Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Nesil Bilinçlendirme Kampı - Gizli Tehlikeler & Tehditler > Atatürk Köşesi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
bursa, nutku, uydurma

'Bursa Nutku' da uydurma

Eski 03-06-2009   #1
fatmanur
icon109

'Bursa Nutku' da uydurma



'Bursa Nutku' da uydurma

Bazı kurumlara dokunulmazlık kazandırmak amacıyla Mustafa Kemal Atatürk'e atfedilen övücü sözlerin uydurma olduğu yavaş yavaş anlaşılıyor [IMG] Bu kurumlardan birisi de Anadolu Ajansı Yıllarca Atatürk'e ait diye ajansın övünerek kullandığı "Anadolu Ajansı Türkiye'nin sesini dünyaya duyuracaktır" sözünü aslında kurumun 15 yıl boyunca genel müdürlüğünü yapan Atilla Onuk'un yakıştırdığı yakın tarihte ortaya çıkmıştı Onuk, bu yalanı nasıl uydurduğunu şöyle itiraf etmişti;

"Bir 10 Kasım öncesiydi Zamanın genel müdür yardımcısı Turgay Üçöz, Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Perin ve ben oturmuş, konuşuyorduk 10 Kasım'da bir etkinlik yapma kararı aldık Giriş kapısının solunda bir Atatürk köşesi yapacak ve 10 Kasım'da açacaktık Derhal çalışmalara başlanıldı Kısa bir süre sonra çalışmaları görmem için beni aşağı çağırdılar Güzel bir köşe olmuştu ve güzel de bir büst yerleştirilmişti Ancak arkadaşlar, Atatürk'ün ajansla ilişkisini ifade edebilecek bir söz veya slogan aradıklarını; fakat bulamadıklarını söylediler O an aklıma birdenbire şimdi kullanılan slogan geldi: 'Anadolu Ajansı Türkiye'nin sesini dünyaya duyuracaktır-Kemal Atatürk' yazın ve büstün altına koyun' dedim Ertesi gün geldiğimde meşhur slogan pirinç harflerle büstün altında gösterişli bir şekilde duruyordu Ondan sonra da bu yakıştırma gerçekten tuttu ve bugüne kadar geldi"

Atatürk'ün 6 Şubat 1933'de Bursa'da söylediği varsayılan ve gençliği neredeyse anarşizme çağıran meşhur "Bursa Nutku"nun da "uydurma" olduğu kesinleşti Son zamanlarda yakın tarihimizle ilgili önemli araştırmalara imza atan araştırmacı-yazar Mustafa Armağan, Zaman Gazetesi'nin Pazar ekinde yayınlanan "Bursa Nutku uydurma" başlıklı yazısında tezini delilleriyle ispatladı Atatürkçülüğünden kuşku duyulmayacak bir isim olan Falih Rıfkı Atay'ın da "Atatürk'ün böyle bir nutku yoktur" dediğini aktaran Armağan köşesinde tezini şöyle işledi;

Ergenekonculara kötü haber

"Ergenekon İddianamesi gerçek bir hazine Elini atanı geri çevirmiyor maşaallah Türkiye'yi "işbirlikçi ve hain cenneti" olarak gören Ergenekoncuların Atatürk'ün 'Bursa Nutku' diye yutturulan bir metni yaygınlaştırmak için nasıl çalışacakları 1918 ve 1965 sayfalarda geçiyor

Sayfa 222'de ise Dell marka dizüstü bilgisayardaki bir yazıda Meclis'i 'düşük', yani gayrimeşru gördükleri, onun seçtiği Cumhurbaşkanı'nı tanımadıkları ifade ediliyor ve okuyucular Çankaya Köşkü'nün önünde "etten duvar" örmeye davet ediliyor; üstüne üstlük bu eylemin Atatürk'ün emri olduğu söyleniyor Emir dediği de malum Bursa Nutku

Bursa Nutku hakkında ilk kez 11 yıl önce yazmıştım; en son yazımı yazalı da sanırım 2 yıl kadar oluyor Ulaştığım sonuçları "Küller Altında Yakın Tarih" (Timaş) adlı kitabımda topladım Merak edenler okuyabilirler Hoş, zaten okuyorlar da Nitekim yakınlarda "Sabah"tan Engin Ardıç kaynak belirtmeden bir yazı kaleme aldı, "Yeniçağ"dan Arslan Bulut da hem isim vererek yararlanan, hem de yorumumdan pek haz etmeyen örtük bir eleştiriyle çıktı ortaya Keza bir internet sitesinde alıntılanan yazıma aklıevvel bir hukukçu tehdit dolu bir mesaj yazmış; güya yazıyı yayından kaldırıp özür dilemezse site sahibi hakkında dava açacakmış Uğurlar ola

İyi de Ergenekoncuların gündeme getirdiği Atatürk'ün Bursa Nutku'nun mahiyeti nedir?

Güya 1 Şubat 1933'te Bursa'da Ulu Cami'den çıkan cemaatin bir kısmı, İstanbul'da bazı camilerde Arapça ezan okunduğu halde Bursa'da neden okunmadığını valiye sormaya giderler Emniyet Müdürü vs paniğe kapılıp Ankara'ya, Ankara da o sırada İzmir'de bir yurt gezisinde bulunan Atatürk'e telgraf uçurup 'Bursa'da irticaî kalkışma'nın başladığı mesajını verirler Atatürk derhal Bursa'ya gelir İncelemeleri sonucunda önemli bir mesele olmadığını anlar ve Anadolu Ajansı'na meselenin 'din' değil, 'dil' meselesi olduğunu belirtir
Buraya kadar okuyup da, "Ee ne var bunda?" dediniz muhtemelen Türkiye'de, ateş olmayan yerden duman çıkarmak hususunda emsalsiz yeteneğe sahip basın varken çok ekmek çıkar bundan

Güya 6 Şubat gecesi Gazi, Bursa'da şimdi Atatürk Köşkü olarak bilinen binada bir konuşma yapar ve konuşmasında "Görevini yapmayan kolluk kuvvetleri karşısında Türk gençliğinin bizzat harekete geçmesi gerektiğini" ifade eder Bu, devrimlerin bekçisi olan gençliği sokaklara dökülmeye, anarşiye, kanun ve nizam tanımazlığa çağıran kışkırtıcı bir konuşmadır

1958'de "Ulus" gazetesinde çıktığından bu yana, tam yarım asırdır vardı-yoktu diye tartıştığımız bu sözde nutuk hakkındaki görüşüm şudur:

Atatürk'ün Bursa Nutku yoktur!

Kanıtlarımı metodolojik ve olgusal olmak üzere iki düzeyde ifade edeyim:

Metodolojik kanıtlar şunlar:

1) Nutuk, kalabalık bir topluluk önünde yapılan bir konuşmadır Halbuki Bursa Nutku'nun 13-14 kişilik bir içki sofrasında söylendiği rivayet edilmektedir Dolayısıyla bir kere bu bir 'nutuk' olamaz

2) Atatürk gibi kanun ve hukuka son derece titizlenen bir devlet adamının gençliği sokağa dökecek ve polis, savcı, hakim vs devlet görevlilerini dinlememeye sevk edecek bir konuşma yapması kendisiyle çelişmesi demektir Nitekim Mahmut Goloğlu'nun dikkatimizi çektiği gibi 2,5 ay sonra meydana gelen Razgrad Olayı'nda (Bulgarlar Türk mezarlığına tecavüzde bulunmuşlardı) gençliği yatıştırıcı bir dille konuşan ve kanunlara uymaya çağıran da Atatürk'ten başkası değildi Dolayısıyla kanunlara uyulması hususunda bu denli titiz birinin halkı sokağa dökecek Maovarî bir konuşma yapması mümkün değildir
Olgusal açısından bakarsak Bursa Nutku'nun sahteliğini şu kanıtlardan anlayabiliriz:

1) Atatürk'ün bütün söz ve yazışmalarını toplayan resmi yayınlarda bu nutka yer verilmemiştir Mesela "Söylev ve Demeçler"de yoktur

2) Atatürk'ün yaptığı her konuşmanın kaydedildiği Nöbet Defteri'nde bu toplantının kaydı bulunmamaktadır

3) Bursa Nutku bu kadar önemli bir konuşma idiyse neden o günlerde basına yansımamıştır da, ilk olarak söylendiğinden 14 yıl sonra, yazanın da pek emin olmadığı ve kimden duyduğunu belirtmediği bir kitapta karşımıza çıkmıştır?

4) Nutku aktaran Rıza Ruşen Yücer'i Atatürk'ün çevresinden kimse tanımamaktadır Farz edelim ki, bir şekilde o grubun arasına katıldı gazetecimiz, notunu tuttu Ancak bu nota çıkışta el konulur ve ertesi gün Atatürk'ün onayından geçerse kendisine iade edilirdi Kaldı ki, Atatürk, içki sofrasında konuşulanlar orada kalacaktır emrini vermiştir Bu yüzden de onun onaylamadığı sözler yok hükmünde sayılırdı Onaylanmış olsaydı zaten birkaç gün içinde basına yansımış olurdu

5) Nutkun gerçekliği hususunda en ciddi kanıtlardan biri, Atatürk'ün 2 yaveri Cevdet Tolgay'ın Aralık 1966'da Milliyet'te çıkan yazısıdır Ancak bu yazıda önemli bir hata göze çarpmaktadır Burada konuşmanın yapıldığı tarih, 6 Şubat akşamı olarak verilmektedir Ancak Atatürk'ü Mudanya'dan İstanbul'a götüren Gülcemal vapurunun seyir defterinde o akşam 1930'da hareket edildiği yazılıdır Bursa-Mudanya arasının o tarihlerde 60-70 dakikada alındığı ve vapura binmeden önce selamlaşma vs ile yarım saate yakın bir sürenin geçtiği hesaba katılırsa Atatürk'ün köşkten en erken 1745-1800 civarında ayrılması söz konusudur Sofranın en az 1-1,5 saat açık kalması gerekir ki, bu durumda saat 16 civarında akşam yemeğine oturulduğu sonucu çıkar Halbuki Atatürk'ün en yakınında bulunanlar, mesela Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Hikmet Bayur o saatlerde Atatürk'ün asla akşam yemeği yemediğini söylemişlerdir ki, bu durumda o sofranın da gerçek dışı olduğu sonucu çıkmaktadır

Son sözü, Atatürkçülüğünden kuşku duyulmayacak bir isme, Falih Rıfkı Atay'ın 10 Nisan 1967 tarihli savcılık ifadesine bırakayım:

"Bursa Nutku diye Atatürk'ün söylediği bir nutuk yoktur… Bursa gazetecisinin yazdıkları kulak rivayetleridir Atatürk son derece nizamcı ve devlet otoritecisi idi Memlekette anarşi havası yaratmak kasdı vardır Atatürk bu kasda alet edilmek istenmiştir"
Ergenekonculara benden nasihat: Bursa Nutku'ndan size ekmek yok! Başka kapıya"

Atatürk'e atfedilen "sözde" Bursa Nutkunun tam metni ise şöyle;

"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek; ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır Mahkeme onu yargılayacaktır Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek" Onu hapse atacaklar Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım Araya girişimde ve eylemimde haklıyım Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir" İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Rıfat YÖRÜK/habervaktimcom


'Bursa Nutku' da uydurma - En doğru ve güncel haber

inanmayanalar aksini ispat etsin

__________________
Ya Rahman!
Sen öyle rahmet edersin ki rahmetinin bir cilvesi cennetim olur
Rahmetinden bir parıltı sonsuz mutluluğumdur
Rahmetinin bir damlası herkesin rızkına kefil olur
Su çorak gönlüme merhametini indir
Su fani ömrümü sonsuzluğa eriştir
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.