Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye > Karadeniz Bölgesi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
bolu, ekonomisiyemeklericoğrafi, konumu

Bolu Ekonomisi-Yemekleri-Coğrafi Konumu

Eski 08-10-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Bolu Ekonomisi-Yemekleri-Coğrafi Konumu



İL ve ÇEVRESİNİN COĞRAFİ DURUMU


A- İlin Coğrafi Konumu


8458 km² alanı olan İlimizin batısında; Sakarya ve Düzce, güneybatısında; Bilecik ve Eskişehir, güneyinde; Ankara, doğusunda; Çankırı ve Karabük, kuzeyinde; Zonguldak illeri vardır


İlin 8 İlçesi, 3 beldesi ve 515 köyü vardır


B - Yüzey Şekilleri


Dağlar: İlin güneybatı - kuzeydoğu istikametinde Bolu Dağları; en yüksek yeri 1980 m ile Çele Doruğu, ve Abant Dağları (1748 m), Gerede'nin kuzeyinde Arkot (1877m) ve Göl Dağları (1112m)dır


En güneyde ilk iki sıradan daha yüksek olan ve genel olarak Köroğlu Dağları (en yüksek yeri 2499 m) adı verilen volkanik dağlar uzanır Bolu'nun güneyindeki uzantısı Seben Dağları (1854 m), Mudurnu civarındaki dağlar ise Ardıç Dağları (1443 m) dır Güneydeki Çal Tepesi ise 1640 m yüksekliğindedir


Ovalar: İlin % 9’unu kaplar 725 m yükseltideki Bolu Ovası ve 1300 m yükseltideki Gerede Ovaları en genişleridir Diğer ovalar ise Mudurnu Ovası ve Göynük ilçesinin güneyinde Himmetoğlu Ovasıdır


Akarsular: Bolu’da en önemli akarsular Büyüksu, Mengen Çayı, Aladağ Çayı, Mudurnu Çayı , Göynük Suyu ve Gerede Çayıdır


C- İklimi ve Bitki Örtüsü


Bolu genellikle Batı Karadeniz ve Karadeniz iklim tiplerinin içinde yer almaktadır Bunun yanında güneybatı bölümlerinde Marmara ve İç Anadolu iklim tipleri de görülmektedir


Bolu'da hakim bitki örtüsü ormanlardır İl topraklarının %57'si ormanlarla kaplıdır Karadere, Seben ve Aladağ Ormanları yurdumuzun en zengin ormanlarıdır Hakim ağaç türleri kayın, gürgen, ıhlamur, dişbudak, meşe, kızılağaç, karaağaç, kavak, köknar, sarıçamdır




D- Nüfusu


Bolu ilinde 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre 280356 kişi yaşamaktadır Bolu şehir merkezinin nüfusu ise 86099 kişidir Bolu’nun yıllık ortalama nüfus artış hızı % 5,82 ‘dir




2000 Nüfus Sayımına Göre BOLU İli Nüfusu:

ŞEHİR KÖY TOPLAM


BOLU MERKEZ 86099 50037 136136


DÖRTDİVAN 3837 6172 10009


GEREDE 30377 17053 47430


GÖYNÜK 5804 13577 19381


KIBRISÇIK 3012 2989 6001


MENGEN 5497 11890 17387


MUDURNU 5934 18492 24426


SEBEN 4316 4519 8835

YENİÇAĞA 7030 3721 10751


TOPLAM 151906 128450 280356




EKONOMİK VE TİCARİ YAPISI


Bolu’da ekonomik yaşamın temelini tarım ve hayvancılık oluşturmakta ve faal nüfusun % 63’ü tarım sektöründe çalışmaktadır 845800 hektar yüzölçümüne sahip olan Bolu İli topraklarının 149664 hektarlık kısmı (%1769) tarım alanı, 488416 hektarı (%57) ormanlık alan, 124440 hektarı (%1471) çayır ve meralardır Tarım alanlarının % 23’ü sulanabilmektedir Tarımda kullanılan arazinin büyük bir bölümünü patates, pancar, buğday, arpa başta olmak üzere tarla bitkileri oluşturmaktadır Bağ, sebze, meyve bitkileri üretimi de il çapında 4522 hektar alanda yapılmaktadır


Coğrafi yapısı nedeniyle İlimizin hemen hemen her yöresinde hayvansal üretim yapılmaktadır İlimiz kümes hayvanları üretiminde yurt çapında önemli bir yere sahiptir


Bolu , Ankara ve İstanbul gibi iki büyük metropolün arasında olmasına rağmen sanayileşme açısından yeterli gelişme gösterememiştir Ankara-İstanbul yolunun Bolu’dan geçmesi, ulaşım imkanlarını arttırmış, karayolu taşımacılığını özendirmiş ve buna bağlı küçük yan sanayi kuruluşlarının sayısını yükseltmiştir


1973 yılından itibaren kalkınmada öncelikli yöreler kapsamına alınan Bolu’ya, sermaye akımı başlamış ve imalat sanayi, orman ürünleri sanayi, gıda sanayi kollarında önemli artışlar olmuştur Bu gelişmeye paralel olarak 143 Ha alanı kaplayan Bolu Organize Sanayi Bölgesi, 1989 yılında altyapısı tamamlanarak sanayicilere açılmıştır Toplam 51 parsel faaliyetine devam etmektedir


Gerede İlçemizde 100 hektarlık alanda organize sanayi bölgesi ve 120 hektarlık alanda deri organize sanayi bölgesi, Yeniçağa ilçemizde de 120 hektarlık alanda organize sanayi bölgesi oluşturulmuştur


Ayrıca Bolu il merkezi ile Gerede, Yeniçağa, Mudurnu ve Mengen ilçelerinde de küçük sanayi siteleri açılmış, faaliyetlerine devam etmektedir


İlimiz alanının yarıdan fazlasını kaplayan ormanların ekonomiye etkisi, önemli ölçüde yüksektir Orman ürünleri işleyen fabrikalar İlimiz ekonomisine ve istihdamına oldukça katkı yapmaktadır


İlimizde merkez ilçe ve ilçelerinin pazarlarının ayrı günlerde olması piyasa hareketlerini canlı tutmaktadır İlimiz gıda ve ihtiyaç maddelerini genelde il dahilinden ve çevre illerden karşılamaktadır Özellikle son yıllarda Bolu’da büyük alışveriş merkezlerinin açılması ve üniversite öğrencisi sayısının yıldan yıla artması da ticari hayata canlılık getirmektedir



YÖRESEL HALK KÜLTÜRÜ


a) Doğum Gelenekleri:


Çocuk doğduktan sonra gelinin annesi kızına ve damadına hediyeler alır, doğan torununa altın takar Kayınvalide ve yakın akrabalar da bebeğe altın takarlar Bebek görmeye gelenler mutlaka bebeğe hediye getirirler


İsim koyacak kişi bebeği kucağına alarak sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okur Çocuğun adı doğduğu gün konulur Genellikle aileden birinin adı tercih edilir


Loğusa yatağı 7 gün durur Yedinci günün sonunda bebeğe okunur ve ninniler söylenerek beşiğe yatırılır


Çocuk doğduktan 40 gün sonra temiz bir sudan 40 kaşık alınır Bu su içi su dolu başka bir kaba konur İçine yüzük atılır Bebek ve anne bu su ile yıkanır O gün bebek yakın komşulara kırk uçurmaya götürülür Gittikleri yerden çocuğa yumurta gibi olsun diye yumurta verilir


Çocuğun çabuk yürümesi için bir Cuma günü iki ayağı bir ip ile bağlanır ve camiye götürülür Camiden çıkan ilk kişiye bu ip kestirilir Buna köstek kestirme denir


b) Sünnet Gelenekleri:


Çocuklar 7-9 gibi tek rakamlı yaşlarda sünnet ettirilir Sünnet gününün gecesi kına gecesi adıyla eğlenceler yapılır Gündüz ise mevlit okutularak gül suyu ve lokum ikram edilir Gelen misafirlere yemek verilir ve sünnet gezmesi yapılır


c) Askere Gitme :


Askere gidecek genç bütün tanıdıklarını ziyaret eder ve gittiği her yerde yemek verilir Bazı köylerde asker mevlitleri okutulur Askere gitmeden bir gün önce genç, arkadaşları ile toplanarak eğlence yapar Gideceği gün gencin tüm tanıdıkları uğurlamaya gelir, herkesle vedalaşır, onlar da hediyeler verirler


d) Evlenme Gelenekleri:


Yörede görücü usulü ile evlenmek yaygındır Beğenilip istenmeye karar verilen kızın evine bir grup kadın kız görmeye gider Yanlarına gözleme adı verilen evde yapılmış ekmekleri alırlar Buna halk arasında “ekmek atımı” denilir Ailesi kızı vermeye niyetli ise gözlemeleri alır Başka bir gün kız tarafı oğlan evini görmeye gelirler


Kızın verileceği anlaşıldığında erkeklerden bir grup kızı istemeye gider Nişan takılır Kız tarafı da damada verilmek üzere sır çevre gönderir Nişanda kız, top kumaş üzerinde yürütülür


Nişandan sonra kız tarafı oğlan evine gelerek çeyiz asar ve yemek yenir Ertesi gün gelin hamama götürülür Akşamına saç örmesi olur Çarşamba veya Cumartesi günü kına yakılır


Perşembe veya Pazar günü de gelin alma günüdür Gelin alma günü damat tarafı mevlit okutur Gelen misafirlere genellikle “yayla çorbası, et yemeği, etli pilav, yaprak sarma, hoşaf, börek ve tatlı”dan oluşan düğün yemeği verilir Yemekten sonra gelin alma için kalabalık bir grup kız evine gider Damat tarafı geldiğinde kız odaya saklanır Bahşiş almadan kapı açılmaz Gelinin yakınlarından biri çeyiz sandığının üstüne oturur Kayınpeder de oturanlara bahşiş vererek kalkmasını sağlar


Düğün akşamı damat yakınlarıyla birlikte yatsı namazına gider Namazdan sonra erkekler tekbir getirerek damadı gelin odasına koyarlar Damat ta yüz görümlüğü olarak geline altın takar


e) Halk Oyunları :


Bolu yöresinde özellikle Mudurnu, Mengen ve Kıbrıscık yörelerinde halk oyunlarına önem verilmiştir Başlıca oyunlar:


Al yemeni, Adayolu kestane, davul oyunu, Bindirme, Göynük zeybeği, Gerede zeybeği, Halimem, Karaköy sekmesi, Karşılama, Köroğlu, Menmen-pıtpıt, Meşeli, Ördek, Sürütme, Mudurnu zeybeğidir


f) Geleneksel Giysiler:


Kadınlar başlarına genellikle ön kısmı altınlarla süslü fes, üstüne de Türk nakışlarıyla işli baş örtüleri takarlardı Ayağa desenli çoraplar ve hafif topuklu, üzeri işlemeli ayakkabılar giyilirdi Kadın giysileri ; Başlık (tepelik), fermane (kollu cepken), üç etek, şalvar, iç göynek, çorap, ayakkabı, kemer ve kuşaktan ibaretti Düğünlerde ise genellikle bindallı entari ve salta adı verilen gelin elbisesi giyilirdi


Erkeklerde başa kalpak takılırdı Elbisenin göğsünde sağda, takılı işlemeler vardı Pantolon siyah kalın kumaştan yarım külot şeklinde yapılırdı Ayağa yörelerine göre çarık, siyah deri çizme yada topuksuz mokasen ayakkabılar giyilirdi


YÖRE MUTFAĞI


Bolu yöresinin tarihi ve turistik özelliklerinin yanı sıra yemekleri de oldukça zengindir Özellikle Mengenli aşçılar dünyaca tanınmışlardır Mengen’den yetişen aşçıların tarihi padişah mutfaklarına kadar dayanmaktadır Atatürk’ün aşçısı da Mengenliydi Günümüzde turistik tesislerin bir çoğunda Mengenli aşçılara rastlamak mümkündür Aşçılık sanatı Mengen İlçesinin ata mesleğidir Bu nedenle Mengen’de Anadolu Aşcılık Meslek Lisesi ile Aşçılık Meslek Yüksek Okulu açılmış ve bu sanatın bilimsel olarak geliştirilmesi amaçlanmıştır


Her yıl Ağustos ayının ilk haftasında da Mengen’de “Aşçılık Festivali” düzenlenmekte ve yarışma, sergi, konser, panel, şov, spor karşılaşmaları gibi etkinlikler gerçekleştirilmektedir Özellikle her yıl değişik türde bir şov yemeği hazırlanmakta ve çok ilgi çekmektedir


Yöremizde genellikle mutfak, yemek yapmak ve oturmak amacıyla kullanılmaktadır Bu nedenle evler yapılırken, mutfağın geniş olmasına özen gösterilmektedir Köylerde hemen hemen her evin bahçesinde tuğla ve topraktan yapılmış fırın bulunmaktadır


BAŞLICA YÖRE YEMEKLERİMİZ


Ovmaç çorbası,kızılcık tarhana çorbası,tarhana çorbası, nohutlu çorba, yayla çorbası, yoğurtlu bakla çorbası, imaret çorbası, çiğ börek, kabaklı gözleme, acı su bazlamacı, çantıklı pide, etli mantı, ekmek aşı, patatesli köy ekmeği, kedi batmaz, mantar sote, orman kebabı, kaldırık dolması, kaşık sapı, Mengen pilavı, höşmerim, Mengen kuzu güveç, katık, kaşık atmaç, bakla çullaması, paşa pilavı, kabak hoşafı, kara kabak tatlısı, palize, coş hoşafı, karavul şerbeti, kızılcık şurubu, saray helvası


Bolu Mutfağına özgü yemeklerden bazıları:


Yayla Çorbası:


Bir tencerede tuzlu su kaynatılır Ayıklanmış pirinç suyun içine atılır Başka bir tencerede pişirilen nohut ta ilave edilir Bir kapta 1 bardak un, 2 kaşık süzme yoğurt ve 1 yumurta karıştırılıp çorbaya yedirilir Ara sıra karıştırılarak pişirilen çorbanın üzerine kızartılmış tereyağı dökülerek servis yapılır


Yoğurtlu Bakla Çorbası:


Bir tencerede kaynayan suyun içine küçük bir soğan rendelenir Baklalar kırılıp yıkandıktan sonra tencereye atılır ve pişirilir İçine un, yoğurt, 1 yumurta ve tuz karıştırılır İyice piştikten sonra üzerine yağ kızdırılıp dökülür ve servis yapılır


Kabaklı Gözleme:


Kat kat açılan iki yufkanın arasına rendelenmiş kabak ve şeker kavrularak sürülür Yufkaların kenarları bastırılarak birbirine yapışması sağlanır ve sac üzerinde pişirilir Üst üste konulan gözlemeler yağlanıp kalbura bastırılarak şekil verilir Kesilerek kaymakla birlikte servis yapılır


Paşa Pilavı:


Haşlanmış patateslerin kabukları soyulur ve doğranır İçine 1-2 adet haşlanmış yumurta ve soğan doğranır Maydanoz, karabiber, kırmızı pul biber, yağ ve limon ilavesiyle karıştırılır ve servis yapılır


Coş Hoşafı:


Şeker pancarları temizlenir ve kabukları ile iyice suda pişirilir 3-4 saat kaynadıktan sonra kabukları soyulur ve ince ince doğranır Ekşi olması için içine pestil veya erik kurusu ve su ilave edilir Soğuduktan sonra makarna veya pilavın yanında servis yapılır


Höşmerim:


Kaymak ve süt bir tencerede kaynatılır Yavaş yavaş un ilave edilip, karıştırılarak pişirilir Elde edilen hamur tavaya alınarak tere yağda kızartılır Üzerine şeker serpiştirilerek servis yapılır


Saray Helvası:


Un yağda kavrularak miyane haline getirilir Şeker suda ağda kıvamına gelinceye kadar kaynatılır Daha sonra elde çekiştirilerek liflenmesi sağlanır Biraz dinlendikten sonra tepsiye tepilir Unun ve şekerin birbirine iyice karıştırılıp yedirilmesi gerekmektedir Tepsiye tepilen tatlı baklava şeklinde kesilerek servis yapılır



HALK OZANLARI


KÖROĞLU


Bolu denildiğinde akla ilk gelen; Köroğlu’dur 16 Yy sonu ile 17 Yy başlarında yaşayan Köroğlu’nun asıl adı Ruşen Ali’dir “ Hey hey, benden selam olsun Bolu Beyi’ne” diye başlayan pervasız haykırışı ve haksızlığa başkaldırışını anlatan hikayesi şöyledir:


Bolu Beyi bir at meraklısıdır Seyisi olan Yusuf’u, güzel ve cins bir at aramaya gönderir Yusuf ileride mükemmel bir at olacağına inandığı gösterişsiz bir tay bulup getirir Bolu Beyi tayı beğenmez ve Yusuf’un gözlerine mil çektirerek yanından kovar Yusuf köye döner ve olanları oğluna anlatır Oğlu Ruşen Ali babasının intikamını almak için dağa çıkar Ruşen Ali, Köroğlu diye anılacak, babasının öcünü almak, zalimliklerinin hesabını sormak için Çamlıbele otağ kuracaktır Yurdun dört bir yanına kadar dağılan mücadelelerle, Köroğlu zalimlerin korkulu rüyası haline gelecektir Köroğlu’nun mücadelesi “delikli demir” icat olup da “ mertlik bozuluncaya “ kadar sürer


Sonuçta, her halk kahramanında olduğu gibi Köroğlu da fani dünyadan göçer, gönüllere girerek, dilden dile anlatılan bir efsane haline, destan haline gelir



Hey hey efeler hey hey

Benden selam olsun Bolu Beyi’ne


Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır


At kişnemesinden, kargı sesinden


Dağlar seda verip seslenmelidir


Ben bir Köroğluyum dağda gezerim


Esen rüzgarlarda hile sezerim


Demir külünk ile başın ezerim


Dağlar seda verip seslenmelidir


Asker geldi sıra sıra dizildi,


Alnımıza kara yazı yazıldı


Delikli demir icat oldu mertlik bozuldu,


Eğri kılıç kında paslanmalıdır


Köroğlu düşer mi, acep şanından


Çoğunu ayırır er meydanından,


Kır at köpüğünden, düşman kanından


Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır




AŞIK DERTLİ :


Ünlü halk ozanlarımızdan Aşık Dertli ( 1772-1845 ) , Yeniçağa ilçesine bağlı Şahnalar Köyünde doğmuştur Asıl adı İbrahim Lütfi’dir Edebiyat tarihimize halk şairlerinin en büyüklerinden olarak geçen Dertli’nin bazı dörtlükleri bestelenmiştir Sazı elinde Anadolu’yu bir uçtan diğerine gezmiştir


Dertli’nin en çok bilinen bir dörtlüğü :


Telli sazdır bunun adı,


Ne ayet dinler ne kadı,


Bunu çalan anlar kendi,


Şeytan bunun neresinde?




GEREDELİ AŞIK FİGANİ :


1814 yılında Gerede’de dünyaya gelen Figani’nin asıl adı Seyyit Ahmet’tir Figani mahlası saz ve söz ustası olan Aşık Dertli tarafından verilmiştir 51 yıl Anadolu, Arabistan ve Irak’ta diyar diyar dolaşmıştır Pek çok çırak yetiştirmiştir




YÖRESEL HALK OYUNU :




Ö R D E K


Amman ördek yeşil yeşil ördek


Hani senin eşin eşin ördek


Hani senin eşin eşin ördek


Amman amman ördek yeşil yeşil ördek


Kanadını düşür düşür ördek


Ördek suya dal da gel


Yardan haber al da gel


Eğer yarim gelmezse


Tut kolundan al da gel


Akşam oldu yatar mısın ördek


Gece oldu uyur musun ördek


Gece oldu uyur musun ördek


Amman ördek yeşil yeşil ördek


Sabah oldu uyan uyan ördek


Sabah oldu uyan uyan ördek


Bize selam çakar mısın ördek




TÜRKÜ


Ada yolları düz gider


Yavrum bir edalı kız gider


O kız yolunu şaşırmış


Yavrum inşallah bize gider


Ada yolları kestane


Yavrum dökülür dane dane


Benim bir sevdiğim var


Yavrum şu Bolu’da bir tane


Ada yolu yamandır


Yavrum Bolu Dağı dumandır


Sazları düzenleyin


Yavrum almayacak zamandır


Yavrum oyunumuz tamamdır




EL SANATLARI:


İlimizin ormanlarla kaplı oluşu insanları tahta oymacılığına yöneltmiş ve bu el sanatı geleneksel bir boyut almıştır Ağaç oymacılığı daha çok dekoratif turistik eşya ve mutfak araç gereçleri şeklinde yoğunlaşmıştır


Kıbrısçık ilçesinde kaval, Göynük Kılavuzlar köyünde tahta oymacılığı, Gerede’de dericilik,bakırcılık, kalaycılık, saraçlık mesleği halen devam etmektedir


İlimizde bir başka el sanatı örneği de Mudurnu iğne oyalarıdır Mudurnu’da bayanlar iğne oyası yaparak ve çevre yerleşim birimlerinde pazarlayarak geçimlerine katkıda bulunmaktadırlar Oyalar ipek iplikten yapılmaktadır Her oyanın bir ismi vardır En yaygın olanları, hercai, biber, limon, papatya, kınalı, parmak yıldız, üzüm, küpe çiçeğidir Mudurnu’da son yıllarda turistik ve hediyelik eşya ile bebek yapımı yaygınlaşmıştır


Mengen ilçemizin telli nakışlı baş örtüleri ve burun çorapları son derece güzeldir Nakış isimlerinde doğadan esinlenilmiştir Bazıları meşe yaprağı, akça ağaç, diken gülü, dut yaprağı, yıldız telidir Kullanılan nakış ipliği ise bitkisel boyalarla renklendirilmektedir


Kıbrısçık ilçemizde de yöresel tezgahlarda kıl ve yünden giyim eşyaları, torba, heybe, yastık ve kilim çeşitleri yer yer yapılmaktadır Kıbrısçık’ta halen kadınlar özellikle düğünlerde geleneksel giysilerini kullanmaktadırlar

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.