Boş Kaldığımız Zaman |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Boş Kaldığımız ZamanBos Kaldigimiz Zaman Seytan Cok Cesitli Suphe, Tereddut ve Sikintilarla Hucum Ediyor Irademiz Hislerimizin Elinde Oyuncak Oluyor ve Bu Gibi Durumlarda Masiyete Karsi Sabrimiz Azaliyor, Tavsiyeleriniz? Evvelâ, seytanin, saptirici fitne ve vesveselerine, fena seyleri tezyînine karsi, namaz -niyazla yuzumuzu yerlere surerek, secde ile gururumuzun hortumunu bukerek, “Akrebu ma yekûnul abdu min Rabbihi fehuve sâcid” “Kulun Rabbisine en yakin oldugu an secde halidir” gercegiyle basimizi yere koyup, “ALLAHumme euzu bike mink” “ALLAH'im Senden Sana; azamet, celâl ve ceberutiyetinden Rahmet ve Rahmâniyetine siginirim” demeli ve Rabbimiz'in himayesine girmeliyiz ![]() “Bos kaldigimiz zaman seytan bize musallat oluyor” ifadesi tam gercegi anlatiyor Gercekten seytan, daha ziyade âtil insanlara hucum eder hic bir is yapmayan, din adina aktif olmayan ve din adina yer yer dolup bosalmasini bilmeyen kimselerle ugrasir Oyleyse biz de bu noktadan hareketle, ataletten kurtulma ve aktif olma yollarini arastirarak ise baslamaliyiz![]() Madem seytan, daha ziyade ataletimizden istifade ediyor, bos durdugumuz zamanlarda icimize uygun olmayan kuruntular atip, fena seyleri dusundurerek bizleri fena seyler yapmaya zorluyor; oyle ise biz de lâhuti bir mesgaleyle surekli onun kurcalayip durdugu bosluklari doldurarak ona karsi koymaliyiz; yani ister dusunce, ister fiille, tepeden tirnaga dolmak ve ona, icimizde el atacagi bir yer birakmamaliyiz ![]() Afâkî ve enfusî tefekkurle, surekli Rabbiyle irtibatini yenileyip duran bir insana, seytan yol bulup vesvese veremez ![]() Rabita-i mevtle iki buklum bir insani da seytan kendine ait oyunlarla dize getiremez ![]() Gece, gunduz Dîn-i Mubîn-i Islâm’in dort bir yanda bayraklasip sehbâl acmasi ugruna cirpinip duran bir dava adamini da seytan kendine ram edemez ![]() Butun his ve duygulari, yakîni imanla itmînana kavusmus bir insanin, Ilâhî vâridat kaynagi gonlune de seytanin ugursuz eli uzanamaz |
|
Boş Kaldığımız Zaman |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Boş Kaldığımız ZamanHasili biz, Rabbimizle irtibat icinde olursak, O da bizi, bizim ve O’nun dusmani olan seytana terk etmeyecektir Evet, hic mumkun mudur ki biz vefali davranip O’nun dinine omuz verelim de, (Hasa) Cenab-i Hak bize karsi vefali davranmasin?![]() O vefalilarin en vefalisi olduguna gore, elbette bizi arzularimizla bas basa birakmayacak ve curumeye terk etmeyecektir Evet O, kitabinda: “Evfu bi ahdi ûfi bi ahdikum ” (Bakara/40) “Siz, sozunuzu tutun Bana karsi vefali olun ki Ben de size vefali olayim” diyor O halde biz, ALLAH’in dinine yardim edip dururken hic ALLAH bize seytani musallat eder mi? Hayir ve asla! Aksine O, boyle bir durumda en azindan bir âyetini lisanimizda temessul ettirecek, bizi kendimize getirecek ve o seytanî girdaptan uzaklastiracaktir Tipki, ALLAH Resulu’nun bir kisim guzide ashabini uzaklastirdigi gibi Evet, onlarin da, insan olarak bakislarinin bulandigi, baslarinin dondugu anlar olmustur ama, hemen Rabbin burhani karsilarina cikmis ve nazarlarini meâliye ve uhrevîliklere cevirmistir Hak dâvâsinda samimi olarak gonul veren herkes hayatina az dikkat etse gorecektir ki, irâdesini kotuye kullandigi veya bilmeyerek bir ucurumun kenarina suruklendigi nice zamanlar olmustur ki, bir inâyet eli uzanip onu tutmus, desteklemis ve dusmesine imkân vermemistir Evet her birerlerimiz, Cenab-i Hakk’a karsi sadâkat ve vefamiz olcusunde mutlaka O’nun destegini gormus ve “In tensurullahe yensurkum” sirrini irademizin nasiye ve cehresine yazildigini musâhede etmisizdir![]() Bizim irâdemizin cercevesi yok denecek kadar dardir Buna ragmen, O bizim bu irâdemizi sart-i âdi yapmis ve seytana ait butun igfalleri ters-yuz etmistir![]() |
|
Boş Kaldığımız Zaman |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Boş Kaldığımız ZamanEvet, seytan ve nefsin icimize attigi seylerin ta bastan onunu kesersek, bir olcude onlarin muharebe zeminine hakim olmus oluruz Cesitli zamanlarda, sizi ciddi bir baski altinda tutup, artik altindan kalkamayacaginiz hale gelen hayalleriniz; bazen de bir an altinda kalsaniz da hemen siyrilip uzaklasabileceginiz hayallerinizi bir dusunup, muhakeme edin; zannediyorum dediklerime hak vereceksiniz Cunku oyle yerler, oyle durumlar vardir ki, orada kendi kalbimizin hayatiyet ve canliligi bizi canli ve diri tutmaya yetmeyebilir Bir de cehresi hakikat gamzeden ve iradesinde ALLAH’in iradesi caglayan oyle kimseler vardir ki, onlarin yanina gittigimiz zaman sanki Nebi ile diz dize oturmus gibi kuvvet kazaniriz Onlarin soz ve sohbetleri bir iksir olur; icimizde buz baglamaya baslamis kotu duygu ve dusunceleri bir anda eritir Bazen de biz, kendimiz ayni hal ve havaya mazhar oluruz Bu defa da bir baskasi bizim atmosferimize siginir, bize dayanir ve varligini surdurmeye calisir ALLAH insani topluluk icinde yasayacak bir fitrat uzere yaratmis ve sonra da onu toplumun icine salmistir Insan, maddi-mânevî dunyasini ancak ve ancak kendi gibi bir toplumun icinde yasayabilir Bu noktada bize dusen vazife iyi arkadaslardan uzak kalmamaktadir Cunku iyi arkadas, her zaman nasihatlariyla yuregimizi hoplatip icimizde ask ve heyecan uyandirabilir Boyle bir arkadasligi, carsida-pazarda gezerken ve uzun yola cikarken hep devam ettirmek lazimdir InsaALLAH, bu sekildeki bir arkadaslik fanusu, serasi icimize seytanlarin girmesine firsat vermeyecektir![]() |
|
Boş Kaldığımız Zaman |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Boş Kaldığımız ZamanBir diger husus da, mumkun mertebe, kalpleri inceltecek nasihatlara kulak verilmelidir Evet, dinleyince ahiretle butunlesecegimiz ve oteler arzusuyla cosup heyecanlanacagimiz nasihatlar cok onemlidir![]() ve bu manâdaki nasihat aynen dindir Seleflerimiz vâz-u nasihat ederken, cami askla, heyecanla dolardi Koca Fahruddun-i Râzi, felsefe kitaplarini devirmis bir insandi ama, kursuye ciktiginda hickiriklarindan ne dedigini adetâ kimse anlayamazdi Biz bu turlu nâsihleri, dinlemeden mahrum, bu itibarla da bir bakima talihsiz bir cemaat sayiliriz Oysa ki insan ayni zamanda, yuregi hoplamaya, gozu yasarmaya muhtac bir varliktir Evet, insan ic alemi itibariyle her gun birkac defa incelmeye, incelip kendi icinde derinlesmeye ihtiyaci olan bir yaratiktir Aglamak da o ihtiyaclardan biridir Kur’an “Onlar aglar ve yuzustu kendilerini secdeye atarlar ” diyerek hep ic inceliginden, yasaran gozden, rikkatli kalpten bahsediyor Binaenaleyh, mumkunse, her gun Sahâbî, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn Efendilerimize ait, evet, gercekten Islâmi hayati yasamis o insanlardan bir kisim sayfalar mutalaa ederek, hayatimizi onlarla renklendirmeli ve carsiya, pazara oyle cikmaliyiz Bu sayede, hem zaman zaman gonul dunyamiz duzelecek hem de gercek gonul insanlari olan sahabe, tabiin ve tebe-i tabiinle kendimizi mukayese etme firsatini bulacagiz: “Onlar da Muslumandi, biz de Muslumaniz; onlar nasil oyle olmustu, biz neden boyleyiz?” gibi mulâhaza ve murakabelerle yenilenebilecegimizi tahmin ediyorum; hic olmazsa haftada bir kac defa bu sekilde bir incelme ve kalplerin yumusamasi, -insaALLAH- icimizde yer yer mevcudiyetini hissettigimiz paslari izale edip giderecektir Biz de bu sayede kalbimize akseden Ilâhî tecellileri, butun aydinligiyla duyacak ve seytanin vesveselerinin disinda, uzaginda kalabilecegiz Bu durum bazen bir sahsi dinleme, bazen Kur’an okuma, bazen de tefsirleri karistirma seklinde olabilir![]() ![]() Yenilenme seklinde sinir yok ama, bizim buna en az hava, su ve ekmek kadar ihtiyacimiz var Evet, yuregimizi hoplatacak bir insani dinlemek, onunla diz dize gelmek, “Bize nasihat et” demek; kalbimizde, Efendimiz (as) ve sadik dostlarini bir kere daha duymak, bizi ayakta tutacak dinamiklerdendir Sakin sakin, ulfet ve unsiyet hastaligi ile: “Ben bunu biliyorum, bir kere daha, okusam ne olur okumasam ne olur ” demeyelim! “Dinlesem ne olur, dinlemesem ne olur” demek bir gaflet, bir aldanmisliktir Ihtiyacin tekerrur etmesiyle, yemenin icmenin tekerrur etmesi gibi, mânevî hayatimizin, kalb, vicdan ve sair duygularimizin da bu turlu seylerle, beslenmeye ihtiyaci vardir Iste butun bunlari dusunerek her zaman kendimizi, bir rehberin kucagina atmali ve onun butun fenaliklari eriten kutsi atmosferi icine girerek, kendimizi yenileme yollarini arastirmaliyiz Bu, bazen okuma, bazen tefekkur ve bazen da olumu dusunme ile olabilir Bunlari yapabildigimiz olcude de insî ve cinnî seytanlardan korunmus olacagiz Her zaman dua ve niyazimiz, Cenab-i Hakk’in bizleri nefis ve seytanin serrinden koruyup muhafaza etmesi istikametinde olmalidir![]() olmalidir ki, hayatimizi hep inayet seralarinda surdurebilelim![]() |
|
|
|