|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| bil, dalli, dâllibilişâre, delâletten, delil, göre, işare, işaretine, mananın, nevi, olmaküç, sözdeki |
Dall-İ Bi-L İşare (Dâllibilişâre) Sözdeki Mânanın İşâretine Göre Delil Olmak.Üç Nevi Delâletten Bir |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dall-İ Bi-L İşare (Dâllibilişâre) Sözdeki Mânanın İşâretine Göre Delil Olmak.Üç Nevi Delâletten BirDALL-İ Bİ-L İŞARE (Dâllibilişâre) Sözdeki mânanın işâretine göre delil olmak Üç nevi delâletten biri ile sevkedildiği mânanın gayrisine yâni; söylenince maksud-u asli olmayan bir mânaya delâlet eden lâfızdır Meselâ: "Cenab-ı Hak bey'i helâl, ribâyı haram kılmıştır " ibâresi, bey', yani alış-veriş ile ribâ (fâiz) arasında fark bulunduğunu beyan için sevk olunmuştur Bundan asıl murad budur O hâlde bu ibâre meşru alışverişle faiz arasında fark bulunduğuna "delâlet-i mutabıkıyye" ile delâlet ettiği gibi, bey'in helâl, fâizin haram olduğuna da yine "delâlet-i mutabıkıyye" ile "bi-l işâre" delâlet etmiş olur Yine bunun gibi bir malın abde verilmesini veya verilmemesini isteyen bir kimseye karşı "Bu malı hiç bir şahsa vermem" sözü bu malın abde verilmeyeceğine "delalet-i tazammuniye ile" "bi-l işare" delâlet eder )"Evlâdın nafakaları mevludün leh üzerinedir" ibâresi de çocukların neseblerinin, babalarından sâbit olacağına delâlet-i iltizâmiye ile bil-işâre delâlet eder Çünkü, babanın mevlüdün leh olması, nesebin kendisinden sübutunu müstelzimdir " (İst Fık K ) |
|
|
|