Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
iranirak, savaşı

İran-irak Savaşı

Eski 04-30-2009   #1
Şengül Şirin
Varsayılan

İran-irak Savaşı



İran-Irak Savaşı (Iran-Iraq war),



1980-1988
İran ve Irak arasındaki savaş Irak Hava Kuvvetleri'nin Tahran havaalanı da dahil olmak üzere bazı İran havaalanlarını bombalaması ve bunun sonucunda İran'a ait petrol alanlarında ve havalanı tesislerinde ciddi hasarın ortaya çıkmasından sonra 22 Eylül 1980 tarihinde resmen başlamıştır Savaş, Irak'ın Ağustos 1988'de Birleşmiş Milletler kararını kabul etmesi ile sona ermiştir


Irak ve Irak Orta Doğu ülkelerinden biri Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur (46 sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle

İran arasında yapılmış olan savaştır Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, 150 milyar İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur

Amerikan Doları maddi hasara, her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır Irak'ın zaferleri ile başlayan savaş, İran'ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve bir galibi olmadan sonlanmıştırSavaş öncesinde Irak-İran ilişkileri
Soğuk Savaş boyunca Irak-İran ilişkileri iyi olmadı 1969 Nisan ayında, Amerika Birleşik Devletleri’nin de desteğini alan İran Şahı, önemli bir su yolu olan ve Amerika Birleşik Devletleri; doğuda Atlas Okyanusundan batıda Büyük Okyanus a kadar 4500 km genişliğindedir Kuzey sınırını Kanada, güneyini ise Meksika körfezi çevirmektedir ABD Amerika kıtasında yer alır Dünyanın en büyük ülkelerinden biridir

1937 yılı Irak-İran sınır antlaşması ile Irak’a bırakılan Şatt-ül-Arap’ı geri almak istedi Bu amaçla, güç gösterisi olarak gemilerini bölgeye gönderdi 1970 yılında kesilen diplomatik ilişkiler, 1973 yılında tekrar kuruldu ve 1975’te bir antlaşma imzalandı Buna göre iki ülke arasındaki sınır, su yolunun en derin noktasından geçecekti Ayrıca İran, Irak’taki Kürtleri merkezî hükümete karşı desteklemeyeceğini taahhüt ediyordu Fakat Kürtler, aslen Irak, İran, Türkiye ve Suriye'de yaşayan, hint-aryan kökenli yaklaşık 18-27 milyon kişiden oluşan etnik gruba mensup kişilerdirKürt halkı`nın kesin olarak kişi sayısı belli değildirAyrıca eski SSCB ülkeleri ve Lübnan ile Kuveyt'te de Kürt toplulukları yer alır Afganistan'da Kabil yakınlarındaki antik Kürt topluluğu bu ülkeyi 1970'lerdeki Afgan İç Savaşı sırasında terk etmiştir

1971 yılındaki silahlı çatışmalar sırasında İran’ın ele geçirdiği Körfez adalarından çekilmemesi, iki ülke arasındaki ilişkinin gelişmesine engel oldu

İran’da Humeyni iktidarı





Adalar sorunu yüzünden zaten gergin olan Irak-İran ilişkileri, İran’da Şiiliğin savunucusu olanHumeyni iktidarının başa gelmesi ile iyice bozulmaya başladı Ayetullah Humeyni (17 Mayıs, 1900 - 3 Haziran, 1989), İran’da Şah rejiminin devrilmesini sağlayan Şiî lider İran İslam Devrimi'nin Ruhani önderidir 17 Mayıs 1900’de İran’ın Humeyn şehrinde doğdu 3 Haziran 1989’da Tahran’da öldü






Bağdat’taki Bağdat Irak'ın başşehri Nüfusu 4,5 milyon civarındadır Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır

Saddam Hüseyin hükümeti, İran’daki Şii hükümetin, Irak’taki Şii çoğunluğu Saddam Hüseyin Eski Irak Devlet Başkanı 28 Nisan 1937'de Irak'ın Tikrit kasabasında fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Saddam Hüseyin, babasının ölümü nedeniyle annesi ve akrabaları tarafından büyütüldü Saddam'ın siyasetle tanışıklığı ilk gençlik günlerine kadar uzanıyor O günlerde kendini, Arap dünyasına egemen ulusçu-özgürlükçü ve anti emperyalist rüzgara kaptıran Saddam, genç yaşlarda Baas Partisi'ne katıldı

Sünni iktidara karşı kışkırtmasından endişe ediyordu Bu arada Irak, İran’daki diğer ismi ehli sünnettir peygamber efendimizin sünnetini olduğu gibi kabul ederler

Arap bölgesi Araplar, anadili Arapça olan topluluklara denir Akdeniz'in güneyinde Afrika'da Büyük Sahra ve Sudan'a, doğusunda Irak'a ve Arabistan Yarımadası'na kadar uzanan bir coğrafyada yaşarlar Arapça konuşulan ülkeler Arap ülkeleri olarak adlandırılır Bu ülkelerde, Arapça’nın dışında Kuzey Afrika'da Berberice , Irak'ta Kürtçe ve Türkmence, Güney Arabistan'da ise çeşitli yerel diller konuşulur
Detaylı bilgi için linke tıklayınız

Kuzistan’a özerklik verilmesi fikrini savunmaya başlamıştı

İran ve
İran İslam Cumhuriyeti Asya’nın batısında yer alan bir devlet Kuzeyinde Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Hazar Denizi, doğusunda Afganistan ve Pakistan, batısında Türkiye ve Irak, güneyinde Basra ve Umman körfezleri bulunur

Irak arasındaki savaş Irak Hava Kuvvetleri'nin Irak Orta Doğu ülkelerinden biri Kuzeyinde Türkiye, batısında Suriye ve Ürdün, doğusunda İran, güneyinde Kuveyt, Suudi Arabistan ve Basra Körfezi yer alır Başkenti Bağdat olan ülkenin nüfusu 26 milyondur (46 sırada) Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün ardından Ortadoğu’da kurulmuş olan devletlerden birisidir Tarih içinde hiçbir zaman yaşamış olan bir Irak devleti ve Irak halkı olmamıştır Irak adı da Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkeze olan uzaklığından dolayı “Irak “ kelimesiyle

Tahran havaalanı da dahil olmak üzere bazı İran havaalanlarını bombalaması ve bunun sonucunda İran'a ait petrol alanlarında ve havalanı tesislerinde ciddi hasarın ortaya çıkmasından sonra 22 Eylül 1980 tarihinde resmen başlamıştır Savaş, Irak'ın Ağustos 1988'de İran İslam Cumhuriyeti'nin başkenti Tahran çok genç bir şehirdir 1876 yılında sadece bir köy olan Tahran, Ağa Mehmet Han Kacar tarafından başkent olarak seçildi, böylece şehirleşme başlamış oldu Yaklaşık 100 yıl önceye kadar Tahran başkent olmasına rağmen bazı diğer İran şehirlerinden daha küçüktü, öyle ki Rey şehrinin bir kasabası olarak geçiyordu Şimdi o şehir Tahran'ın bir bölgesi olarak tanınmaktadır

Birleşmiş Milletler kararını kabul etmesi ile sona ermiştir ABD, İran birliklerinin hareketleri ve muharebe düzenleri konusunda Irak'a istihbarat yardımında bulunmak suretiyle, bu savaşta etkin bir rol oynamıştır İran, 4 Kasım 1979'da Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'nde 62 Amerikalıyı rehin almış ve ABD'nin İran'daki bu yeni İslamcı rejim ile herhangi bir diplomatik ilişkisi olmamıştır ABD önderliğindeki Batılı ülkeler Şii İslam düşüncesinin Birleşmiş Milletler, kısaca BM, 24 Ekim 1945'te kurulmuş uluslararası bir örgüttür Birleşmiş Milletler kendini "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş global bir kuruluş" olarak tanımlamaktadır Örgütün, kurulduğu yıllarda 51 olan üye sayısı şu an itibariyle üyeliği kaldırılan Vatikan ve değiştirilen Çin Halk Cumhuriyeti dahil 192'ye ulaşmıştır (Türkiye kurucu üyeler arasında yer alır) Örgütün yönetimi New York'ta bulunan
Suudi Arabistan, Suudi Arabistan Krallığı Arabistan Yarımadasında 16° 11’ - 32° 09’ kuzey enlemleri ve 34° 34’ - 55° 41’ doğu boylamları arasında yer alan bir ülke Kuzeyden Kuveyt, Irak ve Ürdün, güneyden Yemen, Güney Yemen ve Umman, doğudan Birleşik Arab Emirliği ve Basra Körfezi ve batıdan Kızıldeniz ile çevrilidir

Mısır, Mısır (''Arapça'': Mısr/Masr, مصر) adıyla bilinen Mısır Arap CumhuriyetiMısır, Kuzeydoğu Afrika'da yer alan, Kuzeyden Akdeniz ve doğudan Kızıldeniz'le kuşatılmış ve Sina Yarımadası ile Asya kıtasına
(''Arapça'': Gumhûriyet Masr'al Arabiye, جمهورية مصر العربية) Kuzey Afrika'nın en kalabalık ülkesidir Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir
Ürdün, Haşimi Ürdün Emirliği Ortadoğu’da bağımsız bir devlet Başkenti Amman olan ülkenin yüzölçümü 92300 km2, nüfusu 5,153,378, resmi dili Arapça , dini İslam ve para birimi Dinar'dır Ürdün batıda İsrail, kuzeyde Suriye, kuzeydoğuda Irak ve güneydoğuda Suudi Arabistan ile çevrilidir

Kuveyt ve DEVLETİN ADI: Kuveyt BAŞŞEHRİ: Kuveyt

YÜZÖLÇÜMÜ: 17818 km2

NÜFUSU: 1190000

RESMİ DİLİ: Arapça

DİNİ: Müslümanlık

PARA BİRİMİ: Kuveyt Dinarı

Basra Körfezinin üst kısmında 17818 km2lik bir alanı kaplayan bağımsız bir Arap devleti Kuzeyinde ve batısında Irak, doğusunda Basra Körfezi, güneyinde Suudi Arabistan bulunur

Târihi

On sekizinci yüzyıl başlarında, Arabistan Yarımadasının iç bölgelerindeki Anizah kabilesinden birçok âilenin göçebelikten vazgeçip, Basra Körfezi kıy
Birleşk Arap Emirlikleri'ne yayılmasından endişe etmiştir Bu bölge, coğrafya (bölgede Sovyet yayılmasına karşı stratejik bir denge) ve petrol açısından uluslararası düzeyde önem arzetmektedir Savaşta, zehirli gaz ilk kez Iraklılar tarafından kurbanlar arasında çocuk yaştaki gençlerin çoğunlukta olduğu İranlılara karşı kullanmıştır Her iki taraf da bir-iki milyon civarında ölü verdiklerini iddia etmişlerdir

Bu savaş, üçüncü dünya ulusları arasında ortaya çıkan gerçek anlamdaki ilk önemli savaştı Savaş boyunca ABD Irak'a yardım ederken, İsrail de silah ve savaş aracı satmak suretiyle İran'a yardım etmiştir Türkiye, bu iki komşusu arasındaki savaşta tarafsız kalmaya gayret etmiş ve her iki ülke ile olan ilişkilerini kesintiye uğratmamıştır

İran şah yönetimi sırasında tamamıyla ABD yanlısı bir politika izlemekteydi Humeyni önderliğinde gerçekleşen devrimin ardından, İran saf değiştirerek ABD karşıtı politikalar güttü İran rejimi ayrıca kendi ideolijisi diğer Ortadoğu ülkelerine ihraç etmeye çalışarak diğer ülkeler için de bir tehlike oluşturmaya başladı

Daha önceden ABD müttefiki olan İran’dan Irak çekinmekteydi Kendi bünyesinde bulunan şii unsurlardan dolayı güçlü ve etkin bir İran Irak’ın işine gelmiyordu

Ayrıca batı ülkeleri de Ortadoğu’da kendi çıkarlarının zedelenmemesi için İran’daki gelişmelerin durdurulması ve diğer ülkelere yayılmasının engellenmesini istiyorlardı İran’ın İsrail karşıtı söylemi bu ülkeyi de oldukça rahatsız ediyordu

Bu durum Saddam yönetimindeki Irak için bulunmaz bir fırsattı Irak yapacağı bir savaşla İran’ı gafil avlayacağını biliyordu İran’da bir devrim yaşanmış ve taşlar daha yerine oturmamıştı İç karışıklıklar ve yeni rejime karşı oldukça yoğun bir muhalefet vardı Irak çıkaracağı bu savaşla İran rejimini yıkmayı, Bu rejimin kendi ülkesindeki Şiileri etkilemesini engellemeyi, yıllardır süren Şattülarap su yolu üzerinde olan sınır anlaşmazlığını kendi lehine çözmeyi ve İran’ın Kuzistan bölgesinde bulunan Sünni Arapları ayaklandırarak: bu toprakları kendine katmayı planlıyordu

1980 yılında Irak’ın İran’a saldırmasıyla 20 Yüzyılın en uzun savaşı başlamış oldu Irak bu savaşın kısa süreceğini ve hemen bir netice alacağını düşünüyordu Savaşın başlarında Irak üstünlük kursa da daha sonra durum değişti Batı ülkelerinden alınan yardımlara rağmen savaşta üstünlük zamanla İran’ın eline geçti

Savaş sonuçta iki ülkeye de bir yarar sağlamadan onuçlandı Savaşın özellikle Irak açısından başarılı olmadığını söyleyebiliriz Irak savaş öncesinde hedeflediği toprakları ele geçiremedi Kuzistan’da başlattığı isyan bir sonuç vermedi Humeyni yönetimi ayakta kaldı İran beklenenin aksine iç güvenliğini sağlamış, savaşın oluşturduğu etki ile kurdukları devrimi yerleştirme imkanı buldu

Irak’ta ise savaşın sonucu olarak kendi ekonomisinde ve petrol üretiminde düşüşler yaşandı Savaş nedeniyle büyük bir borcun altına girdi Bununla birlikte savaş Baas rejimi açısından olumlu bir etki yapmış yükselen Arap milliyetçiliği Saddam Hüseyin rejiminin Irak’a daha hakim olmasını sağladı Irak – İran savaşı esnasında
Saddam Hüseyin Eski Irak Devlet Başkanı 28 Nisan 1937'de Irak'ın Tikrit kasabasında fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Saddam Hüseyin, babasının ölümü nedeniyle annesi ve akrabaları tarafından büyütüldü Saddam'ın siyasetle tanışıklığı ilk gençlik günlerine kadar uzanıyor O günlerde kendini, Arap dünyasına egemen ulusçu-özgürlükçü ve anti emperyalist rüzgara kaptıran Saddam, genç yaşlarda Baas Partisi'ne katıldı

Arap ülkeleri kendileri için tehdit olarak İran’ı algıladıklarından Irak’ın yanında yer aldılar Arap ülkeleri içinde sadece Suriye İran’dan yana tavır aldı Suriye’nin bu tavrı Irak ve Suriye arasındaki düşmanlığı daha da körükledi Arap Dünyası için de Suriye ve Irak düşman kardeşler olarak isimlendirilmektedir

Irak savaştan büyük bir borçla fakat güçlü bir ordu ile çıktı Özellikle batıdan aldığı yardımlarla silah gücünü yeniledi Askeri araştırmalarını konvensiyonel olmayan silahlar üzerine yöneltti Özellikle yeni biyolojik ve kimyasal silahlar geliştirirken, atom bombasına sahip olmak için çalışmalar yaptı

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : İran-irak Savaşı

Eski 10-23-2009   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : İran-irak Savaşı



İran - Irak Savaşı


İran - Irak Savaşı

İran-Irak Savaşı, 1980-1988 yılları arasında Irak ve İran arasında yapılmış olan savaştır Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, 150 milyar Amerikan Doları maddi hasara, her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır Irak’ın zaferleri ile başlayan savaş, İran’ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve galibi olmadan sonuçlanmıştırHer zaman olduğu gibi bu savaştanda silah satarak ABD karlı çıkmıştır


Savaş öncesinde Irak-İran ilişkileri

Soğuk Savaş boyunca Irak-İran ilişkileri iyi olmadı 1969 Nisan ayında, Amerika Birleşik Devletleri’nin de desteğini alan İran Şahı, önemli bir su yolu olan ve 1937 yılı Irak-İran sınır antlaşması ile Irak’a bırakılan Şatt-ül-Arap’ı geri almak istedi Bu amaçla, güç gösterisi olarak gemilerini bölgeye gönderdi 1970 yılında kesilen diplomatik ilişkiler, 1973 yılında tekrar kuruldu ve 1975’te bir antlaşma imzalandı

Buna göre iki ülke arasındaki sınır, su yolunun en derin noktasından geçecekti Ayrıca İran, Irak’taki Kürtleri merkezî hükümete karşı desteklemeyeceğini taahhüt ediyordu Fakat 1971 yılındaki silahlı çatışmalar sırasında İran’ın ele geçirdiği Körfez adalarından çekilmemesi, iki ülke arasındaki ilişkinin gelişmesine engel oldu


İran’da Humeyni iktidarı





Adalar sorunu yüzünden zaten gergin olan Irak-İran ilişkileri, İran’da Şiiliğin savunucusu olan Humeyni iktidarının başa gelmesi ile iyice bozulmaya başladı Bağdat’taki Saddam Hüseyin hükümeti, İran’daki Şii hükümetin, Irak’taki Şii çoğunluğu Sünni iktidara karşı kışkırtmasından endişe ediyordu Bu arada Irak, İran’daki Arap bölgesi Huzistan’a özerklik verilmesi fikrini savunmaya başlamıştı



Savaşın başlaması ve ilk aşamalar

1980 yılının ortalarında, ordudaki yüksek rütbeli subayların tasfiye edilmesi ve rehineler olayıyla ABD’nin düşmanlığını çekmesi dolayısıyla, İran’ın güçsüz durumda olduğu izlenimi uyanmıştı İran’ın iki ülke arasında anlaşmazlık konusu olan bölgeden askerlerini çekmeyi reddetmesi üzerine 22 Eylül 1980’de Irak ordusu sınırı geçti Irak 16 Eylül’de, Şatt-ül-Arap antlaşmasını feshettiğini açıklamıştı

Savaşın ilk günleri, baskın avantajını koruyan Irak’ın üstünlüğü ile geçti Fakat, zamanla İran’ın direnişinin artması ile savaş karşılıklı yıpratma sürecine girdi


Savaş

İran’ın ilk tepkisi, sadece ilerleyen Irak birliklerini değil, aynı zamanda Irak’ın Basra limanını da bombalamak oldu Aynı günlerde Tahran ve Bağdat karşılıklı bombalandı Eylül ayının sonunda Irak ordusu Abadan ve Hürremşehr kentlerini abluka altına almıştı, ama kış gelmeden bitirmek istediği savaşta istediği sonuca gidemiyordu 1980 kışı boyunca yapılan barış girişimleri başarısız oldu ve 1981 Nisan ayından itibaren savaş yeniden alevlendi

Tarih, yıpratma savaşlarında ekonomik gücünü ve insan kaynağını en uzun süre kullanabilen tarafın avantajlı olduğunu göstermiştir İran bu uzun savaşta kendisini, stratejisini hızlı bir zafer üzerine kuran Irak’a göre daha rahat hissediyordu Bunu bilen Irak, İran’ın ekonomik gücünü zayıflatma amacıyla saldırıya başladı





İki ülkenin de ekonomik gücü büyük ölçüde, en büyük ihraç ürünleri olan petrole dayanıyordu Irak, boru hatlarından petrol ihraç edebilirken İran, ihracatını büyük ölçüde Basra Körfezi’nden yapıyordu Yani, Basra Körfezi’ndeki petrol ticaretinin kesintisiz sürmesi Irak’ın değil, İran’ın işine geliyordu Bu sebeple Irak, petrol taşıyan İran gemilerine saldırılar düzenlemeye başladı Benzer şekilde İran da, Irak petrol tesislerine saldırıya başladı

Körfez petrol ticaretinin zarar görmesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa aktif olarak katılmasına sebep oldu ABD ve müttefikleri (Avrupa ve Japonya) büyük ölçüde Körfez petrolüne muhtaçtı ve petrol yolunun saldırıya açık olması Batı dünyası için tehlikeliydi Körfez petrol yolunu açık tutmak için Amerika Birleşik Devletleri bölgeye bir filo gönderdi ve ABD bayrağı çekmiş Kuveyt tankerlerini korumaya başladı

Sekiz yıl süren savaş 1988 Ağustos ayında yapılan ateşkes ile sonlandı Ancak Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan barış görüşmelerinden sonuç alınamadı İran, görüşmeler için ön koşul olarak topraklarındaki tüm Irak askerlerinin çekilmesini isterken, Irak Şatt-ül-Arap suyolu üzerinde ortak denetim kurulmasında ısrar etti İki ülke arasındaki barış, ancak Irak’ın Kuveyt’i 1990 Ağustos ayında işgali ve ABD ile savaşa tutuşma korkusuyla İran’dan aldığı toprakları geri vermesiyle gerçekleşti


Amerika’nın tutumu

Saddam ile Başkan Reagan’ın elçisi Donald Rumsfeld (aynı zamanda eski ABD Savunma Bakanı) el sıkışırken
Saddam ile Başkan Reagan’ın elçisi Donald Rumsfeld (aynı zamanda eski ABD Savunma Bakanı) el sıkışırken

Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki müttefiki Şah’ı devirip iktidara gelen İslami rejimden hiçbir zaman hoşnut olmamıştı Bu sebeple, 1967 yılında diplomatik ilişkilerini kestiği Irak ile tekrar yakınlaşmaya çalıştı Çeşitli kanallardan Irak’a silah yardımı yaptı ve büyük miktarda borç para sağladı Irak’ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu[kaynak belirtilmeli]

Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere 1986 Mart’ında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Irak’ın İran’a karşı kitle imha silahları (kimyasal ve biyolojik silahlar) kullanmasını eleştiren kararlar almasını, karşı oy kullanarak engelledi


Savaşın Sonuçları

* Irak-İran Savaşı, yaklaşık bir milyon insanın hayatına mal oldu Savaşan taraflar ufak kazançlar için ekonomik kaynaklarını tüketti Savaşın sonucunda Irak-İran sınırı değişmedi Savaşın etkileri yıllar boyunca hissedildi

* İki ülkenin birbirlerinin petrol tesislerine saldırılar düzenlemesi sonucu petrol üretimi düştü, petrol fiyatları arttı

* Savaş boyunca Irak, kendisini destekleyen devletlerden borç alarak silah satın almıştı Bu borçları ödemekte zorlanması, 1990 yılında Kuveyt’e saldırarak oradaki petrol kuyularını ele geçirmeye çalışmasına yol açtı Bu tavrı da Irak’ı uluslararası ilişkilerde yalnızlığa sürükledi ve desteksiz bıraktı

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : İran-irak Savaşı

Eski 12-28-2009   #3
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : İran-irak Savaşı



İran - Irak Savaşı

İran-Irak Savaşı, 1980-1988 yılları arasında Irak ve İran arasında yapılmış olan savaştır Yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, 150 milyar Amerikan Doları maddi hasara, her iki ülkede de ağır yıkımlara yol açmıştır Irak'ın zaferleri ile başlayan savaş, İran'ın direnmesiyle yıpratma savaşına dönüşmüş ve galibi olmadan sonuçlanmıştır

Soğuk Savaş boyunca Irak-İran ilişkileri iyi olmadı 1969 Nisan ayında, Amerika Birleşik Devletleri’nin de desteğini alan İran Şahı, önemli bir su yolu olan ve 1937 yılı Irak-İran sınır antlaşması ile Irak’a bırakılan Şatt-ül-Arap’ı geri almak istedi Bu amaçla, güç gösterisi olarak gemilerini bölgeye gönderdi 1970 yılında kesilen diplomatik ilişkiler, 1973 yılında tekrar kuruldu ve 1975’te bir antlaşma imzalandı Buna göre iki ülke arasındaki sınır, su yolunun en derin noktasından geçecekti Ayrıca İran, Irak’taki Kürtleri merkezî hükümete karşı desteklemeyeceğini taahhüt ediyordu Fakat 1971 yılındaki silahlı çatışmalar sırasında İran’ın ele geçirdiği Körfez adalarından çekilmemesi, iki ülke arasındaki ilişkinin gelişmesine engel oldu

Adalar sorunu yüzünden zaten gergin olan Irak-İran ilişkileri, İran’da Şiiliğin savunucusu olan Humeyni iktidarının başa gelmesi ile iyice bozulmaya başladı Bağdat’taki Saddam Hüseyin hükümeti, İran’daki Şii hükümetin, Irak’taki Şii çoğunluğu Sünni iktidara karşı kışkırtmasından endişe ediyordu Bu arada Irak, İran’daki Arap bölgesi Huzistan’a özerklik verilmesi fikrini savunmaya başlamıştı

1980 yılının ortalarında, ordudaki yüksek rütbeli subayların tasfiye edilmesi ve rehineler olayıyla ABD’nin düşmanlığını çekmesi dolayısıyla, İran'ın güçsüz durumda olduğu izlenimi uyanmıştı İran’ın iki ülke arasında anlaşmazlık konusu olan bölgeden askerlerini çekmeyi reddetmesi üzerine 22 Eylül 1980’de Irak ordusu sınırı geçti Irak 16 Eylül’de, Şatt-ül-Arap antlaşmasını feshettiğini açıklamıştı


Savaşın ilk günleri, baskın avantajını koruyan Irak’ın üstünlüğü ile geçti Fakat, zamanla İran’ın direnişinin artması ile savaş karşılıklı yıpratma sürecine girdi

İran’ın ilk tepkisi, sadece ilerleyen Irak birliklerini değil, aynı zamanda Irak’ın Basra limanını da bombalamak oldu Aynı günlerde Tahran ve Bağdat karşılıklı bombalandı Eylül ayının sonunda Irak ordusu Abadan ve Hürremşehr kentlerini abluka altına almıştı, ama kış gelmeden bitirmek istediği savaşta istediği sonuca gidemiyordu 1980 kışı boyunca yapılan barış girişimleri başarısız oldu ve 1981 Nisan ayından itibaren savaş yeniden alevlendi

Tarih, yıpratma savaşlarında ekonomik gücünü ve insan kaynağını en uzun süre kullanabilen tarafın avantajlı olduğunu göstermiştir İran bu uzun savaşta kendisini, stratejisini hızlı bir zafer üzerine kuran Irak’a göre daha rahat hissediyordu Bunu bilen Irak, İran’ın ekonomik gücünü zayıflatma amacıyla saldırıya başladı

İki ülkenin de ekonomik gücü büyük ölçüde, en büyük ihraç ürünleri olan petrole dayanıyordu Irak, boru hatlarından petrol ihraç edebilirken İran, ihracatını büyük ölçüde Basra Körfezi’nden yapıyordu Yani, Basra Körfezi'ndeki petrol ticaretinin kesintisiz sürmesi Irak’ın değil, İran’ın işine geliyordu Bu sebeple Irak, petrol taşıyan İran gemilerine saldırılar düzenlemeye başladı Benzer şekilde İran da, Irak petrol tesislerine saldırıya başladı

Körfez petrol ticaretinin zarar görmesi, Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa aktif olarak katılmasına sebep oldu ABD ve müttefikleri (Avrupa ve Japonya) büyük ölçüde Körfez petrolüne muhtaçtı ve petrol yolunun saldırıya açık olması Batı dünyası için tehlikeliydi Körfez petrol yolunu açık tutmak için Amerika Birleşik Devletleri bölgeye bir filo gönderdi ve ABD bayrağı çekmiş Kuveyt tankerlerini korumaya başladı


Sekiz yıl süren savaş 1988 Ağustos ayında yapılan ateşkes ile sonlandı Ancak Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan barış görüşmelerinden sonuç alınamadı İran, görüşmeler için ön koşul olarak topraklarındaki tüm Irak askerlerinin çekilmesini isterken, Irak Şatt-ül-Arap suyolu üzerinde ortak denetim kurulmasında ısrar etti İki ülke arasındaki barış, ancak Irak’ın Kuveyt’i 1990 Ağustos ayında işgali ve ABD ile savaşa tutuşma korkusuyla İran’dan aldığı toprakları geri vermesiyle gerçekleşti

Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki müttefiki Şah'ı devirip iktidara gelen İslami rejimden hiçbir zaman hoşnut olmamıştı Bu sebeple, 1967 yılında diplomatik ilişkilerini kestiği Irak ile tekrar yakınlaşmaya çalıştı Çeşitli kanallardan Irak’a silah yardımı yaptı ve büyük miktarda borç para sağladı Irak’ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu[kaynak belirtilmeli]

Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere 1986 Mart’ında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Irak’ın İran’a karşı kitle imha silahları (kimyasal ve biyolojik silahlar) kullanmasını eleştiren kararlar almasını, karşı oy kullanarak engelledi

* Irak-İran Savaşı, yaklaşık bir milyon insanın hayatına mal oldu Savaşan taraflar ufak kazançlar için ekonomik kaynaklarını tüketti Savaşın sonucunda Irak-İran sınırı değişmedi Savaşın etkileri yıllar boyunca hissedildi

* İki ülkenin birbirlerinin petrol tesislerine saldırılar düzenlemesi sonucu petrol üretimi düştü, petrol fiyatları arttı

* Savaş boyunca Irak, kendisini destekleyen devletlerden borç alarak silah satın almıştı Bu borçları ödemekte zorlanması, 1990 yılında Kuveyt’e saldırarak oradaki petrol kuyularını ele geçirmeye çalışmasına yol açtı Bu tavrı da Irak'ı uluslararası ilişkilerde yalnızlığa sürükledi ve desteksiz bıraktı

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.