İşaa, İşaat |
|
|
#1 |
|
Şengül Şirin
|
İşaa, İşaatİşaa, İşaat İŞAA ya da İŞAAT a (ar işâ'a, işâcat) Esk![]() 1 Haber yayma, bir haberi herkese duyurma: "![]() ![]() kavâid-i küfriyyenin te'yid ve işâasiyle her şeyde kefere ile ihtilâfı![]() ![]() nasıl emreder" (Cevdet Paşa, XIX yy ) 2 İşaa etmek, yaymak, duyurmak: "işte Atina gazeteler -tebliğin tabiriyle-bu haberleri işâa etmekten zevk alıyorlarmış" (Y K Beyatlı)
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz
En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır |
|
|
|