Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
hayir, kapisidir, zulüm

Zulüm Hayir Kapisidir

Eski 08-24-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Zulüm Hayir Kapisidir




ZULÜM HAYIR KAPISIDIR


Allah-u Tealâ’nın başka insanlara müsaade etmek suretiyle size ettirdiği zulüm, aslında si/in için mutlak bir hayrı ifade eder Çünkü Allah'ın müsaadesiyle birisinin bir başkasına hayır kazandırması demektir Çünkü zulûm yapan kişi derecât kaybeder, zulüm gören kişi ise aynı miktar derecât kazanır

Bir adım daha atalımOnun arkasında başka bir büyük fayda daha var Nefsimizin hangi âfetinin hasta olduğunu, bize yapılan zulümler gösterirHangi zulüm sebebiyle hangi istikâmette bir üzüntü duyuyorsak; nefsimizin 19 afetinden hastalık plan birisiyle karşı karşıyayız demektir Üzülmüşsek hasta olduğumuz kesin Neden öyle, neden kesin? Çünkü ihlâsa ulaşmış olsaydık, o olay bizi üzemezdi, çünkü nefsimizde o afet yoktu Olmayınca âfetin vücûda getirdiği o rahatsızlığı duymamız söz konusu olmayacaktı Öyleyse ne zaman birisi bize bir /ulûm yapıyorsa kızıyoruz» öfkeleniyoruz Vay diyoruz, haksız yere bunu bize nasıl yapar? Ben onun haddini bildiririm İntikam almaya çalışıyoruz Hem algılamamız yanlış, hem reaksiyonumuz yanlış İkisini de yaptığımızı düşünelim, iki defa üzülürüz sadece Hem başkasının davranışlarından etkilendiğimiz için üzülürüz, hem de intikam alabilirsek, intikam aldığımız için üzülürüz Alamazsak şuuraltı birikimi olduğu için üzülürüz Yani sizin gerçek muhatabınız bir gün öğreneceksiniz ki insanlar değil, Allah O zaman etrafınızdaki insanların birbiriyle neden uğraştığının sebebini keşfedeceksiniz, nefisler buna sebebiyet veriyor ve insanlar birbirine düşman oluyorlar Nefslerinin varlığı sebebiyle başka insanların davranışlarım değiştirmek istiyorlar Halbuki değişmesi lazım gelenler sizlersiniz, siz değişeceksiniz Bunun için başkalarının sahasına müdâhale etmeyeceksiniz


BEŞERİ MÜNASEBETLER (DAVRANIŞ BİÇİMLERİ)

Başkalarından iyi davranışlar beklemek hakkınızdır O davranışları size başkaları veremiyorsa, kimler veremiyorsa açık yüreklilikle onlarla konuşun Onlara hangi açıdan rahatsız olduğunuzu açık açık anlatın Çözümü beraberce arayın Göreceksiniz ki çözüm daima vardır

Eğer işi hüsnüniyetle götürürseniz ihlâstaki insanın davranışlarına benzer davranışlara ulaşabilirsiniz Birbiriyle anlaşamayan insanlar acaba niçin anlaşamazlar? İki tarafın da nefisleri söz konusudur, nefisler sah nededir de ondan Tarafların biri, bir yanlışlık yapmıştır, arkasından bir daha yanlışlık yapmıştır, arkasından bir daha yanlışlık yapmıştır, bir daha yanlışlık yapmıştır Bu muhatap olan kişiye göredir

Acaba o hataların sahibi olan kişi, acaba o hataları kasıtlı mı yaptı, bilerek mi yaptı? Ben seni sevmiyorum; sen benim düşmanımsın, ben sâna böyle davranırım diye mi yaptı?Yoksâ, acaba hüsnüniyetle davrandı da bize mi öyle geldi? Bunun çözümü kolay Eğer o kişiyle gidip açık yüreklilikle konuşursak: "arkadaş ben senin falanca günkü davranışını beğenmedim, bana dokundu" O kişi de soracaktır: niçin dokundu diye Siz de ona anlatacaksınız niçin dokunduğunu Ve o kişi hüsnüniyet sahibiyse artık vazgeçecektir o davranışından Öyleyse meselenin çözümüne gidin

Etrafınızdaki insanlarla dostluk münasebetlerini kurmaya ve bu ağacı yeşertmeye Çalışın Unutmayın herkes insandır, insan olarak yaratılmıştır, nefsinin afetleri de vardır, ama ruhunun hasletleri de vardır

Ayrıca siz bir hata yaptığınızın farkına varırsanız, yapmanız lâzım gol en ilk şey derhal o hatayı yaptığınız kişiden af dilemek, Allah-u Teâlâ'ya da tövbe ve istiğfar etmektîr Ve o kardeşimize ispat edebilirseniz ki bu gerçekten sizin tarafınızdan yapılan bir yanlışlıktır Bir daha olmaması konusunda siz elinizden geleni yaparsanız o kişiyi dostlarınız arasına kazanacaksınız Dikkat edin ki düşmanlıktan bugüne kadar insanlık tarihi boyunca hiç kimse bir şey kazanamamıştır, ama başka birine düşmansa her şeyden kişi kendisine düşmandır ve kendi kaybeder Çünkü başka birinin davranışlarının negatif boyutlarını ölçen kişinin kendisi de negatif ölçülerin sahibidir Aksi olsaydı ne olacaktı? O davranışlar ona hiç batmayacak ti Başka birinin bize bir yanlış davranışta bulunduğu kanaatindeysek bileceğiz ki kökleri bizde, meselenin düğümleri bizim sahamızda atılı Biz o düğümleri çözmeye çalışacağız, gayretimiz o istikamette olacak

Eğer" böyle yaparsak, daha çok zikredersek gecelerimizi daha çok ibadetle geçirirsek göreceğiz ki, Asrı Saadet'e doğru bir yaklaşma söz konusu olacak

SİZİN DAVRANIŞLARINIZ NASIL OLMALI?
Benim size anlattıklarımı dinlemeniz beni tatmin etmiyor, dinlemek önemli değil, Söylediklerimi tatbik etmedikçe siz hatalar içinde yuvarlanırsınız Kendi hatalarınız etrafınızdaki insanların hatasını da oluştururOnların hataları nasıl size tesir ediyorsa sizin hatalarınız da onlara tesir edecektir

Unutmayın siz bir mozaikler dizisi içinde bir tanesiniz Öyleyse bütün mozaiklerdeki bütün girintiler ve çıkıntılar çevre mozaiklerle uyum halinde olması gereken bir statü gösterir

Bunu yapabilmeniz de kendinize çok dikkat etmenizle mümkün Bir gayretin içinde olacaksınız Siz yalnız kendinizden sorumlusunuz ama, unutmayın ki başkalarının huzursuzluğuna sizin davranışlarınız sebebiyet verir Bunun hesabını ödemek sizin işinizdir, tamam Ama siz yaptığınız her davranışınızla başkalarını huzursuz da ede-bilirsinizbaşka bir açıdan daha bakalım, huzurlu da edebilirsiniz İhlâs’ta olan bir kişi çevresine ne götürür, onlardan ne alır? Siz çevrenize ne götürüyorsunuz, çevrenizden ne alıyorsunuz dikkatle inceleyin İhlâs’ta bulunan bir kişi çevresine hayır götürür Her davranışı onlar tarafından beğenilen, takdir dilen ve onları huzura kavuşturan davranışlardır Onun için sevilirler Peki siz de aynı şeyi yapamaz mısınız? Yapabilirsiniz Biraz fedakârlık etmeniz gerekiyor, nefsinizin afetlerine biraz set çekmeniz gerekiyor

Temel yanlışlığımız, bütün kabahati başkalarında kabul etmemizden kaynaklanıyor Yani bizim nefsimize göre bizde hiç bir kabahat yoktur, herkes kabahatlidir etrafımızda Bize dokunan ne yapmışsa herkes kabahatlidir, ama biz hiçbir şey yapmamışız, kabahatin bir zerresi bile bizde yok Oysa ki er bir başkası bize istemediğimiz bir tarzda davranıyorsa; o davranışın köküne indiğiniz zaman kendinizi bulacaksınız Siz bir başkasına yanlış bir şekilde davranmışsınız ki o kişiden bu tarzda bir davranışa muhatap oluyorsunuz Görüyorsunuz ki, hangi açıdan meseleye bakarsak bakalım hep kendimiz varız, o mutlaka mahvedilmesi gereken nefsimiz var Ve nefsimiz bize şeytandan aldığı telkinlerle doğruyu asla göstermez, hep haklıdır Her zaman biz haklıyızdır, başkaları ise haksızdır Hiç bir zaman tarafsız bir gözle dışardan bakamayız olaylara Bu kardeşimiz bize böyle davrandı ama, acaba bunun sebebi nedir, onu böyle davranmaya iten bir sebep benden mi kaynaklandı acaba?

Bunları düşünmeyiz Bize yapılan bir yanlış davranış vardır ve mutlaka intikamı alınmalıdır diye düşünürüz

Olayın başından başlayalım Bir kişi bize bir yanlış davranışta bulundu Ne yapacağız; Hemen küseceğiz O bana böyle davrandığına göre o benim dostum olamaz, ben onunla konuşmuyorum Sırtımızı dönüp oturacağız Birinci yanlışlık bu Öyle yapmamamız lâzım Eğer birinin bir davranışından alındıysak cesaretle konunun üzerine gitmeliyiz, çözüm ancak savaşla alınır Dolayın üzerine gitmek savaştır, o kişiyi dövmek değil Bize karşı hatalı bulduğumuz bir davranışı yapan kardeşimize diyeceğiz ki: "Şen bana karşı şu gün şöyle devrandın Benim ölçülerime göre bu yanlış bir davranıştır Acaba böyle bir davranışta bulamayacağım bir veya bir çok yanlışlıklar var mı? Eğer varsa evvela ben kendimi düzeltmek istiyorum Sana bunun için geldim, hedefim kardeş olmamı? Biz Allah yolunda olan insanlarız

Bu meseleyi hiç unutmayacaksınız; bütün insanların gözleri sizin üzerinizde Herkes sizi tetkik ediyor Siz bir misyonsunuz, Allah'ın dostlarısınız

Allah'ın dostları olmayanların sizi çekebilmeleri mümkün değildir Onlar tırnaklarıyla kazarak sizin hatalarınızı arayacaklar, nerede yanlışlık yapacağınızı merakla gözleyecekler ve yakaladıkları anda yüzünüze çarpacaklardır Öyleyse sizlerin aranızdaki davranışlar başkaları için negatif bir malzeme olmamalıdır Bunun için yapmanız lâzım gelen şey son derece basit O kişinin, hani anlattığını kıssadaki kişinin yaptığını yapacaksınız Diyeceksiniz ki:

"Sen böyle bir yanlış davranışta bulundun Ama, sen kendini müdafaa et, yanlış değilse beni inandır Eğer bu yanlışın sebebi bensem, benim daha evvelki yaptığım bir hata veya birçok hatalar buna sebebiyet vermişse; bana bunu bildirmekle vazifelisin, kardeşlik bunu icabettirir Neden? Çünkü sen bana bunları söylersen kendimi düzeltebilirim Eğer söylemezsen, ben onları hüsnüniyetle yaptım, seni kıracağını hesap edemedim Öyleyse benim hüsnüniyetle yaptığım bir hareketten bile senin kırılabileceğini biliyorum"

Çünkü hiç kimse bir olaya başkalarıyla aynı paralelde bakmaz Ve sizin hüsnüniyetli bir davranışınız her zaman başkalarının kalbim kırabilir O size bu konuda bir reaksiyon gösterdiği zaman haberdar olursunuz İşte ben bir an için böyle bir olayın varlığını düşünüyorum Kişinin bir reaksiyonuyla, ters bir davranışıyla karşı karşıyasınız Ve diyorsunuz ki; ben senin davranışım beğenmedim,bana göre şu açıdan yanlış bir davranıştı Şimdi, sizin böyle kendinizde bir hata arayarak o kardeşinize gitmeniz, onun üzerinde mutlaka müspet bir tesir icra edecektir Ve belki de yaptığında eğer onun bir nefsani davranışı varsa bir pişmanlık duyacaktır ve belki sizden özür dileyecektir, aynı hatayı bir daha işlememek üzere kararlı olduğunu söyleyecektir Ondan böyle bir davranış gördüğünüzü düşünün, ama siz şöyle düşünüyorsunuz:

"İyi ama, davranışını düzeltti ama ben söyledim diye düzeltti"

Hadi bakalım buyrun şimdi; ister siz söylediniz diye düzeltsin, ister bundan hiç haberi olmasın da düzeltsin, neyi değiştirir bu? Size karşı olan davranışlarının Allah'ın emrettiği davranışlar olması önemli O kişi bunu sağlamışsa sizin söylemenizle sağlamış olsa ne yazar, hiç haberi olmadan düzeltse ne yazar?

Siz başkalarının hayat cephesine müdâhale edemezsiniz, bu yetkiniz yok Yani, ben ona söyledim de ondan sonra davranışlarını düzeltti, bunun kıymeti yok, demeniz yanlıştır Bu tarzda bir sözün sahibi olmanız sizi hak sahibi kılmaz, buna hak sahibi değilsiniz Herkes kendi davranışını kendisi tayin eder Önemli olan başka birinin davranışlarında size batacak bir noktanın kalmamış olmasıdır Bunu sağlayabiliyorsa o kişi, size yanlış gelmeyecek bir davranış biçimi sergileyebiliyorsa o kişinin yaptığı doğrudur Ama siz bunu "İşte ben ona söyledim, söylemeseydim eğer, bunu yapmayacaktı" ya dayandırıyorsanız haksızsınız Söylediğim gibi bunun şu kadarcık önemi yoktur Sizin söylediğinizden sonra onun kendini düzeltmesi veya bundan hiç haberi olmadan kendini düzeltmesi arasında Allah'a göre fark yoktur Sizin de bundan Ötesine hakkınız yok Yani diyelim ki birisi size ters bir davranışta bulunmuş Gittiniz o kardeşinize dediniz ki:

"Davranışın yanlış", o da dedi ki

"Haklısın Hakikaten yanlış olduğunu ben de şimdi idrak ettim, o zaman bunu düşünememiştim, af dilerim Göreceksin ki, bugünden itibaren ben sana karşı olan davranışlarımda böyle bir yanlışlığı bir daha yapmayacağım"

Bunu demesi yetmez, davranışlarıyla ispat etmesi gerek Ama ya ispat ediyorsa?

İMAM İSKENDER ALİ MİHR

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.