden muhafız girer, eğilerek selâm verir )MUHAFIZ – Hünkârım vezir-i âzam (Başbakan) ve paşalar geldiler ![]() S MEHMET – Girsinler![]() (Önde Vezir Çandarlı, arkada Zağnos Paşa, Turhan Bey girerler Adet üzere eğilip selamlarlar Oradakiler şaşkın bakışa-rak ayağa kalkmışlardır )S MEHMET – (Paşalara sertçe) Buyurun oturun! (Öbürle-rine yumuşakça) Sizler de efendiler… (ve hepsi tereddütlü otururlar -Ara-) S MEHMET – (Sükûtu bozar) Bu zevatı (kişileri) , bir hususu görüş-mek için çağırmıştım İsabet sizler de varsınız![]() M GÜRANİ – Malûmunuzdur hocam: Bir sevgilimiz var,Kostantina Sevdiren de Allahın sevgilisi Vuslatımız Ayasofya’-nın kubbesi altında olacak ki mâşukumuzun boynundaki incidir o kubbe Onu elde etmek, bütün zıt mânâları islâma teslim etmekve boyun eğdirmek olur Onu kaybetmek ise (durak) tabi aksi,(mahzun) islâmı zıt mânâlara mağlup ettirmek olur (Sükût vebaşlar tasdik edercesine sallanır )AKŞEMSETTIN – Allahın nusreti bizimle olacak Hareketplânımızı tesbit edelim ![]() VEZİR – (Ayakta ve ürkek, S Mehmet’e) Yalnız hünkârım,biz Bizansla anlaşmalıyız (Kendisine bakıldığının farkında,hoşlanılmadığını anlamış, yutkunur) Hem bu iş böyle kolay olmaz zannederim, zamana ihtiyacımız var… (Zağnos Paşa hışımla ayağa kalkar ve eli kılıcının kabzasın- da, vezire yiyecek gibi sert bakar, öbürlerinde de hoşnutsuzluk ![]() S Mehmet söze başlayınca; Zağnoş Paşa öyle kalır ve kımıldama-dan vezire bakar) S MEHMET – (Vezire ağır ağır yaklaşır, parmağını uzata-rak en yüksek sesle) Bizansın hiyaneti bütün dostlukları silmiştir Karamanlıyı himayesi ise, idamını mûcip (gerektiren)bir cürümdür (suçtur) Kazanmak cihetine gelince (ortaya)bilesiniz ki bize düşen mücadeledir Muvaffakiyet (başarı)Allah’tandır Kuvvet bir sebep ise,ben köhne Bizans surlarınıayakta tutacak bir ruhun mevcudiyetine kâni değilim (inanmıyorum) ![]() (Vezire) Bunca ordularımdan yalnız birinin başaracağına inanmaktayım Bütün harp plânları hazırdır vezi-rim! (hepsine birden) Reylerinizi görüşlerinizi) bekliyorum efendiler! AKŞEMSEDDİN – (S Mehmet’le, ayakta) Beyanınız ye-rindedir Bizans ahdini bozmuştur ve artık bu şehrin sahabet(sahipliğini) hakkını kaybetmiştir Hilâl Ayasofya üzerine meyletmiştir![]() ZAĞNOS PAŞA – (Kıpırdamadan dururken fırsat bulmuş, aceleci ve sert) Bizans intihar etmiştir Vezir hazretleri! Yaaşırı merhametlisiniz, yahut!… VEZİR – Yahut, korkak mıyım? TURHAN BEY – Tefsire ne hacet Hünkârımızın işaretinibekliyoruz ![]() M GÜRANİ – Ben de Hünkârın fikrindeyim arkadaşlar![]() (Artık bütün meclis ayaktadır Herkes sultanın kararınıbekliyor )S MEHMET – (Bütün söylenenleri hiçe sayar gibi) Sen nedersin Hızır Bey? (ve bekler) HIZIR – (Kararlı ve yüksek sesle) Sefer, zafer bizimdir! (Ve bu soru hepsine sorulur aynı cevap alınır Veziresorulmaz) S MEHMET – (Ortaya ve ileri) Toplar dökülsün AnadoluBeylerbeyine at koşturulsun Bizans karadan ve denizdenkuşatılacak Herşey bilinerek yapılacak, hiçbirşey bilinmiyorgibi susulacak Beylerim, Paşalarım, Derhal!…(Parmağı ileride durarak, Hepsi elleri göğüslerinde hafif eğilmiş durumda -Mehter başlar- Işık söner -Tek ışık hüzmesi bir noktaya dökülmüştür Öyle kalır ve perde gerisinden fetihmarşı yankılı olarak okunur Bir ses yüksekten ve uzakta, ikincises her mısraı tekrar eder ) |
|
İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro Metni |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro MetniFETİH MARŞI Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek ![]() Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek ![]() Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek ![]() Yürü hâlâ ne diye oyunda oynaştasın? Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın ![]() Sende geçebilirsin yardan, anadan, serden Senin de destanını okuyalım ezberden Haberin yok gibidir taşıdığın değerden Yüzüne çarpmak gerek, zamanenin fendini ![]() Göster, kabaran sular nasıl yıkar bendini… Küçük görme, hor görme delikanlım kendini, Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın, Fatih’in Istanbul’u fethettiği yaştasın, Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır Şu mihrap Sinan-üddin, şu minâre Sinan’dır Haydi artık uyuyan destanını uyandır… Bilmem neden gündelik işlerle telâştasın, Kızım sen de Fatih’ler doğuracak yaştasın ![]() Delikanlım, işaret aldığın gün atandan, Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan ![]() Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan’dan: Senki burçlara bayrak olacak kumaştasın, Fatih’in Istanbul’u fethettiği yaştasın ![]() Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin ![]() Çelebiler çekilip, haremlerde kışlasın ![]() Yürü aslanım, Fetih hazırlığı başlasın! Yürü! hâlâ ne diye kendinle savaştasın? Fetih’in Istanbul’u fethettiği yaştasın ![]() A Nihat ASYAElde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın ![]() 5 TABLO(Uzakta, ışık yanınca surlar gözükür, Sultan Ikinci Mehmet maiyyeti ile beraber otağın önünde surları gözlüyor, yalın kılınç ![]() S Mehmet, M Gürani, Akşemseddin, Hızır Bey, bir de üç hilâllibir sancak gözükür, sancak dalgalanır Dikkatler ve heyecanlıyüzler Derinden -Allah Allah- sesleri, kılınç şakırtıları vetop sesleri işitiliyor Ani bir dalgalanma olur, sırtlarında ok veyayları bulunan, surlardan beri koşan üç asker gelir, tam sultanın önünde durur, eğilerek selâmlamaktadırlarsa da müthiş solumaktadırlar Ciğerleri paralanacak gibi Ve birinci askerhemen müjdeler )1 SAHNE: (Askerler ve Sultanın meclisi)I ASKER – (Soluğunu güçlükle toparlar, bağırarak) Sulta-nım , surlara bayrağı dikti (soluğu kesilir ve düşer)S MEHMET – (Heyecanla ilerler, ikinci askere) Kim, kim?II ASKER – (Ayni boğulan nefesle) Ulubatlı Hasan, Ulu-batlı Hasan… (düşer) (Herkes karışır) S MEHMET – (Üçüncü askere acele) Kendisi nerede?III ASKER – (Son soluğunda) Yaralı ağır yaralı… (Düşer)S MEHMET – (Haykırarak, Hızır Bey’e) Hızır Bey yetiş,Hasan’a yetiş… Beylerim Paşalarım… hücumm… son hamledir bu… (Hızır hızla surlara doğru kaybolur ve hepsi “Allah Allah” diye hücum ederken ışık söner )6 TABLO(Mehter çalmada Işık yanınca sadece surlar görünmede,aniden bir Yeniçeri girer, sırtında ok yay, elinde kılınç ve kalkan Heyecanla etrafa bakarken âniden bir Bizans askerininhücumuna ugrar Kılınç kalkan döğüşürlerken, Bizanslı kaçar veyeniçeri nara atar Bilâhare öteden bir Bizanslı daha çıkar,haykırarak saldırır Yeniçeri baskın döğüşmede DöğüşürkenBizanslının kılıcı düşer Yeniçeri, kılıcını almasını işaret eder vebekler Kılıcını alan Bizanslı yeniden saldırır Bizanslının busefer de kalkanı düşer Yeniçeri de kalkanını fırlatır ve kalkansızdöğüşürler Bizanslı sırtındaki yapıncayı (kama) Yeniçerinin suratınaatarak hile yapmak ister Yeniçeri onu kılınçla karşılar ve hamleyapar Bizanslıyı sıkıştırır, devirir ve kılıcını kaldırır Bizanslı-nın karnına basar Bizanslının gözleri fırlamıştır Yeniçerikılıcını saplar ve “Allah” diye bağırırken Bizanslı acı bir feryat bastırır ve kıvranır Tam bu arada ışık söner Bu esnada döğüşünbaşında “Yeniçeriye” şiiri okunmaktadır, Fetih hadisi yüksek şesle okunur )YENİÇERİ’YE GAZEL Vur pençe-i Alîde ki şeşîr aşkına ![]() Gülbanki asmânı tutan pir aşkına ![]() Ey leşker-i müfettihul ebvap vur bugün, Feth-i mübîni zâmin o tebşir aşkına ![]() Vur deyr-i küfrün üstüne rekz-i Hilâl içün, Gelmiş bu şehsuvar-ı cihangîr aşkına ![]() Düşsün çelengi rûmun, eğilsün ser-i fırenk, Vur Türk’ü gönderen Yed-i takdîr aşkına Son savletinle vur ki; açılsın bu surlar, Fecr-i hücum içindeki o tekbir aşkına ![]() Yahya KEMAL 7 TABLO(Işık yandığında görünen; Ayasofya, kilise halinde, kubbe- sinde haç Ve minaresiz Ayasofya önünde perişan kılıklı büyüklüküçüklü Bizanslılar Kalabalık karışmada ve ağlayanlar var![]() Uzaktan top sesleri geliyor Orada bir keşiş (rahip) dolaşmaktadır![]() Sağdan uzun cübbeli uzun sakallı patrik girer Salınarak ortayagelir )1 SAHNE: (Kalabalık ile Patrik)PATRİK – (Tepeden bir tavırla oradakilere, elini hayretle açarak) Ne var, ne bu, ne oluyor? Niçin buradasınız? BİR BİZANSLI – (Ağlıyarak) Biz savaşmıyoruz Bizansıngünahı o kadar çok ki; Mesih’in ruhu onun üzerine ateş yağdırıyor Biz boşuna ölmek istemiyoruz Varsa yüreğiniz,Osmanlıyla gidip savaşın ![]() PATRİK – (Şaşırır ve toplanır, yukarılara bakınarak, elle- rini açarak) Melekler Mesih ile üzerimizde dolaşıyor (Ara -Yüzleri kontrol eder) Zafer bizimdir ![]() BİR BİZANSLI – (Kin ve istihza (alay) karışık, bakar) Büyük ruhani, artık şu anda bu türlü sözler kargaları güldürür ![]() Biliyor musunuz müslümanlar Allah Allah deyip surlara tırma- nırken dev toplar askere yolaçıyor Onlar fal ile kehanetleavunmuyorlar ![]() (Keşiş ve Patrik âniden sertleşlir, dik dik bakarlar Adamdevam eder) BİR BIZANSLI – İmanları maddî güçlerine destek ve reh- ber oluyor Hocaları ve hükümdarları askerlerin önünde çarpı-şıyor ![]() (Sağdan sert adımlarla, zırhlı ve silâhlı Kral Kostantin ve maiyeti girer Halkı hayretle süzer Öbürleri geride dururlar -Ara) 2 SAHNE: (Kostantin ve öncekiler)KOSTANTİN – (Halka,) Yürüyün mukaddes cihada Ruha-niler (Prenslere) Prenslerim (halka döner) Milletim (Sükût, ses çıkmayınca kıpırdanma olmayınca; kılıcını çeker ve yere atar) Altın kabzalı kılınç gerekmez artık (Prenslere döner) Bana kanlı bir kılınç verin… (Etrafta ürperti ve geri çekilmeler Jüstinyen krala uzatır )KOSTANTIN – (Kılıcını alır ve gözü dolaşan keşişe takılır ![]() Ara) Hey (eliyle çağırır) Keşiş gel bakayım (Önüne çömelenKeşiş’e) Bir Remil at (fal) bakayım, savaşı kim kazanacak? KEŞİŞ – (Diz çöker yere bir şeyler atar bakar, kıvranır ![]() Krala bakar, etrafa bakar ve çaresiz söyler Çenesi yukarıda)Karalar ve denizler, ağaçlar ve kuşlar hep bunu fısıldıyor ![]() Bizansın yıldızı söner gibidir Talih Osmanlı’ya gülüyor…KOSTANTIN – (Sert bir itişle Keşişi yere serer ve) Alın bu uğursuz herifi hapsedin (Yanındakilere) Jüstinyen, Dimitriya- dis… yürüyün henimle, surlarda bir er gibi çarpışarak öleceğiz ![]() (Karışırlar ve hepsi aynı noktaya bakarken sağdan yeniçeri- ler, ellerinde mızraklar, başlarında uzun külâhlarıyla görü- nürler )YENIÇERILER – (Eliyle işaret ederek ve iterek) Savulun, açılın yol verin, Hünkâr geliyor Sultanımız Ayasofya’ya geliyor![]() (Ve Fatih, sağda Akşemseddin solunda Molla Gürani, Hızır Bey yürür ve orta yerde bir an duraklar Halk dikkatle bakışır,yürür ve kaybolurlar Askerler dimdik dururlarken halk yenidenkarışır ve Yeniçeri halkı açar )YENIÇERİLER – Savulun… açılın Hünkâr Fethin ilk na- mazını kıldı çıkıyor… (Fatih ve maiyeti çıkar, orta yerde dururlar, Fatih etrafı süzer, dinler Bir inilti gelmektedir )FATIH – (Ortaya) Bir inilti geliyor Nedir bu?BIR BIZANSLI – (Koşarak ilerler eli göğsünde) Kostantin’- in hepsettiği Keşiş’tir efendim Fal açtırdı Osmanlı lehine gelincehapsettirdi ![]() FATIH – Getirin o ihtiyarı… (Yeniçeriler çıkar Fatih Bizanslıya döner )FATİH – Kostantin nerede? BIR BİZANSLI – Surlarda döğüşerek ölmeğe gitti, işte kılıcı ![]() (Ve Kostantin’in kılıcını alıp Fatih’e uzatır Eğilerek geriyeçekilir Fatih kılıcı alıp çevirir bakar ve)FATIH – (Kılıca bakarken kendi kendine) Zavallı Kostan- tin Korkak bir millet içinde kahramanlık en büyük bedbaht-lıktır ![]() AKŞEMSEDDIN – (Sözünü tamamlar gibi) Beli (Evet) Hünkârım, (Kendisini dinleyen Fatih’e yönelir) Cahiller içersinde alimin, ahmaklar arasında zekinin, korkak bir millet içinde cesur ve kahramanın bedbahtlığına denk bir felâket gösterilemez ![]() (Ara – Keşişi getirirler Herkes çekilirken Fatih’in haberiolmuştur Hafif yan döner Keşiş ürkek ürkek Fatih’in yüzünebakmakta İki yeniçeri kollarından yakalamış duruyorlar Fatihkeşişi süzer )FATIH – Korkma, ben cezalandırmayacağım Sanatını gös-ter Bir de bakayım Kostantina milletimin elinden çıkacak mı?KEŞİŞ – (Bazı numaralar yapar Ürkek ürkek Fatih’ebakarak) Bu şehrin fethi sana nasip oldu Artık milletin elindekalacak Böyle bir işgalle elinizden çıkmayacak![]() FATİH – (Ayasofya’yı gösterir ) Hemen kubbelerden haçsökülüp Hilâl konsun (Yanındakilere emir verir) Derhal bir deminare yapılsın İçi de lâyık ne ise öylece düzenlensin (Ortaya,yüksek ses ve kararlı ifade) Artık burası bir islâm mâbedidir ![]() Böylece bilinsin (Işık söner)8 TABLO(Işık yanınca tek minare ve kubbelerde hilâl gözükür Sahneboş Perde arkasında “Ayasofya Vakfiyesi” okunur Vakfiyebitince ışık hüzme halinde Ayasofya üzerine düşer ve “Canım İstanbul” şiiri okunur )AYASOFYA’NIN VAKFİYESI Şark ve Garp (doğu ve batı) sultanları üzerine gölgesi uzanan bütün halka nîmetleri ve iyilikleri serpilen Sultan ömrünü tamamlayıp Allahına yükseldiği zaman Ayasofya’nın mütevelliği (Yönetimini)nesiller boyunca en iyi erkek evlâdına verilecektir Allah onların şereflivârislerini kıyâmete kadar eksik etmesin… Ama Bâki ancak Sâmed olan Allah’tır Herşey fânidir Evlâdından ve torunların-dan kimse kalmazsa o vakit bu saltanat şehrine (makarrına) hâkim olan ve memleket tahtına oturan kişi benim mütevelliye- timi üzerine alacaktır O, Ayasofya’nın koyduğu şartlara göreidaresini, dindar, her cihetle kendine güvenilir ve nezarete ehil kimseyi bu işe memur edecektir ![]() Yerler ve gökler devam ettiği müddetçe benim vakfettiğim Ayasofya’nın vakıf şartlarını kimse değiştiremez, bozamaz ![]() Koyduğum esaslar birer kanundur Bunların bir tek noktasınıkimse ne eksiltebilir, ne de çoğaltabilir Bunları yapmak Allahınharam kıldığı şeylerdendir 0 Allah ki LEVH’in, KALEM’in,ARŞ’ın, KÜRSÎ’nin, yerlerin ve göklerin sahibi ve muhafızıdır ![]() - FATİH SULTAN MEHMET HAN - CANIM ISTANBUL Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar ![]() Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar ![]() İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim; O benim zaman mekân aşıp gelmiş sevgilim ![]() Çiçeği altın yaldız suyu telli pulludur, Ay ve Güneş ezelden iki İstanbul’ludur… Denizle toprak yalnız, onda ermiş visâle, Ve kavuşmuş rüyalar onda onda misâle ![]() İstanbul benim canım, Vatanım da vatanım ![]() Istanbul… İstanbul… Tarihin gözleri var, surlarda delik delik ![]() Servi endamlı servi, ahirete perdelik ![]() Bulutta şaha kalkmış, Fatih’ten kalma kır at ![]() Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kır’at Şahadet parmağıdır göğe doğru minare Her nakışta o mânâ: Öleceğiz ne çare! Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet, Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet ![]() O mânâyı bul da bul, İlle İstanbulda bul ![]() İstanbul… İstanbul… Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği, Çamlıcada yerdedir göklerin derinliği ![]() Oynak sular yalının alt katına misafir, Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir ![]() Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak koca bir şehir kadar… Bir ses bilemem tambur gibi mi, ud gibi mi Cumbalı odalarda inletir “kâtibimi” Kadını keskin bıçak Taze kan gibi sıcak İstanbul… istanbul… Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler! Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler… Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu Adada rüzgâr, uçan eteklerden sorumlu… Her şafak hisarlarda oklar çıkar yayından, Hâlâ çığlıklar gelir Topkapı sarayından ![]() Ana gibi yâr olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar ![]() Gecesi sünbül kokan, Türkçesi bülbül kokan, İstanbul… İstanbul… |
|
İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro Metni |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İstanbul'un Fethi Tiyatro - İstanbul'un Fethi Tiyatro MetniİKİNCİ BÖLÜM 1 TABLO(Perde açılınca görünen manzara, dördüncü tablodaki dekordur Fatih tahtında, huzurda Hızır Bey, Şair Ahmet Paşa )1 SAHNE: (Fatih, Ş Ahmet Paşa, Hızır Bey)FATIH – (Ahmet Paşa’ya) Asrımdaki Şuaranın (şairlerin) reisi, karın- daşım Ahmet Paşa! Kelimelere düzen verip sanatını gösterirsin ![]() Askere de öyle bir düzen ver ki fetihler ardı ardına gelsin desem… (Tebessüm eder) Ne buyrulur? AHMET PAŞA – (Başını öne büker) İltifat buyurdunuz ![]() Hünkârım Ordularınızın emir kuluyum Şairliğim ise AvniMahlaslı (lakaplı) zat-ı şâhânenin çömezliğine bile ulaşamaz ![]() FATIH – (Sert) Paşam orduların nizamı harple korunur ![]() Ordularımıza yeni “Kızıl elma”lar gerek Bizans son değildir İçeve dışa madde ve mânâ plânında devam edecek olan fetih meş’alesini İstanbul’u almakla biz sadece tutuşturduk Torunla-rımız onu dünyaların ötesine götürecek Ama şunu öğrenmekisteriz; İstanbul’dan sonraki nokta neresi olabilir? AHMET PAŞA – (Tebessümle) Sultanım bu âcize söyletmek dilersiniz, halbuki bütün plânlarıyla hatır-ı şâhânenizde musav- verdir (tasarlanmıştır) , o belde Bendeniz ilk nokta olarak Viyana’yıdüşünürüm ![]() (Ara – Herkes birbirine bakışır) FATIH – Roma’yı almadan Viyana elde tutulamaz Paşa… AHMET PAŞA – Beli (Evet) Hünkârım Endülüs yolunun ikiayağıdır buralar… FATIH – İfşaya vardı Paşa hazretleri (Sükût ve dik dik bakar) Ben de bildireyim ki, Avrupa istikrarının üç ayağından biri elimizdedir Sonra… (Ara) Evet, Endülüs’te bayram… (Ara)Ancak… (Ara – Parmağını uzatır) Kafamdakilerinden birtek düşüncemi sakalımın birtek kılı bilse, bütün sakalımı traş ederim Bu ölçüyle hareket oluna… Ve gün o gündür ki; kararlıve şuurlu büyük işlere girişilsin Malûmunuzdur ki 12 yaşındabu makamı rahmetli pederim Murad-ı sanî (2 Murad) terkettiğinde; tehlikeve düşman saldırısı baş göstermişti Onu vazife başına çağırmışve demiştim ki: (Hiddetle) Eğer sultan sen isen gel vazifene sahip çık Yok sultan ben isem emrediyorum İstilâya karşı memle-keti koruyacaksın… (Ara – İleriye dimdik bakar) Şimdi ise ulemâ (alimler), şuera (şairler), asker, hâkim, sanatkâr ve bütün bir islâm milleti ile elbirliği, korunma ve yayılma hedefindeyiz ![]() İlerde büyük nizamı kurabilmek için yapacağım en ciddî hamlelerimi sizlerin istişarî (danışma) desteğiyle başaracağım Allahın inayeti(yardımı) de böylece tecelli eder (ortaya çıkar) umarım ![]() (Hızır Bey ve Ahmet Paşa kıyam eder, eğilirler )FATİH – (Ayağa kalkar) Ve Roma fethine Ahmet kulumu- zu vazifeli kıldık ![]() AHMET PAŞA – Emru ferman (emir-buyruk) yeryüzünde Allah’ın iradesi- ni temsil eden, Şark (Doğu) ve Garbın (batı) padişahı, Anadolu ve Rum diyarının Sultanına aittir Bize itaat düşer…(Muhafız girer selâm verir )MUHAFIZ – Hünkârım iki Rum papazı huzura girmek dilerler ![]() FATIH – (Yerine otururken) Girsinler… (Oradakiler oturur, papazlar girer Eğilerek selâmlarlar![]() Fatih’in işaretiyle otururlar )2 SAHNE: (Papazlar ve öncekiler)FATIH – (Hemen söze başlar) Hızır Bey (Papazları gösterir) Bunları milletimin ahlâkından birkaç örnek göstermek için çağırdım Merak ederlermiş, bunca yıldır başarılamayan Bizansfethinin sırları nedir deyu? (Kalkar, Hızır’a) Bana bir derviş kisvesi (kıyafeti) gerek Sizler de refakat ediniz ve kendinizitanıtmayınız Esnafı gezeceğiz Ruhaniler de (Papazları gösterir)buyursunlar ![]() (Kapıya doğru yürürken ışık söner )2 TABLO(Işık yanınca çarşı görünmektedir Karşıda ayakkabıcılarkapılarında mest ve papuçlar asılmış Kapı üstünde Osmanlıca«Her sabah besmele ile açılır dükkânımız, Ahî evrendir hem pirimiz üstadımız» beyti yazılı Solda bakkallar, sağda nalburlar![]() Fatih derviş kılığında, öbürleri de tanınmayacak şekilde sahne- nin ortasında fısıldaşan edâ ile )SAHNE – (Fatih – yanındakiler – esnaf) FATİH – (Ortaya) Önce bakkallara… (Başlar, sen bilirsin mânâsına eğilir ve yürürler Birincibakkalın önündeler )FATIH – (Mütevazi selâm verir) Esselâmü aleykum efendi ![]() BİRİNCİ BAKKAL – (Kalkar) Aleyküm selâm derviş efen- di Azimetiniz ne yana? Bir emriniz mi var?FATIH – Bir okka şeker, ikiyüz dirhem kahve almakisterûz (Bez bir torba uzatır)BAKKAL – (İçeri girerken) Şeker veririz (Torbayı dolugetirir, el kantarı ile çeker) Tamam bir okkadır efendim (Uzatır)Bedeli yalnız iki paradır Derviş baba hoşgörün, (Öbürleriniişaret eder) beylerim de hoş görsünler Kahveyi komşu bakkal-dan alacaksınız Zira ki bugün siftah ettim O henüz etmedi Onada bu fırsatı verin ![]() FATIH – (Tebessümle) Hayhay efendim… (Bakışırlar ve işaretleşirler Dudaklarını bükerek hayretleri-ni ifade ederler Fatih ikinci bakkalın önünde durur ve içeriyeseslenir )FATIH – (Nezâketle) Bakkal karındaşım lütfedermisiniz… (Ara – iki parmağını uzatır) İkiyüz dirhem kahve… (Ara) İKİNCİ BAKKAL – (Elini dışarı uzatır, bir küçük bezle) Buyrunuz dervişim Borcunuz bir puldur…(Fatih uzatır ve döner Sahnenin ortasında toplaşırlar Fatihnalburları gösterir ve o yana yürürler )FATIH – (Eliyle buyrun der gibi) Nalbura uğruyalım ![]() (Dükkânın önünde oturan adama) Nalbur efendi… Zencefil var mıdır? Elli dirhem olsun ![]() NALBUR – (Ayağa kalkar) Elbette ancak (gösterir) bu dükkândan vereyim… (Girer çıkar bir kağıt uzatır) Buyrun bir puldur… FATIH – (Elini göğsüne bastırır, Nalbura) Biraderim bir hususu merak ettim… (Ara) Neden bu dükkânı tercih ettiniz? Onda zencefil yokmudur? NALBUR – (Şaşırmış) Var efendim Ama… (Ara) Çok cüz’i(küçük) bir komşu hakkına riayet için (Mühimsemez, Aldırma… (Ara) Ama öğrenmek diledin; siz komşumun dükkânı tarafından geldiniz O da burada yok, bana emânet etti Kendisi olsa ihtimalki siz ondan alışveriş yapacaktınız Ayrıca emâneti nefse tercihgerekirdi Emânete riayet bunu gerektirir Ayrıca komşumuzunnüfusu kalabalıktır Onun çok kazanmaya ihtiyacı vardır![]() FATIH – Berhudar (selamette kalın) olunuz efendim, Allah’a ısmarladık… (Nalbur başıyla onları uğurlar Dönerler, herkes önünebakarak düşünceli Yine sahne önüne toplaşırlar Fatih dönerkarşıdaki ayakkabıcıları gösterir Şimdi bakkal ve nalburlargözükmez Ayakkabıcı dükkânlarının içinde birer adam görünür![]() İlerlerler ve dururlar Ahmet Paşa kapıdaki levhayı okur )A PAŞA – «Her sabah Besmeleyle açılır dükkânımız AhîEvrendir dahi pirimiz üstadımız »HIZIR BEY – (A Paşa okuması bitince) Ah… işte teslimiyetve tevekkül (Allah’a güven) , bağlılık, disiplin ve bir kelimeyle… FATIH – (Sertçe döner) Evet bir kelimeyle… Nizam!… (Döner seslenir) Kavaf efendimiz (Ayakkabıcı) bize bir çift ayakkabı, bir çift mest satınız ![]() 1 KAVAF – Satayım ey Pîr… genç yaşta dervişlik çokzevklidir Mestlerim pek güzel değildir ama satayım Ancakayakkabıyı komşumdan almanız şartıyla… FATIH – (Mestleri eller) Kavaf karındaş, mestlerin aliyyül a’lâ, (çok güzel) Halbuki sen onları yeriyorsun (kötülüyorsun),herkes malını överken… 1 KAVAF – (Mestleri indirirken) Aziz dervişim, övülecektek Allah (c c ) ve onun övdüğü, övdükleridir Ben kendi imâliminasıl överim Üstelik olur ki bir kusuru çıkarsa, müşteri gıyabîde olsa (arkamdan) hakkımda kötü şehadet etmez mi? Ve hele övmekle komşuma karşı saygısızlık olmaz mı? Olur ki onun gönlüne hüzün gelir Yererim; benden almazsan komşudan alırsın,komşum kazanırsa ben de kazanırım demektir ![]() FATIH – Peki ayakkabıyı niçin komşundan aldırırsın? 1 KAVAF – (Ellerini oğuşturur) Kârda eşitlik olsun O hiç,ben iki kazanırsam, din kardeşliğimize sığmaz ve yaraşmaz… (Paralarını uzatır, ondan mesti, öbüründen ayakkabıları alır Peki der gibi dönerler Kavaf içeri girer, onlar yine öndetoplaşırlar )I PAPAZ – (Heyecanlı aceleci) Adamlar bize ömürlük dersverdiler ![]() II PAPAZ – (Atılır) Ve Bizans’ın fethinin sırlarını da…FATIH – Deryadan (denizden) katre (bir damla) gördünüz Ve bunlarmü’min için tabiî şeyler Değilmiki doğrudur, vazifesini yapıyor![]() Evet mecbur olduğu şeydir Fazilet bundan ötedir![]() II PAPAZ – Bundan ötesi de mi var?…FATIH – Daha neler… (Elini sallar) HIZIR BEY – (Atılır) Hz Ebubekir’in duasını bilir misiniz?Allah’ım benim vücudumu o kadar büyüt ki Cehennem’i doldurayım ki; öbür Mü’minlerin girmesine yer kalmasın… FATIH – Evet Mü’min, Mü’min’in günahını bile yüklenme- ye hazırdır… (Apışmışlardır, ışık söner )3 TABLO(Işık yanınca; mahkeme salonu, Kadının (Hakim) rahlesi (küçük masa) okka kalem görünür, kapının yanında mübaşir oturur Kadının makamıboş Sahne tam aydınlanınca kapıdan, mübaşirin arkasından omuzu-na doğru, bir köylü başını uzatır Mübaşir başını geriyekaldırarak, bakarken )1 SAHNE – (Köylü, mübaşir)KOYLÜ – (Acele ve telâşlı) Kadı efendi nerede? Dâvâm var, at aldım hastalıklı çıktı ![]() MUBAŞİR – (Bir başına, bir ayağına bakar) Bilmez misin namaz vaktidir? KÖYLÜ – Ben bilirim ya telâşlıyım… Sen bilirdin de niçin gitmedin? MÜBAŞİR – Farzı kılıp döndüm, senin gibi telâşlıları beklemek için ![]() (Adam telâşlı ve cevapsız etrafa bakar, acele çıkar Mübaşirarkasından kalkıp çağırır )MÜBAŞİR – Kadı efendi şimdi gelir, erken dön! ![]() ![]() (Mübaşir oturur, ara, Kadı girer Mübaşir ayakta, Kadı tamyerine geçince ayakta duran Mübaşir’e dönerek) ![]() KADI – Gelip giden varmı? MÜBAŞIR – (Eli önünde bağlı hürmetle) Evet efendim az önce bir at meselesi için biri geldi Beklemedi, çabuk dön dedim![]() (Ara) KADI – (Eliyle gösterir) Dışarıda bekle, gelince hemen içeri al ![]() (Mübaşir çıkar Kadı oturur kitap karıştırır Az sonramübaşir ve acele ile köylü girer Mübaşire fırsat kalmaz )2 SAHNE – (Kadı, Mübaşir, Köylü )KOYLÜ – Telaşlı ve aceleci) Kadı efendi geldim, yoktun, atım öldü şimdi neyleriz ![]() KADI – (Merakla) Yani nasıl bir şey? Baştan anlat bakayım ![]() KÖYLÜ – (Aynı telâşla devam eder ) Bir adamdan birkeseye bir at aldım At soluğanmış söylemedi Binip sürüncehastalandı şikâyete geldim yoktunuz Atını da geriye almadı,şimdide öldü Kadı efendi… (Ara)KADI – (Az düşünür köylüye bakar) İlk gelişinizde ben burada olsaydım, kanun hükmü şu olurdu; Atı sahibine iade, aybını sakladığı için de ceza Sana da verdiğin paranın iadesi![]() Fakat… KÖYLÜ – (Endişeli, kadının sözünü keser) Fakat şimdi alamayacak mıyım ?KADI – (Tebessümle) Heyecana mahal yok, adalet tecelli edecektir ![]() (Ve kuşağından bir kese çıkarır köylüye uzatır )KADI – Ben vaktinde burada bulunabilsem öyle hükmeder- dim Binaenaleyh, bunu benim tazmin etmem (ödemem) lâzım![]() (Köylü almak istemez, mahçup çekilirse de Kadı, ısrarla avucuna tutuşturur Köylü konuşmadan çıkar, ışık söner )4 TABLO(Işık yanınca, eski dekor görünür Kadı rahle başında Mübaşir kapının yanında oturuyor Birden Mübaşir geriyeçekilir, hayretle bakar Ve kolu bilekten kesilmiş, kanlar akanadam iki kişinin yardımıyla içeriye baskın gibi girer Vemüsaade beklemeden konuşmaya başlar Kadı yerinden kalkmışhayret içinde dinliyor Ve bakıyor Gelen Mimardır, yanındakilerkalfaları )1 SAHNE – (Mimar ve kalfaları Kadı ile mübaşir )MİMAR – Kadı efendi göster adaletini, Padişah’ımız kolu- mu kestirdi Sultan Mehmet’i şeriata şikâyet ediyorum![]() KADI – Elbette, kanun önünde şahıslar vardır Sultanyok… Haksız kim olursa olsun, cezasını bulacaktır (Temkinli)Sen hele hadiseyi sebebleriyle olduğu gibi anlat bakayım ![]() MİMAR – (Ağlıyarak ve arada bir durarak anlatır) Ben rum asıllı bir Mimarım Hazirun (Burdakiler) bilirler ki;Padişah’ımız beni Ayasofya’ya müsavî (eş) bir câmi inşasına memur kıldı Bu kalfaları (Yanındakileri başıyla göstererek) dayardımcı vermişlerdi Camî Kadırgada inşa olunmuştur![]() Biz sa’yü gayretle tam istediği zaman ve istediği yerde, istediği şekilde camiyi yaptık Ne var ki zelzeledenyıkılmasın diye sûtünlardan bir miktar kestim Sultan buyüzden (ses benzetmeye çalışır gibi) «Sen benim itina ile getirdiğim sütunları kesip camii de alçak eyledin » diyerekelimi kestirdi Ben davacıyım Bundan böyle sanatımı icradan veehlimi geçindirmekten mahrum, namerde muhtaç kaldım ![]() (Ağ-lar başı öne düşer )KADI – (Kolu kaldırıp bakar, bırakır kol sarkar ve kan damlar ) Hak ve adalet tecellî edecek Suçlu da cezasınıbulacaktır Ve mazlumun zararı da izale edilecek (giderilecek)Müsterih ol (rahatla)(Sert ve yüksek sesle) Hem ne hakla Sultan Mehmet kaza makamını (yargı makamını) tecavüz eder (Mübaşir’e sertçeparmağını uzatır ) Derhal Sultan Mehmet’i buraya çağır![]() Hakkında şikâyet var, kaza makamına çıkacaksın diyesin… MÜBAŞİR – (İnanmaz, ürkek sorar) Padişah Fatih Efendi- mizi mi?… KADI – (Daha dolgun sesle) Evet evlâdım O kişiyi… Vesöyleyeceksin ki, Murâfaa-i ser’ (mahkeme çağrısı) için mühlet yoktur, âcilen gele… (Mübaşir selâm verir çıkar Kadı duvardan asılı süngüyüalır oturduğu minderin altına sokar Sonra rahleye geçipkitapları aceleyle tetkike dalar Ötekiler seyre dalmışlardır Arasıra mimar kıvranır Az sonra mübaşir girer )MÜBAŞİR – (Eli önüne bağlı hafif eğilir selâmlar) Sultan’a emrî tebliğ ettim (Ara Kadı dinler Mübaşir devam eder ) Hemenkalktı; Çağıran Emr-i Şer-i Muhammedidir (Muhammedin getirdiği şeriat emri) , icabetetmem lâzım dedi Hazırlanıyordu![]() (Ara – Ve birden geriye çekilir heyecanla) Padişah’ımız teşrif ediyor! ![]() ![]() (Fatih girer Mimar ve kalfalar toplanır geri çekilir Fatihheybetle ileri gider Fatih, sağdaki koltuğa ilerlerken, silahlıdır![]() Kadı müdahale edince bir saniye durur önüne bakar )2 SAHNE – (Fatih ve öncekiler)KADI – (Parmağıyla gösterir ve ayağa kalkar) Suçlu yerine geçiniz ve davacının yanında ayakta durunuz (Ara) Müddeî (iddiacı)şikâyet ve talebini (isteğini) beyan etsin (açıklasın) ![]() (Fatih geri çekilip Mimar’ın yanında vekarla durur Mimarbir Fatih’e bir kadıya bakarak evvelki ifadeyi aynen tekrar eder ve ilâve eder )MİMAR – Kaza makamının vereceği hükme razıyım ![]() KADI – (Kalfalara) Hadiseye aynen şahitmisiniz? İKİSİ BİRDEN – Aynen şahitiz ![]() KADI – (Fatih’e döner) ne dersin Sultan Mehmet? FATİH – (Başı önünde) Hadise aynen öyledir (Başınıkaldırır, ciddi) Hükmünüzü bekliyorum ![]() KADI – O halde hükmü tebliğ ediyorum (oturur kitabâ bakarak bir şeyler yazar ve kalkar, elindeki kağıdı okur HÜKÜM: Fatih Sultan Mehmet Han verdiği vazifedeki kasten veya hataen kusurundan dolayı, elini keserek bir sanatkârı sanatından mahrum, ailesini perişan kılmış, hemde rey’iyle (kendi görüşü ile) hüküm verip emr’i şeriate (şeriat hükümlerine) Muhalefette bulunmuş, kaza makamını tecavüz etmiştir ![]() Binaenaleyh, onun dahi elinin aynı yerden aynı vechile (şekilde) kesilmesine mazlumun da zararının izalesi (giderilmesi) için ailesine nafaka bağlanmasına hükmolundu ![]() Karar, Kur’an ve Sünnetin aynı zamanda Salih Ulemânın (alimlerin) beyanları neticesidir İnfazı derhal olacaktır![]() Ara – Başını kâğıttan kaldırır, Fatih’e bakar) Yani kısas olacaksınız, Sultan Mehmet!… FATİH – (Mütevekkil ve metin) Şeriatın kestiği parmak acımaz , yalnız ben dâvâcının şahsî ve ailevî ihtiyaçlarınıtaahhüt etsem (karşılayacağına söz verme) , acaba diyet mümkün mü? (Fatih göz ucuyla Mimar’ı kontrol ederken Kadı ilerler ve ortada dururu )KADI – Bir şartla… (Mimarı gösterir) Dâvâcının bunu kabul etmesi şartıyla… (Ara) MİMAR – (Kendisine bakıldığını görünce şaşkın bakınır ![]() Fatih’i süzer, Şefkatli edâ) Ben padişahımızın kolunun kesilmesi- ni istemem… (kükrer Kadıya) O kolsuz olamaz… FATİH – (Ümitlenmiş, Mimara döner ve acele ile) Bütün ihtiyacını hazineden derhal bağlatacağım… ![]() KADI – (Sözünü keser El âyâsını (avucunu) Fatih’e uzatarak) Ha-yır… suç devletin değil, şahsınızındır Binaenaleyh, zat-î emlâki-nizden (şahsi mülkünüzden) ödemeniz ve buna da Mimar’ın açık rıza göstermesi kaydıyla hükümde değişiklik olabilir ![]() FATİH – Baş üstüne efendim, herşeyi ölçüsüyle ödeyeceğim ![]() KADI – (Mimar’a döner) Ne dersin Mimar efendi? MİMAR – (Yorgun, fakat mes’ut edâ ile) Adaletin tecellisi karşısında ne isteyeceğimi, hatta nerede olduğumu bile unut- tum… Son hükmü, yani diyet hükmünü aynen kabulleniyorum ![]() KADI – (Ortaya) Hüküm diyetle değiştirildi (Geçer yerineve kâğıda not eder Mimar’a) Mürafaa (dava) bitmiştir Selâmetlegidiniz ![]() (Mimar ve kalfalar hürmetle çıkarlar Fatih değişmedenduruyor – Ara-Kadı yerinden kalkar, birkaç adım yürür )KADI – (Fatih’e) Hünkârım, mûrafaa bittiğine göre, buyu- rup (sediri gösterir) bu fakirle (göğüsüne dokunur) iki kelâm etmek lûtfunda bulunmaz mısınız?… FATİH – (Yürür ve konuşmadan sedire oturur Eli kılıcınkabzasında bir şey söyleyecek gibi bakar ) Hızır kardeşim(Ara – Hızır dikkat kesilir) Bilirmisin ne için silâhlı geldiğimi? (Sertçe) Padişahtır deyu iltifat etsen, hele lehime hüküm vermeğe kalkışsan, (Kılıcını çekerek ve ayağa kalkarak) bunun- la başını uçuracaktım!… KADI – (Anî ciddîleşir ve minderin altından süngüyü alır) Sen de bilirmisin; mahkemenin kararına uymasan hükme itiraz etsen (Süngüyü ileri uzatır) bu yılanı kalbine sokacaktım ![]() (Süngüyü sedire atar ve yumuşar Fatih yavaşça oturur İkisi desâkinleşirler Kadı devam eder tebessümle) Kardeşim zira biz bumakamda Allah adına hükmetmek ve dosdoğru karar vermek zorundayız (Daha yumuşak) Sultanım yoksa âdil hüküm vere-ceğimden mi şüphe edersiniz? ![]() İmanımızın icabıdır bu![]() Üstelik “kuvvetliye meyil (yan çıkma) bana ar gelir (utanç verir)” Senin zulme razı olmayacağını bilirim ama (sertçe) isterse başımda dünyanın en zalim hükümdarı bulunsun Allahtan korkmakseviyesine erebilmiş karakter ve şahsiyet sahibi bir kadı hükmü olduğu gibi söyler Aksi halde bir hâkim, otlamaya salınmış sözde hürmahlûktan farksız, vicdanından esir bir zavallı olduğunu hisset- melidir (Ortaya yüksek sesle) Bilirsiniz ve duyururum ki, gerçekhâkim olmayınca, mahkemelerden daha şen’î (kötü) bir zulüm mahalli düşünülemez ![]() FATİH – (Kıpırdanmadan dinlerken âniden ayağa kalkar ilerler Kadı ile yüz yüzeler Elini yana açar) Hükümdarlar birmilletin başında zulüm ile de kalabilirler, adaletle de! Ama (Parmağını sallar) bu bitici günlerden sonra tarih onu ya kanlı bir sahifeye, yahut bir (Sağ elinin baş ve şehadet parmaklarının köşelendirip ileri uzatır) Şeref tablosuna yerleştirir (Ara) Amaişin en feci tarafı şudur ki, insan zulmettiğini pek sezemez Hisve hırslar, zaten yetersiz olan aklı örter ve sapkınlaştırır… (Ara) Bu yüzden de (Seyirciye döner) bu yüzden de adalet namına zulüm her gün artar (Aniden Hızır’a döner sokulur ve eliniuzatır) Bunun ölçüsü şaşmaz prensibi nedir? Söyle Hızır Bey… Oyle ki insan zulme saptığının farkına varıp (geriye döner) dönebilsin (Bir adım atar, kadı konuşunca sertçe döner)KADI – Hak ve hakkın sultası ki; Gerçek Hürriyet olan, ALLAH’ın sultasıdır O’na teslim olmak…FATİH – (Olduğu yerde ve durumda) Yani ALLAH’ın kanununa uymak… (Ara – Kendi kendine) Onu bırakıp kendi iradesiyle hükmetmek… (Düşünür) Evet evet… (Kadıya) Allah’ınkanunundan başkasıyla hükmetmek zulümdür… KADI – (Kendi görüşünün belirmesi sevinciyle) Evet Hün- kârım… (İki elini aşağıdan yana açar) Kendi iradenizle el kesmeniz bu bakımdan zulümdür… FATİH – (Başını yukarıya kaldırarak, ferahlıca) Hamdede- rim ALLAH’ıma adaletle sona erdi (Âniden değişir Ciddî vekararlı, seyirciye döner Bir adım atar, parmağını sertçe ileriuzatır) Necip (asil) Milletimin vazifesi de budur işte… (Son sesiyle) Bütün beşerî ve nefsanî nizamları silerek Hakkı kaim kılmak (ayakta tutmak)… (Perde kapanmaya başlar) FETİH’TE BUDUR İŞTE… GERÇEK FETİH… (Perde sür’atle kapanır )
|
|
|
|