Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Genel Kültür & Serbest Forum > ForumSinsi Sözlük Ağı

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
harfiile, harfiosmanlıca, ilgili, kelimeler, osmanlıca, sözlük

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #16
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GÜLAB
Gülsuyu

GÜLABDAN
İçine gülsuyu konularak mevlüt gibi toplantılarda serpmeye mahsus kap Bu, çiniden, gümüşten veya altundan yapılırdı Buhurdanlar ile birlikte bir takım teşkil ederdi

GÜL-BAĞ
f Gül bahçesi, gülistan

GÜLBANK
(Gülbang) f Bir cemaat tarafından birlikte söylenen duâ, ilâhi, tekbir

GÜLBANK-İ MUHAMMEDÎ (ASM)
Ezan

GÜLBEDEN
f Vücudu gül gibi nâzik ve lâtif olan

GÜLBİZ
Gül serpen

GÜLBÜN
f Gül yetişen yer, gül köşkü

GÜLÇE
(Gül-çe) f Küçük gül, gülcük, çiçekçik

GÜLÇEHRE
Çehresi gül gibi lâtif olan, çehresi gül gibi olan

GÜLÇİN
f Gül devşiren, gül toplayan

GÜLDAN
f Vazo, içine çiçek konan kap, gül mahfazası

GÜLDEHAN
(Güldehen) f Ağzı gül gibi güzel ve lâtif olan

GÜLDESTE
Çok güzel şeylerden bir tutam * Gül demeti * Müzikte makam adı

GÜLE
f Zülüf Bükülmüş ve kıvrılmış saç

GÜLEFŞAN
(Gül-efşân) f Gül saçan

GÜLENDAM
f Güzel endâmlı, boyu gül gibi nâzik ve lâtif olan

GÜLFAM
f Rengi gül gibi kırmızı olan, gül renkli

GÜLFEŞAN
f Gül saçan, gül dağıtan

GÜLGEŞT
(Gül-geşt) f Gül gezintisi, gül seyri

GÜLGONCE
f Henüz açılmamış gül

GÜLGUN
f Pembe, açık kırmızı Gül renkli

GÜLGUNE
f Gül renkli * Gül yanaklı * Kadınların kullandıkları gül rengindeki düzgün

GÜLHANE
İstanbulda Sarayburnu'ndan Topkapı Sarayı'nın duvarlarına ve bir taraftan Çizme Kapısı hizasına kadar devam eden saha Bunun deniz tarafında, şimdiki hat boyunun batısında vaktiyle sıra ile gül bahçeleri bulunduğundan bu isim verilmiştir

GÜLHANE HATT-I HÜMAYUNU
Tar: Gülhanede okunan hatt-ı hümayun münasebetiyle meydana gelmiş bir tabirdir Osmanlı İmparatorluğu'nun bir zamanlar dünyayı titreten kuvvet ve kudreti, çeşitli sebep ve te'sirlerle büyük bir zaafa uğramış ve en nihâyet devlet, bir vilâyet hükmünde olan Mısır'ın idaresini ele geçiren Mehmed Ali Paşa'nın elinde zebun olacak bir dereceye düşmüştü Memleketin bu halini gören ve Avrupa'da elçiliklerde bulunması itibariyle Avrupa devletlerinin memleket hakkındaki fikirleriyle zamanın cereyanlarını yakından müşahede eden Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, memleketin selâmeti ancak idare usulünün ıslahında ve tebaaya salâhiyet ve hukuk verilip mes'uliyet esasının te'sisinde olduğunu iddia ederek yeni padişah olan Abdülmecid'e 3 Kasım 1839 Pazar gününde bir hatt-ı hümayun sudur ettirdi Reşit Paşa'nın bu hat'la açtığı devir, tarihte Tanzimat namıyla anılmaktadır Bu fermana göre memlekette bundan sonra herkes mal, can ve ırz emniyetine sahib olacak, vergiler ve asker toplanması belirli nizamlara bağlanacak, memuriyetlere lâyık olanlar getirilecek ve memurlara muayyen bir maaş tâyin olunacak, rüşvet alınmayacak, bir mahkeme kararı olmadan kimse mahkum edilmeyecek, bütün Osmanlı tebaası aynı kanunî ve hukukî haklara sahip olacaklardı Bu ferman, bilhassa Hristiyan tebaa için te'min ettiği eşit haklar yüzünden Avrupa'da çok iyi karşılanmıştır (OTDS)

GÜLHÎZ
f Gül yetiştiren

GÜLÎ
f Gül renkli Gül gibi

GÜLİSTAN
(Gülsitân) Gülyeri, gül bahçesi

GÜLİZAR
f Gül yanaklı, alyanaklı

GÜL-İ ZEMİN
Meşveret meclisi

GÜLLABİCİ
Tar: Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da mecaz yoliyle güllâbici denilirdi

GÜLLE
Top mermisi (Vaktiyle demirden veya taştan yuvarlak olarak yapılırdı Şimdi çelikten, silindir biçiminde ve ucu sivri olarak yapılmaktadır)

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #17
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GÜLNAHL
f Gül fidanı

GÜLNAK
f Hisar ve kale

GÜLNAR
f Narçiçeği

GÜLNEFESÎ
f Lâtif ve hoş sözlülük * Güzel kokulu olmak

GÜLNİHAL
f Gül fidanı

GÜL-NİKAB
f Yüzü gülle örtülü, pembe yüzlü

GÜLPUŞ
f Gül örtülü, pembe yüzlü

GÜLRENG
(Gül-reng) f Gül renkli, pembe renkli

GÜLRÎZ
f Gül serpen, gül saçan * Meşhur bir cins lâle

GÜLRU(Y)
f Yüzü gül gibi güzel ve kızıl renkli olan Al yanaklı

GÜLRUH
(Gül-ruhsar) f Güzel yanaklı güzel, yanakları pembe olan güzel

GÜLSİTAN
(Bak: Gülistan)

GÜLŞEN
f Gül bahçesi Güllük

GÜLŞEN-ÂRÂ
f Gül bahçesini süsleyen

GÜLŞEN-GÂH
f Gül bahçesi

GÜLTEN
f Gül gibi lâtif ve nâzik vücutlu

GÜLU
f İnsan veya hayvan boğazı

GÜLUBEND
f Boyna sarılan sargı, boğaz sargısı

GÜLUGÎR
f Boğazda kalan, boğazdan zor geçen (şey) * Ahlat armudu

GÜLVE
f Fırın bacası

GÜL-VEND
f En çok ceviz, incir, fıstık gibi şeylerden yapılan hediye, armağan

GÜLZAR
f Gül bahçesi Gül tarlası

GÜM
f Yitik, kayıp, zâyi

GÜMAN
f Zan Tahmin Sanmak şüphe

GÜMAŞTE
(C: Gümaştegân) f Vekil, vezir

GÜMGEŞT
f Kaybolmuş, yitirilmiş

GÜMKERDE
(Gümkerdepey) f İzi kalmamış, adı sanı kaybolmuş, unutulmuş * Yaptığı işi kimseye sezdirmeyen

GÜMNAM
f Eseri kalmamış, adı sanı kaybolmuş, unutulmuş

GÜMRAH
f Yolunu şaşırmış Doğru yoldan sapmış * Bol, gür

GÜMRAHÎ
f Sapıtma, doğru yoldan çıkmış olma

GÜMŞÜDE
f Telef olmuş, zâyi olmuş, kaybolmuş

GÜMÜŞ KOZAK
Tar: Eskiden hükümdarlara gönderilen nâme-i hümayunların konulduğu mahfaza Nameler atlas keseye konur, sonra da kozaya geçirilirdi Kozakların gümüşten yapılmış olanları olduğu gibi altundan, şimşirden de yapılanları vardı Altundan olanlar imparatorlara, gümüşten olanlar da küçük devlet reislerine gönderilen nâme-i hümayunlara mahsustu (OTDS)

GÜNA GÛN
f Türlü Çeşitli nevilerde olan Çeşit çeşit Renk renk

GÜNAH
f Cezayı gerektiren amel Dine aykırı iş Allah'ın emirlerine uymayan hareket (Bak: Kebâir-Cünha)(Evet günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse kurt değil belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor Meselâ: Utandıracak bir günahı gizli işliyen bir adam, başkasının ıttılaından çok hicab ettiği zaman melâike ve ruhaniyatın vücudu ona çok ağır geliyor Küçük bir emare ile onları inkâr etmek arzu ediyor L)

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #18
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GÜNAHKÂR
f Günah işleyen, günahlı

GÜNAHKÂRÎ
f Günahkârlık

GÜNAHPİŞE
(C: Günahpişegân) Günah işlemeyi âdet haline getiren

GÜNAHPİŞEGÂN
f Günah işlemeyi âdet haline getirenler

GÜNAŞIRI
t İki günde bir Bir gün olup ertesi gün olmayarak ve böylece sürüp giderek

GÜNBED
f Kümbet, kubbe, üst tarafı yuvarlak şekilde olan bina veya çıkıntı

GÜNBED-İ ÂB
Su kabarcığı

GÜNBED-İ AZRAK
Gökyüzü

GÜNBED-İ EKVAR
Gökyüzü

GÜNBED-İ HADRA
Yeşil kubbe * Mc: Gökyüzü, sema

GÜNC
f Hazine Köşe Zâviye

GÜNCAYİŞ
f Sığışma, sığma

GÜNCÎDE
f Bir şey veya zarf içine sığmış olan Sıkıştırılmış

GÜNCÎDEN
f Sığmak, girmek

GÜNCİŞK
f Serçe kuşu, usfur

GÜNG
Dilsiz

GÜNGÖRMEK
Mc: İkbal, refah, saadet, mutlu olarak yaşamak

GÜNGÖRMÜŞ
Tecrübeli, iyi günler yaşamış

GÜRAZ
f Azgın erkek domuz

GÜRBE
f Kedi

GÜRBE-İ DEŞTÎ
Yaban kedisi

GÜRBÜZ
f Yaşından fazla gösterişli, serpilmiş, vücutlu, genç irisi * Cerbezeli * Anlayışlı İdrakli * Kahraman, yiğit

GÜRCÜ (GÜRCÎ)
Güney Kafkasya'nın Gürcistan ahalisinden olan ve Gürcüce konuşan kimse

GÜRD
f Cesur, kahraman, yiğit, bahadır

GÜRDAS
f Gaddar, zalim

GÜRDE
f Böbrek

GÜRG
(C: Gürgân) f Canavar, kurt, zi'b

GÜRGZADE
f Kurt yavrusu

GÜRİHTE
f Kaçkın, kaçmış, kaçak

GÜRİSNE
(C: Gürisnegân) f Aç, fukara, fakir

GÜRİSNEÇEŞM
f Pinti, cimri, hasis Aç gözlü

GÜRİSNE-GÂN
(Gürisne C) f Açlar, fakirler, yoksullar

GÜRİSNEGÎ
f Açlık, sefalet

GÜRİZ
f Kaçma * Kaçan * Edb: Kasidelerde mevzuya girmeden evvel söylenen beyit

GÜRİZAN
f Kaçan, kaçıcı

GÜRİZENDE
(C: Gürizendegân) f Kaçan, kaçıcı

GÜRİZGÂH
(Girizgâh) f Kaçacak yer * Edb: Bir bahisten diğer bahse, mukaddimeden maksada intikal için bir münasebet te'sis eden söz Nedim'in:Bu şehr-i stanbul ki, bîmisl ü behadırBir sengine yekpâre Acem mülkü fedadırmatla'lı kasidesindeki:İstanbul'un evsafını mümkün mü beyan hiç Maksad hemen sadr-ı keremkâre duadırBeyti gibi * Kast olunan şeye münasebet peyda eden söz

GÜRMİH
f Çivi * Hayvan bağlanan büyük kazık

GÜRS
f Kir, leke, pas Açlık, sefâlet * Zülf, kâhkül

GÜRUH
f Bölük Cemaat Takım Kısım * Fevc

GÜRUH-İ EŞKİYA
Eşkiya takımı, haydut güruhu

GÜRZ
Silâhın icadından evvel kullanılan bir harp âleti Gürz, yekpare veya yalnız baş tarafı demir ve bakırdan, sapı ise ağaç ve demirden olan bir nevi topuzdur Gürzün Türkçesi "bozdoğan" dır Bozdoğan bir cins yırtıcı kuştur Gürz, bozdoğanın kafasına benzediği için bu adla anılmıştır Gürzün baş kısmı çivili veya düz olurdu Altı yüzlü olanlara "şeşper" denilirdi

GÜSAR
f Yiyen, yiyici İçen, içici manalarına birleşik kelimeler yapılır Meselâ: Gam-güsar $ : Dert ortağı, arkadaş

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #19
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GÜSİSTE
f Kopmuş, kırılmış * Sökülmüş, çözülmüş, gevşemiş

GÜSİSTE-MEHAR
(Güsisteinan) Yuları kopmuş * Mc: Kayıtsız, mes'uliyetsiz, başıboş

GÜSN(E)
f Açlık, sefalet

GÜSTAH
f Arsız, edepsiz, küstah, saygısız

GÜSTERDE
f Döşenmiş, yayılmış

GÜŞA
f Açıcı, açan mânâsına gelir ve birleşik kelimeler yapılır Meselâ: Dil-güşa $ : Gönüle ferahlık veren Gönül açan

GÜŞAD
f Açılış, açılma, açma * Bir cins ok atma şekli

GÜŞAD-I DİL
Gönül açılması Gönlün refaha kavuşması

GÜŞADE
f Ferah, şen, Açılmış, açık

GÜŞADE-DEST
(C: Güşadedestân) f Civanmert, cömert, eli açık

GÜŞADE-DESTÂN
(Güşadedest C) f Cömertler, civanmertler, eli açıklar

GÜŞADE-DİL
f Gönlü şen

GÜŞADE-EBRU
f Güler yüzlü Mütebessim şen

GÜŞADE-HATIR
f Gönlü rahat

GÜŞADNAME
f Padişah fermanı * Boşanma vesikası

GÜŞAYENDE
f Açan, açıcı

GÜŞAYİŞ
f Açıklık, açılış, açılma

GÜŞAYİŞ-İ HÂTIR
Gönül ferahlığı, iç açıklığı

GÜŞAYİŞ-İ HEVÂ
Havanın açıklığı

GÜŞTA
f Cennet, firdevs

GÜŞUDE
f Açılmış

GÜVA
f şahit, delil

GÜVAH
f Şahit Gören Bilen Tanıyan

GÜVAHÎ
f şahitlik şahitlik etmek

GÜVAR (GÜVARA)
Hazmı kolay olan ve zaikaya hoş gelen, nefsin meylettiği şey

GÜVARAÎ
Tatlılık, hoşa gitme

GÜVARENDE
f Hazmedilmesi kolay

GÜVARİŞ
f Sindirime yarıyan şeyler, hazme yardımı olan şeyler

GÜVAŞ(E)
f Boya, renk

GÜVEÇ
Yemek pişirmeye mahsus toprak kap

GÜVERTE
Geminin anbar veya kamaralarının üstü, gezilecek kısmı

GÜYA
f Sanki Ke-ennehu Söyle Tut Farzet * Söyleyen

GÜYAN
f Söyleyen

GÜYEM
f Söylerim (mânâsına fiil)

GÜYENDE
f Söyleyici Söyleyen Kail olan

GÜZ
Sonbahar

GÜZAF
f Boş, bîhude Lüzumsuz

GÜZAR
f Geçiş, geçme * Beceren, halleden, yapan * Geçiren, geçirici mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır Meselâ: Dem-güzar $ : Zaman geçiren, vakit öldüren

GÜZAR-I BÂ-ŞİTAB
Hızla geçiş

GÜZARE
f Rüyâ tâbir etme, düş yorma

GÜZARENDE
f Geçen, geçici Geçiren, geçirici

GÜZARİŞ
f Rüya tâbir etme

GÜZARİŞ
f Geçiş, geçme

GÜZAŞTE
f Geçmiş, geçmiş olan

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #20
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GÜZER
Geçiş, geçme * Geçici, geçen

GÜZERAN
f Geçen, geçici * Geçme Geçiş

GÜZERGÂH
f Geçit yeri Geçilecek yer

GÜZERNAME
f Geçiş tezkeresi

GÜZEŞT
f Geçme, geçiş Geçen

GÜZEŞTE
f Geçen Geçmiş Geçmiş olan

GÜZEŞTE-GÂN
(Güzeşte C) Önden gelmiş olanlar, geçmişler

GÜZÎDE
(Güzin) f Seçilmiş İntihab edilmiş Beğenilmiş

GÜZÎDE-GÂN
(Güzide C) f Seçkinler, beğenilmişler, seçilmiş olanlar

GÜZÎDE-SUHEN
f Beğenilmiş söz söyleyen, seçkin sözler konuşan

GÜZÎDEN
f Seçmek İntihab etmek

GÜZÎN
(Bak: Güzîde)

GÜZÎNİŞ
f Seçiş, seçme

GÜZÎR
f Derman, çare, deva

GÜL-FÂM
Gül renkli

GAFUR-UR RAHİM
Kusurları örten, adâletle en ziyade merhamet eden Cenab-ı Hak (CC) Mü'minlerin kusurlarını affederek muhafaza eden

GAFVE
Azıcık uyumak

GÂH
(Geh) f Yer (Yer ve zaman bildiren "ek" dir)

GÂH BÂ-GÂH
f Zaman zaman

GÂH BÂŞED GÂH NEBÂŞED
Bazı olur, bazı da olmaz

GÂH Ü BÎ-GÂH
Sıralı sırasız, vakitli vakitsiz

GAHEB
Gaflet

GÂHÎ
(Gehî) Arasıra, zaman zaman

GÂH Ü NA-GÂH
Vakitli vakitsiz, zamanlı zamansız

GAHVARE
f Beşik

GAİB
Göz önünde bulunmayan, hazırda olmayan Kaybolmuş olan Görünmeyen âlem * Gr: Üçüncü şahıs, hazırda olmayan kimse

GAİBÂNE
f Hazırda görünmeksizin, yüzyüze olmadan Gizliden

GAİLE
Dert, sıkıntı, baş belâsı Tasa, zor iş * Düşünce

GAİLE-İ ZÂİLE
Sona eren sıkıntı, ardı kesilen elem

GAİR
Gayret * İnsan topluluğu

GAİT
Necaset, neces, insan pisliği * Çukur yer Düz ve geniş yer

GAİYYE
Bir şeyin sebeb ve neticesini ileri süren felsefe mesleği * Maksad ve gayeye âit Son ile alâkalı Gaye, maksad ve neticeye mensup ve müteallik (Fr: Finalizm)

GAİZ
Kızgın, öfkeli, gayzlı

GAİZA
Yere batan sular, eksilen su * Bir malın değerinin eksilmesi, azalması

GAK
Karga sesi

GAKFEKA
Doğan sesi

GAL
(Gâle) f Uzak, baid, ırak

GAL
(C: Gılâl) Ağaçlı çukur yer * Muz ağacı * Selem ağacının bittiği yer * Bir ot cinsi

GALA
Yüksek kıymet, pahalılık * Bir şeyin haddini aşması

GALA (GALEYÂN)
Kaynamak

GALAK
(C: Ağlak) Kapı kilidi

GALAKA
Deri dibâgat ağacı

GALAL
(Gılâl) (Galle C) Zahireler Mahsuller * Akarât kiraları

GALAN
Çok susayan, çok susamış olan

GALAT
Hata Yanlış * Kaideye uymaz söz

GALAT-I BASAR
Görme duyusunun yanılması (Meselâ: Su içine batırılmış olan bir çubuğun, kırılmış gibi görünmesi)

GALAT-I MEŞHUR
Yanlış olduğu hâlde herkes tarafından kullanılan kelime veya terkib

GALAT-I RÜ'YET
Renk körlüğü Bir rengi, aslından başka renkte görme *Görme bozukluğu

GALAT-I TAHAKKÜMÎ
Bir kelimenin gerek lâfzı ve gerekse mânası itibariyle herkesin kullandığı gibi kullanılmamasıBu, başlıca üş şeyden olur:1- Nazımda vezne uydurmak için bir kelimenin telâffuzunu değiştirmek, hecesini uzatmak ve kısaltmak yahut harfini gizlemek2- Çeşitli mânâları olan bir kelimeyi meşhur olmayan bir mânâda kullanmak3- Gramere ait kaide hatası yapmak Meselâ: Zen merde, civân pîre, keman tîrine muhtaçEczâ-yı cihân cümle biri bîrine muhtaçbeytindeki "bîr" kelimesinin hecesi uzatılarak galat-ı tahakkümî yapılmıştır

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #21
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GALATAT
Galatlar, hatalar, yanlışlar

GALAT-GÛ
f Yalan yanlış söyleyen

GALAT-NÜVİS
f Yalan yanlış yazan, yanlış tesbit eden

GALBA
Ağaçları gür ve sık olan koruluk, bahçe * Pek yüksek ve büyük tepe

GALC
Azgınlık * Su içtikten sonra dil ile yalanmak * Atın yelmeyip bir tarzda yürümesi

GALEB
(Galb) Üstünlük Yeğinlik

GALEBE
Üstün gelmek Yenmek Bozmak Çokluk * Bastırmak * Yeğin olmak

GALEBE ÇALMAK
Galib olmak, üstün gelmek

GALEL
(C: Eğlâl) Koruluktan akan su * Susuzluk

GALERİ
Fr San'at eserinin sergilendiği salon veya koridor * Tiyatroda seyircilere ait balkon * Üstü örtülü uzun yer * Yer altında açılmış uzun, dar yol

GALES
Gecenin sonunda olan karanlık

GALET
Hesapta yanılmak

GALEYAN
Kaynayış Çoşup taşmak Yerinde duramamak * Tuğyan ve azgınlık

GALEYAN-I EFKÂR
Fikirlerin galeyanı Fikirlerin coşması

GALEYAN-I MÂ'
Suyun kaynaması

GALFAK
Geniş, vâsi * Yumuşak * Su içinde yetişen yassı yapraklı bir ot * Kurbağa yosunu

GALGALE
Sür'atle gitmek * Gecenin gitmesi * Haber vermek

GALÎ
Pahalı Kıymetli Ağır * Haddini tecâvüz eden, haddini aşan

GALİB
Üstün Yenen Mağlub eden Ekser

GALİB-İ MUTLAK
Tam olarak galip Kayıtsız şartsız hâkimiyet sahibi

GALİBA
Tahminen Çok zaman Her halde Galiben, ekseriyetle

GALİBANE
f Muzaffer ve galib olana yakışacak şekil ve surette

GALİBEN
Ekseriya Çok zaman Üstün olarak Tahmin olduğu üzere

GALİBİYYET
Üstünlük Yenmek Mağlub etmek

GALİF
Gön ve deri dibâgat etmekte kullanılan bir ot

GALİL
(C: Gılâl) Güneşin harareti * Susuzluk harareti * Kin, hased * Devenin yulafına karıştırıp yedirdikleri hurma çekirdeği

GALÎS (GALS)
Kenger otu

GALİS
Arpa ve buğday karışımından yapılan ekmek

GALİYE
Galeyan eden * Değerinden çok pahalı * Misk ve amberden yapılmış meşhur koku * Hoş kokulu kıymetli madde

GALİYE-BÂR
f Güzel kokulu şey saçan

GALİYE-DÂN
f Güzel kokulu şeylerin muhafaza edildiği kap, mahfaza

GALİYE-GUN
f Güzel siyah renkli

GALİYUN
Çoban mayası

GALÎZ(E)
Çirkin * Terbiye dışı * Yoğun Kaba * Kokmuş madde

GALK
Kapıyı kapamak, kapıyı kilitlemek

GALL
Girmek, sokmak, akmak * Boynunu, elini zincir ile bağlamak * Hâinlik yapmak Hıyanet etmek * Ganimet malından hırsızlık etmek

GALLAT
(Galle C) Mahsuller, zahireler * El emekleri, çalışmanın semereleri * Ev kirası gelirleri

GALLE
Mahsul geliri Ekin, irat, gelir * Akarât kirası * Hammaliye kirası * Susamak

GALLE-İ VAKF
Vakfın faide ve mahsulü Bununla vakfın tabiî ve hukukî semereleri anlaşılır Vakıf paraların ticareti ve vakıf akarların kirası, vakıf bahçelerin sebze ve meyveleri bu kabildendir

GALLE-DAN
f Tahıl anbarı, zahire deposu

GALLE-FÜRUŞ
f Zahireci, zahire ve hububat satan

GALS
Karıştırmak * Lâzım olmak * Cür'et etmek

GALSAME
Solungaç Suda yaşıyan hayvanların nefes alma organları * Gırtlak ağzı, hançere * Boğaz deliğinin başlangıcı

GALTAN
f Yuvarlanan, tekerlenen

GALTÎDE
f Tekerlenmiş, yuvarlanmış

GALUTA
(C: Gulutât) Kişiyi zora düşüren meseleler

GALVA'
Yiğitliğin başlangıcı * Gençlik sür'ati

GALVE
(C: Galevât) Bir okatımı miktarı yer

GAZE
f Çocuk salıncağı

GAZE
f Kadınların yüzlerine sürdükleri düzgün allık

GAZEFE
Bağırtlak kuşu

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #22
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GAZEL
Tek kişinin özel bir ahenkle okuduğu manzume (Aşk ve nefis gibi hislere ait olup, anlamı dine aykırı olursa ve kadın sesi ile câiz değildir) * Edb: Klâsik şark şiirlerinin en çok kullanılan ve (5-15) beyitlik şekil * Sonbaharda ağaç üzerinde kuruyan yapraklar * Ceylân * Lâtif şey * Güzel kadınların bahsi ve medhi * Kadınlar sohbetini sevmek * Köpeğin, geyiğin sesinden ürkmesi

GAZEL-HAN
f Gazel okuyan

GAZEL-HANÎ
f Gazel okuyuculuk

GAZELİYYAT
Gazel tarzında yazılmış şiirler

GAZEL-NÜVİS
f Gazel yazan

GAZEL-SERA
f Nazım şekilleri arasında gazel meydana getiren

GAZEM
Bir ot cinsi

GAZETE
Fr Genellikle günlük çıkan ve büyük boy olan neşriyat organı (Bak: Mürcif)

GAZEVAN
Hızlı giden iyi at

GAZEVAT
(Gazve C) Din uğrunda yapılan harbler

GAZF
Kulağın sarkık olması * Kırmak * Geceleyin karanlık olmak

GAZGAZA
Zillet, aşağılık * Eksik, noksan

GAZIF
Yumuşak, geniş

GAZIR
İyi dibâgat olunmamış deri

GAZIYE
Çok karanlık olan yer * Büyük nurlu şey

GAZİ
Din uğrunda harbeden Cihadda yaralanmış veya harbetmiş olan kimse Harpte ordunun başına geçen kumandan Muzaffer olan ve harpten sağ dönen

GAZİD
Katı sesli * Yumuşak ot

GAZÎME
Gazem denilen otun yetiştiği yer

GAZÎR
Bol, çok, kesretli, ziyade, fazla

GAZİR(E)
Mülâyim, yumuşak Nâzik, uysal

GAZİYY
(C: Gazâ) Yeni doğmuş kuzu

GAZÎZ
Gılâfından yeni çıkan çiçek * Taze

GAZL
İplik eğirmek, bükmek

GAZL
Budaklanmak

GAZM
Güçle ve şiddetle yemek * Defetmek, kovmak

GAZN
Hapsetmek * Kırmak

GAZR
(Gazâre) (C: Gazâyir) Men etmek, engel olmak * Hapsetmek * Geçim kolaylığı, maişet genişliği * Büyük çanak

GAZRA
Ucuzluk * Hayır * Özlü balçık

GAZREME
(C Gazarim) Ölçüsüz, tartısız bir şeyi satmak

GAZRUF
(C: Gazârif) Kıkırdak

GAZUB
(Gazab dan) Öfkeli, kızgın, hiddetli Kükremiş * Büyük yılan * Abus deve

GAZV
Kasdetmek * Küffarla cenk edip savaşmak

GAZV
Seyelân etmek, akmak * Münkatı' olmak, kesilmek

GAZVA
Malın ve davarın kötüsü

GAZVE
Din düşmanı olan cephenin üzerine taarruz Muharebe Cenk Sefer Din muharebesi Gazve, gazivden alınmış olup cenk ve kıtal manasınadır Düşmanla vuruşmak demektir Siyer ıstılahında Gaza ve gazve tâbirleri Peygamber Efendimizin bizzat hazır bulunduğu muharebeye denir Peygamber Efendimizin bizzat bulunmadığı müfrezelere Seriye denilir

GAZVE-İ BEDİR
Bedir Gazvesi Bedir Muharebesi(Melâikelerin, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a hizmeti ve görünmesi ve cinnîlerin O'na imân ve itâati, mütevatirdir Nass-ı Kur'an ve çok âyatla musarrahtır Gazve-i Bedir'de beşbin melâike, - nass-ı Kur'an ile - önde, sahâbeler gibi ona hizmet edip, asker olmuşlar Hattâ o melekler, melâikeler içinde, ashâb-ı Bedir gibi şeref kazanmışlar M)

Alıntı Yaparak Cevapla

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...

Eski 09-10-2012   #23
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük (G Harfiosmanlıca Sözlük (G Harfi)İle İlgili Kelimeler...



RE: Osmanlıca Sözlük (G Harfi) GAZVER
Bir ot cinsi

GAZZ
(Gadd) Utancından dolayı önüne bakmak * Bir şeyin miktarını eksiltmek * Hurmanın tomurcuğu * Zerafet sâhibi * Yeni buzağı

GAZZAL
Eğrilen iplik

GAZZE
Şam'ın doğusunda bir yerin adı (Resullulah Efendimizin ceddi Hâşim'in kabri ordadır)

GEBE
(Bak: Hâmile)

GEBEŞ
Koyunun erkeği Koç * Mc: Akılsız, ahmak adam

GEBR
f Ateşe tapan, mecusi

GEC
f Kireç, alçı, harç

GECBAZ
Oyunda hile yapan, hileci

GECKÂR
(Gecger) f Kireçle badana yapan Kireç sıvacısı

GEÇER AKÇA
t Rayiç para yerine kullanılır bir tabirdir Bu tabir, eskiden halk arasında yapılan senetlerde, hükümet tarafından akdolunan mukavelelerde kullanılırdı

GED
(Gedbe) f Yoksul, dilenci, fakir, dilenen * Dilencilik

GEDA
f Fakir Kimsesiz Dilenci

GEDA-ÇEŞM
f Dilenci gözlü, yoksul gözlü * Mc: Aç gözlü, gözü doymaz

GEDA-ÇEŞMANE
f Açgözlülükle, açgözlücesine

GEDAYAN
f Fakirler Kimsesizler Gedâlar

GEDAYANE
f Dilencilikle

GEDAYÎ
f Dilencilik

GEDİKLİ
t Tar: Yeniçeri efradı arasında eskilikleri dolayısıyla imtiyazlı olanlar Bunlar diğer yeniçerilerden ayrılmak için bellerine seraser denilen kumaştan kuşak sararlardı * Yıkık, çentikli ve düşük yeri olan * Mülk olduğu halde vakfa ait bir tarafı olan * Deniz assubayı ki, eskiden yükselerek subay olabilirdi

GEH (GÂH)
f Kelimenin sonuna eklenerek yer veya zaman ifade eder

GEHAN
f Zaman, an, vakit

GEH(Î)
f Ara sıra Bazan

GEHVARE
f Beşik

GEHVARE-GER
f Beşikçi

GEHVARE-NİŞİN
f Beşikteki çocuk

GELE
f Sığır, koyun ve keçi sürüsü * Sürü

GELEBAN
f Sığırtmaç, çoban

GELU
f Boğaz

GELU-GİR
f Dağ armudu Ahlat * Boğazdan geçmesi zor olan şey

GEM VURMAK
Mecaz yoluyla mâni olmak, zabtetmek, bağlamak yerinde kullanılan bir tabirdir

GENC (GENCİNE)
f Define, hazine Gömülü hazine Kenz

GENC-İ NİHAN
Gizli hazine

GENCUR
f Hazine muhafızı, hazinedar

GEND
f Pis koku, fenâ koku

GENDA(Y)
f Kokmuş, fenâ kokulu

GENDEME
f Siğil

GENDİDE
Kokmuş

GENDÜM
f Buğday

GENDÜM-GUN
f Buğday renkli

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.