“Gül” , Aşkin Mihrâbidir Dr. Mehmet Güneş |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
“Gül” , Aşkin Mihrâbidir Dr. Mehmet Güneş“GÜL” , AŞKIN MİHRÂBIDIR Dr Mehmet GÜNEŞ“GÜL” , AŞKIN MİHRÂBIDIR Dr Mehmet GÜNEŞ Başkaları Gülü bir çiçek diye sever belki de ![]() ![]() Ama biz, Gülü “Gül” olduğu için severiz![]() ![]() Bizim için; Gül sevgilidir, Gül güzelliktir, Gül coşkudur![]() ![]() Gül, esmânın eşyâya tecellisinin esrârıdır![]() ![]() Gül aşktır, Gül sevinçtir, Gül bahar muştusudur![]() ![]() Gül, ezelle ebet arasındaki bütün zamanların “En Güzeli”nden yansımalar taşıdığı için güzeldir![]() ![]() Ve katmer Gül; rengini şehit kanından, kokusunu Efendimiz(sav)’in mübârek teninden aldığı için çiçekler sultânıdır![]() ![]() Bu sebeple olsa gerek, Gülün kokusuyla kendimizden geçeriz![]() ![]() Gideriz bir başka âleme![]() ![]() Yol buluruz mâverâya![]() ![]() Biz Güle, Gülistanda açan katmer Güllere; “ Peygamberlik Gülzârının Eşsiz Gülü”nün remzi olduğu için vurgunuz![]() ![]() Gülü her kokladığımızda salavat getiririz , O’nun terinin kokusundan bir zerreyi teneffüs ettiğimizden ![]() ![]() “Gül”ü târife ne hâcet, “Gül”; Sevdâyı Muhammedî’dir ![]() ![]() “Gül”ün sevdâsı kalbimizin hafî tepelerinde, ahfâ zirvelerinde sancak açmıştır![]() ![]() Ve bizler, gönlü Gülşen olan insanlara meftûn oluruz, “Kainatın Solmayan Gülü”nün aşkıyla![]() ![]() Gün gelir, gözyaşıyla Gül sularız![]() ![]() Bir Gül için bin dikene su veririz; biliriz ki, Güllerin içinde diken yoktur, dikenler içinde Gül vardır![]() ![]() O, aşkımızın mihrâbındaki “Gül” ![]() ![]() O, âlemlere rahmet olarak gönderilen bir resûl![]() ![]() O, çöl sıcağındaki bir Kevser şelâlesi![]() ![]() O, teşrifiyle kainatı aydınlatan ve ışık bahşeden sonsuz bir nur şûlesi![]() ![]() Gündüzleri dünyayı ışıtan güneş ve geceleri gökyüzünde çiçek çiçek açan yıldızlar O’nun sönmeyen ışığının en mütevâzı kandilleridir![]() ![]() Serâ da , süreyyâ da O’nun nûruyla aydınlanır![]() ![]() O’nun sîreti bir amaç, O’nun sünneti bir hidâyet, O’nun sûreti gönüllere ülfet ve nîmet veren bir âb-ı hayat![]() ![]() Ruhumuz O’na âşık![]() ![]() O, Gül mushaflı sevdâmızın sembolü![]() ![]() O, on sekiz bin âlemin emsali olmayan “Gül”ü![]() ![]() ![]() Divan şairimiz Fuzûlî Su Kasidesinde: “Suya versün bâğbân Gülzârı zahmet çekmesün, Bir Gül açılmaz yüzün tek verse min Gülzâre su ” diye “O Gül”ün dünyaya bir kere geleceğini, bahçıvanın bin Gül bahçesini sulasa, sele verse dahi O’nun yüzü gibi bir Gül açılmayacağını en lâtif bir biçimde ifâde ediyor ![]() ![]() ![]() Lâkin , O “Gül”ün sevdâsını kelimelerle anlatmak, dizelerle vasfeylemek ne mümkün ![]() ![]() O, “Alemlere Rahmet” olarak gönderilen hayat güftesi![]() ![]() O, tebessümünden cennetler yaratılan mutluluk bestesi![]() ![]() O, bütün çağların önünü aydınlatarak Âdemoğlunu karanlıktan kurtaran yaratılmışların en yücesi![]() ![]() O, Rabbimizin terbiyesiyle yetişmiş bir ahlâk âbidesi![]() ![]() O, Çâresizlerin Çâresi![]() ![]() O, Kimsesizlerin Kimsesi![]() ![]() O, hurma kütüğünün bile hasretinden inlediği bir ülfet çeşmesi![]() ![]() O, mükemmel bir aile reisi![]() ![]() O, vefânın zirvesi![]() ![]() O, insanların en sabırlısı, en müsâmahalısı, en azimlisi, en kararlısı![]() ![]() O, yiğitlik ve cömertlik timsâli ![]() ![]() O, kâinatın bir numûne-i imtisâli![]() ![]() O, Efendiler Efendisi![]() ![]() O, Allah’ın müjdesi![]() ![]() O, insanlığın müjdecisi![]() ![]() O, hem “Halîl” hem “Habîb”, hem “Sıddık” hem “Emîn”![]() ![]() O, sevgi tohumları atıp, kardeşlik duyguları yeşerten; toprağa yağmur, karanlığa nûr, beşeriyete gurur ve gönlümüze sürûr olan Sevgililer Sevgilisi![]() ![]() O’nda toplanmıştır bütün güzellikler, O’nda cem olmuştur cümle özellikler![]() ![]() O, hep “ Ümmetim, ümmetim ” diyen “nefsim” demeyen Hâtemül Enbiyâ tâcının sâhibi![]() ![]() O, Sidretü’l Müntehâ’nın misâfiri![]() ![]() O, kusursuz bir komutan![]() ![]() O, Gâye İnsan![]() ![]() O, Mahşer günündeki tek sığınak![]() ![]() O, kırık gönüllerin mîmârı![]() ![]() O, Hakk’a giden yolun rahmet kapısı![]() ![]() O, İslamı bütünüyle hayatında billurlaştıran, bizâtihî İslam’ın kendisi olan Habîb-i Kibriyâ![]() ![]() O, Hakk’ın nûrunu bütün cihâna yayarak tebliğini tamamlayan Nebîler Nebîsi![]() ![]() O, Tek Lider, Tek Önder, Tek Rehber ![]() ![]() Âşıklar O’nun için yanar![]() ![]() Sâdıklar O’nun için ağlar![]() ![]() Rüzgâr O’nun yâdıyla eser![]() ![]() Bülbüller O’nun kokusunun olmadığı yerlerde susar![]() ![]() O’nun izinden gitmeyen saadet bulamaz![]() ![]() O’nun nûruna pervâne olmayan Mahşerde kurtulamaz![]() ![]() ![]() O, İlâhî nizâmın nâmütenâhi güzelliğini bahşetti gönüllerimize ![]() ![]() O, ruhlarımıza üflediği sonsuzluk aşkıyla hilkâtin esrârını öğretti bize![]() ![]() O’nsuz ne farkı vardı gündüzlerin geceden![]() ![]() O’na gelen vahiyle aydınlandık, karanlık her düşünceden![]() ![]() O olmasaydı, sonsuzluk iklimine ulaşamazdık![]() ![]() O olmasaydı, dünyadaki bu sarp yokuşları asla aşamazdık![]() ![]() O’nunla kalbimize nûr olup, doldu ilham![]() ![]() O'nunla ışık buldu; gece, gündüz ve akş**![]() ![]() O’nsuz baharlar kıştı![]() ![]() O’nsuz insanlık, öksüz ve yetim kalmıştı![]() ![]() ![]() Kâinatta mütecellî olan Esmâ-i İlâhiye’yi şahsında en mükemmel bir biçimde tebârüz ettirip, en mücellâ keyfiyetiyle temsil eden Gâye İnsan O’dur ![]() ![]() O’nun her kelâmı hakla bâtılı ayıran bir kıstas; O’nun her hükmü şaşmaz bir adâlettir![]() ![]() O’nun hayatı tebliğini temsille geçmiş ve cihana en iyi tebliğin temsil olduğunu göstermiştir![]() ![]() ![]() O, ıstıraptan çatlamış dudaklara merhem, kuraklıktan çoraklaşmış gönüllere zemzem, insanlığını kaybetmiş ruhlara erdem ve alev alev yanan sinelere bir meltem gibi serinlik vererek bizlere cennet-âsâ baharlar ikrâm eder ![]() ![]() O’nun gelişi gecelerin ebedî bir gündüze dönüşüdür![]() ![]() Ve O’nunla İslâm’ın nûru tulû etmiştir![]() ![]() O, ümmetini küfrün yakıcı sıcağından îmânın âsude ve serin iklimine kavuşturmuş, karanlıktan nûrun aydınlığına çıkartmıştır![]() ![]() ![]() Uykuda bile uyanık kalmanın keyfiyetine vâsıl olan gönül erleri, nurani ışıltıların semâvi izdüşümlerini O’na teslimiyette bulurlar ![]() ![]() Muhakkak ki, sema ile arz arasında meydana gelecek bir kutlu buluşma “Gül Devri”nden ilham alan bir iklimde gerçekleşir![]() ![]() O “Gül”ün nâmütenâhi güzelliği kalplere yansıdığında gecesi olmayan bir gündüz tecelli edip gönüllerde Gül tomurcuklarının açılmasına vesile olur![]() ![]() Unutmayalım ki, en karanlık devirlerde bile dikenler arasında goncaya durmuştur Güller![]() ![]() “Gül”ün çevresindeki dikenler, Gül kokusuyla hemhâl olunca, Güle dönüşür birer birer![]() ![]() Bizler “Gül” kokusunun ikliminde insanlığımızı yeniden keşfettiğimiz zaman; rahmet, bereket ve hidâyet yağmurlarıyla madde ve mânâ planında yeniden dirileceğiz![]() ![]() Mekanın ve zamanın ölü noktalarına “Gül Devri”nden gelen esintilerle hayat üflemeye muktedir olacağız![]() ![]() Gül yüzlüler göz yaşıyla Gül sularken, tomurcuk veren Güllerin açılmasını beklemektedir![]() ![]() Gonca Güller açıldığı zaman vuslat baharı gelecek, gönlümüz şâdumân olacaktır![]() ![]() Kalpler O’na bağlanıp râm olduğunda, yanlışlıklar bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalkacaktır![]() ![]() ![]() Yeter artık uykunun yollarını gözleme ![]() ![]() “Çıkmaz sokak”larda koşup dolaşmaktan yorulmadın mı? Umranların verâsındaki insanlar mesut değilse, huzuru bulamıyorsa; beşeriyet kendisini yeniden mîzâna çekmek, yeniden Kâinatın Efendisi’nin aşkıyla yanmak, yeniden O’nun ışığıyla nurlanmak, yeniden Asr-ı Saadet iklimine bağlanmak mecbûriyetindedir![]() ![]() Âdemoğlu, “Muhammedî Nur”dan ışık alıyorsa, davranışlar ve duygular semâvi kalıplarda şekillenip “Gül”e meftûn oluyorsa; akıl ve kalp mecrâsını bulmuş, ruh ve gönül Hakk’a kavuşmuş, gözler Kevser, sözler zemzem ile yıkanmış demektir ![]() ![]() ![]() Muhabbeti sâdık olanlar sevdiğinin yolundan gider ve ona itaat eder ![]() ![]() İlahi sevginin menzîli de, istikâmeti de yolu da Muhammedî sevdâdan geçer![]() ![]() O’nu sevmek, O’na itaat etmektir![]() ![]() O’nu sevmek, O’nun sevmediklerini sevmemektir![]() ![]() O’nu sevmek O’nun şerefli ashabını ve O’nu sevenleri sevmektir![]() ![]() O, “Kişi sevdiğiyle berâberdir” müjdesini vererek ümmetine cennette beraberlik vâdetmiştir![]() ![]() O’nun sevgisi öyle bir aşk olmalıdır ki, bütün sevgiler onun yanında sönük kalmalıdır![]() ![]() O’nun sevgisi öyle bir muhabbet olmalıdır ki, sahibini îmânın en zirve noktasına ulaştırmalıdır![]() ![]() ![]() “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl ?” diye ifâde edilen bir aşktır Sevdâyı Muhammedî ![]() ![]() ![]() Esmâ-i İlâhiye’nin beşer planında en kâmil mânâsıyla tezâhür ettiği Sultanlar Sultanı’nı rehber edinme ve O’na “Esselâm” diyebilme irtifâsıdır Sevdâyı Muhammedî ![]() ![]() Kalplere hükmeden varlığı duyma, hissetme, halef olma mükellefiyetiyle her şeye lâhutî âlemin penceresinden bakabilmedir Sevdâyı Muhammedî![]() ![]() O’nun aşkı, kainata mânâ kazandıran bir sır hazinesidir![]() ![]() Eşyanın ruhuna nüfûz ederek “eşyâ”dan “esmâ”ya ulaşabilme yoludur Sevdâyı Muhammedî![]() ![]() “Esma”dan “Sıfat”a, sıfattan “Zât”a intikâl ederek yaratılış gâyesini idrâktir Sevdâyı Muhammedî![]() ![]() Kendisini nefs ve enâniyet cihetiyle dizginleyen ve “Gül”e râm olan Gül yüzlü insanların gönüllerinde İlâhî aşkın şahikalaşmasıdır Sevdâyı Muhammedî![]() ![]() “Sevdim Seni ben, Âleme Rahmet diye sevdim, Bir benzeri yok, Cenâb-ı Ahmet diye sevdim” dizeleriyle terennüm edilen bir İlâhî muhabbettir Sevdâyı Muhammedî ![]() ![]() ![]() O’nsuz zaman, mekan ve insan hayatiyetini kaybeder ![]() ![]() Gönüller O’na dönünce dirilir![]() ![]() O’nun varlığı insanlığın vâroluş sebebidir![]() ![]() O’nu her dem kalbinde hissederek selât-ü selamla yâdetmek ne büyük mutluluk![]() ![]() O’nun sevgisini yüreğinde büyütebilmek ne büyük saadet![]() ![]() ![]() Gerçekten de, asırlardır buhran ve bunalımlar içinde kıvranan beşeriyetin mutluluk ve saadeti; “ İnsanlığın İftihar Tablosu”nun sünnet-i seniyyelerine ittibâ etmekten geçer ![]() ![]() Ve insanlık, O’nun getirdiği altın düsturları hayata geçirmeye, bugün her zamankinden çok daha fazla muhtaçtır![]() ![]() Asrın getirdiği problemlere çözüm arayan insanlığın kara bulutlarla kaplı dünyasının aydınlanması; O’nu yeniden tanımak, O’na yönelmek, O’nu rehber edinmek ve O’ndan alacağı umut kıvılcımlarını beşeriyetin ufkuna taşımakla mümkün olacaktır![]() ![]() Şeyh Gâlip’in:“Sen Ahmed’i Mahmûd’u Muhammed’sin Efendim, Hakk’tan bize Sultân-ı Müeyyedsin Efendim” diye hitâb ettiği; şefaatçımız, yardımcımız, müjdecimiz, kurtarıcımız olan “Sonsuz Nûr” bütün bir beşeriyet gibi bizleri felâha erdirilecektir ![]() ![]() ![]() Ufkumuzu saran sisler, kurşûni bulutlar, endişeler ve karanlıklar kaybolur; O’nun rahmet elinden bizlere yansıyan bereket ve feyz ikliminde ![]() ![]() Hep birlikte yeniden, yeni baştan yenileyelim Âlem-i Ervah’taki “Elestü bi Rabbiküm”sualine verdiğimiz “Belâ” cevâbını![]() ![]() Ürpertisini kalplerimizin en derin köşelerinde hissederek tâzeleyelim ahd-ü peymânımızı![]() ![]() “Gül”ün gölgesindeki toprağın bile Gül koktuğunu hiç unutmayalım![]() ![]() “Gül”e sevdâmızı eksiltmeyelim![]() ![]() Allah’ım! Bize O’nun sîretini öğret![]() ![]() O’nun yolundan gitmeyi bizlere nasip et![]() ![]() “![]() Kim Peygambere itaat ederse şüphesiz Allah’a itaat etmiş olur![]() ” (Nisâ 4/80) emr-i İlâhîsi gereğince Habîbullahı sevmek Allah(cc)’ı sevmektir![]() ![]() “Resûlulah’a duyulan muhabbetin derecesi îmânın ölçüsüdür”![]() ![]() Bu sebeple bizlere O’nun muhabbetini lütfet![]() ![]() Yâ Erhame’r-Râhimîn!![]() ![]() O’nun aşkını sînelerimizde bir alev deryâsı hâlinde volkanlaştır![]() ![]() Bizleri O’nun yolundan ayırma Yâ Rabbi![]() ![]() Ve iki cihanda ebediyen Gülmek için, “Gül”ün gölgesinde olmayı bizlere müyesser eyle Yâ İlâhe’l-Âlemîn!![]() ![]() ![]() O’nun gölgesinde olmak, cennet-âsâ baharlara ermektir ![]() ![]() O’ndan medet ummak, çölde susuzluktan çatlamış dudaklara âb-ı hayat vermektir![]() ![]() O, hicranla yanan sînelerin mutluluk rüzgârıdır![]() ![]() O, sonsuzluk iklîminin îtîbârıdır![]() ![]() O, ümidin temsilcisidir![]() ![]() O, şefâat bekleyenlerin; mütebessim incisidir![]() ![]() O, bizim gönüllerimizin sultanı![]() ![]() O, bizim dertlerimizin dermanı![]() ![]() O, bizim kurtuluşumuzun fermanı![]() ![]() Bizde, O Habîb-i Kibriyâ’nın, O Sevgililer Sevgilisi’nin eşiğine baş koyup -yüzümüz olmasa da affına sığınarak- şefkâtine muhtaç olduğumuzu, arzetmek için, Yunus Emre’nin diliyle:“Canım kurban olsun Senin yoluna, Adı güzel, kendi güzel Muhammed, Şefâat eyle bu kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed” diyerek medet bekliyor, Efendimiz’den şefâat dileniyoruz ![]() ![]() Ey Sultanlar Sultânı! 15 asır önce yol verdiğin sevgi kervânına bizleri de kabul buyur ![]() ![]() Ey Resûller Resûlü! Bizler için; kapına Kıtmir, bastığın yere türâb, ayağına toz, tebliğine köle olmak ne büyük ümran![]() ![]() Senin ümmetin olma berâtını almak ne büyük ikram![]() ![]() Sultanım, bizler Seni dünyada görme saadetine erişemedik![]() ![]() Ama bizler, çok günahkar bir ümmet olmamıza rağmen -hakkımız olmasa da- rüyâlarımızda Seninle olmak, Senin aşkın ve muhabbetinle dolmak istiyoruz![]() ![]() Cür’etimizi bağışla Efendim![]() ![]() Gül Yüzünü görmemiz, şefâatine ermemiz için, bizlere de lütfeyle destur![]() ![]() Ne olur!![]() ![]() “Ezel bezminde bir dinmez figândım Yâ Resûllalâh, Cemâlinle ferah-nâk et ki yandım Yâ Resûllalâh ![]() ![]() ” diye Yaman Dede’nin dizeleriyle arz-ı hâl ediyoruz ![]() ![]() “En Güzel”e yâr olanlara, “Gül”e gönülden bağlananlara binlerce selâm olsun ![]() ![]() ![]() |
|
|
|