Tabiinin Büyükleri |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tabiinin Büyükleris aihvan bu konu başlığı altında tabiin efendilerimizden aşağıda adı zikredilenleri göreceğiz TABİİNİN BÜYÜKLERİ Ata İbn Rebah (R A ) Amir İbn Abdullah et-Temîmî (R A ) Urve İbnu´z-Zübeyr (R A ) Er-Rabî İbn Hüseyin (R A ) İyas İbn Muaviye el-Müzenî (R A ) Ömer İbn Abdülaziz ve Oğlu Abdülmelik (R A ) El-Hasenu´l-Basrî (R A ) Kadı Şureyh (R A ) Muhammed İbn Sirîn (R A ) Rabiatu´r-Rey (R A ) Raca İbn Have (R A ) Amir İbn Şurahbîl El-Hımyerî (R A ) Seleme İbn Dinar (R A ) Saîd İbnu´l-Müseyyeb (R A ) Saîd İbn Cübeyr (R A ) Muhammed İbn Vasi el-Ezdî (R A ) Muhammed İbn Vasî El-Ezdi (R A ) Ömer İbn Abdilaziz (R A ) Muhammed İbnu´l-Hanefiyye (R A ) Tavus İbn Keysan (R A ) Tavus İbn Keysan (R A ) El-Kasım İbn Muhammed (R A ) Sile İbn Eşyem (R A ) Ali İbn El-Hüseyn (R A ) Ebu Müslim El-Havlanî (R A ) Selim İbn Abdillah İbn Ömer (R A ) Abdurrahman İbn Abdillah El-Gafikî (R A ) Abdurrahman El-Gafiki (R A ) Necaşi (R A ) Ebu´l-Aliye Rufey İbn Mihran (R A ) El-Ahnef İbn Kays (R A ) - 1 El-Ahnef İbn Kays (R A ) - 2 Ebu Hanife En-Numan (R A ) -1 Ebu Hanife En-Numan (R A ) -2 |
|
Tabiinin Büyükleri |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tabiinin BüyükleriAta İbn Rebah (R A ) Şu üç kişinin dışında, itimle, Allah´ın rızasını arayan hiç kimse görmedim Ata, Tavus ve Mücahid [1]Şimdi hicretin 97 senesi, zilhicce ayının son on günündeyiz![]() ![]() Beyt-i Atik, her taraftan, kimisi yaya, kimisi binitli, kimisi yaşlı, kimisi genç, kimisi erkek, kimisi kadın, kimisi siyah, kimisi beyaz, kimisi Arap, kimisi Acem, kimisi efendi, kimisi köle Allah´ın evine ziyarete gelen kimselerle kaynaşıyor![]() ![]() ![]() Onların hepsi insanların meliki (hükümranı) olan Allah´a huşu içinde, emrine boyun eğerek ve umut içinde gelmişlerdi ![]() İşte müslümanların halifesi yeryüzünün hükümdarlarının en bü*yüğü Süleyman İbn Abdulmelik[2] yalın ayak, başıaçık ihramli bir hal*de Beyt-i Atik´i tavaf etmektedir ![]() ![]() ![]() Onun hali, Allah rızası konusunda, kardeşleri sayılan halkının ha*line benzemekteydi ![]() ![]() ![]() Arkasında da iki oğlu vardı ![]() Oğulları ay parçası ve gonca gül gibiydiler ![]() Tavafını bitirince hemen maiyetindekilerden birine: «? Nerde arkadaşınız?» dedi O adam: «? İşte orda namaz kılıyor» deyip Mescid-i Haram´ın batı köşe*sini gösterdi ![]() Halife, arkasında duran iki oğluyla birlikte işaret edilen yere doğ*ru yöneldi ![]() ![]() ![]() Muhafızları halifeye yol açmak ve onu sıkışıklıktan kurtarmak için peşinden gitmeye niyetlendiler, ama halife: «Bu makam idarecilerle, idare edilenlerin eşit olduğu yerdir» ![]() Bu makamda birisinin diğerine üstünlüğü ancak kabul edilmek ve takva iledir ![]() Nice saçı başı dağınık ve toz toprak içinde olan kişiler Allah´ı huzuruna geldiler de Allah hükümdarları kabul etmediği halde onları kabul etti ![]() Daha sonra o adamın yanma gitti ve onun hâlâ namazda oldu ğrjnu gördü ![]() Halk onun arkasına, sağına ve soluna oturmuş vaziyetteydiler ![]() ![]() ![]() Onların en gerisine de o oturdu ![]() ![]() ![]() Kureyşli iki delikanlı müminlerin emirinin onun için geldiği ve namazını bitirmesini beklemek üzere halkla birlikte oturduğu bu ada*mı düşünmeye başladılar ![]() Gördüler ki o, siyah yüzlü, kıvırcık saçlı ve yassı burunlu, yaslı bir Habeşliydi Oturduğu zaman siyah bir karga gibi görünüyordu ´ Adam namazını biti ´nce, Halife´nin bulunduğu tarafa döndü ve Süleyman İbn Abdulmelik onu selâmladı, o da Halife´nin selâmına karşılık verdi![]() Bu arada Halife ona yönelip tek tek hac ibadetinin yapılış şekil*lerini sormaya, o da her soruya cevap vermeye başladı ![]() Sözüne ilâve yapmayı gerektirmeyecek şekilde açık konuşuyor-du Söylediği her sözü Resûlüllah´a (s a v ) nisbet ediyordu Halife sorularını bitirince, Allah senden razı olsun deyip oğul*larına: Kalkın, kalkın ![]() ![]() Üçüncü sa´y bitti, kalanlara devam edelim, dedîSafa ile Merve arasındaki sa´ylarına devam ederlerken iki delikanlı birisinin şöyle seslendiğini duydular «Ey müslümanlar! İnsanlara bu makamda ancak Ata İbn Rebah fetva verebilir ![]() ![]() O bulunmazsa, Abdullah İbn Ebî Nuceyh» Çocuklardan birisi babasına dönüp:, Müminlerin emirinin görevlendirdiği kimse halka Ata İbn Rebah ve arkadaşından başka hiç kimseden fetva soramıyacaklarını nasıl emrediyordu![]() Sonra Halife´ye aldırjş etmeyen ve ona gerekli saygıyı göster*meyen bu adamdan fetva sormaya geldik! ![]() Süleyman oğluna: «Yavrum! Kendisini ve onun önünde bizim düşüklüğümüzü gör*düğün bu adam; Mescid-i Haram´da fetva sahibi olan- Ata İbn Ebî Re-bah´tır ![]() O, bu büyük makamda Abdullah İbn Abbas´ın varisidir» Ondan sonra şöyle diyordu: «Yavrularım! İlim öğreniniz Düşük, olan ilimle yükselir Alçak olan onunla şeref sahibi olur![]() Köleler onunla hüküm*darların derecesine yükselir![]() ![]() »Süleyman İbn Abdülmeiik, ilim hakkında oğluna söylediklerinde mübalâğa etmiyordu ![]() Ata İbn Ebî Rebah, küçüklüğünde Mekkeli bir kadının kölesiydi ![]() Ancak Aziz ve Celîl olan Allah habeşli köleye, çocukluğundan itibaren ayaklarını ilim yoluna koymayı lütfetmişti ![]() O vaktini üçe ayırmıştı: Bir kısmını sahibesine ayırmıştı ki en güzel şekilde ona hizmet ediyor, en mükemmel şekilde ona olan borcunu ödüyordu ![]() Bir kısmını Rabbine ayırmıştı ki en temiz ve en ihlasiı ibadeti yapıyordu ![]() Bir kısmını da ilim tahsiline ayırmıştı ki, Resûlüllah´ın (s a v ) as*habının hayatta kalanlarına gider ve onun gür ve temiz kaynaklarından devamlı alırdı![]() ![]() ![]() Ebu Hureyre, Abdullah İbn Ömer, Abdullah İbn Abbas, Abdullah Îbnu´z-Zübeyr ve diğer sahabîlerden aldı, Öyle ki göğsü, ilim fıkıh ve Resûlüllah´tan (s a v ) rivayet edilen hadislerle doldu![]() Mekkeîi hanımefendi, kölesinin kendini Allah´a sattığını ![]() ![]() Haya*tını ilim tahsiline vakfettiğini görünce![]() ![]() onun üzerindeki-hakkından vazgeçip belki Allah onu İslâm´a ve müsfümanlara faydalı kılar diye Allah rızası için kölesini azat etti![]() O günden itibaren Ata İbn Ebî Rebah Beyt-i Haram´i kendine ma*kam yaptı ![]() ![]() ![]() Onu kendisine sığınak ![]() ![]() İçinde tahsil yaptığı okul, içinde takva ve ibadetle Allah´a yaklaştığı namazgah yaptı,Hatta tarihçiler şöyle demişlerdir: «Mescid yirmi yıla yakm Ata İbn Ebî Rebah´ın yatağı olmuştur ![]() ![]() »Yüce tabiî Ata İbn Rebah ilimdeki mertebesine ulaşınca bütün takdirlerin üstüne çıktı ![]() ![]() Çağdaşlarından pek az kişinin ulaştığı bir mertebeye yükseldi ![]() ![]() Rivayet edilmiştir ki; Abdullah İbn Ömer umre yapmak için Mek*ke´ye gelmişti![]() ![]() ![]() Halk soru sormak ve fetva istemek üzere ona geldi Bunun üze*rine Abdullah şöyle dedi:«Ey Mekkeliler! Ben size şaşıyorum ![]() ![]() Aranızda Ata îbn Ebî Rebah varken, bana sormak için soruları bi*riktiriyorsunuz?! »Ata İbn Ebî Rebah, dinde ve ilimde ulaştığı dereceye şu iki özel*likle kavuşmuştu: Birincisi, nefsine karşı tam bir otorite kurmasıydı, faydasız şey-ferden zevk almaya hiçbir yol bırakmamıştı ![]() ![]() ![]() İkincisi, vaktine karşı tam bir otorite kurmasıydı Onu lüzumsuz söz ve işlerde harcamazdı![]() ![]() Muhammed İbn Suka [3] bir grup ziyaretçisine şöyle anlattı: «Bana faydalı olduğu gibi, belki size de faydalı olacak bir sözü söyleyeyim mi?» Onlar: «Tabîî, söyle,» dediler ![]() O şöyle dedi: «Ata İbn Ebî Rebah, bir gün bana şu nasihati yaptı: Ey kardeşimin oğlu! Bizden öncekiler, lüzumsuz konuşmayı sev*mezlerdi» ![]() Ben de dedim ki: «Onlara göre lüzumsuz konuşmak neydi?» O şöyle dedi: «Onlar Allah´ın kitabının dışında her sözün okunmasını ve anlaşıl*masını ![]() ![]() ![]() Resûlüllah´ın (s a v ) hadisinden başka her sözün rivayet edilip anlaşılmasını yahut bir emr-i maruftan ve nehy-i ani´l-münkerden baş*ka veya kendisiyle Allah Te´âlâ´ya yaklaşılan ilimden başka ya da sana mutlaka lâzım olan ihtiyacını ve geçimini konuşmandan başka her sö*zü lüzumsuz saymışlardır![]() ![]() ![]() Daha sonra gözlerini bana dikip: «Oysa, yaptıklarınızı bilen de*ğerli yazıcılar sizi gözetlemekte ![]() ![]() [4]«Herbirinizin sağında ve solunda iki meleğin oturmakta olduğu*nu, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptettiğini» [5]inkâr mı ediyorsunuz» dedi ![]() Arkasından da şunları söyledi: «Bizden birisi, günün başlangıcın*da yazdığı sayfası kendisine açılıp da içinde daha çok dinle ve dün*yayla ilgisi olmayan şeyleri bulursa utanmayacak mı?» Allah Ta´âlâ, Ata İbn Ebî Rebah´ın ilmiyle halktan birçok kimseyi faydalandırmıştır: Onlardan bir kısmı ilimde mütehassıs olanlardır Bir kısmı çeşitli sanatları meslek olarak seçenlerdir Diğerleri de bunların dışında kalanlardır![]() ![]() ![]() İmam Ebu Hanife en-Numan kendisi hakkında şunları anlatmış*tır: «Mekke´de hac ibadetinin yapılış usullerinden beş konuda yanıl dım Bunları bana bir berber öğretti![]() ![]() Bu şöyle oldu: İhramdan çık*mak için traş olmak istedim ve bir berbere gidip şöyle dedim:? Başımı kaça traş edeceksin? Berber: ? Allah seni doğru yoldan ayırmasın ![]() İbadette şart koşulmaz [pazarlık yapılmaz), otur ve gönlünden na kopuyorsa onu ver, dedi ![]() Utana utana oturdum ![]() Ancak kıbleye karşı değil de yan olarak oturdum ![]() Berber, kıbleye karşı durmamı işaret etti İşaret ettiğini yaptım![]() Daha çok utandım ![]() Daha sonra, traş etmesi için başımı ona sol taraftan verdim ![]() Bana: ? Sağ tarafını çevir, dedi Ben de çevirdim![]() Şaşkın ve sessiz bir şekilde ona bakarken, o başımı traş etmeye başladı ve bana: ? Niçin sessiz duruyorsun? Tekbir getirsene ![]() ![]() dedi![]() Gitmek için ayağa kalkıncaya kadar tekbir getirdim ![]() ? Nereye gitmek istiyorsun? dedi ![]() ? Hayvanımın yanına gitmek istiyorum, dedim ![]() ? İki rekat namaz kıl, ondan sonra istediğin yere git, dedi ![]() İki rekat namaz kıldım ve şöyle düşündüm: İlim sahibi olan böyle birisine berberlik yakışmaz ![]() Bunun üzerine ona ? İbadet konusunda bana söylediklerini nereden öğrendin? de*dim Bana şöyle cevap verdi:? Allah iyiliğini versin ![]() Ata İbn Ebî Rebah´ın böyle yaptığını gördüm ve ondan böylece al*dım Halka da böyle yapmalarını söylüyorum![]() Dünya Ata İbn Ebî Rebah´a güldü ama o dünyadan şiddetle yüz çevirdi Ona hiç meyletmedi![]() ![]() Bütün ömrünü fiyatı beş dirhemi geç*meyen bir gömlekle geçirdi![]() Halifeler onu sohbetlerine çağırdılar ama o, dini için dünyasından korktuğu için onların davetlerine icabet etmedi Fakat buna rağmen bunda müslümanlar için bir fayda, İslâm için bir hayır görüyorsa on*ların yanına gidiyordu![]() Osman İbn Ata el-Horasanî´nin anlattığı bu konuda bir örnektir: «? Babamla birlikte Hişam İbn Abdulmelik´i aramaya çıktık Şam´*ın yakınına geldiğimizde, siyah bir eşeğe binmiş, sırtında, kaba doku-mah bir gömlek ve eski bir cübbe, başında kötü bir sarık bulunan özen-gisi tahtadan olan bir ihtiyarla karşılaştık Onun bu haline güldüm ve babama:? Bu kim baba? dedim, O da: ? Sus, bu Hicaz fakihlerinin efendisi Ata İbn Ebî Rebah´tır, diye cevap verdi ![]() O bize yaklaşınca, babam katırından, o da eşeğinden İnip kucak*laştılar ve birbirlerine soru sormaya başladılar Daha sonra hayvanla*rına binip Hişam İbn Abdulmelik´in sarayının kapısında duruncaya ka*dar birlikte gittiler![]() Kendilerine müsaade edilmeden oradakiler oturmadıîar Babam dışarı çıktığında sordum:? Yaptıklarınızı ve onları bana anlatır mısın? dedim Babam:? «Hişam, Ata İbn Ebî Rebah´m kapıda olduğunu öğrenince hemen içeri girmesine izin verdi Vallahi ben ancak onun sebebiyle içerigirmiştim, Hişam onu görünce: Hoş geldin, hoş geldin ![]() ![]() ![]() Buraya ![]() ![]() Buraya![]() ![]() dedi Ona devamlı:Buraya ![]() ![]() Buraya![]() ![]() diyordu![]() Nihayet onu, yanına, kendi minderinin üzerine oturttu ve dizini onun dizinin dibine koydu ![]() ![]() ![]() Oturanlar halkın eşrafındandı Sohbet ediyorlardı ama sohbetle*rini kestiler![]() ![]() ![]() Daha sonra Hişam ona: ? Ey Ebu Muhammed (Ata) ihtiyacın nedir? dedi ![]() O da şöyle cevap verdi: ? Ey Emirulmüminin, Haremeynin halkı (Mekke ile Medine´nin halkı], Allah´ın halkı ve onun elçisinin komşuları demektir Onların er*zak ve maaşlarını sen dağıtıyorsun, değil mi?![]() ![]() ![]() Hişam: ? Evet ![]() ![]() ![]() Kâtip! Mekke ile Medine halkının maaşlarını ve bir yıllık yiye*ceklerini yaz, dedi ![]() Daha sonra da: Başka bir ihtiyacın var mı, Ebu Muhammed? dedi ![]() Cevabı şöyle oldu: « Evet, Emirülmüminin, Hicazlılar ve Necîdliier Arapların aslı v İslâm´ın liderleridirler Sen onlar için sadakaların arta kalanlarını ka*bul etmiyeceksin![]() ![]() ![]() Hişam emretti: Kâtip! Onlar için sadakalarının artıklarının kabul edilmiyeceği- Bundan başka bir ihtiyacın var mı Ebu Muhammed? dedi ![]() O da: Evet, var, ey müminlerin emiri! Sınırlardaki nöbetçi erler düşmanlarınıza karşı durup müslüman-lara kötülük yapmak isteyen kimseleri öldürüyorlar Sen onlara yiye*ceklerini hemen göndereceksin![]() ![]() Çünkü onlar ölürlerse sınırlar or*tadan kalkar, kaybolur![]() ![]() dedi![]() Hişam: Evet, kâtip! Onlara yiyeceklerinin gönderilmesini yaz ![]() ? Başka bir ihtiyacın var mı? dedi ![]() Ata İbn Rebah: «Evet, ehl-i zimmetinize [6] güçlerinin yetmiyeceği şeyleri yük*lüyorsunuz Onlardan aldığınız haraçlar, sizin için düşmanınıza kaı destektir» dedi![]() Hişam: «Katip! Ehl-i zimmete güçlerinin yetmiyeceği şeylerin yüklen*memesini yaz» ![]() Ebu Muhammedi Başka bir ihtiyacın var mı?» dedi, Atâ: Evet ![]() ![]() Emirulmüminin! Nefsin konusunda Allah´tan kork![]() Tek başına yaratıldığını ![]() ![]() ![]() Tek başına öleceğini ![]() ![]() ![]() Mahşerde tek başına diriltileceğim ![]() ![]() ![]() Tek basma hesaba çekileceğini ![]() ![]() Yanında gördüğün ve tanıdığın kimselerden hiç birinin olmayacağını bil![]() ![]() ![]() Hişam ağlayarak kendini yere attı ![]() ![]() Ata kalktı, ben de kalktım![]() Kapıya vardığımızda, içinde ne olduğunu bilmediğim bir keseyle bir adanı onun peşinden geldi ve ona şöyle dedi: Müminlerin emîri sana şunu gönderdi ![]() ![]() ![]() Ata da şu cevabı verdi: ? Ne yazık ki bunu kabul edemem ![]() ![]() «Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum Benim ecrim ancak âlemlerin Rabbine aittir», [7]Vallahi o, Halife´nin yanma girdikten sonra, çıkıncaya kadar bir damla su bile içmemişti ![]() ![]() ![]() Ata İbn Ebi Rebah uzun bir ömür sürmüş, yüz yaşma kadar yaşa*mıştı ![]() ![]() ![]() O uzun ömrü ilim ve amelle^ Allah´a itaat ve takva ile doldur*muştu ![]() ![]() ![]() İnsanların sahip olduğu şeylerden uzak durmak, Allah´ın katında olanlara rağbet etmek suretiyle o uzun ömrü temiz bir şekilde ge*çirmişti ![]() ![]() ![]() Ölüm ona geldiğinde, onun dünyalık yüklerini hafif, ahiretle ilgili azıklarını fazia olarak bulmuştu ![]() ![]() ![]() Bunlardan başka onun yetmiş tane haccı vardı ![]() J Bu yetmiş hacc esnasında yetmiş defa Arafat´ta durmuştu Hem de Allah Te´âlâ´dan rızasını ve cenneti isteyerek![]() ![]() Öfkesinden ve Cehennemden ona sığınarak![]() ![]() [8]-------------------------------------------------------------------------------- [1] Seleme İbn Kuheyl? [2] Süleyman İbn Abdulmelik, Emevî halifelerinin en büyüklerinden biri Halifeliği kendi çocuklarına vermeyip Zahid halife Ömer ibn Abdulaziz´e devretmiştir[3] Muhammed ibn Suka: Küfe alim ve abidierinden biri [4] İnfitar sûresi, 10-12 [5] Kaf sûresi, 17-18 [6] Ehl-i zimmet: Müslümanların, kendilerini korumak üzere anlaştığı Yahudi, Hris-îiyon ve benzeri kimseler [7] Şuara suresi, 109 ![]() [8] Ata İbn Rebah hakkında fazla bilgi edinmek için şu eserlere bakınız 1 İbn So´d, et-Tabakatu´l-Kübra, il/386 ,2 Ebu Nuaym, Hılyetu´l-evliya, 111/310![]() 3 İbnu´l-Cevzî, Sıfetu´s-Safve U/2114 Gureru´l-Hasais, s 117![]() 5 İbn Hallikan, Vefeyatu´l-a´yan, 111/261![]() 6 Tabakatu´ş-Şîrazî, Varak 17![]() 7 Nuketu´l-Hemeyan, s 199![]() 8 Mizanu´l-İ´tİdal, ît/197![]() 9 Tezkiratu´l-Huffaz, 1/92![]() 10 Tehzîbu´t-Tehzib, VII/199![]() 11 Nezhetu´l-Havatir, I/85![]() Dr Abdurrahman Re?fet el-Bâşâ, Sahabe Hayatından Tablolar, Uysal Kitabevi: 2/124-133 haznevi net |
|
|
|