Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Yazılar & Hikayeler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
cehennem, çekişmeleri, ehlinin

Cehennem Ehlinin Çekişmeleri... 2...

Eski 08-01-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Cehennem Ehlinin Çekişmeleri... 2...




SONUÇSUZ YALVARMALAR VE ÜMİTSİZLİK


Cehennem ehli, büyük bir çaresizlik içindedir Başlarına gelen azap, hem korkunç derecede acı verici hem de sonsuzdur Tek çare olarak sızlanmayı, yalvarmayı seçerler Gördükleri herkese yalvarırlar Cennet ehlini görürler, onlardan bir parça olsun su ve yemek isterler Allah'a yalvarmaya, merhamet dilemeye çalışırlar Ama hepsi boşunadır


Yalvarmalarının bir kısmı, cehennemin bekçileri olan zebanileredir Kendilerine en görülmedik işkenceleri yapan bu azap meleklerine bile yalvarır ve onlardan kendileri adına Allah'a seslenmelerini isterler İçinde bulundukları azap o kadar yoğun bir azaptır ki, onun bir gün için olsun hafifletilmesi için yalvarırlar Ama yanıt alamazlar:


Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin; azabtan bir günü (olsun) bize hafifletsin" (Bekçiler) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler Onlar: "Evet" dediler (Bekçiler) "Şu halde siz dua edin" dediler Oysa kafirlerin duası çıkmazda olmaktan başkası değildir


(Mümin Suresi, 49-50)


Bunun yanında Allah'tan merhamet dilemeye de çalışırlar Ancak yine boşunadır:


Dediler ki: "Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz Rabbimiz, bizi (ateşin) içinden çıkar, eğer yine (inkara) dönersek, artık gerçekten zalim kimseler oluruz"


Der ki: "O'nun içine sinin ve benimle söyleşmeyin Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: "Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de, siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz Bugün ben, gerçekten onların sabretmelerinin karşılığını verdim Şüphesiz onlar, 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenlerdir" (Müminun Suresi, 106-111)


Ayetten anlaşıldığına göre bu, Allah'ın cehennem ehline son hitabıdır Çünkü Allah bunlara "O'nun içine sinin ve benimle söyleşmeyin" dedikten sonra artık aksinin olması söz konusu değildir Bundan böyle Allah cehennem ehli ile sonsuza dek muhatap olmaz Bu, düşünmesi bile insana acı veren bir durumdur


Cehennem ehli çığlık çığlığa azap çekerken, "kurtuluşa ve mutluluğa eren"ler, yani müminler de cennetin nimetleri içindedirler Ve cehennem ehlinin çektiği manevi azapların birini, söz konusu cennet ehli ile olan diyaloğu oluşturur İnkarcılar, cehennemin korkunç azapları içinde işkence görürken, özel olarak yaratılan bir sistem ile cenneti görür, oradaki büyük nimet ve ihtişamı izlerler Dünyada iken kendileriyle alay ettikleri müminlerin büyük bir rahatlık içinde, görkemli mekanlarda, muhteşem evlerde, nefis yiyecek ve içecekleri tattıklarını görürler Kendi yaşadıkları azab ve aşağılanmaya karşılık, müminlerin böylesine büyük bir nimet, övülmüşlük ve huzur içinde olduğunu fark ederler


Bu ise yaşadıkları azabı daha da şiddetlendirir Duydukları pişmanlık, dayanılmaz boyutlara varır Dünyada iken iman etmemiş, müminlerin aksine Allah'ın hükümlerine itaat etmemiş olmalarının kahredici pişmanlığı içinde boğulurlar


Bu psikoloji içinde cennet ehliyle diyalog kurmaya, hatta onlardan yardım dilemeye de çalışırlar Yalvarırlar, ancak yine boşunadır Kuran'da, cennet ve cehennem ehli arasındaki bu diyalog şöyle haber verilir:


Onlar (müminler) cennetlerdedirler; birbirlerine sorarlar Suçlu-günahkarları;

"Sizi şu Cehennem'e sürükleyip-iten nedir?"

Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler

"Yoksula yedirmezdik

(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik

Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk

Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı"

Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz

(Müddesir Suresi, 40-48)


Yaşanacak olan diyalogların en ilginçlerinden biri de, müminler ile münafıklar arasında olanıdır Münafıklar, dünyada iken bir süreliğine de olsa müminlerin yanında bulunmuş kimselerdir İman etmedikleri halde, çeşitli çıkar hesapları gereği kendilerini mümin gibi göstermeye çalışmış ve böylece "ikiyüzlü" sıfatını kazanmışlardır Ahirette ise cehennemde yanarken, müminleri görür ve yardım istemeye, yalvarmaya kalkarlar Kuran'da, arada geçen diyalog şöyle aktarılır:


O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: "(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım" Onlara: "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın" denilir Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azab vardır (Münafıklar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte değil miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve inkar edenlerden de Barınma yeriniz ateştir, sizin veliniz (size yaraşan dost) odur; o ne kötü bir gidiş yeridir" (Hadid Suresi, 13-15)





Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.