Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Kültür-Sanat > Makaleler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
basının, etkileri, halk, inek, üzerindeki, şabanları

Basının İnek Şaban'ları ve Halk Üzerindeki Etkileri

Eski 01-28-2010   #1
VANDETTA
Varsayılan

Basının İnek Şaban'ları ve Halk Üzerindeki Etkileri




Yıl 2002Türk özel televizyonlarında yaşanılan inanılmaz kültür erozyonu,giderek,Türkiye'nin ulusal güvenlik sorunu haline mi geliyor?


Tarihinin en ağır sosyo-ekonomik kriziyle birlikte,en ciddi ''dış tehditleri'' ile karşı karşıya kalan Türkiye,''haber alma özgürlüğünü'' neden,Reha Muhtar tarzı haberciliğe ve televolelere endeksledi?Yapılan son kamuoyu araştırmalarına göre,nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i son iki yıl içinde ''hiç kitap okumamış'',bu arada,gazete ve dergi satışları yaklaşık yüzde 65 oranında düşmüş bir toplum olarak Türkiye,televizyonları sayesinde bir ''dış gücün'' kültürel saldırısıyla mı karşı karşıya?Evet,Türkiye,ulusal televizyonlarının ''ticari yaklaşımlarından'' kaynaklanan ve geleceğini ciddi şekilde tehdit eden bir komplo ile karşı karşıya
Komlo'nun Adı:AGB
Türkiye'nin ulusal-ticari televizyonları aracılığıyla karşılaştığı kültürel erozyonun temelinde,temelde bir İtalya-Avrupa şirketi olan AGB'nin reyting ölçümlerinde kullandığı kıstaslar yatıyorAGB reyting ölçüm şirketinin,ölçüm aletlerini,toplumun ağırlıklı olarak öğretim düzeyi düşük,en eğitimisiz ve ekonomik açıdan geliri en düşük kesimleri olan C2,D ve E sosyal gruplarına yerleştirmesi,bu komplonun başlangıcını oluşturuyor
Zincirleme Reaksiyon
C1,C2,D ve E sosyal gruplarının son 10 yıl içinde,Türk televizyonlarına yansıyan herhang bir kaliteli programa yüksek reyting verdikleri görülmediBu kesim,daha çok merhum Kemal Sunal'ın,İnek Şaban filmleri ile Rüştü Asyalı'nın Keloğlan filmlerine 25'inci kez de yayınlansalar en yüksek reytingi vermeleriyle tanındılarTüm ciddi haber bülteni ve haber programları,toplumun A ve B olarak adlandırılan sosyo-ekonomik,kültürel ve eğitim olarak en yüksek sosyal tabaasından yüksek reytingler alırken,bu kesim,haber programlar olarak önce Sıcağı Sıcağına gibi ''reality show''ları,ardından da Televole gibi hepsi birbirinin aynı kişileri konu alan programları tercih ettilerBu durumu şöyle özetleyebiliriz;
  1. AGB reyting ölçüm şirketi,''bilinçli'' bir tercihle ölçüm cihazlarını toplumun en alt sosyo-ekonomik/kültürel grubununa yerleştiriyor
  2. Reklam verenler,bu grubun tercihleri doğrultusunda belirlenen reytinglere göre en yüksek reyting alan TV kuruluşundan en alt seviyeye doğru reklam pastasını dağıtıyor
  3. Televizyon kuruluşları,bu durumda,reklam gelirlerini artırabilmek için reytinglerini yükseltmek,reytinglerini yükseltebilmek için de,ellerinde birkaç kaliteli yapıma son vermek zorunda kalıyorlar
Reha Muhtar Örneği
Türkiye Reha Muhtar'ı,öncelikle,kendine has sesiyle Atina'dan bildirdiği heyecanlı haberlerden tanıyorduSonra TRT ve özel televizyonlarda süren ve bugünkü kimliğinin ilk tohumlarının atıldığı Ateş Hattı programı izlediReha Muhtar,Show TV'nin ana haber bültenini ele geçirdği 1996 yılından itibaren ise,reytinglerinde sırtı yere gelmez bir performans sergilediAslında o hemen herkesin bildiği fakat,''Bu yapılmamalı,reytin karşısında bu kadar taviz verilmememli,gazetecilik kimliği,gösteri dünyasına kurban edilmemeli'' dediği çok basit bir ayrıntıyı yakalamıştıAGB reyting ölçüm cihazlarının yerleştirildiği evleriToplum,magazin haberciliğin en sulandırılmışı ile seks öykülerinin bulaşığını,David Copperfield gösterileriyle ipe-sapa gelmez tartışmaların sentezini o andan itibaren daha net görmeye başladıReha Muhtar (Hürriyet) ile yaptığı bir söyleşide,''Ben haberciliğin İnek Şaban'ıyım,'' diyorduYukarıda sözünü ettiğimiz komplo zincirinin vazgeçilmez halkası olan reklamverenler ise,bu sözleri,Reha Muhtar'ı,yılın yaratıcı gazetecisi olarak seçerek tamamlıyorlardı
Ulusal Güvenlik Sorunu
Türkiye gibi,dünyanın en belalı jeopolitik ortamında yaşayan bir toplum açısından,ulusal-ticari televizyonlardan ülke insanının enlerine pomplanan bu kültürel yozlaşma giderek bir ulusal güvenlik sorunu niteliğine kavuşuyorİstanbul,Ankara,Antalya,Bodrum,Marmari s,Çeşme gibi renkli kendtlerin renkli gece yaşamlarını her dakika izleyip iç geçiren varoş insanlarının düzenli olarak yaşamakta oldukları sosyal travma bir kenara,Türkiye,belki de tarihinin en ipe-sapa gelmez kalabalıklarıyla karşılaşmak üzereHaberciliğin İnak Şabanları (bunların sayısı her geçen gün artmaktadır) ve televole kültürü ile beyinleri işlemden geçmiş bir genç kuşak,giderek bencilleşen ve hemen yanı başında yaşanılan insani trajedileri görmezlikten gelerek vur-patlasın çal oynasın ideolojisiyle yaşama adım atmaktadır
Eğer bütün bunlar,bir ''sosyal patlamayı'' önlemek amacıyla tezgahlanıyor ve halkın dikkatlerini dağıtma amaçlı kullanıyorsa,bunun adına Latinleşme denir ve bu tür politikaların hiçbir işe yaramadığı,aksine yağmacı kara kalabalıklar ürettiği Arjantin ve Brezilya gibi ülkelerde yaşanılan deneyimlerden anlaşılırSahanlıklarla uyuttuğunuzu sandığınız kalabalıkların birgün size ülkeyi dar ettiğini görmeniz işten bile değidlir
Avşar-Ergen
AGB reyting ölçüm tabanlı televizyon yayıncılığında ''halkı uyutma'' mevcut zorlu ortamdan ''sanal alemlere ve sanal tartışmalara'' taşıma stratejisinin iki önemli ismi modern Türk kadının biri orta yaşlı diğeri biraz daha genç iki örneği Hülya Avşar ve Gülben Ergen'in sıkça kullandıkları da dikkat çekiyorAvşar-Ergen arasında kadınlık dünyasının bilinen hırslarından kaynaklanan bu ''sözde mücadelesi'' Türk halkının yakından ilgilendiği bir konu olarak dikkat çekiyorBu arada,Hakan Uzan ile yaşadığı altı yıllık evliliği sonlandırarak Türkiye'ye has bir ''Sindirella Masalı''nı da boşa çıkartan Yeşim Salkım'ın yaşadığı bu gelişmede Gülben Ergen'i suçlaması bu stratejilerde yeni bir dönüm noktası oluşturmuş durumdaSınırlarında savaş rüzgarları esen,finans sektöründe yaşanılan ''ahlaksızlığa dayalı'' çöküşler nedeniyle inanılmaz yaşam zorluklarıyla karşı karşıya kalan Türk halkı Avşar-Ergen-Salkım üçgeninde ''oyalanırken'' ABG reytinglerinin de ''tavan yaptıkları'' dikkat çekiyor
Yıl 2005Bu kez Türk halkı AB -kaynana Semra- türkücü İbo'nın kadınları üçgeninde oyalanıyordu,bugünse başka nedenlerle
Bu Önlenmeli
Türkiye,bir İtalya-Avrupa menşeli şirket olan AGB'nin televizyon reyting ölçümlerinde kullandığı yöntemleri düzeltecek bir ulusal yayıncılık güvenliği kavramı (UYGK) geliştiremez mi?Yeni düzenlemenin,Türk toplumuna hiç de hak etmediği bir TV kültürü sunan eski sistemin aksine,toplumun A,B ve C1,C2 sosyal kesimlerine ağırlık vermesi gerekmektedirAksi halde,Türkiye,kendi elleriyle üstelik de milyonlarca dolarlık bir piyasa oluşturarak yarattığı bir Frankesntein'in kurbanı olacak önümüzdeki 10 yıl içinde doğacak yeni kuşaklar kültüründen uzaklaşmış bir hale gelecektir
Düşmanı Savaşmadan Yenmek
Haluk Şahin 2002 tarihli Radikal gazetesinde önemli bir makale yayınladıİşte Şahin'in yazısı;
''Hayat karmaşık,bulanık,kafa karıştırıcı bir süreç,Oysa insanlar açık ve net bağlantılar,çarpıcı nedensellik bağları görmek istiyorSosyal psikologların sık sık tekrarladığı gibi,insanlar kafalarında çelişkili fikirler bulunmasından hoşlanmışyorlarGerektiğinde bir takım doğruları görmezden gelme pahasına da olsa,tutarlılığın huzurunu tercih ediyorlar
Komplo teorilerini sevmememizin bir nedeni de bu olsa gerekÇünkü bu teoriler,nedenleri tespih taneleri gibi belli bir biçimde dizerek,açıklamakta zorluk çektiğimiz birçok şeyi açıklıyorlarÖyle bağlantılar,öyle nedensellikler kuruyor ki,'Vay canına' demekten kendinizi alamıyorsunuzÖrneğin,Roma-Galatasaray maçından sonra ortaya çıkan olaylarBence Akdeniz ülkelerinde her gün yaşanan bir olayın,yani futbol maçının karakolda bitmesinin biraz hallicesinden başka birşey yokAma isterseniz maç sonrasındaki o karmaşayı alıp üzerine kocaman bir komplo teorisi inşa edebilirizBunu Türkiye'nin AB'ye girmesini istemeyen çevrelerin düzenlediğini öne sürebilir,bir ara Gaziantepspor'da oynamış olan Roma futbolcusu Lima'nın Türkiye'den bazı şüpheli çevrelerle bağ kurduğunu belirtebilirsinizO zaman konu sıradan bir maç sonrası kavgası olmaktan çıkan,önceden inceden inceye planlanmış uluslararası bir komploya dönüşürArtık arkasına CIA'yı mı koyarsınız,MI5'i mi MOSSAD'ı mı,yoksa bizim AB muhaliflerini mi,orası keyfinize ve ideolojinize kalmıştır!Karşımıza çıkarılan komplo teorilerinin çoğu aslında bu düzeyde fantaziler olmaktan ileri gitmezOkuyup geçersinizAma bazen öyle komplo teorileri sunulur ki karşınıza,gerçeğin ta kendisi gibi görünebilir!Komplo Teorileri Şubat saısında Türk televizyon dünyasının içinde bulunduğu perişanlığı açıklayan bir komplo teorisi vardıBaşlığından şöye deniliyordu;''AGB:Bir Ulusal Güvenlik sorunu''
Basının İnek Şaban'ları ve Halk Üzerindeki Etkileri - Türksiyer


__________________
Milliyetçilik,faşizmin millete yutturulabilir halidir,aksini iddia edenler kendi milliyetçiliğini
savunanlara saygı duysunlar!
Tek çare;Din birliğidir


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.