Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
assos, ayvacık, çanakkale

Assos - Ayvacık - Çanakkale

Eski 07-17-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Assos - Ayvacık - Çanakkale





Assos, günümüzdeki yerleşim yeri Behramkale Köyü ile iç içe, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, MÖ 1000’li yıllardan bu yana, kesintisiz olarak yaklaşık 3 bin yıldır yaşamını sürdürmeye çalışmakta

Bölgede bulunan çok sayıda antik yerleşme merkezinin en önemlilerinden birisi Assos, ünlü filozof Aristo’nun burada evlenmesine neden olacak güzellikte saklı bir cennet Tarihi evlerden oluşan köyde, Ortaçağ mimarisini andıran yapılar arasında dolaşıyorsunuz Tepelerde binlerce yıllık taşların üzerinde yürürken, pırıl pırıl denize karşı kurulmuş olan bu antik kentin sakinlerinin, ne kadar şanslı olduklarını düşünmekten kendinizi alamayacaksınız Yıkıntıların arasında geçmişin izlerini ararken, burnunuza çarpan kekik kokularını da görmezden gelmeyin bu arada

Sit alanı ilan edilen Assos'ta yeni yerleşim yapılmıyor Yeni yerleşimler antik şehrin hemen yanında ayrılan bir bölgede yapılıyor Eskiden kalan yapılar da aslına uygun olarak yenileniyor Assos bugün bütün dünyaca bilinen turistik bir yer olmuş ve yenilenen ve yeni yapılan yapıları ile hemen doğusundaki Kadırga Koyu’na kadar yayılmış Ayrıca her yıl Eylül ayı sonunda antik alanda bir Gösteri Sanatları Festivali düzenleniyor Behramkale’de köylülerin elişlerini, kendi dokudukları halılarını ve zeytinyağı, kekik, gözlemelerini alabilirsiniz

Limanda (İskelede) yer alan yapılar, orijinal mimarisinin bozulmamasına dikkat edilerek onarılmış ve otel motel gibi konaklama tesislerine dönüştürülmüş Ayrıca köy içinde ve yakın çevre köylerde ev pansiyonculuğu başlamış ve ev yemeklerinin yapıldığı küçük lokantalar oluşmuş

Behramkale’nin doğu ve batısındaki köyler hepsi yamaçlarda sanki birer duvar apliği gibi duruyorlar Her köyün hemen altındaki güzel koylarda da ev yemeklerinin yapıldığı küçük lokantalar, pansiyonlar ve küçük oteller bulabilirsiniz Bugün Assos temiz havası, denizi, balıkçılığı ve ören yerine olan bağlantısıyla şipşirin bir tatil yöresi

Assos'un içine doğru inen yol çok virajlı Aşağı indiğinizde ise sıra sıra otel ve pansiyonlarla karşılaşıyorsunuz Assos'ta yavaş yavaş akşam olurken limandaki lokantalar dolmaya başlıyor Canlı müzik yapan yerlerden balıkçılara burada eğlence biraz daha devam ediyor





Assosa Nasıl Gidilir ?


Assos, İstanbul'a 380, İzmir'e 290 km uzaklıkta İstanbul'dan gelirken Yenikapı - Bandırma feribotunu kullanmak en iyisi Çanakkale yolunu da tercih edebilirsiniz Burası ayçiçeği tarlaları içinde, rahat bir yol Biga - Çan - Bayramiç - Ezine güzergahıyla Edremit Körfezi'ne geleceksiniz Assos yolu çok virajlı Araç kullananların çok dikkatli olması gerekiyor

Assos kara yoluyla, İstanbul’dan 6 ila 8 saat, İzmir’den de 3 ila 4 saat sürüyor Eceabat-Çanakkale arasında saatte bir vapur seferi yapılıyor Kuzeyden Çanakkale tarafından Ayvacık ilçesini karşıya bağlayan 17 kilometre uzunluğunda dar ve virajlı asfalt bir yolla Assos’a ulaşılıyor Güneyden ise İzmir yönünden Küçükkuyu’dan kıyıya inen ve deniz kıyısını izleyen asfalt bir yan yolla limana geliniyor

Her gün, saat başı Çanakkale’den Ayvacık’a otobüs mevcut Ayvacık’tan Assos’a ise minibüs ile ulaşıyorsunuz

İzmir’den ise Aliağa ve Ayvalık üzerinden Assos’a ulaşmanız mümkün

Assos'ta nerede denize girilir?

Assos'un en gözde plajlarının bulunduğu yer ise Kadırga Koyu Burada büyük tesislerin yanı sıra, upuzun mavi bayraklı halk plajları da sıralanıyor Bölgenin en iyi plajlarının Kadırga Koyu’nda olması nedeniyle Kadırga plajlarında ve koyda, hızla oteller moteller ve benzeri tesisler oluşmuş

Denize girmek ve gezmek için çevredeki koylara gidiliyor Doğası hiç bozulmamış Sivrice Koyu bunlardan biri Burası aynı zamanda Midilli Adası'na en yakın nokta Balıkçı kahvesi ve küçük fakat temiz lokantası ile huzur arayanların yeri Zaten çoğunlukla kültür sanat ile haşır neşir olanların, yazarların, sanatçıların geldiği bir yöre Sivrice'deki tesisler ticari olmaktan oldukça uzak Burası köy havasını koruyabilmiş az yerden biri 8-10 tane tahta masası ile "Sarmaşık Gülleri Restoran" bölgenin ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor Yapaylıktan çok uzak, sakin ve huzurlu

Sivrice'nin yanındaki Sokakağzı Koyu, Sivrice'ye kıyasla biraz daha kalabalık Sahil şeridi boyunca otel, pansiyon ve restoranlar var Bu bölgelerin denizi genelde taşlı Bu yüzden denize iskeleden girmeyi tercih edenler çok


Assos ta Ne Yenir ?

Assos’ta elbette en başta deniz ürünleri yenir Sabah erken saatlerde ava çıkan balıkçıların getirdikleri nimetler, Assoss limanı çevresinde bulunan restoranlarınların baş yemekleridir

Assos’un favori yemekleri vahşi deniz çipurası, defne yapraklı şiş balığı ve kalamardır Plajın üstünde ve yanında bulunan kafelerde fast food yiyecekler satan yerler de bulunur Sahilde satılan “Vafil” isimli kaymaklı özel bir dondurma ise Assos’a özel bir lezzettir Sokakağzı sahilinde mantıcı, pizzacı ve çeşitli çay bahçeleri yer alır Genel olarak restoranlardaki fiyatlar uygun ve hizmetler de iyidir…




Assos Gezilecek Yerler

Assos’ta binlerce yıl önce hem denize hem de karaya egemen bir tepeye kurulan Akropol (antik site), 3 kilometre uzunluğunda bir surla çevrilidir Dönemin mimarisini gözler önüne sermesi bakımından çok önemli bir yere sahip olan surlar, işçiliği ve farklı stillerde yapılmış kapılarıyla dikkat çeker

Athena Tapınağı

MÖ 530?da, Akropol’ün en yüksek yerine (236 metre yüksekte) kurulan Athena Tapınağı, Assos klarının en önemli yapısıdır Yunan mitolojisinde Zeus’un kızı bilgeliğin sembolü Athena, el sanatlarının ve zanaatın koruyucusu olarak da biliniyor Assos’taki Athena Tapınağı ise adını taşıdığı tanrıçaya yaraşan kabartmalı frizleri ve işçiliğiyle dikkat çeker Athena Tapınağı’ndan ancak iki basamaklı podyum, günümüze ulaşabilmiştir Kazılarda ana bölümde bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve sunak, daha sonra yok olmuştur Tapınağın kabartmaları, Paris, Boston ve İstanbul Arkeoloji müzelerindedir Dorik başlıklar, sütun kaideleri ve öbür mimari klar, çevrede görülebilir Tapınağın da bulunduğu antik siteye giriş ücretlidir Ancak öğrencilerden para alınmıyor Tapınak, uzun bir akşamüstü yürüyüşünün ardından güneşin batışını seyretmek için ideal bir yer


Agora

Akropol’ün güney yamacındadır Çevresinde dönemin resmi yapıları yer almaktaydı Agora Tapınağı’nın, MÖ 2 yüzyıldan kları görülebilir Bu yapı daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünden, özgün planı hakkında bir bilgi yoktur

Bouleuteiron (Meclis)

Agora’nın doğusundadır Kürsü, heykeller ve küçük anıtsal yapılardan oluşur

Gymnasium

MÖ 2 yüzyılda yapılmıştır Agora ile batı kapısı arasındadır Dört yanı Dorik üsluptaki sütunlarla çevrili, taş döşeli bir avlu biçimindedir 32×40 m ölçülerindedir Girişteki yarım daire şeklindeki basamaklar, günümüze ne yazık ki ulaşamamıştır Kuzeydoğusunda Bizans döneminden kalan bir kilise ile güneybatısında da bir sarnıç bulunmaktadır

Tiyatro

MÖ 2 yüzyılda Agora’nın yakınına kurulmuştur Son yüzyıla dek tümüyle korunan yapı, günümüzde çok yıkıktır Geleneksel Grek tiyatro planına uygun olarak, at nalı biçiminde olduğu sanılmaktadır Roma döneminde yenilenmiştir


Stoa

Önü sütunlu, üstü örtülü galerilerdir (revak) Biri Agora’nın kuzeyinde, öbürü de güneyindedir Kuzeydekinin MÖ 3 yüzyılın sonunda ya da I2 yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır İki katlı, Dorik üsluptadır Alt katta, sütunların arası dörtgen panolarla süslenmiştir İkinci katın duvarında, tavanı oluşturan ağaç kütüklerin yerleştiği delikler görülebilmektedir Aynı dönemden olan güney stoa, üç katlıydı Orta katta 13 dükkan bulunuyordu Alt katta ise sarnıç ve 13 hamam yer almaktaydı

Nekropol

Helenistik ve Roma dönemlerindendir Nekropol’ün batı ve doğu kapılarını bağlayan yol boyunca, mezar ve anıtlar sıralanmıştı Batı kapısının kuzeyinde, Publius Varius’un mezar kları bulunmaktadır

Hüdavendigar Cami

14 yüzyılda, 1 Murat döneminde, Assos yıkıntıları arasında yüksek bir tepeye kurulmuş görkemli bir yapıdır Bizans ve Roma dönemi klarının kullanılmış olması ilginçtir İçten çok yıkık durumdadır Alçı mihrabı süsleyen yaprakların içi, kabartma rumilerle bezenmiştir Mihrap nişinin yanlarında sütuncuklar vardır Ana mekan, 8 köşeli kasnağa oturan bir kubbeyle örtülüdür Son cemaat yerinin iki yanı kapalı olup yanlarda basık kemer, ortada uzunlamasına tonozla örtülüdür Minaresi yoktur


Behramkale Köprüsü

XIV yüzyılda Tuzla Çayı üstüne yerel taşlardan yapılmıştır Sivri kemerli yan gözler 7 metre, orta göz 15 metre yüksekliğindedir Köprü bugün kullanılmamaktadır






Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.