Abese Suresi.. |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Abese Suresi..80 ‘ABESE SURESİبِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم عَبَسَ وَتَوَلَّى (1) أَنْ جَاءَهُ الْأَعْمَى (2) وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى (3) أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرَى (4) أَمَّا مَنْ اسْتَغْنَى (5) فَأَنْتَ لَهُ تَصَدَّى (6) وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّى (7) وَأَمَّا مَنْ جَاءَكَ يَسْعَى (8) وَهُوَ يَخْشَى (9) فَأَنْتَ عَنْهُ تَلَهَّى (10) كَلَّا إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ (11) فَمَنْ شَاءَ ذَكَرَهُ (12) فِي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍ (13) مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍ (14) بِأَيْدِي سَفَرَةٍ (15) كِرَامٍ بَرَرَةٍ (16) قُتِلَ الْإِنْسَانُ مَا أَكْفَرَهُ (17) مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ (18) مِنْ نُطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ (19) ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ (20) ثُمَّ أَمَاتَهُ فَأَقْبَرَهُ (21) ثُمَّ إِذَا شَاءَ أَنْشَرَهُ (22) كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَا أَمَرَهُ (23) فَلْيَنْظُرْ الْإِنسَانُ إِلَى طَعَامِهِ (24) أَنَّا صَبَبْنَا الْمَاءَ صَبًّا (25) ثُمَّ شَقَقْنَا الْأَرْضَ شَقًّا (26) فَأَنْبَتْنَا فِيهَا حَبًّا (27) وَعِنَبًا وَقَضْبًا (28) وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا (29) وَحَدَائِقَ غُلْبًا (30) وَفَاكِهَةً وَأَبًّا (31) مَتَاعًا لَكُمْ وَلِأَنْعَامِكُمْ (32) فَإِذَا جَاءَتْ الصَّاخَّةُ (33) يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ (34) وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ (35) وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ (36) لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ (37) وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ (38) ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ (39) وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ (40) تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ (41) أُوْلَئِكَ هُمْ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ (42) 80-ABESE Mekke'de inmiştir, 42 (kırkiki) âyettir Adını, "yüzünü ekşitti, buruşturdu" anlamına gelen ilk kelimesinden almıştır Bu sûrenin iniş sebebiyle ilgili olarak şöyle bir hadise nakledilmiştir:Efendimiz; Velîd, Ümeyye b Halef, Utbe b Rabîa gibi Kureyş'in ileri gelenlerine İslâm'ı anlattığı bir sırada âmâ olan Abdullah b Ümmü Mektum gelir ve "Yâ Resûl! Allah'ın sana öğrettiklerinden bana da öğret" der O esnada Resûlullah (a s ) cevap vermez Çünkü Kureyş'in bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardı Efendimiz onları gücendirmek istemedi![]() Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatları değişti Bu esnada onlar kalkıp gittiler Biraz sonra bu âyetler geldi Resûlullah'ın bazı davranışlarını tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber olduğuna en büyük delildir Zira hiç kimse kendisini bu şekilde tenkit etmez Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla 1 (Peygamber), yüzünü ekşitti ve geri döndü 2 Âmânın kendisine gelmesinden ötürü 3 Belki o temizlenecek,4 Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek 5 Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, 6 Sen ona yöneliyorsun, 7 Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin![]() 8 Fakat koşarak sana gelen ,9 Ve (Allah'tan) korkarak gelenle , 10 Sen onunla ilgilenmiyorsun![]() 11 Hayır! Şüphesiz bunlar bir öğüttür, 12 Dileyen ondan (Kur'an'dan) öğüt alır,13 O, değerli sahifelerdir,14 Tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde,15 Kâtiplerin ellerindedir ,16 Değerli ve güvenilir katiplerin 17 Kahrolası insan! Ne inkârcıdır! 18 Allah onu neden yarattı? 19 Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi 20 Sonra ona yolu kolaylaştırdı 21 Sonra onun canını aldı ve kabre soktu 22 Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir 23 Hayır! (İnsan) Allah'ın emrettiğini yapmadı 24 İnsan, yediğine bir baksın! 25 Yağmurlar yağdırdık, 26 Sonra toprağı göz göz yardık, 27 Bu suretle orada ekinler bitirdik,28 Üzümler ,yoncalar , 29 Zeytinlikler, hurmalıklar ,30 İri ve sık ağaçlı bahçeler, 31 Meyveler ve çayırlar bitirdik![]() 32 (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir![]() 33 Kulakları sağır eden o ses geldiğinde, 34 İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar 35 Annesinden, babasından, 36 Eşinden ve çocuklarından ![]() 37 O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır 38 O gün bir takım yüzler parıl parıl, 39 Güler ve sevinir 40 Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,41 Hüzünden kapkara kesilmiştir![]() 42 İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır |
|
|
|