08-26-2014
|
#1
|
Şengül Şirin
|
Müzikal Anlatım,müzik Yorumunun Salt Notaların ötesine Geçen öğesi.
MÜZİKAL ANLATIM
Müzikal anlatım,müzik yorumunun salt notaların ötesine geçen öğesi Batı müziği seslerin göreli uzunluğunu belirleyen nota sistemi ile yazılır Hız,ses gürlüğü gibi etkenler genellikle sözcüklerle ya da kısaltmalarla gösterilir Çoğunlukla belli müziksel sonuçlar veren teknik yönergeler de genellikle sözcüklerle iletilir Buna karşılık bazı müziksel inceliklerin gösterilmesi zordur ve bunlar özünde yorumcunun kendisine ya da alışık olduğu tekniğe kalmıştır Bu nedenle bir müziğin bestecinin düşündüğü yoruma ulaşması için yorum geleneğinin oluşması gerekmektedir
19 yüzyıldan önceki Avrupa müziğinde yorumcunun sorumluluğu tıpkı cazda ve Avrupa dışı müziğin büyük bölümünde olduğu gibi,yalnızca ince ayrımları değil,çoğu zaman notaları da kapsıyordu Örneğin,17 ve 18 yüzyıl müziğinin büyük bölümünde besteci solo partisinin yalnızca belli başlı yapısal notalarını yazıyor,süslemelerin doğaçlamasıyla gerçekleştirilmesini yorumcuya bırakıyordu Yorumcunun trill (titreşim) ve glissando (kaydırma) gibi özel süslemeler yapması ve birçok durumda da notada yazılı ritmi önemli ölçüde değiştirmesi bekleniyordu Kendisine yalnızca sürekli bas verilmiş eşlikçi de bu eşliği doğru tarzda gerçekleştirmeliydi Tarza ilişkin ipuçları,parçanın başlığından (donanım) ,ölçüsünden ya da temposundan çıkarılabilirdi Bunlardan tarihi en eskilere dayananlar,tempoya ilişkin yönergelerdi Daha 9 yüzyılda düz şarkı el yazmalarında,"c" (celeriter;"çabuk") ve "t" ( trahere;"yavaş" ) işaretlerine rastlanıyordu ama bu dönemde yorumcular müzik repertuvarını çok iyi bildiklerinden ve yazılı kaynaklar yalnızca başvuru amacına hizmet ettiğinden bu gibi işaretler kuraldışıydı 16 yüzyılda ise tempo sık sık belirtilmeye başladı İspanyol Luis Milan'ın vihuela ( lavta biçiminde akort edilen altı telli gitar) ve Alman Hans Neusidler'in lavta kitapları gibi çeşitli müzik formları ve üslupları içeren derlemelerde görüldü Çoğunlukla dolambaçlı olan bu gibi ilk yönergeler daha sonra tempo işaretlerine doğru gelişti Başlangıçta parçanın tipinin tanımlanmasıyla tempoya da işaret ediliyordu Örneğin pavanebir dans türünü gösterdiği gibi parçanın ağırbaşlı ve sakin bir biçimde çalınacağını da gösteriyordu 18 yüzyılda alemand,gavot ve courante gibi başka dans adları yorumun hızı ve üslubu konusunda kesin bilgi veriyordu 17 yüzyılda günümüze değin kullanılagelen İtalyanca terimler ortaya çıktı Kesin anlamlar taşımamakla birlikte bunlar yavaştan hızlıya doğru adagissimo,adagio,lento,andante,andantino,allegret to,allegro,presto,prestissimo biçiminde uzanıyordu
Gürlük belirteçleri daha basit ve dolaysızdı 16 yüzyılda Venedikli Giovanni Gabrieli notalarında piano (hafif) ve forte (kuvvetli) sözcüklerini kullandı Bu terimler en hafifinden en kuvvetlisine kadar bütün olası türleriyle pianissimo'dan (pp) fortissimo'ya (ff) kadar uzanan sistemin temelini oluşturdu Sforzato (sfz) ani keskin bir vurguyu sforzando (sf) ise bunun biraz hafifini gösterir Gürlükteki çoğalmalar ve azalmalar gibi işaretlerle grafik olarak gösterildiği gibi crescendo (cresc ) ve diminuendo (dim ) olarak da yazılabilir
Çoğu İtalyanca olmakla birlikte teknik yönergelere başka bazı dillerde de rastlanır Bunlar surdinlerin takılması ya da çıkarılması (con sordino;senza sordino),telin akordunu değiştirmek (scordatura),bir üfleme çalgının kalağını havaya kaldırmak (genellikle Alman müziğinde ,Schalltrichter auf!) gibi eylemleri kapsar
İnce ayrımların ve duyguların doğrudan işaretlerle dile getirilmesi çok zordur Mit Empfindung (duygulu) ,espressivo ve expressif sözcükleri 19 yüzyıl notalarında çok sık rastlanan anlatımı açık sözcüklerdir Özellikle 20 yüzyılda birçok besteci notalarına kendi dillerinde yönergeler koymuşsa da,İtalyanca hala müzikçiye temel notalama ilkeleriyle bir arada öğretilen uluslararası sözcük hazinesinin kaynağıdır
Kaynak;AnaBritannica cilt 23 sayfa 269 frmsinsi net için yazılmıştır
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
|
|
|