11-04-2012
|
#1
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Cenab-İ Hakk'in Yardimi Ve İnayeti
Allah-ü Teâlâ, insanlığın hak ve adaletten uzaklaşıp küfür ve dalaletin karanlıklarında bocaladığı bir devirde, Peygamber Efendimiz (s a v )'i, bir hidayet rehberi olarak göndermiş, Ona Kur'ân-ı Kerîm'i inzal buyurmuş ve böylece İslam Dini'ni tesis etmiştir Peygamber Efendimiz (s a v ), Allah yolunda pekçok sıkıntılarla karşılaşmış, eziyetler çekmiştir Rasülullah (s a v ) Efendimize ve İslama yardım hususunda muazzam gayretler gösteren Sahabe-i Kiram, Allah yolunda pek büyük hizmetler yapmışlardır Daha sonra gelen İslam büyükleri ve müslümanlar da insanlığın İslamiyetle şereflenmesi ve kurtuluşu için büyük gayretler göstermişler; bu uğurda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak milyonlarca insanın hidayetine vesile olmuşlardır
Cenab-ı Hak, Hac Suresinin 40 Ayet-i Kerimesinde şöyle buyuruyor “…Allah kendisine yardım edenlere muhakkak surette yardım eder Hiç şüphesiz ki Allah güçlüdür, galiptir ”
Yine Muhammed Suresinin 7 Ayet-i Kerimesinde: “Ey iman edenler! Eğer siz Allaha yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar” buyuruluyor
Şüphesiz ki Allah-ü Tealanın kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur Kullarına yardım eden Odur Şu halde “Allaha yardım etmek” sözü mecâzîdir Buradaki incelik, tefsir kitaplarında şu şekilde ifade edilmiştir: “Dini fiiller zorla değil, kulların iradeleriyle yapılması istenen, ihtiyârî fiillerdir Bu sebeple kulun irade-i cüziyyesi olmadan , istenen sevap ve semere hasıl olmaz O hususta Allahın iradesi, kulların niyet ve iradelerine bağlıdır İşte bu suretle Allahın emirlerini ifa etmek için kulların irade-i cüziyyelerini kullanarak hizmet etmeleri Allaha yardım tabiri ile ifade edilmiştir Yani, imandan sonra siz Allahın emirlerini yerine getirmek ve rızasına ermek için size şart kılmış olduğu niyet ve gayretlerinizi sarf etmek suretiyle Onun dinine hizmet ederseniz, Allah da size yardım eder; sizi galip ve muzaffer kılar Ve ayaklarınızı sıkı bastırır, kaydırmaz Sebat ve metanetle sizi payidar eyler demektir” Zira bir başka ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır: “Allah size yardım ederse, artık size galip gelecek hiç kimse yoktur Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allaha güvenip dayanmalıdırlar ”
Niyet ve iradelerini Allahın emirlerini yerine getirmek ve dinine hizmet etmek istikametinde kullananların ve bunun neticesinde Allahın yardımına mazhar olanların elde edecekleri mükafatlar da beyan olunmuştur
Araf Suresinin 157 Ayet-i Kerimesinde; “…O peygambere inanıp Ona saygı gösteren, Ona yardım eden ve Onunla birlikte gönderilen nûra tabi olanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır ” buyuruluyor Bu ayet-i kerimenin tefsirinde şu ifadelere yer verilmiştir: “O nebiyee iman edip düşmanlarına karşı müdafaa edenler, Ona yardımcı olanlar, dinın yayılmasında ve tatbikinde hizmet ve yardım etmeyi haslet edinenler, yani hem onun getirdiği Kurâna hem de sünnetine, emir ve nehiylerine cidden itaat edip arkasından gidenler, ancak onlar felah bulanlardır Dünya ve Ahiret sevabına erecek ve azaptan muhakkak surette kurtulacak olanlar, yine onlardır ”
Muhterem Müminler,
Allahın dinine hizmet ederek Allahın yardımına mahzar olanların, dünyadaki mükafatları ile alakalı olarak da Peygamber Efendimiz (s a v ) şöyle buyuruyorlar: “Ümmetimden bir topluluk Allahın emri ile kaim olmaya devam edecekler O topluluğu terk edip onlara muhalefet edenler, o topluluğa zarar veremezler O topluluk kıyamete kadar Allahın emri üzere olacaktır ”
|
|
|