Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Nesil Bilinçlendirme Kampı - Gizli Tehlikeler & Tehditler > Güncel Haber Merkezi > Bilim & Teknoloji

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları

Ölümsüzlük (Bölüm II)

Eski 2 Hafta Önce   #1
Şengül Şirin
Varsayılan

Ölümsüzlük (Bölüm II)



Ölümsüzlük (Bölüm II)
Bilim dünyasında peş peşe yaşanan gelişmeler, insan zihninin dijital ortama taşınmasından yapay “insanlık simülasyonlarına” kadar uzanan yeni bir dönemin kapısını aralıyor Bu dönüşüm, teknoloji ile gerçeklik arasındaki sınırları yeniden tartışmaya açıyor

Mutlu Doğuş Yıldırım
Ölümsüzlük (Bölüm II)


Bir önceki yazımızda dijital veya fiziksel ölümsüzlük alanındaki gelişmelerden bahsetmiştik

Dünyada bu alanda çalışan bilim insanları sanırım o yazıyı bekliyormuş! Çünkü hemen sonrasında bilim dünyasını sarsacak çok ilginç gelişmeler yaşandı



DÜNYA SİMÜLASYONU
Yine birkaç hafta önce Simile isimli bir yapay zekâ girişimi 100 milyon dolar yatırım aldı

Hedefleri: Dünyadaki tüm insanların davranışlarını, yani tüm insanlığı simülasyon ortamında gözlemlemek

Tüm insanlığı simüle etmenin ne gibi bir faydası olabilir? Şimdilik daha çok pazarlama uygulamalarından bahsediliyor Örneğin bir şirket, ürünlerini raflara nasıl dizeceğini ve insanların buna nasıl tepki vereceğini bu “sanal insanlar” üzerinden test ederek aylar sürecek pazar araştırmalarından kurtulabiliyor


Fakat muhtemelen daha farklı uygulama alanları da çıkacak

Düşünsenize, milyarlarca “sanal insan”, farklı dillerden, farklı dinlerden, sanal bir dünyadalar Birbirleriyle iletişime geçiyorlar, pazarlık yapıyorlar, seviyorlar, kavga ediyorlar, uyuyorlar ve her yaptıkları anlık takip edilip kayda geçiriliyor

Tabii bu çok ilginç sonuçlar doğuruyor Mesela istediğiniz kadar sanal dünya oluşturabilirsiniz, içinde birbirinden farklı ortamlar yaratabilirsiniz Örneğin sadece tek bir dilin konuşulduğu bir dünya

Veya iki dilin konuşulduğu bir dünya Tek dinli bir dünya 100 kişiden oluşan bir dünya 100 milyar kişiden oluşan bir dünya Herkesin iyi ya da herkesin kötü olduğu bir dünya

Dijital insanlara “Burası cennet” ya da “Burası cehennem” dediğiniz bir dünya Dijital insanlara “Yakında öleceksiniz ve sonra burada yaptıklarınıza göre sizi başka bir dünyaya yerleştireceğiz” dediğiniz bir dünya



Kısacası, hepimizin hayatlarının sanal bir “laboratuvarda” farklı koşullar altında değerlendirildiği, veri toplandığı ve bu verilerin sonra belki gerçek (?) hayatlarımızı etkilemek için kullanılacağı bir geleceğe doğru ilerliyoruz

SONUÇ
Sadece burada bahsettiğimiz gelişmeleri düşünelim -ki aslında daha farklı gelişmeler de var Yani gerçek bir beynin dijital dünyaya yüklenmesi (sinek örneği), gerçek bir beynin küçücük bir kopyasına bir bilgisayar oyununun öğretilmesi ve onun gerçek hayatta bu oyunu oynamasının sağlanması, milyarlarca insana ait verilerle bir insanlık simülasyonu oluşturulması

Geçen yazımızda bir Oxford Üniversitesi profesörü olan Nick Bostrom’dan ve onun simülasyon teorisinden bahsetmiştik: “Hepimiz bir simülasyonda olabiliriz, çünkü bundan yüzlerce, binlerce, belki milyonlarca yıl sonra torunlarımız ‘Acaba bizim atalarımız nasıl bir dünyada yaşamışlardı’ diyerek bugünleri simüle ediyor olabilirler



Benim gördüğüm kadarıyla böyle bir geleceğimiz olmayacak Evet, insanlığı simüle etmeye çalışan girişim veya benzer kuruluşlar böyle bir simülasyon ortamını mümkün kılacak belki Ama bizler (veya bir sonraki nesil), torunlarımızın torunlarının torunlarına bizim nasıl yaşadığımızı kendimiz anlatacağız

Çünkü bir şekilde zihinlerimiz dijital veya fiziksel olarak yaşamaya devam edecek

SANAL (AMA GERÇEK?) MEYVE SİNEKLERİ


2024 yılında bilim insanları önemli bir başarıya imza atıp bir meyve sineğinin beyninin tam haritasını (konektom) çıkarmışlardı

Hangi hücre beyinde nerede duruyor, hangi hücreden hangisine sinyal gidiyor tek tek kaydedilmişti

Sonrasında başka araştırmacılar bu haritayı alıp “Acaba bu sinek; yemek yeme, hareket etme gibi kararları nasıl alıyor?” sorusunu cevaplamak için basit bir davranış modeli oluşturdu Beyin haritası ve davranış algoritmaları birleşince ortaya güzel bir dijital “sinek beyni” çıktı

Ancak bu zihnin bir bedene ihtiyacı vardı

Birkaç hafta önce EON isimli bir girişim, bu sanal sinek beynini alıp sanal bir sinek bedenine “bağladı” Bir robotun kafasını başka bir mekanik gövdeye entegre etmek gibi düşünün



Sonuç? Sanal sinek beyni, sanal vücudu otonom bir şekilde gerçek hayattaki bir sinek gibi yönlendirmeye başladı Yaratılan sanal ortamda dolaşmaya, her sinek gibi ayaklarını ovuşturmaya, şekerli yiyeceklere yönelip acı olanlardan uzaklaşmaya; kısacası tam bir sinek gibi davranmaya başladı

Lütfen bunun üzerine biraz düşünelim: Sadece haritası çıkarılmış bir beyin, basit bir davranış modeli ve sonradan verilmiş sanal bir beden, nasıl olur da gerçek bir canlı gibi davranabilir? Kimse bu sineğe kodlarla “Şunu yap” dememiş olmasına rağmen nasıl gerçek hayattaki bir sinek gibi davranabilir?

Bir simülasyonda yaşayan ve muhtemelen bir simülasyonda olduğunun farkında bile olmayan otonom bir varlıktan söz ediyoruz (İnternette “fruit fly simulation video” diye aratarak çıkan videoları izlemenizi şiddetle tavsiye ederim)

BİR AVUÇ BEYİN HÜCRESİ


Geçtiğimiz haftalarda enteresan bir gelişme daha oldu

Cortical Labs isimli bir kuruluşta çalışan bilim insanları küçük bir laboratuvar kabına sığacak miktarda insan sinir hücresini bir bilgisayara bağladılar ve bu “Bir avuç hücreye” efsanevi Doom oyununu oynamayı öğrettiler

İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar sinir hücresi var Bunlardan sadece 200 bin tanesi alındı, bir çipe bağlandı ve bir bilgisayar oyunu oynatıldı

Peki bu nasıl başarıldı? Önce gönüllü bir kişiden kan alındı, bu kandaki akyuvarlar kök hücreye, ardından da sinir hücresine dönüştürülerek çoğaltıldı Yani beyni açmadan, kişiye ait canlı nöronlar elde edildi Bu sinir hücreleri, elektrik sinyalleri aracılığıyla bilgisayarla iletişim kurdu Oyunda ne olduğu bilgisi hücrelere sinyalle iletildi; onlar da yavaş yavaş oyunu öğrenerek “Sağa dön, ateş et” gibi kararları bilgisayara geri ilettiler

Aynı araştırmacılar bir sonraki aşamada Pokemon oyunu oynatmayı planlıyorlar Tabii hedef sürekli böyle oyunlar oynatmak değil, özellikle tıbbi alandaki araştırmalara katkıda bulunmak

Fakat burada düşünmemiz gereken başka konular var Acaba o oyunu oynayan hücrelerin belli bir bilinci var mı? Oyun oynarken bir şey hissediyorlar mı? Gelecekte kendi sinir hücrelerimizle, bir anlamda kendi beynimizle çalışan makineler üretilebilecek mi?

Acaba bir pilotun beyin hücreleri bir uçağı veya dronu yönetebilecek mi? Kendi beyin hücrelerimizi bir bilgisayara veya telefona yükleyip 7/24 iş yapar hale getirecek miyiz?

YAPAY ZEKÂ GİRİŞİMLERİ
Geçenlerde Globalink isimli ilginç bir Türk yapay zekâ girişimi ile tanıştım Ürününüzü giriyorsunuz, dünyadaki birçok farklı e-ticaret platformunda otomatik olarak ürününüzü listeliyorlar ve satışa sunuyorlar

Bu tarz pratik sorunları çözen girişimlere ülkemizin çok ihtiyacı var Özellikle son dönemlerde değerini daha iyi anladığımız teknolojide dışa bağımlı olmama durumu ülkemizin daha güzel bir geleceği olması için çok önemli Bu nedenle bu sayfada zaman zaman ilginç bulduğum girişimlerden bahsetmeyi planlıyorum İlginç sorunları çözen tüm Türk girişimleri bana ulaşabilir

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.