Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Nesil Bilinçlendirme Kampı - Gizli Tehlikeler & Tehditler > Atatürk Köşesi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
atatürk, geleceği, görüyordu

Atatürk, Geleceği Mi Görüyordu?

Eski 07-12-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Atatürk, Geleceği Mi Görüyordu?



Atatürk, geleceği mi görüyordu?
Bazı bilim adamlarına göre geleceği görme yeteneğinin merkezi,diansefal dediğimiz ve sempatik sinir sisteminin birleştiği beyin merkezidirBu sinir sistemi,Merkezi Sinir Sistemi denilen ve vücut hareketleri yani bilinçli hareketleri kontrol eden sinir sisteminden büsbütün başkadırBilginlere göre ,Diansefal,beynin en eski ,yani atalarımızda ilk olarak gelişen beyin kısmıdırBelki de tarihten önemli insanın içgüdüleri ile hareket etmesini temin eden altıncı his,beynin bu merkezindeydiBugünkü hayatımızda merkezi sinir sistemimizin faaliyeti o kadar fazlaydı ki,”diansefal” altıncı his ortaya çıkarmıyorAncak belli sayıdaki kişilerde kendisini gösterebiliyorGelecekten haber alabilmek için yetenekler ise daha ender ortaya çıkıyorBu görüş doğruya,Atatürk ,Cayce,Messin gibi duyarlı kişilerde beynin bu bölümünü daha faal olduğu düşünülebilir Beynin bu bölümünün altıncı his ile irtibatı tama olarak nedir? Atatürk’ün yaşamında “geleceği görme” gücünün kanıtları bulunmaktadırEn basit örnek Kurtuluş Savaşı’nda görülmüştür zaten Örneğin Muhiddin Arabi’nin gelecekle ilgili yazdığı kitabında,büyük ihtimalle Atatürk’ü kastettiği anlaşılmaktadır:

“Devleti Aliyye yıkılacakBatıdan uzun boylu,mavi gözlü bir adam gelecek
Baktığı zaman karşısındaki insanı eritecekSerbest Fırka kuracak
Adına da Serbest Cumhuriyet denilecek
Dünyaya milletini tanıtacak ve 15 sene hükümdarlık sürecek”


BULGAR IVAN MANELOF’A SÖYLEDİĞİ KEHANETLER:

Mustafa Kemal başından beri Türk Milleti’nin yaşadığı zor koşullardan sıyırıp çıkaracağını biliyordu1906’da Bulgar Ivan Manelof ile Selanik’de yaptığı konuşmalardır:

“Bir gün gelecek,ben,hayal olarak kabul ettiğiniz bu inkilapları başaracağımMensup olduğum Türk Milleti bana inanacaktır Düşündüklerim demogoji mahsülü değildirBu millet gerçeği görünce arkasından yürürSaltanat ortadan kalkacaktırDevlet mütecanis(tek çeşit) bir unsura dayanamayacaktırDin ve devlet işleri birbirinden ayrılacaktırBatı medeniyetine döneceğizBatı medeniyetine girmemize engel olan yazıyı atarak,Latin kökünden alfabe seçilecektirKadın ve erkek arasındaki farklar kalkacaktırEmin olunuz ki hepsi bir bir olacaktır…”

Atatürk bu konuşmayı yaptığı sırada Abdülhamit ülkenin tek hakimiydiVe padişahlık kuvvetli ve kutsal bir kurumdu

ÖNCEDEN YAPILAN BİR UYARI AMA…
Çanakkale Savaş sırasında Mustafa Kemal Nablus Karargahı ‘nda ikinci defa 7 nci Kolordu Kumandanı olduğu yıllarda yaşanan bu olayı kendisi daha sonra şöyle anlatmıştır:

-“Bir gün Erkanı Harbiye Reisi bana o günkü raporlarını okuduBasit raporlardı,her zamanki gibi…Yalnız bu raporlarlar içinde bir nokta dikkatimi çekti…”

Evet görünürde hiç bir sonuç çıkartılamayacak bu rapordan Mustafa Kemal inanılmaz bir sonuç çıkartmış ve çok değil bir veya iki gün sonra İngilizler’in büyük taaruzu başlamıştırBundan sonrası Mustafa Kemal’in kendi ağzından:

“Yataktan kalktım,giyindimİş odasına girerek bir muharebe emri yazdım"
Emirde şunlar yazıyodu:

“Düşmam 19 Eylül akşamı taaruz edecektir” “Sonra bu emre alınması gereken tedbirleri ilave ettimBu emri Grup kumandanı olan Liman Fon Sanders Paşa’ya da gönderdimÇok hürmet ettiğim bu zat,benim raporuma gülmüş ve ‘ihtiyattan zarar gelmez” diye bana da bir şey söylemeye lüzum görmemiş”

19 Eylül gecesi kolordu kumandanları telefon başında çağırarak verdiği emirlerin ve alınması gereken tedbirlerin yerine getirilip getirilmediğini sorduKendisine tüm tedbirlerin alındığı bildirildiAncak ne yazık ki,kolordu kumandanları da böyle bir emri ciddiye almamışlar ve gerekli hiç bir önlemi almamışlardı Mustafa Kemal gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını öğrenmek için bir müddet sonra telefon açtı… Olayın sonucunu yine Mustafa Kemal’den dinleyelim:

“Ben daha telefon konuşmamı bitirmeden,düşman topçusu muharebe hattımız üzerine ateş etmeye başladıGece muharebe ile geçtiBenim ordumun sağ cenahındaki ordu yarıldı,esir oldu ve boş kalan cepheden geçen düşman süvarileri Leyman Fon Sanders’in karargahına bastıHakikat anlaşılmıştıFakat neye yarar…”


DÜŞMAN DONANMASI İLE İLGİLİ KEHANETİ…

Almanya ile birlikte,Birinci Dünya Savaşı’na giren Osmanlı İmparatorluğu her şeyini kaybetmiş durumda idi 30 Ekim 1918’de imzaladığı Mondros mütarekesi ile Türk topraklarını kaybettiği gibi yavaş yavaş tarih sahnesinden de silinmeye başlamıştı… İstanbul’un işgal edildiği günlerde,İstanbul’a dönen Mustafa Kemal düşman zırhlılarını Dolmabahçe önünde gördüğü zaman üzüntüyle:
“Geldikleri gibi gidecekler
Daha sonrasını zaten biliyoruzSonuç olarak geldikleri gibi gittiler İşin ilginç tarafı Nostradamus’un da bu konuyla ilgili bir kehanetinin bulumasıdır”Centurien” adlı kitabdaki kehanet şu şekildedir:

Kongre başkanını tutan devlet adamları
İşgal kuvvetlerince sürülecek Malta’ya
Girilmiş İstanbul’a alınmış Rodos Adası
Ama geldikleri gibi gidecekler

4 Eylül 1919’da hatırlanacağı gibi Sivas Kongresi toplanmıştıKongre Başkanlığı’na, işgal kuvvetlerine karşı açıkça tavır alan Mustafa Kemal seçilmiştiKurtuluş Savaşı’nı ve Atatürk’ü destekleyen İstanbul’daki mecliste olan milletvekilleri de işgal kuvvetlerince Malta Adası’na sürgüne gönderilmiştiBu hatırlatmanın ışığında dörtlük bir kere daha okunursa ,durum daha iyi anlaşılacaktır


MUSTAFA SAGİR’İN CASUS OLDUĞUNU İLK KONUŞMADA BİLMESİ…

16 MART 1920’de İstanbul’un işgal edilmesi üzerine ,Kemalettin Sami Paşa Anadolu’ya Geçerken gemide bir Hintli ile tanışırBu adam Mustafa Sağır’dir Milli Harekete yardım için Hint müslümanlarını’nın kendisini gönderdiklerini söylerBöylelikle paşayı etkilemiştirAnkara’ya telgraf çeken Sami Paşa,Mustafa Sagir’e ilgi gösterilmesini isterBir süre sonra Sami Paşa Atatürk’e Hintliyi anlatır ve görüşmesini rica ederErtesi gün Atatürk ,Mustafa Sagir’i kabul eder Bu görüşme uzun sürerHintli gönderilirİki paşa yalnız kalınca Atatürk:
“Bana bak Kemal bu adam casus!…” der Sami paşa:”Aman paşam siz de çok şüphecisiniz” diyerek Atatürk’e inanmaz Atatürk konuşmayı keserek yaveri Hayati Bey’i çağırır ve şu emri verir:

-“Bu Hintli İngiliz Casusu olacakKendisini takip etsinlerMektuplarını da sansürde çok dikkatli okusunlar

Bundan sonra mektuplar o zamanlar kimya hocası olan Avni Refik Bey’e verilirBir iki tecrübeden sonra gizli yazılar bulunurMustafa Sagir yakalanarak suçu itiraf ettirilir ve idam edilir


GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERİ BİLMESİ…
Sakarya Savaşı’ndan sonra bir subay cepheden alınan bilgileri Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal’e okuyorduKağıttaki notta cephe komutanlarından biri ,Seyit Gazi’nin kuzey-doğu tarafında bir düşman fırkasının göründüğünden bahsediyordu… Bunun üzerinde Mustafa Kemal kaşlarını çatarak:
“ Hayır!Orada düşman yokturİyi baksınlar
Subay öğle yemeğinde geri geldiBiraz da sıkılarak: -
“Haber aldım komutanımBahsedilen yerde düşman yoktur

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.