Aksaray - Aksaray Coğrafyası - Aksaray Tarihi |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Aksaray - Aksaray Coğrafyası - Aksaray TarihiAksaray Vikipedi, özgür ansiklopedi Aksaray, İç Anadolu Bölgesi'nde Niğde'nin batısında, Konya'nın doğusunda, Ankara'nın güneyinde bir ildir Yaklaşık 400 000 nüfusa sahip ve yüzölçümü olarak 7 626 m² dir 6 İlçe, 48 Belediye ve 146 Köy'e sahiptir![]() ![]() Aksaray ili ![]() İdarî Teşkilat İsmin kökeni Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde camii, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı Şehir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı![]() Tarih İlkçağ'da Arkhelais adını taşıyan kenti, son Kapadokya kralı Arkhelaos'un Garsuara adlı yerleşmeyi geliştirerek kurduğu sanılmaktadır Roma İmparatoru Cladius I kente koloni ayrıcalığı tanıdı Ayrıcalık, Anadolu'daki birçok önemli yolun kavşak noktasında bulunan kentin daha da gelişmesine yol açtı Bizans ile müslüman Araplar arasında birçok kez el değiştiren şehir Malazgirt Savaşı'nın (1071) ardından Türkler'in egemenliğine girdi Kılıç Arslan II (1155-1192), yıkık durumdaki Aksaray'ı bir İslam kenti olarak yeniden kurdu, kentin çevresini surla çevirdi, camii, medrese, çarşı, hamam vb yaptırdı Azerbaycan'dan getirdiği din bilgini, zenaatkâr ve tüccarları kente yerleştirdi Ticaret yolları üzerinde bulunan Aksaray, Anadolu Selçuklu Devleti'nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişti Selçuklu'lardan sonra Karamanoğulları'nın eline geçti Bir süre Eretna Beyliği'nin egemenliğinde kalan kente (1341-1365), Karamanoğulları yeniden egemen oldu 1396'da Yıldırım Bayezid tarafından ele geçirildiyse de Timur istilasından sonra yeniden Karamanoğulları'nın eline geçti 1467'de Fatih Sultan Mehmet, Aksaray'ı kesin olarak Osmanlı topraklarına kattı Aksaray Cumhuriyet döneminde 1924'te il durumuna getirildi 1933'te ilçe olarak Niğde'ye bağlandı Ancak 1989'da yeniden il oldu![]() İbn-i Battuta'nın Büyük Dünya Seyahatnâmesi'nde Aksaray; 14 yy İbn-i Battuta'nın kaleminden kayda geçen bilgiler:Sultan Bedreddin'in yanında çok kısa süre kalarak Aksaray'a hareket ettik Burası Bilâd-ı Rûm'un en güzel ve sağlam şehirlerindendir Her yandan akarsular ve bağlarla çevrilidir Şehirden üç kanal geçer ve bunlar evlerin içinden akar Şehrin içinde üzüm bahçeleri, bağlar ve bostanlar vardır Aksaray'ın koyun yününden üretilen zarif halı ve kilimlerinin dünyada bir benzeri daha yoktur Bunlar, Şam, Mısır, Irak, Hindistan, Çin ve diğer Türk ülkelerine ihraç edilir![]() Aksaray, Irak Sultanı'nın idaresi altındadır Burada Eretna Beğ'in naibi Şerif Hüseyin'nin zaviyesine indik Eretna Beğ, Irak hükümdarının Bilâd-ı Rûm'daki genel valisiydi Şerif Hüseyin ise Ahiler'den olup, beldede yoldaşları pekçoktur Bize son derece ikram ve izzette bulunarak aynen diğerleri gibi dostça davrandı![]() Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde Aksaray; Aksaray'ın Hasan Dağından görünüşü ![]() 17 yüzyıl Evliya Çelebi'nin kaleminden kayda geçen bilgilerBor kalesinden Aksaray'a gitmemiz; İlk durağımız Ortaköy oldu Aksaray Sancağı'nda yüzelli akçe payesiyle ayrı bir kazadır Geniş ve ürünü bol bir kaza olup bağ, bahçe, cami ve mescidi olan gelişmiş bir köydür Bu köye bağlı otuzaltı adet nahiye köyleri vardır Buradan kuzey tarafa doğru gidip köylerden geçtik Bir menzilde Harvadalı Köyü'ne geldik Burası da meyvesi bol, verimli, güzel, hanı, hamamı ve camii olan bir Müslüman köyüdür Aksaray nahiyeleri köylerindendir Buradan da kuzeye doğru giderek Aksaray şehri vardır![]() Beyaz Saray Bu şehrin Şem'un Safâ'nın isteği ile yapıldığını söylerler Hükümdardan hükümdara geçtikten sonra Herakl adlı kıralın oğlu Helena'nın elinde iken, adı geçen kıral, Arap kavminin üzerine sefer açmıştır Binlerce pis askeri ile Şam üzerine giderken, Safraz denilen yerde yenilgiye uğramış ve kendisi de ölmüştür Yerine, oğlu Mikale kıral olmuştur Sonra bununda elinden Melik Mesud'un oğlu İzzeddin Kılıç Arslan 569 tarihinde burayı almıştır Fetihten sonra bu şehirde nice büyük evliya oturduklarından, bu şehre birçok tarihçiler "Sâlihler yeri" demişlerdir![]() Aksaray denmesinin sebebi de şudur; Kılıç Arslan'ın taht merkezi olması dolayısı ile ona büyük bir saray yaparlar Saray giriş kapısının sağında ve solunda tunçtan iki adet heybetli arslan heykeli varmış Bu saraya bir kötülük yapılmak istense, yapmak isteyen kişi, bu arslanların ağızlarından saçtığı kıvılcımlardan helâk olurmuş Bu saray uzaktan bembeyaz göründüğünden, bulunduğu şehire de Aksaray demişler Rumlar bu şehre halen Pegahelna derler![]() Şehir, sonra Karamanoğlu Yakub Bey'in eline geçmiş ve O'ndan da Yıldırım Beyazıt Hân'ın eline geçmiştir Hâlen Osmanlı Devleti'nin elinde olup, Gâzi Süleyman Hân kaydı üzere Karaman Eyâleti'nde sancakbeyi merkezidir Kanun üzere, yılda beyine yirmi kese gelir olur Beşyüz askere sahip bir tuğlu mirlivadır Alaybeyisi, çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır Kanun üzere cebeliler ile bin askeri olur Yüzelli akçelik şerif kazadır Kadısına senede beş kese gelir olur Müftüsü, nakîbi, kethüdâ yeri, yeniçeri serdârı, kale dizdârı, muhtesibi, şehir subaşısı, âyân ve eşrâfı, saygın zâtları vardır![]() Aksaray Kalesi Geniş bir alanda, büyük bir ırmak kenarında dört köşeli, taş yapılı, sağlam yapılı bir kaledir Tâ şehrin ortasında yapılmıştır Burç ve kuleleri o kadar yüksek değildir Bütün burçları, dişleri ve bedenleri ile mazgal delikleri, hesaplı olarak düzenlenmiş kuleleri hep birbirine bakar Kuşatma sırasında, her kulenin güçlü savaşcıları tüfek ile kuleleri korurlar Hisarları tarafında beş kapısı vardır Küçükkapı batıya bakar Demirkapı kıbleye açılır Keçikapısı da kıbleye doğru açılır Ereğlikapısı güneye doğru, Konyakapısı da batı tarafına açılır Bu kapıların nöbetçileri, vergi alan muhtesib kimselerdir Kale içinde isyancılar zamanında buğday saklamak için ambar yapılmıştır Cephaneliği yoktur Ramazan ayında ve başka şenliklerde atılan büyük topları vardır![]() Camileri
Dört kemer üzerine kargir kubbeli bir camidir Cami içinde oniki adet sütun ile iki adet sanat eseri kapı vardır Minberi, müezzinler yeri sade ve güzeldir Yuvarlak minaresi camiden uzak olup, cami kubbeleri kireçle örtülüdür![]()
![]()
![]()
bunlardan başka doksansekiz adet mescidi vardır![]() Medreseleri
![]()
![]()
Ayrıca parasız görev yapan dersiâmları da vardır Halkı fıkıhçı olup ferâiz ilmini atalarından beri okuya gelmişlerdir![]() Bu şehirde özel Kur'ân okulları yoktur Fakat Kur'ân hâfızları pek çoktur Şehir onyedinci örfi iklimdedir Ortasından akan Uluırmak, imâreleri sulayıp Alâaddin köprüsünden geçer Bursa gibi her evden su akar![]() Ziyaret yerleri Bu şehirde yedi binden fazla büyük evliyânın yattığı söylenmektedir "Dâr'ül-ervâh" denilen bu yere nice defalar nur inmiştir Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider![]()
Halkı Müslümandır Oradan Muşkara'ya ve sonra da Kayseri Kalesi'ne geldik![]() Aksaray'ın Vilayet Oluşu H 1336 M 1920 yılında Aksaray Vilayet olmuştur 1933 yılına kadar 13 yıl vilayetlik yaptıktan sonra vilayetliği lağvedilmiştir 20 Mart 1933 tarihinde 2197 sayılı kanunun 3 maddesi ile Niğde’ye ilçe olarak bağlanmıştır![]() 1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl kaza olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur ![]() Aksaray nüfusu Aksaray nüfusu 2008 yılına göre 366 109dur 1973'te 35 000 olan nüfusu 1990'da 90 698'e, 2000'de 129 949'a, 2007'de 151 164'e, 2009'da 280 000'e çıkmıştır![]() Arkeoloji ve mimarlık İl sınırları içinde bulunan Aşıklıhöyük yenitaş dönemi kültürüne ışık tutarken, Acemhöyük ilk tunç çağda Asur ticaret kolonileri dönemini aydınlatır İle 46 km uzaklıktaki Ihlara Vadisi'nde hıristiyanlık dönemi dinsel mimarlık ve resim sanatını yansıtan önemli örnekler bulunur Selime Kasabası yakınındaki küçük kilise ve katedral, Helvadere'deki yunan haçı planlı Kemerli kilise de bu dönemdendir Anadolu Selçukluları zamanında önemli bir üs olan ilde, Kılıç Arslan II zamanında yaptırılan Aksaray Kalesi'nden (1170) yalnızca sur kalıntıları görülebilir Eğri (Kızıl) Minare (13 yüzyıl) kırmızı tuğladan, silindir gövdeli bir yapıdır Gövde ince bir silmeyle iki bölüme ayrılmış, altı zikzak, üstü yeşil mavi çinilerle bezenmiştir Karamanoğulları döneminden Ulu Camii (1431), dörtgen planlı mihrap duvarına dikey 5 sahınlı bir yapıdır Mihrap önü kubbe, sahınlar tonoz örtülüdür Yazılı kaynaklardan bilinen medreselerin bugüne ulaşan tek örneği Zinciriye Medresesi'dir (1336) Karamanoğulları döneminden olan yapı, tek katlı, dört eyvanlı planı, revaklı avlusu, çin mozaik bezemeli ana eyvanıyla, açık avlulu medreselere örnektir Ana eyvanın yanlarında kubbeli odalar vardır Kervan yolları üstündeki ilde, sultan hanlarının önemli örnekleri bulunur Aksaray-Kayseri yolundaki Alay Han, Selçuklu sultan hanlarının ilk örneklerindendir (1192) Konya-Aksaray yolundaki Sultanhan (1229), bu yapı türünün klasikleşmiş bir örneği olarak nitelenir Aksaray-Nevşehir yolundaki Ağzıkarahan (1231,1237) da anıtsal taçkapısı ve kuleleriyle kale görünümündedir![]() Tarihi ve turistik zenginlikler Müzeler ve ören yerleri
|
|
|
|