Namazdaki İki Maden |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Namazdaki İki MadenBismillahirrahmanirrahim Eğer desen: "Beni namazdan ve ibâdetten alıkoyan ve fütur veren, öyle lüzumsuz şeyler değil, belki derd-i maîşetin zarûrî işleridir " Öyle ise, ben de sana derim ki: Eğer yüz kuruş bir gündelik ile çalışsan, sonra biri gelse, dese ki, "Gel on dakika kadar şurayı kaz Yüz lira kıymetinde bir pırlanta ve bir zümrüt bulacaksın " Sen ona, "Yok, gelmem Çünkü on kuruş gündeliğimden kesilecek Nafakam azalacak" desen, ne kadar divânece bir bahane olduğunu elbette bilirsin Aynen onun gibi, sen, şu bağında nafakan için işliyorsun Eğer farz namazı terk etsen, bütün sa'yin semeresi, yalnız dünyevî ve ehemmiyetsiz ve bereketsiz bir nafakaya münhasır kalır Eğer, sen, istirahat ve teneffüs vaktini ruhun rahatına, kalbin teneffüsüne medâr olan namaza sarf etsen, o vakit bereketli nafaka-i dünyeviye ile beraber, senin nafaka-i uhreviyene ve zâd-ı âhiretine ehemmiyetli bir menba olan iki mâden-i mânevî bulursun: Birinci mâden: Bütün bağındaki (Haşiye: Bu makam bir bağda, bir zâta bir derstir ki, bu tarz izah ile beyân edilmiştir) yetiştirdiğin, çiçekli olsun, meyveli olsun, her nebâtın, her ağacın tesbihâtından, güzel bir niyet ile, bir hisse alıyorsun İkinci mâden: Hem, bu bağdan çıkan mahsülâttan kim yese-hayvan olsun, insan olsun, inek olsun, sinek olsun, müşteri olsun, hırsız olsun-sana bir sadaka hükmüne geçer; fakat o şart ile ki, sen, Rezzâk-ı Hakiki nâmına ve izni dairesinde tasarruf etsen ve Onun malını Onun mahlûkatına veren bir tevzîât memuru nazarıyla kendine baksan İşte, bak, namazı terk eden ne kadar büyük bir hasâret eder, ne kadar ehemmiyetli bir serveti kaybeder! Ve sa'ye pek büyük bir şevk veren ve amelde büyük bir kuvve-i mânevî temin eden o iki neticeden ve o iki mâdenden mahrum kalır, iflas eder Hattâ, ihtiyarlandıkça bahçecilikten usanır, fütur gelir "Neme lâzım," der "Ben zâten dünyadan gidiyorum Bu kadar zahmeti ne için çekeceğim?" diyecek, kendini tenbelliğe atacak Fakat evvelki adam der: "Daha ziyâde ibâdetle beraber, sa'y-i helâle çalışacağım Tâ, kabrime daha ziyâde ışık göndereceğim Âhiretime daha ziyâde zahîre tedârik edeceğim " Bediüzzaman Said Nursi SÖZLÜK: FÜTUR : Yeis Ümidsizlik Usanç DERD-İ MAÎŞET : Geçim sıkıntısı SA'Y : Gayret, çalışma, emek SEMERE : Netice, kâr, meyve ZÂD-I ÂHİRET : Ahiret yiyeceği; hayır ve ibâdetler Ahiret için hazırlık TEVZİÂT : Dağıtma, dağıtım HASÂRET : Zarar etme, ziyan, kayıp SA'Y-İ HELÂL : Helâl kazanç için çalışmak ZAHÎRE : Azık, anbarda biriktirilen yiyecek, hububat |
|
|
|