Allah’A İman İle Gelen “Ruh Sağliği Ve Huzur” |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah’A İman İle Gelen “Ruh Sağliği Ve Huzur”ALLAH’A İMAN İLE GELEN “RUH SAĞLIĞI ve HUZUR” Mü'minler Allah'a tevekkül ettikleri ve kadere teslimiyet içinde yaşadıklarından, aklen ve ruhen son derece sağlıklı ve dengeli olurlar En olumsuz sonuçlarla bile karşılaşsalar, bunun Allah'tan gelen bir hâdise olduğunu ve olayları Kur'an'a göre değerlendirmeleri gerektiğini bilirler "Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse, göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir " (En'am, 6/125)Diyanet Vakfı Meali Meali 125 Ayet AçıklamasıAllah Teala bu ayette bir tabiat kanununa da işaret etmektedir Göğe yükseldikçe basınç azalacağından o nisbette teneffüs de güçleşir Hatta 20 000 metreyi geçince özel cihazlar olmadan insan nefes alamaz, ölür İşte bu kanunu işaret buyuran Yüce Allah, İslam’a girmeyenlerin göğüslerinin göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı olacağını bildirmiştir Mânevî boşluk içindeki toplumları kıskacına alan bir hastalığın adı "DEPRESYON" DUR Depresyon Çağımızın en sık rastlanan, hatta en önde gelen hastalıklarındandır En çok da içine kapalı, duygusal insanlarda ve dünya hayatına hiç bitmeyecekmiş gibi bağlı olanlarda, yaratılış amaçlarını tam olarak kavrayamayanlarda görülür![]() Bu hastalığa neden olan sıkıntı ya da günümüzde sıkça kullanılan deyimiyle stres aynı zamanda pek çok hastalığı da beraberinde getirir 70-80 yaşlarındaki inançlı ve ibadetlerini düzenli olarak yapan büyüklerimize baktığımızda, onları huzurlu ve dengeli görürüz Oysaki günümüzde en çok ruhsal sorunlar, genç ve orta yaş gruplarında görülmektedir![]() Depresyonun belirtileri, karamsarlık, dalgınlık, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, gerginlik, bunaltı ve endişe hâlidir Depresyondaki kişinin gelecekle ilgili kaygıları artar, her şeyin kötüye gideceğini düşünür Hiçbir şeyden zevk almaz, üretkenliği azalır Hasta, yoğun suçluluk duyguları içinde kendisiyle çatışır Kendini değersiz, işe yaramaz biri olarak görmeye başlar Bu durum, tam olarak, Allah'ın Kur'an'da haber verdiği gibi kişinin kendi kendine zulmetmesidir: "Şüphesiz ki Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler " (Yunus, 10/ 44) Diyanet Vakfı Meali Meali 44 Ayet AçıklamasıAllah insanlara, gerçeği bulmaları ve inanmaları için fıtri kabiliyetler vermiş ve peygamberler de göndermiştir Şu halde Allah onların sezme, anlama ve kavrama melekelerini ellerinden çekip aldığı için değil, onlar iradelerini kötüye kullandıkları için hak yoldan çıkmışlar, peygamberi kabul etmemişler ve cezaya müstehak olmuşlar, dolayısıyla kendi kendilerine zulmetmişlerdir Günümüz toplumunda oldukça yaygın bir hastalık hâline gelen depresyon, genellikle inançsızlık ve tevekkülsüzlüğün, insanların günlük yaşantısına kattığı azaplardan sadece biridir İşte dinden uzak yaşayan insanların yaşadıkları bu gibi ruhsal bozuklukların temelinde, güzel ahlâktan yoksunluk, mânevî boşluk, teslimiyetsiz ve tevekkülsüz bir hayat anlayışı vardır Yaşamını din ahlâkından uzak sürdüren bu insanların sonsuz azabı henüz onlar yeryüzünde iken başlar Sağlıklıyken kendilerini hasta hisseden, güvendeyken korku ve endişeye kapılan ve varlık içindeyken gelecekte yoksul kalma korkusuyla yaşayan bu insanlar, hayatları boyunca kendilerine zulüm ve eziyet etmektedirler Yüce Allah, insan bedenini ve ruhunu, din kurallarının yaşanmasına uygun olarak yaratmış ve bu özelliklerle donatmıştır Bu beden, yaratılışına aykırı kullanıldığında maddî ve mânevî olarak bozulmaya, çökmeye mahkumdur![]() Toplumda da bunun örneklerine sık sık rastlanır Çok neşeli, huzurlu, dünyaya iyi gözle bakabilen, başlarına gelen olayların güzel yönlerini yakalayabilen, isyana ve karamsarlığa kapılmayan insanların genelde bedenen de sağlıklı ve dinç oldukları, geç yaşlandıkları bilinir Bu nedenle insanlara gazetelerde, dergilerde her fırsatta genç ve sağlıklı kalmaları için mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmeleri, güler yüzlü ve iyimser olmaları, çabuk öfkelenmemeleri yönünde çağrılar yapılır Bu çağrıyı Yüce Allah Kur'anı Kerim'de bizlere şöyle bildirmektedir:"O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler Allah da güzel davranışta bulunanları sever " (Âl–i İmran, 3/134) Âyetten de anlaşıldığı gibi, affetmeyi benimseyen insanlar, hem dünya hayatında rahatı ve huzuru sağlar hem de Allah'ın emrini yerine getirmiş olurlar Tevekkül ve mü’minlerdeki huzur ![]() ![]() "…Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur " (Ra'd, 13/28)Mü'minler Allah'a tevekkül ettikleri ve kadere teslimiyet içinde yaşadıklarından, aklen ve ruhen son derece sağlıklı ve dengeli olurlar En olumsuz sonuçlarla bile karşılaşsalar, bunun Allah'tan gelen bir hâdise olduğunu ve olayları Kur'an'a göre değerlendirmesi gerektiğini bilirler Hiçbir ümitsizliğe, üzüntüye ve strese kapılmazlar Çünkü gerçek hedefleri âhirettir ve önemli olan da sonsuz âhiret mükâfatını kazanmak için gerektiği gibi hareket etmiş olmaktır![]() Allah'a olan güçlü inançlarından dolayı hiçbir olaydan ve olumsuzluktan etkilenmez ve güçsüzleşmezler Dolayısıyla onların bu ruhsal ve psikolojik sağlığı, bedensel sağlıklarına da olumlu bir etki olarak yansır İşte dini yaşamak ile yaşamamak arasındaki sayısız farklardan biri budur Ruh sağlığı ve huzur, Allah'ın kendisine yönelip dönenlere ve dinine sarılanlara vaat ettiği sonsuz nimetlerinden dünyadaki yalnızca bir parçasıdır![]() Önemli bir noktayı daha belirtmek gerekir Elbette hak dinin yaşanmasındaki amaç, sadece mânen huzurlu olmak ve hastalıklara yakalanmamak gibi dünyevî kazançlar elde etmek değildir Amaç, Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak olmalıdır Kaldı ki; Kur'an'ı tam olarak yaşayan mü'minlerin sonsuza dek sürecek mutluluğu ve huzuru, henüz onlar dünyada iken başlar![]() Bugün 21 y y insanının yapması gereken şey, daha fazla kayba uğramadan fıtratına dönmesi ve dinin tüm kural ve prensiplerini yaşamasıdır Aksi takdirde hem dünyada hem de âhirette zarara uğraması kaçınılamaz olacaktır![]() |
|
|
|