Günah İşlemek Ve İman |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Günah İşlemek Ve İmanGünah işlemek ve iman Sual: Günah işlemek ve işlemeye devam etmek insanın imansız ölmesine sebep olmaz mı? CEVAP Büyük günahları işlemek ve devam etmek insanı küfre sürükleyip, imansız ölmesine sebep olabilir ![]() Sual: Büyük günahlar nelerdir? CEVAP Büyük günahlardan bazıları şunlardır: 1- Bid'at sahibi olmak 2- Günah işlemeye devam etmek 3- Müslüman olduğuna şükretmemek 4- İmansız ölmekten korkmamak 5- Zulmetmek 6- Anaya-babaya âsi olmak 7- Doğru olsa da çok yemin etmek 8- Namazı öğrenmeye ve çoluk-çocuğa öğretmeye önem vermemek 9- İçki içmek 10- Yalan yere evliyalık taslamak 11- Günahını küçük görmek 12- Kendini beğenmek 13- İlim ve ibadeti ile kendini üstün görmek 14- Haset etmek 15- Tecrübe etmeden bir kimseye iyi demek 16- Yalana, gıybete devam etmek 17- Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından uzak durmak 18- Kâfir olsa da komşusuna eziyet etmek 19- Dünya işleri için, çok sinirlenmek 20- Büyü yapmak 21- Salih olan mahrem akrabayı ziyareti terk etmek 22- Allahü teâlânın sevdiklerini sevmemek; sevmediklerini sevmek 23- Mümin kardeşine üç günden fazla kin tutmak 24- Zina veya livata yapmak 25- Açık saçık giyinmek 26- Katillik 27- Hırsızlık 28- Uyuşturucu madde kullanmak 29- Gasp 30- Ramazan orucunu, açıktan yemek 31- Zaruretsiz faiz vermek 32- Haksız yere yetim malı yemek 33- Ölçü ve tartıda hile yapmak 34- Namazı vaktinden önce veya sonra kılmak 35- Kalb kırmak 36- Rüşvet almak 37- Malın zekatını ve uşrunu vermemek 38- Canlı hayvanı ateşte yakmak 39- Kur'an-ı kerimi öğrendikten sonra, okumasını unutmak 40- Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek 41- Hainlik etmek 42- Eshab-ı kiramdan herhangi birisini sevmemek 43- Namuslu kadına, kötü kadın demek 44- Müslümanlar arasında söz taşımak 45- Avret yerini açmak veya başkasının avret yerine bakmak 46- Emanete hıyanet etmek 47- Cimrilik 48- Dünyaya düşkünlük 49- Allahü teâlânın azabından korkmamak 50- Haramı haram helali helal bilmemek 51- Falcıların falına inanmak 52- Kadına, kıza yani harama bakmak 53- Kadınların erkek, erkeklerin kadın elbisesi giymesi 54- Ettiği iyiliği başa kakmak 55- Allah’tan gayriye yemin etmek Mesela çocuğumun ölüsünü öpeyim gibi56- Küçük günahı işlemeye devam etmek 57- Bir namaz vaktini kaçıracak zaman kadar cünüp durmak 58- Çalgı çalmak ve dinlemek 59- İntihar etmek 60- Dinini öğrenmemek ![]() Günahı önemsiz saymak Sual: Günahı önemsiz saymak ne demektir, nasıl olur? CEVAP Günahı önemsiz saymanın ne demek olduğu çok kimse tarafından bilinmemekte, bu yüzden günahkârlara kâfir denmektedir Mesela (İçki içmeye devam eden kimse, haram olduğuna önem verse, içmez, açık gezen bayan, bunun haram olduğuna önem verse kapanır O halde bunlar, işlediği günahlarına üzülmedikleri, yani haramı önemsiz saydıkları için kâfirdir) demek yanlıştır Üzülmeyen, önem vermeyen kâfir olur ama, üzülmek, önem vermemek ne demektir? Mesela namazını kılan bir bayan, açık gezmenin günah olduğunu biliyorsa, (Kapanmak Allah’ın emri, kapansak iyi olur ama, bu zamanda kapanamıyoruz) derse, bu bayana kâfir denmez Bunun gibi içki içen kimse de, (İçki haramdır, fakat alıştık bırakamıyoruz) derse, bu kimseye kâfir denmez Aksine, hiç içki içmeyen birisi, (bir bardak şarap içmek günah sayılmaz) dese küfre girer Yahut, (Herkes açık geziyor, ne oluyor, biz de geziyoruz, herkes içiyor, biz de içiyoruz, sarhoş olmadıktan sonra ne zararı olur) diyerek haramı önemsiz saymak küfür olur![]() Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde saklıdır Bir günah yüzünden büyük azaba maruz bırakabilir Yüz bin sene ibadet eden iyi bir kulunu, sonsuz olarak Cehenneme koyabilir Mesela yüz bin sene itaat eden İblis, kibrederek secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu O halde her günahtan kaçmaya çalışmalı Bir hadis-i şerifte, (Çok az bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor Her günah, Allahü teâlâya isyan olduğundan, büyüktür; fakat bazısı, bazısına göre küçük görünür Bir küçük günahı yapmamak bütün cihanın nafile ibadetlerinden daha sevabdır, çünkü nafile ibadet yapmak farz değildir Günahlardan kaçınmaksa farzdır (Rıyad-un-nasıhin)Günah işleyince de ümitsizliğe kapılmamalı, hemen tevbe etmelidir Mümin hem Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli, hem de Ondan çok korkmalıdır Hadis-i şerifte (Müminin kalbinde korku ile ümit varsa, Allahü teâlâ onu umduğuna kavuşturur, korktuğundan da emin eder) buyuruldu Yani bir mümin, Allah’ın azabından korkar, rahmetinden de ümidini kesmez, haramlardan kaçıp ibadetlerini yapmaya çalışırsa Cennete gider![]() Bir insan ne kadar büyük günah işlerse işlesin, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemelidir Hatta azılı bir kâfir bile tevbe edip "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah" dese, bütün günahları affolur, tertemiz bir insan olur Yani dünyada iken Allah’ın affetmediği günah yoktur Tevbe edince şirki yani kâfirliği de affeder Öldükten sonra artık kâfirlere af yoktur Kur'an-ı kerimde, (De ki, ey çok günah işlemekle haddi aşan kullarım, Allah’ın rahmetinden [bizi affetmez diye] ümidinizi kesmeyin! Çünkü Allah, [iman ehlinin] bütün günahlarını hiç şüphesiz affeder Elbette O, sonsuz mağfiret ve nihayetsiz merhamet sahibidir ) buyuruluyor (Zümer 53)Allahü teâlânın rızasının ve gazabının hangi işte, hangi sözde olduğunu bilmeyiz Bu bakımdan hiçbir sözü, hiçbir iyiliği ve kötülüğü küçük görmemelidir Cenab-ı Hak, rızasını iyilikler içinde, gazabını da günahlar içinde saklamıştır Önem verilmeyen bir günah, Allah’ın gazabına sebep olabilir Onun için sözümüze dikkat etmeliyiz Atalarımız, (Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir) demişlerdir![]() İbadet yapmamak, günahlardan kaçmamak insanın kalbini karartır, zamanla küfre sokar, kâfir olur Günahların hepsi Allah’ın emrini yapmamak olduğundan büyüktür İbni Münkedir hazretleri ölüm döşeğinde ağlıyordu Sebebini sordular "Kasten büyük bir günah işlemedim Önemsiz saydığım küçük bir günah, Allah’ın gazabına sebep olduysa diye korktuğum için ağlıyorum" dedi İşte böyle korkular müslümanın kurtuluşuna sebeptir Çünkü hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, kıyamette buyurur ki: "Dünyada iken bir gün beni hatırlayıp ananı, benden bir kerecik korkanı, Cehennemden çıkarın") buyuruldu![]() Çok önemli tembih Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine yani haramlara riayet etmesi lazımdır Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider İmansız kimse, kabirde azap çeker Ahirette Cehenneme gider Cehennemde sonsuz yanar Af edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtimal yoktur Küfre düşmek çok kolaydır Her sözde, her işte küfre düşülebilir Küfürden kurtulmak da çok kolaydır Küfrün sebebi bilinmese dahi, her gün bir kere, Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum Beni affet diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur Cehenneme gitmekten kurtulur Cehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir Bu tevbeden daha önemli bir vazife yoktur Kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlar için tevbe ederken, bunları kaza etmek lazımdır (Seadet-i Ebediyye) |
|
Günah İşlemek Ve İman |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Günah İşlemek Ve İmanGünah işleyen kişi tövbe etmekle günahlarından kurtulabilir mi? İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar (Nisa, 116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir![]() Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir Nitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun ” (Tahrim Suresi, 8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak ![]() 2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak ![]() 3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak ![]() 4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek ![]() Bir rivayette de "Nasuh Tövbe" şöyle tarif edilmiştir: "- Günahlara pişmanlık ![]() - Farz ibadetleri yapmak ![]() - Zulüm ve düşmanlık yapmamak ![]() - Kırgın ve küskünlerle barışmak ![]() - Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek " (bk Kenzü'l-ummal, 2/3808)İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz ![]() Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştır Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir Günah işleyipte daha sonra tevbe ederim gibi bir düşünce de yanlıştır![]() Manevî Kirlerden Arınma Yolu: Tövbe Sözlükte “Allah’a dönüş ve yöneliş” anlamına gelen tövbe, dini terim olarak “günahtan Allah’a dönme” anlamıyla meşhur olmuştur 1İmam Gazalî, İbn Arabi, İbn Hacer gibi İslâm âlimleri tövbeyi farklı şekillerde tarif etmişlerdir 2Biz burada tövbeyi açık ve anlaşılır bir tarzda tarif edecek olursak şöyle diyebiliriz: Tövbe; yapılan kötülüğü, işlenen günahı veya kabahati günah olduğunu bilip, onu bırakıp terk ederek Allah’a dönmek, O’ndan affetmesini, bağış lamasını dilemek, yaptıklarından pişman olduğunu da belirterek yalnız Allah’a yal varmak demektir ![]() 1 Tövbenin Önemi:Sevgili Peygamberimiz (s a s ) bir hadis-i şeriflerinde: “Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir ” (İbn Mâce, Zühd, 30) buyurmaktadır Başka bir hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz: “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı ” (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11) buyurmuştur![]() Bu zikrettiğimiz hadislerden de anlaşıldığı üzere, insan, günah ve sevap işleme özelliğinde yaratılmış bir varlıktır Günah işlemek, insanı meleklerden ayıran bir özelliktir Bilindiği gibi melekler nurdan yaratılmış olup, asla Allah’a karşı gelmeyen, günah işle me yen varlıklardır![]() İslâm fıtrat dinidir İslâm’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma ve kurtulma yolları insana öğretilmiştir İşte yapılan kötülükten, işlenen günah ve kabahatten kurtulup manevi kirlerden temizlenme yolu tövbedir Tövbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlar dan kurtulup o günah ve hataları hiç yapmamış gibi tertemiz olur Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz, “Günahtan tam dönen ve tövbe eden, o günahı hiç işlememiş gi bidir ” (İbn Mace, Zühd 30) buyurur![]() Yüce Allah kullarını tövbeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır: “Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha edesiniz ” (Nur, 24/31) Başka bir ayette ise Yüce Al lah, Peygamberine şöyle buyurur: “De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Al lah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder Çünkü O, çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır ” (Zümer, 39/53)Bu ayette Yüce Allah, Peygamberine, günahkâr kullara, Allah’ın rah metinden umut kesmemelerini söylemesini emrediyor Çünkü çok bağışlayan, çok acıyan Allah, dilerse bütün günahları bağışlar Bundan dolayı kullar, Allah’ın azabı gelmezden önce Allah’a yönelmeli, O’na teslim olmalı, şirki ve bütün günahları bırakmalıdırlar![]() Bir rivayete göre, çok günah işlemiş olan bazı müşrikler, Müslüman oldukları takdirde günahlarının affedilip edilmeyeceğini Hz Peygambere sormuşlar ve bunun üzerine bu ayet inmiştir 3 Bu ayet, bütün insanları tövbeye ve İslâm’a yöneltmekte, Müslüman oldukları takdirde Allah’ın, onların bütün günahlarını affedeceğini bildirmekte, günahkârlara umut kapılarını ardına kadar açmaktadır![]() Kullar ne kadar günah işlemiş olurlarsa olsunlar, umutsuzluğa kapılmadan Allah’a yönelip tövbe ederlerse Allah onları affeder Bu ayetler yanında kulları umutsuzluktan kurtarıp tövbeye yönelten çok hadis vardır (Bkz: Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Tevbe 46, 47)Günah ruhun kiri, tövbe ise cilasıdır Günahta ısrar, kulun ruhunu iyice bozar Onun için Mevlânâ Celâleddin Rûmî de her insanı, her ne durumda olursa olsun mutlaka günah bataklığından tövbenin aydın düzlüğüne şöyle çağırmaktadır:Gel, gel, ne olursan ol, yine gel! Kâfir, Mecusî, putperest de olsan gel! Bizim bu dergâhımız umutsuzluk dergâhı değildir Yüz bin kere tövbeyi bozmuş olsan da yine gel!Yüce Allah, Tahrim suresi 8 ayette: “Ey inananlar, tövbe- i nasûh ile Allah’a tövbe ediniz Umulur ki Rabbiniz, kötülüklerinizi örtüp temizler ve sizi içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir![]() ![]() ” buyurmaktadır Bu ayette kastedilen nasûh tövbesi nedir?Nasûh Tövbesi Nedir? Nasûh, nush kökünden mübalağa kipidir Çok öğüt veren demektir Tövbe, çok öğüt verici olarak nitelendirilmiştir Yani sahibine, günahı bırakmasını öğütle yen, onu günahtan kurtaran sadık bir tövbe ile tövbe ediniz, Allah’a dönünüz demektir O halde nasûh tövbesi; hemen günahı terk etmek, geçmişte olanlara pişman olmak, gele cekte günah işlememeye karar vermek ve üzerinde bulunan her hakkı sahibine ödemek demektir 4Efendimiz (s a s ), nasûh tövbesini; “Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rucu’ edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dön memesidir ” (Ahmed b Hanbel, Müsned, 1/446) şeklinde tanımlamıştır![]() Gazalî, nasûh tövbesini tanımlarken şunlara yer vermiştir: “Nasûh tövbesi yapan lar, tövbe edip ölünceye kadar tövbesinde duranlardır Bunlar geçmişteki eksiklerini tamamlar ve bir daha günaha dönmeyi hatırdan bile geçirmezler, zelle ve sürçmeler müs tesna İşte tövbede istikamet budur Günahların sevaplarla değiştirilip hayırlarda müsabaka edenler bu tür tövbe sahipleridir ”52 Tövbenin Kabulünün Şartları:Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah’ın tövbe edenleri methetmesi (Tevbe, 9/112) ve tövbe kapısını çalan kullarını sevdiğini ifade etmesi (Bakara, 2/222), tövbelerin kabul edileceğinin birer delilidir ![]() Allah Resulü (s a s ), kullarının tövbesi karşısında Allah’ ın ne kadar hoşnut olacağını şöyle bir örnekle anlatmaktadır: “Allah’ın kulunun tövbesine sevinmesi şuna benzer: Bir insan azığını, su tulumunu bir deveye yüklemiş, sonra yolculuğa çıkmıştır Nihayet çorak bir yere vardığında uykusu gelmiş, devesinden inerek bir ağacın altında istirahata çekil miştir Kalktığında devesinin kaybolduğunu görmüş ve değişik tepelere koşarak onu aradığı halde bulamamış ve yorgun bir vaziyette, ağacın altına yatmıştır Tekrar uyandığında devesini yanı başında durduğunu görüp de yularından yapışıp, son derece sevinerek, yanlışlıkla; “Ey Allah! Sen benim kulumsun, ben senin Rabbinim ” (Buhârî, Deavât 4; Müslim, Tevbe 3) demiştir İşte Yüce Allah, kendisine tövbe eden kuluna, devesini kaybettikten sonra bulan adamdan daha fazla sevinir![]() Tövbenin Allah katında makbul olması için bazı şartlar vardır Yalnız bu şartlar işlenen günahın çeşidine göre farklılık arz etmektedir Günahın kime karşı işlenmiş ol duğu, onlardan kurtulmak için tövbe yapılırken önem arz etmektedir Bu bakımdan gü nahı ikiye ayırabiliriz:a- Allah Hakkı ile İlgili Günahlar: Allah hakkı ile ilgili günahlardan tövbe etme nin üç şartı vardır: 1) O günahı işlediğine pişmanlık duymak: İnsan vicdanında, işlenen günahın bir kötülük olduğu ve kul ile Allah arasında bağlantıyı zedelediğine karar verildiğinde, bir huzursuzluk6 ve pişmanlık başlayacaktır ![]() Günah işleyen kul, tövbe kapısına; günahlarını itiraf ederek, bu günahların verdiği huzursuzluk ve pişmanlıkla silkinmiş, uyanık bir kalp ve gönülle gelecektir 7 Sözü edilen huzursuzluk, şahsı tövbe etmeye iten bir etkendir![]() Pişmanlık tövbenin ilk şartıdır Nitekim Allah Resulü, önemine binaen, “tövbe pişmanlıktır” (İbn Mâce, Zühd 30; Ahmed b Hanbel, Müsned, 1/376, 423) buyurmuştur Pişmanlık tövbenin kendisidir Pişmanlık olmadan tövbe yapılamaz![]() 2) Tövbe edilen günahı kesinlikle terk etmek: Tövbe; yalnız bir kalp işi, bir ürperti, irkilme ve gözyaşı dökme şeklinde, soyut bir pişmanlık değildir Yani tövbe, birtakım iç duygulardan ibaret değildir Aksine tövbe, derunî duygular üzerine birtakım eylemlerin bina edildiği bir süreçtir Örneğin, tövbe eden, Allah’ın yasakladığı günahı terk etmeli8, imkân ölçüsünde emirlerini yerine getirmelidir 9 Tövbe ettiği günaha devam etme meli dir 10 Günahlarına tövbe ettiği halde, onları işlemeye devam eden fert, kendisi ile tezada düşmüş demektir Böyle bir tavır, pişmanlık olgusu ve günahı tekrar işleme yeceğine dair sözü ile bağdaşmayacaktır Hâlbuki şahsın, tövbe ettiği günahları hemen terk etmesi,piş manlığının ve aynı günahı tekrar işlememedeki kararlılığının bir belirtisi ola caktır![]() 3) Tövbe edilen günaha kesinlikle dönmeme kararı: Geçmişteki günahlarından pişmanlık duyan şahsın, tövbe etmiş olması için, o günahı tekrar işlememeye kesin karar vermiş olması gerekmektedir 11 Pişmanlık ve tövbe edilen günaha dönmeme kararı, birer kalp işi olduğundan, bunları gerçek anlamıyla yalnız Allah bilebilecektir Dolayısıyla, ki min gerçek manada tövbe etmiş olacağı insanlar tarafından bilinemeyecektir 12 Tövbenin sıhhat bulması için, şahsın tövbe ettiği günaha tekrar dönmeyeceğine dair Allah’a söz vermesi gerekmektedir 13b- Kul Hakkı ile İlgili Günahlar: Kul hakkı ile ilgili günahlardan tövbe etmenin ise dört şartı vardır Bu şartlar; yukarıda zikrettiğimiz üç şartla birlikte dördüncü şart ise; hakkı yenilen kulun hakkını sahibine iade etmek ve ondan helallik almaktır Kul hakları, mal nevinden ise, aşağıdaki ihtimallerle karşılaşılabilecektir![]() 1 Gasbedilen mal, elde mevcut ve sahibi de biliniyorsa geri verilmelidir 14 Burada suçu gizleyerek tövbe etmeye çalışmak yetmez![]() 2 Çalınan mal, hırsızın elinde mevcut, ancak sahibi bilinmiyorsa, bu mal tasadduk edilerek zimmetten çıkarılır 153 Bir şahısta önceki yıllara ait kul hakları var ve sahipleri de belli değilse, gasbe dilen mallar kadar tasadduk eder, hayır-hasenat yapar![]() 4 Suçlunun yediği bir mal, mislî değil de; kıymeti belirlenebilen cinstense ve şah sın imkânı da varsa, o kıymeti sahibine vermelidir 16 Buna gücü yetmiyorsa, imkân bul duğunda vermeye niyet etmelidir İmkân nispetinde, malı sahibine ulaştırmaya çalışıp da bunu başaramayanı Allah’ın affetmesi umulur 175 Malında ne kadar haram bulunduğunu bilmeyen şahıs, zann-ı galibine göre, bir miktar ayırır ve onu önceki kul haklarını elinden çıkarma niyeti ile dağıtır 18İşte bu şekilde, günahkâr şahıs, utanarak Rabbinden bağışlanmasını ister ve zik rettiğimiz bu şartları yerine getirirse, Allah böyle tövbe eden kulunun tövbesini kabul ederek bağışlayacak ve ona azap etmekten hayâ edecektir ![]() 3 Tövbede Zaman Unsuru:Günahlar, Allah’a giden yolda birer engeldir Günahkâr, zehirlenmiş bir insan gi bidir Zehirlenen kişi için, vakit geçirmek ne derece tehlikeli ise, günah işleyenin de tövbede gecikmesi o derece risklidir![]() Günah işleyen mü’min, imanının bir belirtisi olarak rahatsızlık duyacak ve hemen ondan kurtulmanın yollarını arayacaktır Günahın hemen ardından tövbe etmenin farz ol duğu hususunda icma mevcuttur Ayrıca tövbeyi geciktirenler bu sebeple günah kazan maktadırlar 19Gazâlî’ye göre; kişi yaptığının günah olduğunu anladığı an, derhal pişmanlık duy malı ve onun tesirini iyi amel ile silmelidir Aksi halde, kötülükler kalbi istila eder ve bir daha izalesi mümkün olmaz 20Nitekim hadiste: “Mü’min günah işlediğinde, kalbinde siyah bir leke olur Tövbe eder, günahı terk eder ve istiğfar ederse, bu siyahlıktan kurtulur, günah artarsa siyahlık da artar![]() ![]() ” (İbn Mâce, Zühd 29) buyurulmaktadır![]() Tövbe için geçerli olan zamanın son sınırı hakkında şu hadis bize bir fikir vermektedir: “Allah kulunun tövbesini, can boğaza gelmedikçe kabul eder ” (Tirmizî, Deavât 100; İbn Mâce, Zühd 30) Ölüm kesinleşip, can boğaza geldiğinde ise, tövbe kabul edilmeyecektir![]() Son nefeste tövbenin kabul edilmeyişinin sebepleri şunlardır: İnsan o anda ümit sizlik halindedir Hâlbuki tövbe, kişinin hayattan ümidini kesmediği bir ortamda olmalıdır Son nefeste fertlerden teklif kalkar O anda yapılan işler için iyi veya kötü denmez Hâlbuki tövbe dünya işlerindendir ve teklif kalkmadan yerine getirilmelidir Ahirette herkes pişman olacaktır, ancak o halleri tövbe olarak nitelendirilmeyecektir 21 Zira son nefeste günahkârların pişmanlık duydukları an, teklifin olmadığı andır 22 Son nefeste yapılan tövbe kabul edilmediği gibi, o bir yok hükmündedir ve sonuç olarak hiç bir şey ifade et memektedir 23 Ömrü boyunca hiç tövbe etmeyenle, ölümü anında tövbe eden, sonuç itibarıyla aynı görülmektedir 24Sonuç olarak, tövbe ile ilgili şöyle bir zaman dilimi çizebiliriz: Tövbe için zaman; günahın peşinden başlamakta, ileriki günlerde herhangi bir vakte bağlı kalmadan devam etmekte ve ölüm alametleri belirince son bulmaktadır Yani, tövbenin son sınırı olarak; yaşama ümidinin bitmesi, ölüm alametlerinin belirmesi ve şahsın son anlarını yaşamasıdır![]() 4 Tövbede Mekân Unsuru:Namaz, hac gibi bazı ibadetlerin, belli mekânlarda yapılması, faziletli veya gerekli olduğu halde, tövbe için böyle bir 13 mekân şartı yoktur Zira tövbe, çok yönlü bir pişmanlık olduğu için, yalnız bir mekânda başlayıp sona ermeyecektir![]() Bu sebeple, tövbe edebilmek için, şahsın camide bulunması, tekke veya zaviyede olması şeklinde bir şart yoktur Diğer taraftan; cemaat ha linde, bir araya toplanarak, koro halinde tövbe etmek de şart değildir![]() Günah işlemiş insan, tövbesini her mekânda gerçekleştirebilir Şahıs için, günah larını göz önüne getirdiği, onların çirkinliklerinden kurtulmaya karar verdiği her yer tövbe mekânıdır Yani işçi işinin başında, çiftçi tarlasında, evde kalanlar evlerinde, bu kararı ve rebilir ve tövbe sürecini başlatabilir![]() Nitekim Yunus (a s) balığın karnında ve denizin karanlıklarında; “Ya Rabbi Sensin ilah, Senden başka ilah yoktur, Sübhansın, bütün noksanlıklardan münezzehsin, Yücesin Doğrusu ben kendime zulmettim, yazık ettim Affını bekliyorum Rabbim!” (Enbiyâ, 21/87) deyip, en faziletliyi yapabilecek iken faziletli olanı yaptığından ötürü Allah’tan af dilemiş tir 25 Allah da onu affetmiştir![]() Yine bilindiği gibi Hz Âdem ve Hz Havva, cennette yasak meyveden yiyerek, Al lah’ın emrine karşı gelmişlerdi Cennetten çıkarılıp, dünyada epey müddet dolaştıktan sonra Arafat meydanında “Rahmet Dağı” denen bir dağın başında yaptıkları hatadan do layı Allah’a tövbe etmişler; “Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ki zi yana uğrayanlardan oluruz” (A’raf, 7/23) diyerek Yüce Allah’a yalvarmışlar ve af dilemişler, Cenab-ı Hak da onları affetmiştir![]() Tövbe süreci, günahlardan kurtulmaya kalbin kesin olarak karar vermesiyle başlamaktadır Bu kararın verilebildiği her yerde tövbe sahihtir Tövbeyi bir mekâna hasretmek, tövbe için kutsal bir yer şartını ileri sürmek, tövbe olayını bilmemek ve konu ile ilgili İslâm’ın esprisini yakalayamamak demektir![]() Sonuç: Yüce Allah, insanı sevap ve günah işleyebilecek bir özellikte yaratmıştır Yapılan kötülüklerden, işlenen günah ve kabahatten kurtulma, manevî kirlerden arınma yolu tövbedir Tövbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlardan kurtulur ve o günahı hiç işlememiş gibi tertemiz olur Her insanın tövbeye ihtiyacı olduğu tartışılmaz bir gerçektir![]() Tövbe, günahın hemen peşinden olabileceği gibi, ölüm döşeğine düşüp, ölüm emarelerinin belirmesi öncesine kadar devam eden bir zaman içinde yapılabilir İnsanın eceli belli olmadığı için, bir an önce tövbe etmelidir![]() Tövbe etmek için, insanın bir aracıya ihtiyacı olmadığı gibi, belirli zaman ve mekânda tövbe eylemini gerçekleştirmek gibi, bir zorunluluk da yoktur ![]() Gerçek tövbe için; kişi geçmişe pişmanlık duymalı, gelecekte aynı hatayı işlememe kararı ile birlikte, yaşadığı ortamda günahı terk etmelidir Kul haklarının sahibine iade edilmesi tövbenin en önemli rüknüdür![]() Yapılan tövbe sonucu, günahlardan temizlenip temizlenilmediği kuşkusu yersiz olup, Allah her türlü günah işleyeni temizlemek için tövbe kapısını açık bulundurmaktadır İnsanların dikkatli olması gereken husus; tövbenin sahih olarak ortaya konulup konulmadığıdır |
|
|
|