Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Psikoloji / Sosyoloji / Felsefe

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
tartışması, tümeller

Tümeller Tartışması

Eski 07-22-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tümeller Tartışması





Tümeller tartışması bir ortaçağ filozoflarının tartışmasıdır

Tümeller nerede bulunur?
tümeller nedir?
Dışarıdaki nesnelerden bağımsız olarak mevcut mudurlar, yoksa değil midirler?

gibi sorular çerçevesinde tartışılan tümeller çatışması sonucunda, kavram gerçekçileri (realistler) ile adcıların (nominalistler) taraf oldukları üç yanıt ortaya çıkmıştır

1 Bir grup, tümellerin, nesnelerden bağımsız olarak varolduğunu ve onların dışında veya üstünde bulunduğunu savunur Bu görüşe sahip olanlar Platon’un yolunda giden Augustinus ve anselmus gibi düşünürlerdir

2 Diğer grup, tümellerin varolduğunu ama nesnelerin dışında veya üstünde değil, içinde bulunduğunu ve onlara bağımlı olduğunu savunur Yani nesnelerle ilişkileri bakımından, tümeller aşkın olmayıp, içkindirler
Bu görüşe sahip olan kişiler Aristoteles’in yolundan giden Abelardus, albertus Magnus ve thomas Aquinas gibi düşünürlerdir


Görüldüğü üzere, bu ilk iki grup, kavram gerçekçisidir Yani tümellerin şu veya bu biçimde gerçekten var olduklarına inanırlar Ancak birinci grup aşırı gerçekçi, ikinci grup ise ılımlı gerçekçi olarak nitelendirilir

3 Son grup ise sadece nesnelerin varolduğunu, tümellerin ise benzer nesnelere vermiş olduğumuz adlardan ibaret bulunduğunu savunur Bu görüşe sahip olan düşünürler Roscelinus ve Ockhamlı William’dır


Tümeller çatışması bütün ortaçağ boyunca sürmüş ve bu çağın sonlarına doğru önde gelen İngiliz adcılarından Ockhamlı William’ın etkisiyle adcıların lehine sonuçlanmıştır Bu ne anlama gelir?

Gerçekten varolanlar, adcıların dedikleri gibi, tümeller değil de tikeller olduğuna ve tümeller, birbirlerine benzeyen tikelleri gösteren işaretlerden başka bir şey olmadıklarına göre, bilgi arayışı tikellere, yani şu tek tek bireylere yönelmeli ve onlardan yola çıkarak geliştirilmelidir Tikellerin bilgisine ulaşmanın tek yolu ise gözlem ve deney yapmaktır Böylece gözlem ve deney yöntemi adcılar sayesinde güvenilir bilginin bir aracı haline getirilmiş veya başka bir deyişle sağlam bir felsefi zemine oturtulmuştur

Bilgi arayışında yöntem olarak gözlem ve deneyin güçlü bir biçimde gündeme gelişi ve yaygınlaşması, doğa bilimlerinin doğuşunu hızlandırdı Bir felsefi yaklaşım, yani adcılık, doğa bilimlerinin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmış ve böylece güvenilir bilgi edinme sürecinin yolunu açmıştır Bu gelişme, bilim tarihinde ve genel olarak bakıldığında düşünce tarihinde gerçekten de çok önemli bir dönüm noktasına gelindiğini gösterir


Adcılığın din alanındaki etkisi de olağanüstü olmuştur Çünkü bu etki, din-bilim ayrışmasının gerçekleşmesinde önemli bir role sahip olmuştur

Ockhamlı William’a göre, sadece şu tek tek bireyler varolduğu için, her türlü bilginin kaynağı deney, yani iç ve dış deney olmalıdır bu sebeple önermeleri deneyle denetlemeyen bir rasyonel teolojinin veya ruhun ölümsüzlüğünü kanıtlamak isteyen bir psikolojinin olamayacağı ortadadır Dolayısıyla Tanrı’nın birliği, sonsuzluğu ve hatta varlığı bile akıl yoluyla kesin olarak kanıtlanamaz

Tanrı ile gerçeği aşan şeylerle ilgili bilgimiz, inanca dayanır ve inanç önermelerinden oluşur Kutsal Kitap’ın otoritesi ile Kilise Geleneği, bu önermeleri belirlemiştir Ancak bunlar kanıtlanamaz ve kanıtlamalarda kullanılamaz Bunlara yalnızca inanılır
Yani kanıtlanarak değil, inanılarak benimsenilir

O halde, adcılık akıl-inanç çatışmasının veya başka bir biçimde ifade edersek bilim-din ve felsefe-din çatışmalarının giderilmesi için en uygun çözümün, bunların yollarının birbirlerinden ayrılması olduğu sonucuna varmış ve böylece düşünce tarihinin en büyük açmazlarından birini gidermek suretiyle özgür inancın ve özgür aklın yollarını açarak, bütün ortaçağ boyunca nafile yere gerçekleştirilmeye çalışılan akıl-inanç uzlaşmasının epistemolojik açıdan olanaksız olduğunu göstermiştir

*

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.