Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Toplum ve Yaşam > Beslenme, Diyet ve Sağlık

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
iltihaplı, nedenleri, romatizmanın

İltihaplı Romatizmanın Nedenleri

Eski 07-27-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İltihaplı Romatizmanın Nedenleri




Romatizma hastalıkları günlük yaşama olumsuz etkiler yaratarak şiddetli ağrılara neden oluyor İltihaplı romatizmanın ne gibi belirtiler gösterdiği ve hakkındaki tüm bilgileri uzmanların yaptığı açıklamayı okuyarak öğreneceksiniz


Romatoid artrit nedir ?


Halk arasında ?iltihaplı romatizma? olarak adlandırılan, en sık rastlanan sistemik bağ dokusu hastalığıdır Romatizmanın vücudumuzda en sevdiği bölgeler el ve diz eklem bölgeleridir


Kalıtımsal mıdır ?


Kalıtsallığa yatkınlığı vardır Yani anne babasında romatoid artrit olanlarda meydana gelme sıklığı, olmayanlara göre daha fazladır


Kalıcı mıdır ?


Romatizma zaten vücudun içinde yaşayan ikinci bir varlık gibidir Çünkü immünolojik bir durumdur Her insanda romatoid etken vardır Bu etken hiçbir zaman ne ilaç kullanmakla, ne değişik tedavi metodlarıyla, ne akupunktur tedavisiyle yok olur İstediğiniz ilacı kullanın, akupunktur da dahil istediğiniz tedaviyi yaptırın, hiçbir zaman hayat boyu yok olmaz
Romatizma faktörü, kalp gibi, böbrek gibi, karaciğer gibi vücudun ayrılmaz bir parçasıdır


Kimlerde görülür ?


Romatoid artrit, genellikle 25 ? 50 yaş arasındaki bayanlarda görülür
Kırk yaşından sonra daha sıklıkla görülür Topluma oranladığımızda her yüz kişiden iki kişide görülebilir Diğer bir deyişle, bir milyar dörtyüzbin kişiden beşyüz bin kişide bu durum açığa çıkmış ise, kalan diğer ksımda bu durum fibro miyalji olarak, kireçlenme vb olarak dile getirilir


Neden herkeste ortaya çıkmaz ?


Bunun nedeni kişinin bağışıklık sisteminin güçlü oluşudur Örneğin kişi,
-Genç iken vücut direnci iyidir Bağışıklık sistemi kuvvetlidir
-Herhangi bir sebeple çok ilaç kullanıp bağışıklık sistemi zayıflamamıştır
-Doğal yollardan ekolojik gıdalarla beslenmiştir
-Yediği içtiği gıdalarda kimyasal katkı maddeleri yoktur ya da çok azdır
-Aldığı gıdalarda kanserojen maddeler bulunmaz
-Çok streli ve anormal dereceli iş ortamında çalışmıyordur
Bu şekilde vücudunu ve immün sistemini iyi koruyan kişilerde romatizma faktörü meydana gelmez Romotid etken yine vücutta vardır ama belirti vermez Adeta fırsat kollar Ne zamanki yaşlanma gibi ya da yukarıdaki yaşama tarzında bir vesileyle zayıflama olur, işte o zaman ?Ben buradayım? diyerek ortaya çıkıverir


Hastalığın iki dönemi vardır


Hastalığın ?aktif? ve ?inaktif? diye bilinen iki dönemi vardır Bu iki dönemi bildiğimiz bir olguyla anlatmaya çalışalım Örneğin ?deprem? dediğimiz doğa olayını ele alalım Depremin olduğu an aktif andır Bir hareketlilik başlar Her taraf sallanır Bir süre sonra derpem durur Aktif bölüm bitmiştir Deprem durduğunda ortaya binaların yıkıntısı ve darmadığın olmuş bir görüntü kalır Bu görüntü ise inaktif durumdur İnaktif duruma ise aktif durum sebep olmuştur Bu durumu romatoid etken için ele aldığımızda vücudumuzda rahatsızlık şöyle gelişir:


Aktif dönem


Akit dönemde, kişinin vücudunda genel bir ısı artışı olur Bu artış ile birlikte eklemlerde belirli şişilikler yani ödem meydana gelir Bu şişlikler belirli süre sonra yavaş yavaş ortadan kalkar Aktif bölüm sona ermeye başlamıştır İnaktif bölüm başlamıştır Aktif dönem vücutta harabiyetin, şekil bozukluklarının ortaya çıkması için hareketliliğin olduğu dönemdir


İnaktif dönem


İnaktif dönem, bozuklukların görüldüğü dönemdir ?İnaktif dönem? dediğimiz dönemde, mafsallarda deformite adını verdiğimiz bazı şekil bozuklukları meydana gelir Bu bozukluklar vücutta şekilenmeye başlar
-El bileklerinde, parmaklarda büyüme iliği deformitesi,
-Kuğu boyun deformitesi,
-El bileğinde çarpıklık deformiteleri oluşması,
-Dizin tam açılamaması, ya da tam kapanamaması,
-Dizde şişliklerin kalıcı hale gelmesi Kalıp şeklinde bir kireçleme dokusu meydana gelmesi söz konusu olur


Sebepleri nelerdir ?


Fibromiyaljideki sebeplerin hepsi burada da geçerlidir
İlave olarak, şunları sıralayabiliriz
Kişi çok genç yaşta birtakım rahatsızlıklar geçirmiş olabilir
Birtakım eklem ağrıları, boyun ağrıları yaşamış olabilir
İklim değişikliklerinden etkilenebilir


Belirtileri nelerdir ?


Şikayetler, halsizlik, iştah ve kilo kaybı gibi genel belirtilerle başlar
Aylar sonra sabah uyuşukluğu gibi şikayetler belirir
Dizle ayak bileği arasındaki baldır bölgesinde, inceden inceye bir sızı başlar
Bağırsakta gaz olur
Midede şişkinlik olduğu zaman sırtında bir yük hisseder
Sabahleyin zor uyanır Uyandığında dinlenememiş hissi vardır
Yıllar süren kronik yorgunluk sendromları yaşanır
Parmak eklemleri gibi küçük eklemlerde ve çoğunlukla el sırtında şişme, ağrı ve hareket azlığı olur
Deri altında bu hastalığa özgü olan nohut büyüklüğünde kitleler gelişebilir
Bir süre sonra bu eklemlerde kalıcı şekil bozuklukları ortaya çıkar
Bu şikayetler büyük eklemlere doğru ilerlemeye başlar
Genellikle tek taraflı olmak üzere diz ve omuz eklemlerini tutarak buralarda şişme, ağrı ve hareket kısıtlığına yol açar
Bunlar romatoid artrit öncesi ve ilermesi sonucu olaşan belirtilerdir


Teşhisteki zorluk


Romatoid artritin teşhisi altıncı vaka dediğimiz şekil bozukluklarının meydana gelmesinden önce, klinik tetkiklerde pek tespit edilemez
Bu dönemde yapılan tetkiklerde, kan testlerinde, diğer incelenen tetkiklerde % 80 olayında romatoid artrit bulguları bulunamaz
Sınırda romatoid artrit durumu vardır Yani bu tetkikler bir süre sonra yapılsa ortaya çıkabilecek iken, sınırda olunca tetkikle ortaya çıkmaz İşte burada hastayı yakından tanımanın, hastanın şikayetlerini önceye dönük iyi dinlemenin ve hekim olarak tecrübenin çok önemli rolü vardır
Çünkü bu sınırdaki dönemde ellerde şişlik yoktur İltihap yoktur Ateş yoktur Şekil bozukluğu yoktur Ama buna rağmen yukarıdaki belirtiler varsa hasta zaten bu deformasyona adaydır Deformasyon olmadan önce, 100 kişiden 70?inde yapılan tetkiklerdeki pozitif sonuç hekimi yanıltmamalıdır
Eğer bu sınırdaki şahsa ilave olarak bir de akupunkturel teşhisle yaklaşılırsa şahsın imminülojik bir rahatsızlığı olduğu derhal belirlenir
Ve vücutta zaten potansiyel olarak var olan rahatsızlığın sınırda olduğu tespit edilir Açığa çıkmaması için immün sistemi kuvvetlendirilir Hasta altıncı safhaya gelmeden rahatlatılmış olur


Koruyucu önlemler ve akupunktur tedavisi


Hafızamızda yer alan klişe bir söz vardır:
?Kanserden korkma geç kalmaktan kork!?
Bu sözü romatoid artrit için şöyle belirleyebiliriz:
?Romatoid artritten kurtulmaya değil, romatoid artrit olmamaya çalış!?
Anlaşılıyor ki romatoid artrit olmamak için vücudun direncinin ve bağışıklık sisteminin bozulmamasına özen göstermek gerekiyor
Bunun için ne yapabiliriz?
Doğal ve ekolojik gıdalarla beslenmeliyiz Abur cubur ayakta ve acele yemekten sakınmalıyız
Giyimlerimizde vücudumuzu sarıp sıkmayacak, hava almamızı engellemeyecek tarzda bol ve pamuklu, bayanlar için ipekli de olabilir türde giysiler giymeliyiz
Ayak tabanlarını zorlayacak derecede yüksek topuklu ayakkabılar giymemeliyiz
Ani hareketlerle eklemlerimizi zorlayacak pozisyonlardan sakınmalıyız
Okulda duruş ve oturuş bozukluklarına karşı eğitim almalı ve vermeliyiz
Vücutta biriken elektriğin zemine boşaltılmasını engelleyecek tarzda altı lastik ayakkabılardan uzak durmalıyız Bunlar vücutta durağan stres dediğimiz birikimlere sebep olur
Bu ve benzeri önlemlere ilaveten, yılda bir kez 15 ? 20 seans akupunktur tedavisi en iyi koruyucu yöntemdir


En etkin koruyucu tedavi : Akupunktur


Ne demiştik? Romatoid artirt olmadan önce korunmaya bak!
Korunmadan amaç neydi?
Vücudun bağışıklık sistemini, immün sistemini güçlendirmek
Peki akupunkturun en önemli özelliğinin bu sistemleri güçlendirmek olduğunu hâlâ bilmiyor musunuz?
Evet akupunktur, vücuttaki denge sistemini koruyan en etkin tedavi metodudur Bağışıklık sistemini güçlendirir
Vücudun tüm organizmasını canlandırır,
Vücut dinç ve zinde kalır
Öyle olunca da, kendini her türlü deformasyona karşı korumuş olur
Akupunktur tedavisi olan kimseler eğer sınırda romatoid artrit ise bu sürenin ileri gitmesi % 80 ? 90 önlenmiş olur Tıpkı sınırda behçet, sınırda şeker hastalarında olduğu gibi, sınırda romatoid artrit hastaları da % 90 şikayetten kurtulur
Eğer henüz aktif durum yoksa, böyle bir tehlikeye karşı koruyucu tebdir alınmış olur
Eğer inaktif dönemde tedavi olunursa, akupunkturun ödem dağıtıcı özelliği sayesinde, ciddi süreli bir tedavi sayesinde vücuttaki şişliklerin yavaş yavaş düzelmesi sağlanır Bağışıklık sistemi dengeye alınır İmmün sistemi güçlendirilir


Akupunktur vücudu bir bütün olarak ele alır


Romatoid artritli hastanın romatoid faktörden kaynaklanan rahatsızlığı mı var? Hayır! Her hasta böyle olmayabilir Diyelim ki romatoid hastası ama hastaya tüm bu rahatsızlıkları için ilaç verilecek Peki hasta ne yapacak? Bunca ilacın yan etkisiyle perişan olmayacak mı? Vücut bir bakıma zehirlenmeyecek mi? Hastaya tüm bu faktörler hesaba katılmadan yaklaşılabilinir mi?
Bildiğimiz tıbbi tedavide hastaya yatak istirahatinin yanı sıra aspirin ve benzeri ağrı kesiciler veriliyor Bu ilaçlar belirli derecede etkili olmakla birlikte yan tesir olarak mideye, karaciğere, böbreklere müthiş zarar verebiliyor Buna rağmen yine de tedavide yetersiz kalındığında maalesef kortizana başvuruluyor Bu da yetmedi mi, daha ileri safhada bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar veriliyor
Oysa kişi, akupunktur ile tedavi olmaya başladığında ne oluyor?
Öncelikle, kullanmak zorunda kaldığı bu tür ilaçları artık ya hiç kullanmıyor, veya en az seviyede kullanmak lüksünü yakalıyor
Akupunktur tedavisi sayesinde rahatsızlık bağışıklık sistemini baskı altına alamıyor
Vücut akupunktur tedavisinin yardımıyla, hastalığa direnç gösterip onun gücüne karşı güçle cevap vermeye başlıyor
Akupunktur vücudu bir bütün olarak ele alan tedavi yöntemidir Dolayısıyla yukarıda saydığımız tüm rahatsızlıklar bir anda tedavi edilmeye başlıyor
Yani, hastanın sadece romatoid artrit tedavisi değil aynı zamanda var ise, tansiyonu, safra kesesinde tembelliği, karaciğerde yağlanması, sinüziti, kabızlığı, ülseri hep birden tedaviye alınmış oluyor
Basit bir mantıkla olaya yaklaştığımızda, hastanın kabızlığı iyileşince yarı yarıya hasta rahatlamış oluyor
Ülseri iyileşirse, sinüziti geçerse, alerjisi ortadan kalkarsa hasta rahatsızlığa karşı daha bir güç kazanmaz mı?
İşte akupunktur tedavisiyle hasta, hem ilaç kullanarak diğer organlarını yormamış oluyor hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor
Bunun yanında akupunkturun ödem çözücü özelliğiyle vücutta inaktif dönemde meydana gelmiş olan şekil bozuklukları da yavaş yavaş düzelmeye başlıyor
Bu bile romatoid artritteki müthiş başarı değil de nedir?
Maraş Akupunktur ve Lazer Tedavi Merkezi olarak onsekiz yıllık tecrübelerimizle, bu tür şikayetle bize gelen birçok hastamız kliniğimize tekerlekli sandalyede gelmişken, belli bir tedavi sonrası yürümeye başlamışlar, ceket giyemeyecek durumda olanlar bugün otomobillerini kullanır hale gelmişlerdir
Bu akupunkturun en etkin tedavi metodu olduğunun en açık dedilidir


Romatoid artritle birlikte yaşamak


Kişinin romatoid artritle barışık halde yaşaması mümkün mü?
Elbette mümkün Ancak bu konuda hastaya hekimin yardımcı olması gerekir
Bunun için hastanın rahatsızlık öncesinden başlayıp tüm yaşayışı A? dan Z? ye bir hikaye olarak dinlenir
-Yaşama standardı
-Alışkanlıkları,
-Hobileri,
-Spor ve jimnastik türleri,
-İş yeri durumu,
-İşi gidip gelirken kullandığı ulaşım araçları,
-Yeme içme alışkanlıkları,
-Giydiği kıyafetin sağlık yönünden uygunluğu,
-Giydiği ayakkabının sağlık yönünden uygunluğu,
Ayrıca romatoid vakasından başka ne gibi rahatsızlıkları olduğu?
-Alerjik bünye olup olmadığı?
-Midesinde herhangi bir problemi olup olmadığı,
-Böbrek, safra kesesi, karaciğer gibi organlarında rahatsızlık olup olmadığı,
İmmünolojik düzeninde sorun olup olmadığı,
Tüm bu sorulara verilen cevaplar rahatsızlığı dengede tutmada veya ortadan kaldırmada etkileyici faktörlerdir
Bu bulgular, normal laboratuar tetkiklerine ilaveten akupunktur teşhisi ile de elde edilir Çünkü akupunktur teşhisi birçok rahatsızlığı henüz laboratuar belirtileri ortaya çıkmadan teşhis edebilmektedir




Romatoid artrit rahatsızlığı olan birini, bazı özel durumlar haricinde, iyi takip etmeyip, hastalık ileri safhaya geldikten sonra da ameliyatla buna çözüm aramak hekimin ayıbıdır Hekimin hastasıyla ilgisizliği demektir
Çünkü iyi takip edilmeyip gerekli önlemler alınmazsa, eklem yerlerindeki deformasyonun o boyuta geleceği, şekil bozuklukları olacağı bellidir
O elin zamanı geldiğinde fonsikyon yapamayacağı bellidir
Dolayısıyla rahatsızlık o safhaya gelene kadar bir takım önlemin alması gerekir Şekil bozukluğu olduğu zaman, cerrahi operasyonlar yapılıyor Bunlar hastaya iyilik değil, ilgisizlik sonucu meydana gelen ayıbı ortadan kaldırma telaşıdır Önemli olan eklem o boyuta getirilmemelidir

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.