Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
isra, suresi, sûresi or isra

İsrâ Sûresi/İsra Suresi

Eski 09-01-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İsrâ Sûresi/İsra Suresi



İSRÂ SÛRESİ/İsra Suresi




26,32,33 ve 57 âyetler ile 73-80 âyetler Medine döneminde, diğerleri Mekke döneminde inmiştir 111 âyettir Sûre, adını ilk âyetin konusu olan


Bismillahirrahmanirrahim


1 Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir


2 Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve onu, "Benden başkasını vekil edinmeyin" diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık


3 Ey kendilerini Nûh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin çocukları! Gerçek şu ki, o çok şükreden bir kuldu


4 Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz" diye hükmettik


5 Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va'd idi


6 Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık


7 İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik)


8 Umulur ki Rabbiniz size merhamet eder Eğer yine eski duruma dönerseniz, biz de (cezaya) döneriz Biz cehennemi kafirlere bir zindan yapmışızdır


9, 10 Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler


11 İnsan hayra dua eder gibi şerre dua eder İnsan çok acelecidir


12 Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alâmet yaptık Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık İşte biz her şeyi açıkça anlattık


13 Her insanın amelini boynuna yükledik Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız


14 "Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter" denilecektir


15 Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz


16 Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz


17 Nûh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter


18 Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz Sonra da cehennemi ona mekan yaparız O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer


19 Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir


20 Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir


21 Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür


22 Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın


23 Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle


24 Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı"


25 Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır


26 Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma


27 Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir


28 Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle


29 Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın


30 Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir


31 Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin Onları da, sizi de biz rızıklandırırız Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır


32 Zinaya yaklaşmayın Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur


33 Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın Çünkü kendisine yardım edilmiştir


34 Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur


35 Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir


36 Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur


37 Yeryüzünde böbürlenerek yürüme Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin


38 Bütün bu sayılanların kötü olanları Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir


39 Bunlar, Rabbinin sana vahyettiği bazı hikmetlerdir Allah ile birlikte başka ilah edinme Sonra kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak cehenneme atılırsın


40 Rabbiniz erkek çocukları size seçip-ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz


41 Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor


42 De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar da arşın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı


43 Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir


44 Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler Her şey O'nu hamd ile tespih eder Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız O, halîm'dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır


45 Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz


46 Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar


47 Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliyoruz


48 Bak senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar Artık (doğru) yolu bulamazlar


49 Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"


50 De ki: "(Şüphe mi var?) İster taş olun ister demir!"


51 "Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkansız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz)" Diyecekler ki: "Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?" De ki: "Sizi ilk defa yaratan" Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve "Ne zamanmış o?" diyecekler De ki: "Yakın olsa gerek!"


52 Allah'ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O'na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!


53 Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler Çünkü şeytan aralarını bozar Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır


54 Rabbiniz sizi daha iyi bilir (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder Seni de onlara vekil olarak göndermedik


55 Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık Dâvûd'a da Zebûr'u verdik


56 De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler"


57 Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar Onun rahmetini umarlar, azabından korkarlar Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur


58 Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor


59 Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz


60 Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık Biz onları korkutuyoruz Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı


61 Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik, onlar da saygı ile eğilmişlerdi Yalnız İblis saygı ile eğilmemiş, "Hiç ben, çamur halinde yarattığın kimse için saygı ile eğilir miyim?" demişti


62 Yine demişti ki: "Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım"


63 Allah şöyle dedi: "Çekil, git" Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır"


64 "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol Onlara vaadlerde bulun" Halbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez


65 "Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır Vekil olarak Rabbin yeter!"


66 Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir


67 Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz Zaten insan çok nankördür


68 Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz?


69 Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından, sonra da bize karşı kendiniz için arka çıkacak bir yardımcı bulamama (durumun) dan güvende misiniz?


70 Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık Onları karada ve denizde taşıdık Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık


71 Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla (O gün) her kime kitabı sağından verilirse işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar


72 Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır


73 Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi


74 Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık az kalsın onlara biraz meyledecektin


75 İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın


76 Seni o yerden (Mekke'den) sürüp çıkarmak için neredeyse seni sıkıştıracaklardı Bunu yapabilselerdi senin ardından orada pek az kalırlardı


77 Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın


78 Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl Bir de sabah namazını kıl Çünkü sabah namazı şahitlidir


79 Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın


80 Deki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar Katından bana yardımcı bir kuvvet ver"


81 De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur"


82 Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır


83 İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer


84 De ki: "Herkes kendi yapısına uygun işler görür Rabbiniz, en doğru yolda olanı daha iyi bilir"


85 Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar De ki: "Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir Size pek az ilim verilmiştir"


86 Andolsun, dileseydik biz sana vahyettiğimizi tamamen ortadan kaldırırdık; sonra bu konuda bize karşı kendine hiçbir yardımcı da bulamazdın


87 Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür


88 De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler"


89 Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler


90, 91, 92, 93 Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça, yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça, yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe, yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe, yahut altından bir evin olmadıkça, ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz" De ki: "Rabbimi tenzih ederim Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim"


94 İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur


95 De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine), yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik"


96 De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter Çünkü O kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir"


97 Allah kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur Kimi de saptırırsa böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz Varacakları yer cehennemdir Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız


98 Bu, onların cezasıdır Çünkü onlar âyetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?" dediler


99 Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir Fakat zalimler ancak inkarda direttiler


100 De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz Zaten insan çok cimridir"


101 Andolsun, biz Mûsâ'ya apaçık dokuz mucize verdik İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!" demişti


102 Mûsâ ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti


103 Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk


104 Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz"


105 Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik


106 Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik


107 De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar"


108 "Rabbimizin şanı yücedir Rabbimizin va'di mutlaka gerçekleşecektir" derler


109 Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar Bu da onların derin saygısını artırır


110 De ki: "(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O'nundur" Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma İkisi ortası bir yol tut


111 "Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, zillet ve acizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah'a mahsustur" de ve O'nu tekbir ile yücelt










Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.