Wet |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Wetyaşlık, nem, rutubet; su; yağmur; yağmurlu hava; (A B D ) içki yasağı aleyhtarı all wet (argo) martaval; martavalcı wet blanket k dili neşeyi kaçıran şey; şevki kıran kimse wetbulb thermometer üstü ıslak bulundurulan termometre wet day yağmurlu gün wet goods fıçı veya şişelerde bulunan sıvı maddeler; k dili alkollü içkiler wet nurse sütnine wet rot nemle oluşan çürüme wet suit ıslak dalış elbisesi wet to the skin iliklerine kadar ıslanmış wettish |
|
|
|