Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Sinsi Eğlence > Bir Tutam Hikaye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
pastırma, yazı

Pastırma Yazı

Eski 07-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Pastırma Yazı



Sayarak tepsiye diziyordu Kırk altı,kırk yedi Dıştan içe doğru Elli sekiz,elli dokuz İrileri ortaya Kenarlara birkaç yarım limon Emeğin, özenin, birlikteliğin, beklentinin , sevginin simgesiydi şu midye dolmalar


Plastik çöp kutusunu kapı ağzındaki açılır kapanır iskemlenin yanına koydu Mutfaktan tepsiyi, naylon torbaları , bıçağı getirirken, Yaz bitmese, diyesi geldi Karnını sıvazladı, Hayır, bir an önce kış gelse Kocasını uğurlarken gebe kaldığını neredeyse ağzından kaçıracaktı


Gidişini pencereden izledi: Sol eli başındaki tepside Öbür elinde iskemle Yelken bezli arkalıksız iskemleye bağlı pembe kovacık Adının ilk hecesini işlediği cepli önlük belinde Kocaman cepte mavi mavi tam ortada Kendi adını da ekleyiverse ya Her şeyi uyumlu, diye düşündü Sola bükük gövdesi Adım atışı Anlayamadığım tek şey o pantolon askısı İnce yapılı! Varsın taksın Yakışıyor Ne iyi ettim de bununla evlendim Sokaktan geçenlere bakındı Coşkusunu onlarla paylaşacak gibiydi


Elinde boş tepsi, İkindiye kalmaz döner, diye düşündü Şimdi sıra dolmalarda Tencereden çıkarılacak , dizilecek Soğumayı - onu - bekleyecek Yarınkileri de hazırlamalı Geceye sarkmasın da baş başa oturalım


Kıyı tıklım tıklımdır, diye düşündü Her an gelebilir Gelsin Her şey hazır Midye kabuklarını fırçalayarak temizlerken gülümsüyordu Çok şaşıracak Sevinçten uçacak Onu öyle görünce kıvanç duyacaktı Kabukların birbirinden ayrılmamasına özen göstererek bıçakla açıp içlerini yıkarken arada bir ıslak elleriyle, "Anlayana dek gizleyeceğim, deyip karnını okşuyordu Ya da beklenmedik bir anda söyleyeceğim Coşsun Benimle, kendisiyle, şimdiden yavrumuzla övünsün


Midye Dolma, diye vurgulayarak yanıtladıktan sonra o da gezgine İngilizcesini sordu Almancasını, Fransızcasını öğrenmek istediğini gülümseyerek anlattı Sanırım hepsini bildi, diye düşündü İtalyanca’sını sorsa mıydı? İspanyolca’sını bilebilir miydi ? Her dilden yazdırmalı Upuzun kağıda Yunanca, Çince Bizimki bayılır Bellemeye kalkışır Cin gibidir , beller de Arkalardakilerden biri el sallıyordu O da elini, Geliyorum, der gibi havalandırdı Tepsi çoktan yarılanmıştı


Severek satıyorum, diye düşündü Evlenir evlenmez bu işi karısı önermişti Girişken,tutumlu kadın Gönlü bu yöreden birindeydi Çok isteklenmişti Olsun Bu da güzel Bunu da sevdim Açıksözlü , içten Beni de seviyor Terlemişti Eli başına gitti Şapka ! Niye uyarmadı ! Nasıl unutur ! Geçenlerde de limonlar için geri dönmek zorunda kalmıştı


" Açma, burada yemeyeceğim Konuklarım var Tadımlık Ver işte, bilmem ki Poşeti doldur İrilerinden İki de limon koy" Ağzını düğümledikten sonra hava alması için naylon torbayı bıçakla deldi


Karnı belli belirsiz şişkinleşmeye başlamıştı Elinde tahta kaşık, "Gözü midyeden başka bir şey görmüyor," diye mırıldandı Soğanlar pembeleştikçe sanki kaygıları azalıyordu


Doğuma aylar vardı Yine de dolmalar ; buna koşut tepsi sayısı günden güne artıyordu Birikimler bebek içindi Bocalamamalıydılar


Fıstıklar kavrulmuştu Gecikti ?! Demek bitiremedi ! Oysa satış artabilir Onu yönlendirmeli Kuşüzümlerini, naneyi, karabiberi, tuzu kattı Neredeyse akşam olacak! O hafta hep böyle geçti Yazın son günleri yaklaşıyordu


Midye kabuklarını içle doldurduktan sonra açılmasın diye iplikle bağladı Dönemedi Dün bu denli gecikmemişti Hani daha girgin olacaktı! Ne tasasız adam ! Bütün özelliklerini saydılar da bunu söylemediler Yılbaşına dek paralanmalıyız Daha da Daha da Öğrenince coşmalı Para gölge düşürmesin Sandığından fazlasını biriktirdim Etkilenmeyecek


Günler kısalıyordu Ocağı yaktı Sürpriz , çocuk adı olur mu? Diyelim oldu Kıza mı, oğlana mı yaraşır? Ateşi iyice açtı En güzel yeni yıl armağanı Sana Ama haydi bey gel artık ! Boşu bırakıp şunu al


Geçen pazartesi ucuzlatmıştı Karısından gizlediği için üzülüyordu İçten davranmalıydı Belki de anladı, söylemiyor Gözü tok kadın Ne gün , ne verirsem onu alıyor Çabası bebek için Bilmediğimi sanıyor Şaşırtacak Öyle olsun Duyunca sarılıp coşmalıyım


Kumsal boşalıyordu Bunu karısına söylemişti Okulların açılmasıyla daha da boşaldı Yine de günde iki tepsi satabiliyordu Üç gün önce beş tane alan, bugün on beş tane alıyor Bu böyle sürmez Artık söylemeliyim, bir tepsilik yapsın Ya da midye alma işini ben üstlensem? Demeye dilim varacak mı! Kırılır Güneşlenen biri doğrulup el salladı Tepsiyi başına koyar koymaz ona gitti


Pirinçleri yıkarken dayanılmaz bir istekle kocasının dönüşünü bekliyordu Onu dinledim, bir tepsi yaptım Yine mi bitmedi !


Bugün daha geç döndü Yarın daha da geç dönecekti


Hiç bu denli gecikmemişti Artan dolmaları yiyip döndü Karısı önemliydi Üzülmemeliydi Özellikle şu günlerde Ancak günden güne daha çok yemesi gerekeceğini biliyordu Yemesine yerdi de ya bir gören olursa!


Çuval bitmeye yüz tuttu Artık son Diyeceğim Ya bugün, ya yarın Kazandıklarımız üçümüze de yeter Dahası ; ayrıldığım işe dönerim Başkasını almadıysa? Birdenbire ayrılmama kızmıştı ama ? Belli olmaz Ev görünmüştü


Bulutlar kumsalı daha da boşalttı


Arada bir görünen güneşin değeri şimdi çok iyi biliniyordu Sözleşmişçesine herkes aynı anda denize giriyor, aynı anda çıkıyordu Üstelik midye dolma satın almayanı yoktu Aynı kişiler Her gün, her gün Artan sayılarda Sanki onu hoşnut etmek istercesine Eğer öyleyse, bu da inciticiydi O işi bırakmasa mıydı? Sürekliydi Çocukluğundan bu yana orada çalışmıştı Seviliyordu Oysa hanım Düğünden birkaç hafta sonra Bir gün birdenbire, ivecence Üsteledi de üsteledi Yazıklanmıyorum Günün birinde yazıklanırsam bile bu, sevgiye değer


Dolmaları yemekten kurtulamayacak mıydı? Tok karnına akşam yemeğine oturmak Güzel bir kahvaltı, öğle yemeğinden sonra Özenle hazırlanan masalar Senin için yaptım Yesene Beğenmedin mi yoksa?! Gücenirim


Karısının kulağına gitmesinden çekiniyor , tanıdıklarına da veremiyordu Atsa? Kıyılabilir mi! Midyelere değil; onu yapan ellere, emeğe, beklentilere, çocuksu şaşırtmacalara Neyse ki pirinç çuvalının dibine gelinmişti Her şey kendiliğinden sonlanacaktı Tam denk geldi Çok güzel Duymuştu : Üzüntü , gerginlik bebeğe de yansır, dokunurmuş


Mutfaktaydı Yazın - yaşamının - bir bölümünü orada geçirmişti Yedi tepsilik günler unutulmuştu Geçmişe özlem duymuyordu Parlak görünmeleri için midye kabuklarına zeytinyağı sürdü Tepsi dolunca içeriye seslendi "Hazır!" Kapı ağzında ekledi, “İyi ki seni dinleyip de bırakmadım Her gün bir tepsi gidiyor Puslu günler geçti” Kocasının omzunu okşadı "Sen de şişmanlıyorsun" Gülümsedi, "Gün be gün, benim gibi" Kapıyı kapatırken yüzü asıktı Anlamadı Sürpriz yaklaştı bey! Böyle bir ad duymadım ama kulağım alıştı, hoşuma gidiyor Dayanamayacağım artık, ona söylesem mi?


Bugün son, diye düşündü Bu kaçıncı sondu ! Kumsalda tek başınaydı Kimi gün iskemleyi koyacak yer bulamazdı Kapatıp koltuk altına sıkıştırır ; çömelir,

tepsiyi dizine dayardı Renk renk havlular, güneş şemsiyeleri, şapkalar, gözlükler Mayolu, bikinili ,üstsüz, giyinik ; renk renk insanlar Mısırcıdan, dondurmacıdan geçilmezdi Deniz yataklarındaki çocuklar neredesiniz? Birbirinin sırtına güneş yağı sürenler Okuyanlar , yazanlar neredesiniz? Öpüşenler, sevişenler Hiçbir şey paylaşmamışsa da kumsaldakilere alışmıştı İşin doğrusu paylaşmış da sayılır Az da olsa Söyleşiler kısaydı, kısıtlıydı Bir daha göremeyecek miyim, diye kaygılandığı ; Yarın yine gelse, diye isteklendiği birçok gezgin Yerlisi, yabancısı İlk kez yazdan değişik bir tat almıştı Burada doğmuş, büyümüştü ancak bu yöreye ilk kez bu denli bağlanmıştı


Kumsalda yürüyordu Konaklama yerlerinin hepsi kapanmıştı Arkadaki çamlığa baktı Araçtan, çadırdan geçilmezdi İskemleyle kovayı kayaya yasladı Külleri, yanmamış kömür parçacıklarını ayağıyla saçtı Kumsal yoluna tam sapacakken geri dönüp satın aldığı gazeteyi yere serdi Midye dolmaların tamamını sarmaya yetmeyecekti Yapraklarını ayırdı Paketler ilk çöp bidonuna atılmaya hazırdı şimdi


Orayı böyle görmese miydim, diye yazıklandı En az bir ay önce bırakmalıydım Dopdolu kumsalı özlüyordu Elinde değildi ; anıları olmuştu


Zili çalar çalmaz bu uzun yazı unutacaktı Önceki işim güçtü ama içim yorulmuyordu Kumsala hiç inmemeliydim Bu denli yaklaşmamıştım Neyse ki güneşin gücü tükendi Sevenim var, seviyorum Kışı düşün, kışı Üç olacağız ! Şenleneceğiz


Seslenir seslenmez kapıyı karısı açtı Elinden tepsiyi alırken yerinde duramıyordu " Duyunca şaşıracaksın !" Gözleri ışıldıyordu


Boş bulunup , "Biliyorum," deyiverdi İkinizi de seviyorum, diye ekleyecekti Kendini tuttu Karısından duymalıydı


"Nerden bilebilirsin ! Az önce satın aldım Bir çuval pirinç Baktım işler iyi gidiyor Midyede sorun yok, tasalanma Motorcuyla konuştum Pastırma yazı bu Uzadıkça uzadı Sürpriz ! Sevinsene bey, küserim"

Seçkin Gündüz


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.