Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Genel Konular

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
hira’ya, tırmanış

Hira’Ya Tırmanış

Eski 07-27-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hira’Ya Tırmanış






Hira’ya Tırmanış

Burada Allah Resulü’nün Hira’yı niçin inziva yeri olarak seçtiğini hakka’l-yakîn anlıyor insan Mekke etrafındaki dağlar arasında, vahye giden yolda, Nur’un ilk durak olması hepimiz için ibretlik Mağaranın bulunduğu yer bir geminin ön tarafını andırıyor
Saat 0330 Minibüsümüzün istikameti Mekke’nin güneydoğusunda bir dağ… Yeryüzündeki dağların en ayrıcalıklı olanına doğru seyahat ediyoruz Yaklaştıkça salavat-ı şerifeler, tekbirler…
Putlaşmış vicdanlara hakiki kurtuluşa dair gelecek ilk ilahi mesajın mekanı Cebel-i Nur’un (Nur Dağı) eteğindeyiz Buradan sonrası 10 dakikalık beton yol ve bir saatlik merdiven basamakları… Dik yolda sağlı sollu dükkanlar var ‘Hacı çay’ davetine aldırış eden yok Ancak daha merdivenlere gelmeden gençler bile ‘Hacı baston 5 riyal’ ına boyun eğiyor: ‘Nefesimiz tükenir gibi oldu En iyisi bir baston almak Merdivenlerde lazım olacak ‘ Zifiri karanlığın ortasında Nur Dağı parıldıyor Yan yana iki insanın geçebileceği genişlikteki merdivenlerden çıkarken dilencilerin elleri kolları değiyor vücudunuza Ne kadar çok dilenci var İnsan, hangisi gerçek ihtiyaç sahibi diye düşünmek yerine bozukluklardan atıveriyor önlerindeki takkelere, naylon poşetlere… Merdivenler çok eski değil Seneler evvel Nur Dağı’na tırmanmak isteyenler kayaları aşıyormuş Şimdi kaya ile merdiven arası diyebileceğimiz bir nebze konfor sunan bir tırmanma güzergahındayız
Nefis, bu kutlu yolculukta bile boş durmuyor ‘Keşke merdivenler yatay yapılsaydı Basamaklar yüksek Niye aydınlatmamışlar bu yolu?’ Kimi sesli kimi içinden benzer tenkitleri sıralıyor Tırmandıkça sabır imtihanı gelip çatıyor Kilo ve yaş problemleri yüzünden yarı yolda kalanlara rastlıyoruz Diliyle imtihanı kaybedenler de oluyor Önümüzde Türkiye’den gelmiş bir karı-koca basamakları eksiltmeye çalışırken bir tartışma çıkıyor 65 yaşındaki teyze yorgunluğun da tesiriyle eşine, sert bir ses tonuyla ‘Patlamasana’ diyor Amca haccı sindirmiş Aynı hataya hatayla mukabele etmiyor Latife yaparak eşini rahatlatıyor Helalleşiyorlar Tırmanışa devam
Merdiven boyunca belli noktalarda dinlenmek için banklar var Boncuk, tesbih, yüzük, küpe gibi hediyelik eşya satanların, çay-su servisi yapanların bu yükleri nasıl taşıdığını anlamaya çalışırken kendimizi zirvede buluyoruz Birkaç adım daha atsak Peygamber Efendimiz’in (sas) sık sık inzivaya çekildiği Hira Mağarası’nı göreceğiz Sanki bir saatlik tırmanışta kimsenin dizlerinin bağı çözülmemiş Abdest alanlar… Namaza duranlar… Ardından 5 km mesafedeki Kâbe’ye doğru salavatlarla ve küçük adımlarla ilerliyorlar Mağara kısa bir iniş merdiveninden sonra karşılıyor ziyaretçilerini
ROTASI KÂBE OLAN GEMİ: HİRA
Mekke zirveden ışıl ışıl Allah Resulü’nün Hira’yı niçin inziva yeri olarak seçtiğini hakka’l yakîn anlıyor insan Mekke etrafındaki dağlar arasında, vahye giden yolda, Nur’un ilk durak olması hepimiz için ibretlik Mağaranın bulunduğu yer geminin pruvasını (ön tarafı) andırıyor Nuh Tufanı’nda boğulup gidenler gibi dünya denizinde putlara tutunan, diri diri ölenlerin yardımına koşacak Nur Gemisi ve onun şefkat kahramanı Kaptanı (sas) büyük sefere burada hazırlandı Vahiy meleği Cebrail, Mekke’den Mina’ya giden yolun yakınındaki bu zirvede Hz Muhammed (sas)’e, “Yaratan Rabb’inin adıyla oku O, insanı alâktan (kan pıhtısından) yarattı Oku, Rabb’in en büyük kerem sahibidir O, (insana) kalemle (yazmayı) öğretti İnsana bilmediğini öğretti” ayetlerini indirdiğinde Mekke karanlıktaydı, Hira nurdan bir kayaydı… Artık duaların adı hıçkırık Derken Mekke’nin nurlu semasında Ezan-ı Muhammedî yankılanıyor Bilal-i Habeşi’nin vârisleri yüreklere su serpiyor Duyulan hasretin yaktığı ateşi bir nebze dindiriyor ezan sesleri Sabah namazı kayaların üstünde kılınıyor
VAHiY MEKANINDA ÇÖP YIĞINLARI
Dönüş yolunda yürekler daha da buruk Gün doğmuş, ziyaretçilerin sağa sola attığı pet şişeler, çöpler görünür olmuş Hira’nın etrafı bir çöplüğe dönmüş Her şeye rağmen zirveden tazelenmiş olarak iniyor mahzun gönüller Şimdi güneş ensede boza pişiriyor Ne gam… Allah Resulü’ne koşan her milletten insan terlerini silerek tırmanıyor Cebel-i Nur’un yamaçlarına Türkiye, Türk cumhuriyetleri, Afganistan, Pakistan, Endonezya, Malezya ve İran kafilelerinin fazlalılığı dikkat çekiyor İnişte Malatyalı 63 yaşındaki Melek Okyay’a bir baston da biz oluyoruz Kolumuzdan tutup inerken yaptığı o samimi duanın şevki ile yolculuk bitiyor: “Allah kendi evine, Peygamberi’ne gelenleri eli boş çevirmez
Kaynak: Zaman

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.