Adalet Hakla Kâim; Saadet Adaletle Dâim Olur |
|
|
#1 |
|
gülgüzeli
|
Adalet Hakla Kâim; Saadet Adaletle Dâim OlurAdalet Hakla Kâim; Saadet Adaletle Dâim Olur Nesip Hiçyılmaz “Kim yalnız güce dayanırsa eşkıyadır ” (Muhammed İkbal) Hak güçlü, güç haklı olmalı Hak gücü önemsemeli, güç hakkı özümsemelidir İki düşman gibi hak ve güç karşı karşıya getirilmemelidir Hak ve güç karşı karşıya getirilirse hak güçten, güç haktan olur Hakkı güçsüz, gücü haksız kılmak hiç kimsenin hakkı olmamalı Hak güce dayanak, güç hakka sığınak kalmalıdır Hak güçle kaim, güç hakla daim olur Hakka kâil olmayan güç bir gün zâil olur Güce, güçlü bir hukuk lazımdır; tıpkı güçlü hukuka güç lazım olduğu gibi… Hukuk, güçle icra olunur Hukukun gücü azalırsa güç azar Şirazesinden çıkan güç, toplumların gönül iklimine kuşku ve korku tohumları eker Terör estirir Dünyayı kan ve intikam arenasına çevirir Hukuku tahrif, huzuru tahrip eder… Batıl hak olarak bilinirse, hak batıl görünür Olguda batılın hak diye bilinmesi, algıda hakkın batıl olarak görülmesindendir Algılar değişmedikçe olgular değişmez Algının değişimi olguyu değiştirir, ona düzen ve düzey verir; olgunun algıya yönelik değişimi ise algıyı geliştirir Algı ve olgunun arasında böyle dinamik ve döngüsel bir iletişim ve etkileşim var Hak, hak olarak algılanmalı ve uygulanmalıdır Hakkı, hak olarak algıla(ya)mayan kimseler, kör şiddeti şiar edinen gücü sorgulayamaz Gücü kutsayan, güçlüye tapar Gücün hukukunu hukukun gücüne tercih eder Yakıcı ve yıkıcı güce itaat etmeyen bir hukuka riayet etmez Gücün bağlamadığı hukuk, onu bağlamaz Gücü teskin eden, evrensel hukuku, yetkin görmek istemez Hukukun sağlayacağı huzurdan, huzursuz olur Huzuru, yakıp yıkmakta, kırıp dökmekte arar İnsanlığın önüne takoz koyar; bariyerler oluşturur Gelişimleri bloke eder Müstazafları ağlatır, vicdanları kanatır… Güce itaat eden, hakka riayet etmez Gücü benimseyenler hukuku küçümser Gücün gölgesine sığınanlar, adalet güneşini görmezler Kılcal damarlarına kadar karanlık siner, yarasalara dönüşürler “Yaratıklarımızdan, daima hakka ileten ve Hak ile adil davranan bir ümmet vardır ” (Araf 181) Hakkın bağlamadığı güç, erdemli insanları bağlamaz Kimlik ve kişilik sahibi insanların hak ve hukukun gücüne olan sevgileri, gücün hukukuna olan korkularından değildir Gücün hukukuna olan nefretleri, hukukun gücüne olan sevgilerinin neticesi değil, sonucudur Bedihidir ki Hak olmadan adalet, adalet olmadan da saadet sağlanamaz Adalet saadetin sebebi, hakikatin sonucudur Hakikati özümseyen toplum, adaleti önemser ve benimser Hakkı tasdik eden güç; adaleti tatbik eder Kaldırılması gereken değerleri düşürmez, düşürülmesi gerekenleri de kaldırmaz İfrat ve tefrite isyan eder; her şeyi yerli yerine oturtur Hakkı algıla(ya)mayan, hukuku uygula(ya)maz Hakka dayanmayan adalet çürür, adalete dayanmayan saadet ise ölür Adalet hakla kaim, saadet adaletle daim olur Hakka ülfet eden hayatın külfetine direnir “Düşmanlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın ” (Enfal, 60) We’l aqıbetu li’l muttaqiyn! ![]() ![]()
__________________
|
|
|
|