Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Eğitim & Öğretim > Tarih / Coğrafya

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
incelikleri, osmanlının

Osmanlı'nın İncelikleri

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlı'nın İncelikleri



Osmanlı'nın incelikleri, ehli beyte saygısı!!

Sultan Abdulaziz'in, gayet dindarane ve intizamli bir hayat süren dürüst bir insandi

Bir gün hasta yataginda baygin ve sararmis bir vaziyette yatarken: ''Medine-i Münevvere mücavirlerinden bir dilekce var!'' denildiginde, yaverine:

''Derhal beni ayaga kaldiriniz! Haremeyn'den gelen talepleri ayakta dinleyeyim! ALLAH Rasulu'ne (sav) komsu olanlarin talebleri, böyle ayak uzatilarak edebe aykiri bir sekilde dinlenmez! '' diyerek Hz Peygamber'e (sav) olan muhabbetini güzel bir surette ortaya koymustur

Abdulaziz ayrica, her Medine-i Münevvere postasi geldiginde abdest tazeleyip, mektuplari: ''Bunlarda Medine-i Münevvere'nin tozu var!'' diye öpüp alnina götürdükten sonra katibine okutmustur
********************

Yavuz Sultan Selim Han, Mısırı fethedip, hilafeti esaretten kurtarınca, alışkanlıkla kendisine de Sultanül-haremeyn diyen hatibi susturup, (Benim için, o mübarek makamların hizmetçisi olmaktan daha büyük şeref olamaz Bana Hadimül-haremeyn deyin) buyurmuştur

--------------

İstanbulda Sultan Ahmed Camiini yaptıran, Birinci Ahmed Han, İslamiyete ve Resulullah efendimize gönülden bağlı idi Beytullahın ve Hucre-i seadetin perdeleri Mısırda dokunurdu Ahmed han, İstanbul'da dokutup saygı ile göndermiştir

Bahtî mahlasıyla şiir de yazan Ahmed Han, Nakş-ı kadem-i şerîf [Peygamber efendimizin mübarek ayak izi] şeklinde murassâ bir sorguç yaptırmış, ortasına da mavi mine üzerine altınla kendisine ait şu mısraları yazdırmıştı:

Nola tâcım gibi başımda götürsem dâim
Kadem-i resmini ol hazret-i şâh-ı Rüsülün
Göl-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sâhibidir
Ahmedâ durma yüzün sür kademine o gülün

Sultan Ahmed Han, Cuma ve Bayram günlerinde ve diğer mübarek günlerde başına bu sorgucu takardı
*********************
Devlet-i Âliye; Fahri Kâinat Efendimiz ve Onun kutlu soyu Ehl-i Beyte hürmet ve hizmetini, müesseseler kurarak da fiilen gösterme yoluna gitmiştir Sınırları dahilindeki, Peygamber nesebine mensup Seyyid ve Şerifleri tek tek kaydederek; her türlü ihtiyaç ve hizmetlerini görmek ve şecerelerini soy kütüklerine işleyip muhafaza etmek için, özel olarak “Nakibül Eşraflık” müessesesi ihdas etmiş ve başına da Âl-i Beyte mensup “Nakibül Eşraf” isimli bir memur atamıştır Peygamber nesline bağlı olduğunu belgeleyenlere, birer berat verip kendilerini her çeşit vergiden muaf tutmuştur Bütün bu hürmet ve imtiyazlarla, topraklarımızda dağınık halde bulunan Seyyid ve Şeriflerin, huzur ve sükun içerisinde hayat sürmelerini amaçlamıştır

Savaşlarda ise, padişahla beraber Nakibül Eşraf da sefere katılıyor ve Hazret-i Peygamberin sancağı dibinde yürüyordu Sancak-ı Şerifin İstanbuldan sefere çıkışından tekrar dönüşüne değin, Nakibül Eşraf ile maiyetindeki bütün Seyyid ve Şerifler, tekbir ve salevat getiriyorlardı

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.