Arsenikli Suyun Zararları |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Arsenikli Suyun ZararlarıBen içmiyorum ya da yemeğe koymuyorum diyerek kurtulamazsınız Çünkü bulaşığınızı yıkıyorsunuz, sebze-meyvenizi temizliyorsunuz, duş alıyorsunuz, bunlar da riski fazlasıyla artırıyor”"Hiçbir şey onu ne yok eder, ne azaltır Suyu terbiye etmek mümkün değil Dezenfenkte mikrop öldürür Ancak ağır metalleri herhangi bir şekilde kaybedemezsiniz Suda arsenik varsa vardır Ne erir ne kaybolur”İzmire su sağlayan kuyularda arsenik oranının Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) belirlediği rakamların üzerinde çıkması ve 29 kuyunun bu nedenle kapatılması, İzmirlilerin kafasını karıştırdı Arsenik bakamından zengin olan Ege Bölgesinde gelişmeleri biraz da endişeyle takip eden halk, “Şimdi bize ne olacak” sorusuna yanıt aramaya başladı Halk sağlığı uzmanları, İzmirlilerin arsenikli suyun kullanımı ve tüketimi konusunda vatandaşların kafasındaki tüm sorulara açıklık getirdi![]() Dünya Sağlık Örgütü (WHO) şehir sularında, 1990′ların başına kadar, litrede 50 mikrograma kadar arseniğin insan vücuduna zarar vermeyeceği yönünde görüş bildiriyordu Ancak, özellikle sularında arsenik tehlikesi olan Bangladeş, Şili, Çin, Meksika gibi ülkelerde yapılan araştırmalar, 50 mikrogramlık arseniğin insan sağlığını büyük ölçüde tehdit ettiğini ortaya koydu Bu miktardaki arsenikli suyun birkaç yıl boyunca sürekli alımı halinde kansere neden olduğu bilimsel olarak kanıtlandı Bu gelişmelerin ardından WHO, 1993 yılında içme suyundaki sınır değerleri 50 mikrogramdan 10 mikrograma çekti Ancak bu kararla birlikte dünyadaki pekçok ülkenin şehir şebeke sistemi sınır değerlerin üzerinde kaldı Sadece ABDde şebekenin yüzde 18′i, 10 mikrogramın üzerindeydi Türkiyede de içme suyunda 50 mikrogram olan sınır değeri ABye uyum çerçevesinde 2006 yılında 10 mikrograma düşürüldü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçekin iddialarının ardından İzmirde yapılan tahliller özellikle Menemen, Karşıyaka ve Bornova bölgesine su sağlayan kuyulardan şehre verilen sulardaki arsenik oranının sınır değerlerin üstünde olduğunu ortaya koydu Bu bölgelere verilen içme suyundaki arsenik oranının 10 ile 20 mikrogram arasında değişkenlik gösterdiği açıklandı Arsenik miktarının bu sınır değerlerin üzerinde çıkması ise bu suları içen ve tüketen halkta “Acaba bize birşey olur mu” endişesini de beraberinde getirdi![]() İÇİLİRSE NE OLUR? Arsenik barındıran suyun içilmesi ya da kullanılması halinde insan sağlığına ne tür zararlar vereceği yönündeki soruları yanıtlayan Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr Fethi Doğan, arseniğin dünyadaki sınır değerleri ve insan sağlığına etkilerini şöyle anlatıyor:“Dünya Sağlık Örgütü, içme ve kullanma suyundaki arsenik oranını litrede 50 mikrogramdan 10 mikrograma çekti Bir suyun litresinde 50 mikrogram arsenik varsa, bu suyun derhal kullanımının durdurulması gerekir Halka verilmesi kesilir 10 mikrogramın üzerine çıktıysa, belediye ve sorumlu devlet kuruluşları için alarm zilleri çalar Bu suyun derhal en kısa sürede ıslahı gerekir Litresinde 10 mikrogramın biraz üzerinde arsenik olan suyun tüketimi insanı anında hasta edip öldürmez Ancak sınır değerlerin üzerindeki arsenik uzun yıllar alınmaya devam ederse kanserojen etkiye sahiptir ”NE KADAR ETKİLİ Sınır değerlerin üzerinde arsenik barındıran içme ve kullanma sularının tüketimi halinde insan sağlığına ne zararlar verilebileceği konusunda ise, Prof Dr Doğan şunları söylüyor:“Arsenikli suyun insana vereceği zararı konuşabilmek için ne kadar süreyle ve hangi miktarda arseniğe maruz kalındığını da bilmek gerekir Arsenik maruziyeti sonucu cilt kanseri, sinir sisteminde duyu bozukluğu, refleks kaybı ve depresyon, dolaşım sisteminde kansızlık, kalp yetmezliği, kan kanseri ve lenf sistemi kanseri, karaciğer üzerinde siroz ve karaciğer tümörleri, anneden bebeğe geçerek doğuştan sakatlıklar, gelişmemiş bebek doğumları, akciğer kanseri, böbrek yetmezliği ve üremi, akıl hastalıkları görülebelir Ancak ne kadar süreyle ve ne kadar miktarda arseniğe maruz kalındığı önem taşımaktadır Eğer litresinde 10 mikrogramın biraz üzerinde arsenik bulunan bir sudan bahsediyorsak, böyle bir su hemen herkesi kanser yapmaz 10-15 yıl boyunca devamlı kullanımı ve tüketimi halinde ancak hassas kişileri yani çocukları, yaşlılıları ve bağışıklık sistemi zayıf olanları etkiler Ancak 50 mikrogramın üzerindeki bir arsenik hiçbir ayrım gözetmeksizin toplumun tüm bireylerini etkiler 5-6 yıl içinde yoğun miktarda hastalıklar başgösterir ”ÇOK YÖNLÜ TEHLİKE Litresinde 10 mikrogramın biraz üzerinde arsenik olan suların dolaylı yönden tüketiminin, doğrudan tüketimden bir farkı olmadığını da kaydeden Prof Dr Doğan, evlerdeki kullanım konusunda ise şunları söyledi:“Öncelikle içme ve kullanma suyu ayrı değildir Ben yemeğimde kullanmıyorum sadece temizlikte kullanıyorum diyemezsiniz İçme ve kullanma suyunu ayrı ayrı mütalaa edemezsiniz Kullandığınız su da hijyenik açıdan bizim için içme suyuyla eşdeğerdir Çünkü bardağınızı, tabağınızı yıkıyorsunuz, sebzenizi meyvenizi temizliyorsunuz, duş alıp yüzünüzü yıkıyorsunuz, dişinizi fırçalıyorsunuz Ben zaten bu suyu içmiyorum diyerek kurtulamazsınız Biz her iki durumda da aynı şekilde başınızın derde girdiğini düşünüyoruz Ancak burada çok önemli bir konu var Ne kadar süreyle ve ne kadar miktarda arsenik maruziyeti olduğu çok önemli 10 mikrogramın biraz üzerinde arsenik bulunan suyun tüketimi, kullanılması sağlığı çok büyük tehlike yaratmaz Ama, alarm zillerinin çalmasına neden olur Bu su bir süreliğine tüketilebilir Ancak en kısa sürede bu sudaki arsenik oranının 10 mikrogramın altına düşürülmesi gerekir ”YOK EDİLEBİLİR Mİ Sularında arsenik bulunan vatandaşların bunu basit yöntemlerle arıtamayacağını kaydeden Prof Doğan, bu tür suların kaynağında iken arıtılması gerektiğini ifade ediyor Suya sirke katmak gibi yöntemlerin arsenik için işe yaramayacağını vurgulayan Prof Doğan, şunları söylüyor:“Arsenikli suyun içine sirke değil bal koyun isterseniz, ağır metal varsa vardır Hiçbir şey onu ne yok eder, ne azaltır Suyu terbiye etmek mümkün değil Dezenfenkte mikrop öldürür Ancak ağır metalleri herhangi bir şekilde kaybedemezsiniz Bir suyun içinde arsenik varsa vardır Ne erir ne kaybolur Yani ev koşullarında bu mümkün değil Ancak arseniği sudan arıtma konusunda mutlaka mühendislik olarak çalışmalar vardır Onları ayrı tutuyorum ”Kuzey kuyularındaki arıtma hızlandırıldı İZSU, şehir şebekesine su sağlanan kentin kuzey bölümündeki kaynakların temizlenmesine başladı ![]() İZSU Genel Müdürlüğü, küresel ısınma nedeniyle kimyasal parametreleri bozulan ve arsenik oranı yükselen başta Göksu olmak üzere İzmirin kuzey bölümünde yer alan kuyular için arıtma çalışmalarını hızlandırdı İngiliz Water Services Corparation şirketinin uzmanları, bölgede kurulacak arıtma sistemi için deneme çalışmalarına başladı Başta Göksu Bölgesinde olmak üzere kapatılıp, sistem dışı bırakılan 29 kuyunun tekrar devreye alınması amacıyla, uygun arıtma sistemine ilişkin arayışlar da yoğunlaştırıldı![]() İZSU Genel Müdürlüğü, son dönemde yeraltı kaynaklarındaki suyun kalitesini artıracak arıtma sistemleri ile ilgili yerli ve yabancı firmalarla görüşmeye devam ediyor Son olarak Göksu kuyularında mambran (doğal malzemeden yapılmış su bariyeri) filitrasyon yöntemi ile su arıtımı yapacak sistem için deneme çalışmalarına başlandı Bir İngiliz firmasının uzmanları tarafından örnek bir kuyuya küçük bir arıtma ünitesi kurularak su çekildi ve arıtmaya tabi tutuldu Arıtma işlemi sonrası elde edilen çıkış suyu numunesi, tahlil yapılmak üzere İZSU laboratuvarlarına götürüldü![]() İNCELEME YAPILACAK Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK), Çevre ve Orman Bakanlığı sertifikalı İZSU laboratuarlarında, arıtılmış suyun fiziksel ve kimyasal analizi yapılacak ve arıtma işleminin su kalitesine etkisi incelenecek Yapılacak araştırmaların sonuçlarına göre, arıtma tesisi kurma çalışmalarına da yön verilecek![]() Kentin gelecekteki su ihtiyacının karşılanması için yer altı su kaynaklarının önemine değinen İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri, kuraklık ve küresel ısınma nedeniyle kuyulardaki suyun kimyasal parametrelerinde yaşanan değişime çözüm getirecek sistemleri hayata geçirmek için çalışmaların hızla sürdüğünü açıkladı ![]() Tunçok: İçilmese de kullanılabilir dizi2 jpgArsenik gibi toksik maddelerin vücuda verdiği zararlar konusunda uzmanlaşan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Toksikoloji Bilim Dalı Başkanı Prof Yeşim Tunçok ise, arsenik bileşiklerinin ağız yoluyla 100 mikrogramdan fazla alınmasının ciddi toksik etki yarattığını ve 200 mgın üzerindeki sodyum arseniğin öldürücü olduğunu söyledi Tunçok, “Litrede 10 mikrogramın üzerindeki arseniğin kanserojen olduğu kanıtlanmıştır” diyor![]() DERİYE İŞLEMEZ Arsenikli suyun kullanımı konusunda ise, Prof Doğandan farklı bir tez ortaya koyan Prof Tunçok, şunları söyledi: “Uzun süreli olarak arseniğe maruz kalmada ilk belirtiler deride gözlenir Deride renk değişiklikleri ve derinin keratin dokusunda artışa bağlı kalınlaşma oluşur Arseniğin deriden emilimi olmadığından el yıkama, banyo yapma, çamaşır yıkama sırasında kullanılan sudaki arseniğin yüksek miktarda olmasının insan sağlığına zararı yoktur ”Arseniğe bağlı kanser vakalarını da değerlendiren Prof Tunçok arseneğin vücutta verebileceği hasarlar için yunları söylüyor: “Arseniğe bağlı olarak vücutta akciğer, mesane, böbrek ve deri kanserleri görülebilir Arseniğe bağlı olarak gelişen kanserleri diğer etkenlere bağlı kanserlerden ayırt etmek olanaklı değildir İçilen suda 50 mikrogramdan az bile olsa arseniğe bağlı akciğer ve mesane kanseri oluşma riskinde artış olduğu saptanmıştır Bu nedenle içilen suda arsenik miktarının 10 mikrogramdan az olması için sınır getirilmiştir Arsenik miktarı 10 mikrogramdan yüksek suyun içilmesi sonucu kanser gelişimi için en az 10 yıl geçmesi gereklidir Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Bengladeşte içme suyundaki arseniğe bağlı kanserden en az 200 bin kişinin öleceği tahmin edilmektedir ”Yüksek miktardaki arsenik nedeniyle meydana gelebelecek akut ve kronik (anlık ve uzun süreli) zehirlenmelerin belirti ve bulguları konusunda ise, Prof Tunçok, şunları söyledi:“Karın ağrısı, kusma, kanlı ya da sulu ishal, ağız ve burunda kuruluk hissi, nefeste ve nefeste ve dışkıda sarımsak kokusu, bilinç bulanıklığı, koma, soluk alıp vermede güçlük, kalpte ritim bozuklukları, şok tablosu, birkaç gün içinde böbrek yetmezliği, birkaç hafta sonra saç dökülmesi, tırnaklarda çizgiler Kronik zehirlenme bulguları ise el ve ayaklarda duyu kusuru, yanma hissi, ağrı, kas seyirmesi, denge bozukluğu, bilinç bullanıklığı, kas güçsüzlüğü, deride kaşıntılı döküntüler, renk değişiklikleri, el ve ayaklarda keratin dokusunda artışa bağlı kalınlaşma, tansiyon yüksekliği, diyabet (şeker hastalığı), el ve ayaklarda kangrendir ”
|
|
|
|