Nefse Hiç İtimat Olmaz |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Nefse Hiç İtimat OlmazNefse Hiç İtimat Olmaz Efendiler Efendisi sallallahu aleyhi ve sellem, insanın düşman olarak başkasına değil kendi nefsine düşmanlık etmesini, yani onun hile ve tuzaklarına karşı uyanık olmasını nasihat buyurmuşlardır Ali Ünsal Kur�an, bu hususu ifade sadedinde nefsin daima kötülüğü emrettiğini, ancak Allah�ın merhametiyle nefsin şerrinden, hile ve tuzağından kurtulanların onun telkinlerine karşı korunabildiklerini ifade etmektedir ![]() Nefis, şeytanın insan içindeki ajanı, kötülüğün harmanlandığı laboratuvar konumundadır Hal böyle olunca, insanın hayrına olacak ne varsa nefis bundan rahatsızlık duyar, asla haz almaz İnsanın Hakk ile münasebeti, ebediyete hazırlık adına yapacağı ne kadar güzel şey varsa, nefis bunlara karşı reaksiyon gösterir Aksine, onu başaşağı getirecek, ebedî hayatını helak edecek kötülüklere karşı iştah duyar, merak uyandırır Bu hususa açıklık getiren Kainatın İftihar Tablosu �Cehennemin etrafı nefsin hoşuna gidecek, cazip şeylerle, Cennet�in etrafı ise, nefsin kerih gördüğü, hoşlanmadığı şeylerle çepeçevre sarılmıştır� buyurmuşlardır![]() Nefis, şeytanın da vesvesesi ile insana o kadar çok hile ve tuzak kurar ki, her düzlükte, her virajda, her yokuşta, her inişte karşısına bir yenisi çıkar İnsan, bir hayır işleyecek olsa, nefis önce buna karşı isteksizce bir tavır sergiler İnsan içinde, o işe karşı bir soğukluk hisseder Yerinden kalkmak gelmez içinden İçten içe keyfi kaçar, rahatsız olur Nefis, şeytanın da yardımıyla türlü taktiklerin ilkini bu şekilde sergiler Ardından, inayet-i ilahi yetişip insan o handikapı aşarsa ve hayrın kapısını aralarsa bu sefer nefis strateji değiştirerek tekrar tuzak kurar Hayırın içine gösteriş, beklenti, çıkar vb şeyler katarak o işi kirletir![]() Mesela, insan önce namaza başlamak, Hakk�ın divanına durmak için, nefsi ile ilk mücadelesine girer Nefis, yorgunluk, üşengeçlik hisleriyle veya yapageldiği işlerin ara verilmeden devam edilmesi gerektiği hissini pompalayarak namazdan-abdestten alıkoymak ister İnsan, ya salih bir arkadaşın yardımı ya da kendi gayreti ve Rabbin inayeti ile ilk mücadeleden başarıyla çıkar da namazı edaya muvaffak olursa, bu sefer de namazın içinde kendine bir kısım payeler çıkarmaya başlar Etrafındakiler tarafından, namazını kılan, salih biri olarak bilinmenin ne güzel olduğu hissini veya ne güzel namaz kılıyor desinler duygusunu pompalar Bunları yapamazsa, namazda onu başka mevzularla meşgul eder Bütün bunlar şeytanla nefsin ortak çalışması sayesinde gerçekleşir![]() Aynı şekilde, bir güzel hizmette bulunmak, hakkı tutup kaldırmak, gönüllere Hakk�ı duyurmak ve bunun gereği fedakarlıklarda bulunmak nefsin hiç de hoşuna giden birşey değildir Herkesin keyif sürdüğü bir vakitte, kalkıp bir yerlere gitme, marifet ufkunu geliştirme, birilerinin kapısını çalıp onların gönüllerine girme adına yüzsuyu dökme elbette nefsin hiç arzulmadığı bir şeydir Bütün bunları aşıp da yaptıktan sonra, bu sefer de etrafındakilere, yaptığı hizmetlerin büyüklüğünden dem vurup faziletfuruşluk taslama başlar Onu aşsa, yaptığı işlerin rutin işler haline gelerek, bir nevi işi gereğiymiş gibi ruhsuz bir hal alması söz konusudur Onu aşsa, etrafındakilerin kendisini gerektiği gibi anlamadığı, kadrini bilmedikleri, fikirlerinin değerlendirilemediği, yaptıkların hakkıyla takdir edilmediği ve eserlerine göz kapandığı duyguları benliğini sarar Onu da aşsa, yaptığı işlerden tatmin olmama, beğenmeme, yapageldikleri şeylerin kendi çapında olmadığı hisleri hakim olur Bu duygular belki bu sıralama ile olmaz ama biri bitse bir diğeri, belki birkaçı birden insana hücum eder Nefis her viraja ayrı bir çukur açar ki, sahibini bunlardan birine düşürmeyi hedefler Bu insanın bu dünyadaki imtihan sırrına tabi olmasının bir gereğidir![]() Daha nice güzel işler ve ibadetler yapılmadan önce, yapılırken ve yapıldıktan sonra insanı bu tarz duygu ve düşüncelerle tuzağa düşürmek mümkündür Nefis ve şeytan bu işinde o kadar mahirdir ki, pek az insan tam ihlası elde ederek bu çukurlara düşmeden hedefe ulaşabilir Hayırın her safhasında başarı ile mücadele eder, nefsin ve şeytanın hilelerine asla kulak asmaz Yani, �![]() ![]() gönül verdiği da�vâ uğrunda, kandan irinden deryaları geçip gitmeye azimli ve kararlı; varıp hedefine ulaştığında da her şeyi sahibine verecek kadar olgun ve Yüce Yaratıcı�ya karşı edepli ve saygılı![]() ![]() � olabilir![]() Bu imtihana maruz kalmayan Allah�ın kulu yok gibidir Hiç kimse kendini bunlardan müstağni görmemeli Peygamberler müstesna, herkes seviyesine göre az çok bu tuzaklara düşer kalkar Ancak, ayetin ifadesi ile Allah�a çok sığınan, yüreği pır pır her daim Mevla�sının yardımını dileyen, ihlasa meftun kullar korunabilirler![]() İnanan insan, hiçbir zaman nefsine itimat etmemeli Her zaman uyanık olmalı, asla gaflete kapılmamalıdır Bu iş, tıpkı araba sürmeye benzer Bir an direksiyonu bıraksanız, şaranpole yuvarlanmak mukadderdir Nefsin terbiyesi, bir ömür boyu sürecek uzun bir maratondur İnsan en başta bu imtihanı aşarsa, nefsini mağlup ederse kendince en büyük düşmanına karşı muzafferiyet elde etmiş demektir![]() Cerir�in rivayet ettiğine göre Leys der ki: "Adamın biri Hz İsa�ya arkadaş olur, ona "Senin yanında sana yoldaş olabilir miyim?" diye teklif eder Teklifinin kabul edilmesi üzerine yola koyulurlar, bir nehrin kenarına varınca yemek molası için otururlar, yanlarında üç çörek vardır İkisini yerler, birisi kalır, bu arada Hz İsa nehre varıp su içmek üzere kalkar, su içip dönünce üçüncü çöreği bulamaz Adama "Çöreği kim aldı" diye sorar, adam �bilmiyorum� diye cevap verir![]() Yemekten sonra arkadaşı ile birlikte yola koyulur Yolda iki yavrulu bir geyik görürler Hz İsa yavrulardan birini çağırır, yavru Hz İsa�nın daveti üzerine yanına gelince onu keser, etinin bir kısmını kızartarak yerler![]() Yemekten sonra Hz İsâ geyik yavrusunun kalıntılarına "Allah�ın izni ile canlanıp kalk" der, yavru da derhal canlanıp kalkarak oradan uzaklaşıverir![]() Bu olay üzerine Hz İsâ yoldaşına "Sana az önceki mucizeyi gösteren Allah için soruyorum, çöreği kim aldı?" der Adam yine "bilmiyorum" diye cevap verir![]() Bir müddet sonra bir nehrin yanına varırlar Hz İsâ, adamın elinden tutarak su üstünde yürürler, karşıya geçerler Nehri aşınca Hz İsâ: "Az önceki mucizeyi sana gösteren Allah hakkı için sana soruyorum, üçüncü çöreği kim aldı?" diye sorar, adam yine "bilmiyorum" diye cevap verir![]() Bir müddet sonra bir çöle varırlar ve otururlar Hz İsâ bir yere kum ve yoprak yığar, meydana gelen yığına Allah�ın izni ile "altın ol" der, yığın da altın olur Hz İsâ yığını üçe bölerek adama " üçte biri benim, üçte birir senin, öbür üçte biri de çöreği alanın " deyince adam "çöreği alan bendim" diye gerçeği itiraf eder![]() Bunun üzerine Hz İsâ: "Altının hepsi senin olsun" diyerek ondan ayrılır![]() Adam altının başında dururken çölde yanına iki yolcu gelir Gelenler kendisini öldürüp altını almak isterler, adam: "Onu aramızda üçe bölüşürüz, şimdi önce biriniz şehre varıp yiyecek bir şey alsın" diye teklif eder Adamın teklifi kabul edilerek gelenlerden biri şehre gönderilir![]() Şehre giden adam yolda giderken "Niye altını onlar ile bölüşeyim, alacağım yiyeceğe zehir katar, onları öldürürüm, böylece altının hepsi bana kalır" diye düşünür ve dediği gibi yapmak üzere şehirden aldığı yiyeceğe zehir katarak döner ![]() Altının yanında kalanlar da "Niye ona altının üçte birini verelim, dönünce onu öldürür ve altını ikimiz paylaşırız" diye konuşurlar Adam dönünce onu öldürürler, fakat yiyeceği yeyince de kendileri ölür, böylece altın çöl ortasında ve her üçünün ölüsünün yanıbaşında sahipsiz kalır![]() Daha sonra Hz İsâ�nın yolu olay yerine yeniden uğrar, durumu görünce yanındakilere "İşte dünya budur, ondan sakının" der![]() Nefis, dünya adına hiç doyma bilmeyen bir mahiyette yaratılmıştır Rabbin, insandan istediği şeyler ise bu özellikteki bir varlığın hiç de hoşuna gitmeyecek türdendir Bu yüzden insan, içinde sürekli bir muhalefetle mücadele ede ede Rabbin emirlerine ve nehiylerine boyun eğme durumundadır Hal böyle iken insan tamamen yardımsız ve çaresiz de değildir O kendine düşen şekli ile iradesinin hakkını verdiği zaman, bu yolda, başta Rabbü�l-Alemin olmak üzere, nebiler, ilahi kitaplar, veliler ve vicdan onun yar ve yardımcısı olurlar![]() ![]() ![]() Mevlanın, nefislerimizle mücadelede bizleri muvaffak eylemesi niyazıyla ![]() ![]() ![]() |
|
|
|