Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıGüçlü bir uygarlık kuran Friglerin tarihi ve sosyal yaşamı ile ilgili bilgilerimiz ne yazık ki yeterli değildir Bu konudaki ilk bilgileri antik yazarlardan öğreniyoruz Tarihçi Herodot ile coğrafyacı Strabon'a göre Frigler, Avrupalı bir kavimdi ve Anadolu'ya gelmelerinden önce �Brigler� olarak anılıyorlardı Friglerle ilgili bu yazılı kaynakları ve bölgedeki kazı sonuçlarını değerlendiren bilim adamları Friglerin, büyük olasılıkla MÖ 1200'lerde Trakya ve Boğazlar üstünden Anadolu'ya geldikleri, ilk yıllarda Trakya ve Güney Marmara Bölgesi'nde geçici yerleşim merkezleri kurduktan sonra Batı Anadolu'nun iç kesimlerine yayıldıklarını ileri sürmektedirler Friglerin Anadolu topraklarında ilk siyasal birliği kurmaları MÖ 750 yıllarına rastlar![]() Friglerin bilinen ilk kralı ülkenin başkenti Gordion'a adını veren Gordias'tır Dağınık Frig topluluklarını siyasal bir birlik altına toplamayı başaran bu kral ve yaşadığı dönemin siyasal olaylarıyla ilgili bilgilerimiz yok denecek kadar azdır Tarihçi Arianos'a göre Gordias Thelmessos'lu (Fethiye) bir kadınla evlenmiş ve Midas adını verdiği bir oğlu olmuştur Midas Friglerin bilinen tek kralıdır (Araştırmacılar Frig krallarının hepsine Midas denildiğini belirtmektedirler) Midas'ın ünü kendi ülkesinin sınırlarını aşıp, Batı Anadolu kıyılarındaki Yunan kentlerine, hatta Kıta Yunanistanı'na dek yayılmıştır![]() Başlangıçta Eskişehir, Afyon, Ankara ve Sakarya vadilerini içine alan bir bölgede yerleşen Frigler, sonraları Kütahya'dan Kızılırmak'a, Ankara'dan Denizli'ye dek olan bölgede güçlü bir uygarlık oluşturmuşlardır Midas'ın Frig tahtına geçtiği ilk yıllarda ülkenin en önemli düşmanı Asurlar'dır Midas, Asurlar'la barış yaparak Güneydoğu sınırlarını güvenceye aldıktan sonra batı ülkeleriyle dostça ilişkiler kurmaya yönelir (Batı Anadolu kentlerinden Kyme kralının kızıyla evlenir) Öte yandan fildişi tahtını Yunanistan'daki Delphoi Apollon Tapınağı'na armağan ederek Kıta Yunanistan'ı ile ilişkileri güçlendirir Gordion'da yapılan kazılarda ele geçen Yunan çanak-çömlekleri bu ilişkilere ait diğer örneklerdir![]() MÖ 700 yıllarına doğru, Kafkaslar üzerinden Doğu Anadolu'ya giren Kimmerler, önce bölgedeki Urartular'ı güçsüzleştirdikten sonra Kızılırmak'a kadar uzanırlar Frig-Kimmer savaşı sonunuda Frigya tamamen tahrip olur Kral Midas ise öküz kanı içerek yaşamına son verir (MÖ 676) Batıya kaçan Frigler, küçük beylikler halinde bir süre daha varlıklarını sürdürürlerse de Lidyalıların egemenliğine boyun eğerler Frigler, başlıca Gordion (Yassıhöyük), Pessinus (Ballıhisar), Dorylaion (Eskişehir) ve Midas'da (Yazılıkaya) yerleşmişlerdir
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#2 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıFrig uygarlığını kuranların, bir türlü aydınlığa kavuşturulamayan yazı ve dilleri üstüne bilgilerimiz oldukça sınırlıdır Friglerin başlı başına bir yazı sistemi vardı Kaynağı ve gelişimi henüz aydınlatılmamış olan bu yazı bir taraftan Arami, diğer taraftan Ege yazı sistemlerinin etkisi altında meydana gelmişe benzemektedir Frig yazısı henüz tümüyle çözülememiş olmasına karşın okunabilmektedir Ancak bu okuma, �Midas� ya da �Ana Tanrıça� gibi çok bilinen sözcükler için geçerlidir![]() Gordion'da bulunan bronz vazoların bazılarında Erken Yunan yazısının alfabesine benzeyen Frigçe yazılar görülmüştür Kayalara yazılmış yazıtlarda da aynı yazıları görmek mümkündür Bunların hepsi, tarih olarak MÖ VII yüzyıla kadar çıkar Frig ve Yunan alfabelerinin aynı Fenike kaynağından gelmesi olasıdır Frig alfabesi MÖ V yüzyıla kadar kullanılmıştır Frig dili ise Yunanca ile karışarak MS II ve III yüzyıllara kadar yaşamıştır![]() Frig diline ait kalıntılarla Yunan yazarlarından gelme otuz kadar sözcük bu dili tam olarak açıklamaya yetmemektedir Fakat genel olarak bu dilin Hint-Avrupa dilerinden olduğu ve içinde İslav, Arami ve hatta Frig öncesi Hitit dillerinden de sözcükler bulunduğu söylenebilir Onlardan kalan yazılı belgeler yok denecek kadar az olduğundan, edebiyatları hakkında da bir bilgimiz bulunmamaktatır; fakat Frigyalılar hayvan öykülerinin bulucuları olarak kabul edilir
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#3 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıFrigya uygarlığı denildi mi akla ilk gelen Kral Midas olur O zamandan günümüze Kral Midas ile ilgili iki efsane ulaşmıştır Bunlardan ilki şöyledir:�Midas Frigya Kralıydı Pek öyle akıllı biri değildi; ama akılsızlığının cezasını sadece kendisi çekmiştir Birgün Midas'ın adamları sarayın yakınlarındaki gül bahçelerinde yaşlı Silenos'u buldular Dionisos'u ararken yolunu kaybetmişti Silenos Her zamanki gibi zil zurna sarhoştu yine Ağaçların arasında sızıp kalmıştı Midas'ın adamları, tepeden tırnağa güllerle süslediler onu, sonrada krala götürdüler Midas, güler yüzle karşıladı Silenos'u, tam on gün on gece ağırladı Yedikçe yedi Silenos, içtikçe içti Sarhoş oldu, şarkılar söyledi, sızdı, ayıldı![]() ![]() Onuncu günün sonunda da Frigya kralı elinden tutup tıpış tıpış Dionisos'un yanına götürdü onu![]() Dionisos, Silenos'a yeniden kavuştuğuna öyle sevindi öyle sevindi ki, �Midas, dile benden ne dilersen � dedi Kral, hiç düşünmeden, �Aman Dionisos�, diye cevap verdi, �Her dokunduğum altın olsun; başka birşey dilemem� Tanrı bu dileğini yerine getirdi onun; ama akşam olunca yemekte başına neler geleceğini düşündükçe kıs kıs güldü Zavallı Midascık![]() ![]() Karnı acıkıp da sofraya oturunca ne kötü bir dilekte bulunmuş olduğunu anladı Ağzına her götürdügü şey altına dönüveriyordu Ekmeği mi tuttu, al sana altın bir ekmek![]() ![]() Elmaya mı dokundu, işte sapsarı, kaskatı bir elma![]() ![]() ![]() Hemen Dionisos'a koştu Midas Yalvardı yakardı �Ne olursun bu büyüyü boz� diye göz yaşı döktü Dionisos, �Git de Paktolos ırmağında yıkan O zaman büyü bozulur� diye cevap verdi Frig kralı, Paktolos ırmağına koştu hemen, bir güzel yıkandı Ondan sonra da sarayına dönüp tıkabasa yedi içti Şimdi onun yıkandığı ırmağa bakanlar, altın kum tanecikleri görürler sularda �Bir ikinci öyküsü daha vardır Midas'ın O da Apollonla ilgilidir Yüce tanrı, Frigya kralının kulaklarını eşek kulaklarına çevirmişti Bir suç işlediği için değil de aptallığı yüzünden bu cezayı görmüştür Midas: �Apollon ile Pan arasında yapılacak bir çalgı çalma yarışmasında Midas, yargıçlardan biri olarak seçilmişti Kır tanrısı, kavalıyla hoş sesler çıkarıyordu; ama Apollon'un gümüşten lira'sı her çalgıdan üstündü Bir çalmaya başlamasın Apollon; Musalar bile durup kendini dinlerdi Yargıçlardan ikincisi dağ tanrısı Tmolos, yengi çelengini Apollon'a verdi Ama yüce musikiden ne anlasın Midas, tuttu oynak havalar çalan Pan'ı kazandırdı Apollon da kızıp onun kulaklarını eşek kulakları yapıverdi![]() Midas bir süre, tanrının armağanlarını koca bir külah içinde sakladı Sakladı ama onun saçlarını kesen berber sonunda kulaklarını gördü Kulakları gördüğünü kimseye söylemeyeceğine yemin etti Berber bu, konuşmadan durur mu, gitti bir çukur kazdı sazların arasında, usulca �Kral Midas'ın kulakları eşek kulakları � diye fısıldadı Aradan zaman geçti Çukurun çevresinde büyüyen sazlar yel estikçe, �Kral Midas'ın kulakları eşek kulakları!� diye bağırmaya başladılar Böylece herkes gerçeği öğrendi � Bu olaydan sonra, Midas şunu öğrenmiştir herhalde: İki tanrı yarışırken beğendiğini tutma güçlü olanı tut![]() Frigya uygarlığının yaratıldığı dönemde �Ana Tanrıça İnancı� etkisinin doruğuna çıkmış, Ana Tanrıça adına tapınaklar, kutsal alanlar yapılmış, dinsel törenler düzenlenir olmuştu Bu dönemde Ana Tanrıça ile ilgili olarak anlatılan bir efsane, Tanrıça'ya nasıl tapıldığını da anlatmaktadır![]() Efsaneye göre, Ana Tanrıça (Kibele), Attis adlı bir delikanlıya aşık olur Attis, Ana Tanrıça'nın kendisine karşı duyduklarından habersiz, Pessinus (Ballıhisar) kralının kızıyla evlenme hazırlığındadır Düğün yeri kurulmuş, düğüne çağrılı tüm konuklar yerini almıştır Gözünü aşk bürüyen Ana Tanrıça, olanca görkemiyle birden düğün yerinde ortaya çıkar Ve tanrısal gücünü kullanarak sevdiği erkek Attis'i çıldırtır![]() Bir anda çılgına dönen Attis, bir yandan dans eder, bir yandan da bıçağını çekerek erkeklik organını keser Attis'in kasıklarından fışkıran kanlar toprağı sular, topraktan bitkiler fışkırır Attis'in kendisi de ölüp bir çam ağacına dönüşür Ana Tanrıça da onun hiç bozulmamasını sağlar Çam ağacının, yaz-kış hiç bozulmadan kalması böyle bir efsaneye bağlanır
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#4 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıFrig beyleri ölülerini ya kayalara oyulmuş mezarlara ya da tümülüslere gömerlerdi Kaya mezarlarının çoğu soyulmuş oldukları için mimari dışında fazla bilgi vermezler Buna karşın tümülüsler, yani yığma mezar tipleri Frig ölü gömme geleneğini öğrenmemizde önemli rol oynarlar MÖ 8 yüzyıl başlarından MÖ 6 yüzyıl ortalarına kadar kullanıldıkları sanılan tümülüslerin büyük bölümü Gordion'dadır Bu yığma toprak mezarları kentin sırtlarında yer alır ve sayısı 100'e yaklaşır![]() Bu türde ölü gömme tekniği gelişmiş olarak birden ortaya çıkar Bu durum tümülüs mezarlarının Frigya'ya dışarıdan gelmiş olduğuna işaret eder Gerçekten de Arnavutluk ve Makedonya'da soylu kişileri gömmek amacıyla tümülüs mezarların MÖ 1800-1500'den itibaren kullanıldığı bilinmektedir![]() Frigya tümülüslerindeki mezar odalarının ahşap yapısı çok ileri bir tekniğin eseridir Ölüler önceleri yakılmadan ahşap sedirler üzerine uzatılmış, MÖ 7 yüzyılın sonlarından itibaren de, Yunanistan'dan gelen etkilerle yakılmaya başlamıştır Ahşap mezar odasına ölü ve ölü armağanlarının bırakılmasından ve ahşap çatının kapatılmasından sonra, odanın üzeri büyük bir yığma tepeyle örtülmüştür![]() Toprak yığınının ahşap mezar odasına yapacağı baskıyı en aza indirmek için mezar şu şekilde yapılırdı: Ahşap mezar odasının üstü moloz taşlarla kaplanmış, bunun üzerine kalitesi ve direnci fazla olan, sulandırılarak bulamaç haline getirilmiş kil serilmiş , sonra da kuru kilden tepe yığılmıştı Toprak kümesi, altındaki nemli kilin iyice kurumasından sonra yığılmış olmalıdır; çünkü ıslak kil kuruyunca mukavemeti artıyordu Tümülüslerin yüksekliği gömülen kişinin önemine göre 2-3 ile 60-70 metre arasında değişmektedir![]() Frig tümülüslerini, Lidya ve Yunan mezarlarından ayıran; mezar odaları yapımında taş yerine tahta kullanılması, yığma tepe toprağının çevreye yayılmasını önlemeye yarayan krepis duvarı ve mezar odasınına geçit veren dromos kullanılmamasıdır Toprak yığını altında kalan mezar odalarının yeri büyük boy tümülüslerde ortada, alçak tümülüslerde ise mezar soyguncularına karşı alınan önlemle merkezden uzak yerlerde olurdu![]() Soylular için kentlerin dışında görkemli yığma mezarlar yapılırken, geniş halk kitleleri için gösterişsiz mezarlar kullanılmıştır Pazarlı halkı, ölülerini kalenin içindeki basit mezarlara, sırt üstü yatırarak gömmüşlerdi Boğazköy halkı ölülerini yakıp, küllerini küpler içine koyarak gömmüşlerdi Ayrıca Boğazköy'de çocuk mezarı olarak kullanılan bir vazo bulunmuştur Bu Boğazköy ve Pazarlı'daki ölü külleriyle iskeletlerin tümü geç Frig dönemine aittir ve sürekli kent içine gömülmüşlerdir Ancak Ankara'da yakılmış ölülerin küpler içinde gömüldüğü kent dışı mezarlar da bulunmuştur Bu Ankara'da bugünkü Hacıbayram Camisi çevresindeki Frig kentinde yaşayan farklı halk sınıflarının varlığını gösterir
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#5 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıGordion'daki büyük tümülüs, mezar odasının çukur içinde değil de zemin yüzeyinde yapılmış olmasıyla dikkat çeker Mezar odası (iç boyutlları 5 15x6 20, yüksekliği 3 25m), kireç taşından kaba bir duvarla çevrilmiştir Bu 53 metre boyundaki tümülüsün yapılış tekniğine gösterilen özen, tam mezarın Friglerin en güçlü döneminde yaşayan bir krala ait olduğunu düşündürmektedir Çeşitli iddialara göre mezar ya Midas'a ya da Midas'ın babası Gordias'a aittir![]() �Anadolu'nun piramitleri� denilen tümülüslerden biri olan Büyük Tümülüs'ün 53 metre altındaki mezar odasının bozulmadan ortaya çıkarılışı 20 yüzyılın ikinci yarısında ortaya konulan başarılı arkeolojik uygulamalardan biridir Kazı başkanı Roudney S Young eski tümülüsün 250 metre çapında ve 70-80 metre yüksekliğinde olabileceğini tespit etmiştir
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#6 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıFrig Krallığı'nın başkenti Gordion'un kalıntıları Ankara-Eskişehir karayolu ve Sakarya ile Porsuk nehirlerinin birleştiği yerin yakınında Polatlı'nın kuzeybatısında bulunmaktadır Gordion'un geçmişi MÖ 8 yüzyıl ortalarına kadar gider Şehir en parlak dönemini MÖ 725 ve 675 yılları arasında yaşamıştır Midas bu kentte oturmuştur Gordion, MÖ 7 yüzyıl başlarında Kimmer saldırısına uğramıştır Şehir, Büyük İskender tarafından bağımsızlığına kavuşturuluncaya kadar 6 yy ortalarından başlayarak Pers istilası altında kalmıştır Ayrıca Büyük İskender çözenin Asya fatihi olacağına inanılan gördüğümü Gordion'da kılıcıyla kesmiştir (MÖ 334)![]() Kent Höyüğü: 350x500 metre ölçüsündeki yassı bir höyük durumundaki Frig kenti, Sakarya ırmağının hemen doğusunda yer almaktadır Arkeologlar, anıtsal bir kapı ile birlikte kral ailesine ait bir çok yapı ve evlere kent duvarlarına ilişkin kalıntılar ortaya çıkarmışlardır Bunların tümü Frig krallığına en parlak dönemine (MÖ 725-667) tarihlenmektedir![]() Kent Kapısı: MÖ 8 yüzyılın sonunda yapılmıştır Yumuşak kireç taşından 9 metre yükseklikteki kısmı günümüze kadar korunmuş anıtsal bir yapıdır Kente asıl giriş 9 metre genişliğinde ve 23 metre uzunluğunda üstü açık bir koridorla sağlanıyordu Kapının iki yanında yer alan kulelerin kente açılan birer kapısı vardır Tamamı kazılan kuzey avlu depo olarak kullanılıyordu Güney avlusu ise Pers kapısının büyük güney duvarının korunması amacıyla kazılmadan bırakılmıştır![]() Kent Merkezi: Höyüğün orta kısmı saraylara ayrılmıştır Kerpiçten bir duvar (B) dört yapıyı içeren sarayın birinci avlusunu kent kapısından ayırmaktadır Daha kalın bir duvar (E1, E2, E3) iç avluyu kuzey, batı ve güney yönlerinden çevirmektedir Olasılıkla bu duvarlar saray yapılarının doğu yönünce de uzanmakta ve böylelikle onları dışarıdan tümüyle ayırmaktadır![]() Saraylar: Birinci avludaki iki yapı birer megarondur Megaron 2, geometrik desenli bir mozaik ile döşenmiştir Bu mozaik, bilinen en eski çakıl taşı mozaik örneğidir ve bugün bir kısmı Gordion Müzesi'nde sergilenmektedir![]() Megaron 3: Bu, günümüze kadar Gordion'da çıkarılmışken önemli yapıdır İç avluda yer alan yap Frig akropolünün en büyük binasıdır Yapı, iki sıra ahşap direkle bir orta ve iki yan nefe ayrılmıştır Arkeologlara göre orta bölüm tek katlı ve yüksek bir salondu Yan kısımlar ise iki katlı ahşap galeriler şeklindeydi Megaron 3, MÖ 8 yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş en eski yapılardan biri olmalıdır![]() Teras Yapısı: Terasın batı kesiminde her biri 11x14 metre ölçülerinde yan yana sıralanmış 8 adet megaron yer alır Her birinde ortada bir ocak ve yanlarda direklerle desteklenen ahşap galeriler bulunmaktadır Büyük olasılıkla bunlar sarayın günlük işlerinin görüldüğü yapılardır Megaron 3'ün yanına yapılan bir merdivenle yeni oluşturulan terasa geçiş sağlanmıştır
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#7 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıPessinus ören yeri, Ankara-Eskişehir karayolu üzerinde Sivrihisar yakınlarındaki Ballıhisar'da bulunmaktadır Pessinus, tanrıların anası Kibele olarak anılan tanrıçanın ünlü kutsal yerleşmesiyle birlikte �Rahipler Devleti� şeklindeki antik bir Frig yerleşmesiydi Ana Tanrıça'nın şekilsiz taştan yapılmış kült heykelinin (Baitylas) gökten indiğine inanılıyordu![]() Kent, Bergamalılar'ın egemenliği altında kalmıştı, fakat Galatlar'ın saldırısına rağmen buradaki rahipler sınırlı bir özgürlüğe sahip olabilmişlerdi Kenti beş Frigyalı ve beş de Galat rahiple birlikte bir baş rahip yönetmişti MÖ 204 yılında Roma senatosunun Pessinus'a elçiler gönderip Kibele'nin kült heykelini Roma'ya getirtmesi ve orada inşa ettirilen bir tapınağa bu heykelin yerleştirilmesiyle kent çok büyük bir üne kavuştu MÖ 25 yılında Augustus, Galatia eyaletini kurunca, Pessinus Romalıların yönetimine geçmiştir
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#8 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıYapı çok ilginç bir plana sahiptir Dar kenarlarında altı, uzun kenarlarında on bir sütun bulunan peristasis (antik tapınağın etrafını çeviren sütun dizisine verilen ad) Hellen tapınağının değişik bir uygulamasını göstermektedir Yapıyla ilişkisi olan ve bir theatron (Antik Yunan tiyatrosunda seyircilerin oturduğu kısma verilen ad) işlevi gören gösterişli bir basamak sırası ortaya çıkarılmıştır Bu nedenle Belçikalı araştırıcılar onu bir tiyatro-tapınak olarak tanımlamışlardır![]() Buna rağmen Ekrem Akurgal söz konusu basamakların Kibele kültü ile ilgili olduğunu düşünmektedir Çünkü tapınağın yeraltı bölümü Aizonai Tapınağı'nda olduğu gibi buna işaret etmektedir Mimari süslemelerine göre tapınak MS 1 yy'ın ilk yarısında yapılmıştır Açık bir alanı üç yandan çeviren portiko (çatısı sütunlarla taşınan hol) kalıntıları buranın bir agora olarak düzenlendiği görünümünü vermektedir Yapı, eski Anadolu kültürleriyle ilişkili Hellen tapınakları şeklinde batıya bakmaktadır
|
|
Dünya Tarihinde Frigya Uygarlığı |
|
|
#9 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Dünya Tarihinde Frigya UygarlığıKentin nekropolünde yapılan kazılarda ön yüzleri kapı şeklinde olan Geç Roma mezarlarının güzel örnekleri bulunmuştur Nekropol seramiğini inceleyen İnci Bayburtoğlu'na göre halen Ballıhisar'daki yerel bir depoda korunan mezar taşları MS 3 ya da 4 yy'a tarihlenebilir Bunların içinde en önemlisi üzerinde bir aslan heykelinin yer aldığı steldir![]() Belçikalı arkeologlar Pessinus'un sığ vadisinde yapılmış geniş ve olasılıkla uzun bir kanalı da ortaya çıkarmışlardır Bu kanalın her iki yanı basamaklıdır ve söz konusu basamaklar yazın kanaldaki su düzeyi aşağı indiğinde vatandaşlara kolaylık sağlıyordu Bundan başka kanalın kuzey ucundan Roma çağında varolan derenin suyunu düzenleyen kapatma sistemini de Belçikalı arkeologlar bulmuşlardır
|
|
|
|