Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları ÖrnekleriKARAGÖZ İLE HACİVAT : OĞULLARI Karagöz’ün oğlu Yaşar ile Hacivat’ın oğlu Sivrikoz arasında, babaları kadar olmasa bile, hatırı sayılır bir rekabet vardı Yaşar, Sivrikoz’un elinde yeni alınmış bir oyuncak görmesin, ne yapar eder, Karagöz’e oyuncağın aynısını aldırırdı Hani ya Sivrikoz’un Yaşar’dan aşağı kalır yanı mı vardı? Sivrikoz, Yaşar’ın elinde ne görürse isterdi Oğlunun gözlerinde yaş, kalbinde acı görmek istemeyen Hacivat ikiletmeden oğlu ne istiyorsa hemen alırdı Böylece aradan yıllar geçti İkisi de birer yiğit olan gençler düğün güreşlerine katılmaya başladılar Güreşlere katılanlar birer havlu, rakiplerini yenip baş olan güreşçi ise, kınalı bir koç kazanıyordu İlk katıldıkları güreşlerde birinci, ikinci turlarda elenen Yaşar ile Sivrikoz, tecrübeleri arttıkça güreşlere ağırlıklarını koymaya başladılar Nihayet, bir düğünde finale kalma başarısını gösterdiler Bunun üzerine Karagöz, Hacivat’ın yanına gider ve oğlunun güreşlerden çekilmesini ister Hacivat: “ Hiç öyle şey olur mu Karagözüm? Oğullarımız bileklerinin hakkıyla finale adlarını yazdırdılar Çıkarlar meydana aslanlar gibi güreşirler Kim güçlüyse o galip gelir ve şampiyon olur “ Karagöz: “ Benim oğlum şampiyon olur, çünkü senin oğlundan daha iri “ Hacivat: “ İrilikle şampiyon olunmaz ki, güreşte kuvvetli olan, atak olan ve nefesini iyi ayarlayan rakibine üstünlük sağlar Bütün bunlar benim oğlumda var “ Karagöz: “ Günah benden gitti Rezil olmayasınız diye geldim Benimki, senin oğlunu hamur gibi yoğuracak ve koçu kazanacak “ Hacivat: “ Bak Karagözüm, koçu benim oğlum kazanır Bundan korktuğun için, oğlun güreşten çekilsin diyorsun “ Karagöz: “ Ben kimseden korkmam Hata bende, kırk yılda bir şey istedim, onu da yapmadın “ Hacivat: “ Ama canım efendim, borç para istemiyorsun ki, dediğini yapayım Oğluma güreşten çekil, hükmen yenik sayıl diye nasıl söylerim “ Karagöz: “ Söyleyemezsin tabi, çünkü korkaksın Yarın senin evin karşısında koçu şişe takıp kızartacağım Sakın gelme bir parça et için Yağma yok “ diyen Karagöz arkasını dönüp uzaklaşmaya başlar Hacivat’ın seslenmesiyle durup dönen Karagöz’e, Hacivat şöyle der: “ Yarın koç benim bahçede kızaracak Toplanın gelin, kurban bayramı haricinde et yüzü mü görüyorsunuz? “ Ertesi gün yapılan güreşi Hacivat’ın oğlu Sivrikoz kazanır Karagöz buna itiraz eder ve Sivrikoz’un daha önce açık düştüğünü ve güreşi oğlu Yaşar’ın kazandığını söyler Bunun üzerine hakem heyeti toplanır ve karar değişikliği yaparak, Yaşar’ı şampiyon ilan eder Bu duruma da Hacivat itiraz eder Hakem heyeti görevsizlik kararı alıp topluca Bursa Kadısı’na giderler Bursa Kadısı, her iki tarafı ve hakem heyetini dinledikten sonra, müsabakayı berabere ilan eder Kınalı koç kurallara uygun olarak kesildikten sonra, yarısı Sivrikoz’a, diğer yarısı da Yaşar’a verilir Böylelikle olay tatlıya bağlanır
|
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları ÖrnekleriKARAGÖZ İLE HACİVAT: HIRSIZ Bir gece Karagöz’ün evine hırsız girer Karagöz sabahleyin uyanınca bakar ki, ev tam takır kuru bakır Hırsız utanmamış ve sokak kapısını bile söküp götürmüştür Karagöz olayı zaptiyeye, hanımı da komşulara haber verir Komşular, evin önünde toplanır ve az sonra iki zaptiye gelir Karagöz’ün oğlu Yaşar, annesine sarılmış, ağlamaktadır Küçük Yaşar’ın birkaç parça oyuncağını götüren hırsız acaba onları ne yapacaktır?Karagöz’ün evinin soyulduğunu duyan kadim dostu Hacivat, eve gelir ve evde inceleme yapmaya başlar İki zaptiye olayı soruşturur ve hırsızı yakalayacaklarını söyleyip giderler Zaptiyeler gidince, komşular da dağılır Karagöz ailesinin yanında Hacivat kalır ve Karagöz’ü sorguya çekmeye başlar Hacivat: “ Canım Karagöz’üm, hırsız gelmiş, dolapları, masaları götürmüş Kapıyı sökmüş Hiç mi gürültü, tıkırtı duymadın? “ diye sorar Karagöz: “ Bu ne biçim soru, Hacivat Gürültü, tıkırtı duysam kalkıp da hırsızın ümüğüne basmaz mıyım? “ Hacivat: “ Her neyse, olan olmuş, biten bitmiş, eşyalar gitmiş Şimdi bir oyun etmeli de, şu hırsızı yakalamalı Hah buldum! Karagözüm, siz bir yandan, ben bir yandan komşuların arasına dalalım, onları senin evde bir kese altın olduğuna inandıralım Bu durum kulaktan kulağa yayılır ve hırsızın kulağına giderse, hırsız mutlaka senin eve damlar “Karagöz: “ Sen ne diyorsun, Hacivat? Bende bir kese altın yok ki? “ Hacivat: “ Olduğunu farz et Hırsızı yakalamak için, bu bir yem Oltanın ucuna yem takarsan balık yakalarsın Balık yeme gelir de, hırsız altına gelmez mi? Siz benim dediğimi yapın gerisine karışmayın “ Karagöz: “ Tamam, Hacivat Senin bu tür işlere aklın erer Bende bir kese altın olduğunu yayarız Haydi, hanım, Yaşar, kalkın gidiyoruz “ Karagöz’ün evinde bir kese altın olduğunu akşama kadar duymayan kalmamıştı Eski kulağı kesiklerden olan Celal, gece yarısına kadar evin içinde dört döndü Daha sonra evinden çıkıp, karanlık sokaklardan süzülerek geçti ve bir hayalet sessizliğinde Karagöz’ün kapısız evinden içeri girdi Evdekilere elindeki şişenin içindekini koklatıp altınlara konardı Şişeyi koklattığı kazazede top atsan uyanmazdı, fakat bu defa durum bambaşkaydı Evdekiler uyanıktılar ve onu bekliyorlardı Celal yatak odasına girince Karagöz ile Hacivat tarafından yakalandı ve bir iple sıkıca bağlandı Ertesi gün zaptiyeler tarafından sıkı bir dayaktan geçirilerek zindana atıldı Karagöz’ün eşyaları hırsızın evinde bulundu Kader, zaten son günlerde işsiz olan, Hacivat’ın bulduğu işlerde çalışarak, kışın da turşu satarak geçimini sağlayan Karagöz’ün alnının teriyle çalışarak kazandığı eşyaları kaybedip buldurarak, onu sevindirmişti |
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları ÖrnekleriKARAGÖZ İLE HACİVAT: İBİŞ’LE DOMUZ AVI Karagöz ile Hacivat, yanlarına İbiş’i de alıp, Uludağ’a domuz avına çıkarlar Önceleri ellerde ok ve yay, kaşlar çatılmış, bakışlar keskin ormanda domuz ararken, sonraları yorgunlukla birlikte ok yaydan, kaş kaştan, bakışlar keskinlikten sıyrılır Sıkıntıyı azaltmak için Karagöz’ün anlatmaya başladığı av hikâyeleri başına bela olur, çünkü anlattığının hep bir numara büyüğünü İbiş’ten duymak, Karagöz’ün giderek daha çok sinirlenmesine neden olur Karagöz, İbiş’i uçurumdan aşağı atmakla tehdit eder İbiş: “ Tamam, beyabi Kızma bana Ben de bundan sonra konuşursam iki olsun Şimdi rahat rahat istediğini anlat “ Karagöz: “ Bre İbiş, sussana artık Bir daha sana av yok Hacivat, İbiş’i ava giderken yanımıza alalım demek yok artık Bu son “ Hacivat: “ Merak etme Karagözüm Sen kalbini serin tut Hiçbir ava İbiş’i götürmeyiz “ Daha sonra Karagöz ile Hacivat ve İbiş domuz aramaya devam ederler, fakat ortalıkta hiç domuz yoktur Hacivat: “ Sabahtan beri arıyoruz, bir domuz bile göremedik Hayatımda böyle bir şey ne gördüm, ne de duydum “Karagöz: “ Göremeyiz tabi, bu İbiş yanımızdayken Bunun sesini duyan domuz karşı dağa kaçıyor İki ok atmış, üç domuz vurmuş Anlatsana o hikâyeyi bir daha “ Hacivat: “ Aman Karagözüm, sinirlenme İbiş o hikâyeyi anlattı, geçti Ben inanmadım Senin anlattığın hikâyeler daha bir inandırıcı oluyor “ Karagöz: “ Doğru, çünkü ben olmuş olayları anlatıyorum Yıllar önce gençken köyden arkadaşlarla domuz avına gittiydik On kişiyiz Ormanda büyük bir domuz sürüsünü tuzağa düşürdük Etrafını kuşattık Baktı domuzlar kaçış yok, birer birer yanıma geldiler Ben de çaldım bıçağı boyunlarına, yirmiden sonrasını sayamadımdı “ Hacivat: “ Hah hah ha ![]() İlahi Karagözüm Sen de değme avcılara taş çıkartırsın Avcılıkta, atıcılıkta benden ilerdesin “ İbiş: “ Benim de yıllar öncesinden bir domuz avı hikâyem vardı, ama beyabi kızar diye anlatamıyorum “ Hacivat: “ Yeni bir domuz hikâyesi ha Ama anlatma Karagöz’ü kızdırmayalım Keşke demeseydin Merakta bıraktın beni, İbiş “ Karagöz: “ Ben de meraklandım Bana bak İbiş, destekli atarsan kızmam ama desteksiz atarsan, ben seni uçurumdan atarım, bilmiş ol “ İbiş: “ Tamam beyabi ve Hacıabi Atışlar destekli olacak “ İbiş, konuşmasına devam eder ve ben sekiz yaşındayken der Karagöz’ün ayağa kalktığını gören İbiş ağız değiştirir “ Yani on sekiz yaşındayken demek istedim “ Bunun üzerine Karagöz: “ Hah öyle söyle Beni kızdırma Şimdi devam et “ İbiş: “ Manda kadar bir domuz bizim tarlalara dadandıydı Tarlada mısır, bağda üzüm bırakmadıydı Ye babam ye Baktık yedikçe doymaz bu domuz, yakında ağaçları da yer Babam, dedem, amcam, yeğenlerim ve ben tarlada, bağda nöbete durduk Ben bağda bekliyorum Bir gün öğle vakti domuz bağa girdi Zönk zönk deyip yürüyüp geliyor Yakaladım domuzu suratına iki tokat, başladı domuz ağlamaya Bir yandan da,” Abi, ben sana ne yaptım? Neden vuruyorsun?” diye vızırdıyor Ben de bağırdım Bak şu bağdaki üzümleri ben mi yedim Başkasının üzümünü nasıl habersiz yersin Ben böyle bağırdım ama domuz ne dese beğenirsiniz Ne yapayım, açım, abi Yemeseydim de açlıktan ölse miydim? O gün domuzu bıraktım Bir daha onu oralarda gören olmadı Çok uzaklara gitmiş olmalı “ Karagöz: “ Bre densiz, yine desteksiz attın Ben seni uçurumdan atayım da gör “ diyen Karagöz, İbiş’in üstüne yürür Bunun üzerine İbiş kaçar, gider Daha sonra Karagöz ile Hacivat başka olay olmadan evlerine dönerler
|
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları Örnekleri |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Karagöz Ve Hacivat Oyunları ÖrnekleriKaragöz Ve Hacivat Hikayeleri KARAGÖZ İLE HACİVAT: MİRAS Karagöz’e Mısır’daki amcasından bir sandık altın miras kalır Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır’a giderler Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler Ama Marmara Denizi’nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa’daki evlerine dönerler Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar Karagöz: “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım “ Hacivat: “ Öyle iş olmaz Karagözüm Ne demek az emek çok yemek Az emek az yemek “ Karagöz: “ Sen de amma yaptın be Hacıcavcav Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı “Hacivat: “ Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan ”Karagöz: “ Onları sen ye Hacıcavcav Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu “ Hacivat: “ Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin “ Karagöz: “ Ahh Ah Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik Keyifli bir hayat sürerdik “
|
|
|
|