|
|||||||
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| kelime, meâlikelime, okunuşu, tecvitli, yasin |
Tecvitli Okunuşu Ve Meâli-Kelime Kelime Tecvitli Yasin |
|
|
#1 |
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tecvitli Okunuşu Ve Meâli-Kelime Kelime Tecvitli YasinYâsin Sûresi Tecvitli Okunuşu ve Meâli Okuma Kuralları â, ê, î ve û harfleri, uzatılarak okunur ![]() [k]h, hırıltılı he demektir ![]() Transkripsiyonda harfler olduğu gibi değil; tecvit kurallarına göre uğradığı değişime göre yazılır Örneğin N-B > M-B, N-R > R-R, N-M >> M-M şekline dönüşmesi gibi![]() Sayfa 1 Bismillâhirrahmânirrahîm ![]() Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla ![]() ![]() ![]() 1 Yâsîn![]() Yâsîn ![]() 2 Vel kur'ênil hakîmO hikmet dolu Kurân'a yemîn ederim ki, 3 İnneke leminel murselîn![]() Sen (Habîbim), hiç şübhesiz (Hak tarafından) gönderilen (peygamber)lerdensin ![]() 4 Alê sırâtim-müstagîm![]() Dosdoğru bir yol üzerindesin ![]() 5 Tenzîlel azîzir-rahîm![]() (Bu Kurân) yegâne gâlib, çok esirgeyici (Allah)'nin indirdiği (bir kitab)dır ![]() 6 Litunzira gavmem-mê unzira êbêuhum fehum ğâfilûn![]() (Bunun) hikmeti de (yakın) ataları azâb ile korkutulmamış, bu yüzden kendileri gaflet içinde kalmış olan bir kavmi (onunla) korkutmandır ![]() 7 Legad haggal gavlü alê ekserihim fehum lê yu'minûn![]() Andolsun ki onların çoğunun üzerine azap sözü hak olmuştur Onlar, imana gelmezler![]() 8 İnnê cealnê fî ağnêgihim ağlêlen fehiye ilel ezgâni fehum mugmehûn![]() Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar![]() 9 Vecealnê mim-beyni eydîhim seddev-vemin [k]halfihim sedden feağşeynêhum fehüm lê yubsirûn![]() Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik Böylece onları sarıverdik Artık görmezler![]() 10 Vesevêun aleyhim eenzertehum emlem tünzirhum lê yu'minûn![]() Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar ![]() 11 İnnemê tunziru menittebeaz-zikra ve [k]haşiyer-rahmêne bil ğayb Febeşşirhu bimağfirativ-veecrin kerîm![]() Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele![]() 12 İnnê nahnü nuhyil mevtê venektubu mê gaddemû ve êsêrahum Ve külle şey'in ehsaynêhu fî imêmim-mubîn![]() Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar ![]() Sayfa 2 13 Vadriblehüm meselen eshâbel garyeh İz cêehel murselûn![]() Sen onlara, o şehir halkını örnek ver Hani oraya peygamberler gelmişti![]() 14 İz erselnê ileyhimusneyni fekezzebûhumê feazzeznê bisêlisin fegâlû innê ileyküm murselûn![]() Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz " dediler![]() 15 Gâlû mê entum illê beşerum-mislunê Vemê enzelerrahmênu min şey' İn entum illê tekzibûn![]() Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi Siz sadece yalan söylüyorsunuz " dediler![]() 16 Gâlû Rabbûne yağlemu innê ileykum lemurselûn![]() Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz "17 Vemê aleynê illel belêğul mubîn![]() "Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir " 18 Gâlû innê tetayyernê bikum Leil-lem tentehû lenercumennekum veleyemessennekum minnê azêbun elîm![]() Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur " 19 Gâlû tâirukum meaküm Ein zukkirtum Bel entüm gavmum-musrifûn![]() Peygamberler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz "20 Vecê emin egsal medîneti raculuy-yes'â gâle yê gavmittebiul murselîn![]() O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!" 21 İttebiû mel-le yes'elukum ecrav-vehum muhtedûn![]() "Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir "22 Vemê liye lê ağbudullezî fetaranî veileyhi turceûn![]() "Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz "23 Eette[k]hizu min dûnihî êliheten iy-yuridnirrahmênu bidurril-lê tuğni annî şefêatuhum şey'ev-velê yungizûn![]() "Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar "24 İnnî izel-lefî dalêlim-mubîn![]() "Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum "25 İnnî êmentu birabbikum fesmeûn![]() "Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni "26 Gîled[k]hulil cenneh Gâle yê leyte gavmî yağlemûn![]() (Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!" 27 Bimê ğaferalî rabbî vecealenî minel mukremîn![]() "Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını " Sayfa 3 28 Vemê enzelnê alê gavmihî mim-bağdihî min cundim-mines-semêi vemê künnê munzilîn![]() Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik ![]() 29 İn kênet illê sayhatev-vêhideten feizêhum [k]hâmidûn![]() Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler ![]() 30 Yê hasraten alel ibêd Mê ye'tîkum mir-rasûlin illê kênû bihî yestehziûn![]() Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı ![]() 31 Elem yerav kem ehleknê gablehum minel gurûni ennehum ileyhim lê yerciûn![]() Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar![]() 32 Ve in küllül-lemmê cemîul-ledeynê muhdarûn![]() Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir ![]() 33 Ve êyetül-lehümül erdul meyteh Ehyaynêhê ve ek[h]racnê minhê habben feminhu ye'kulûn![]() Hem bir delildir onlara ölü toprak Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar![]() 34 Vecealnê fîhê cennêtim-min na[k]hîliv-ve ağnêbiv-ve feccernê fîhê minel uyûn![]() Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık![]() 35 Liye'kulû min semerihî vemê amilethu eydîhim Efelê yeşkurûn![]() (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık) Hâlâ şükretmeyecekler mi?36 Subhânellezî [k]halegal ezvêce küllehê mimmê tünbitül erdu ve min enfusihim ve mimmê lê yağlemûn![]() Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir ![]() 37 Ve êyêtül-lehumul-leyl Nesla[k]hu minhun-nehêra feizêhüm muzlimûn![]() Gece de onlara bir delildir Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar![]() 38 Veşşemsu tecrî limustegarril-lehê Zêlike tagdîrul azîzil alîm![]() Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir![]() 39 Vel gamera gaddernêhu menê zile hattê âde kel urcûnil gadîm![]() Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür![]() 40 Leşşemsu yembeğî lehê en tudrikel gamera velelleylu sêbigun-nehêr Ve küllün fî felekiy-yesbahûn![]() Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler ![]() Sayfa 4 41 Veêyetül-lehüm ennê hamelnê zürriyyetehum fil fulkil meşhûn![]() Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır ![]() 42 Ve [k]halagnê lehum mim-mislihî mê yerkebûn![]() Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır ![]() 43 Vein neşe' nuğrighum felê sarî[k]ha lehum velêhum yungazûn![]() Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır ![]() 44 İllê rahmetem-minnê ve metêan ilêhîn![]() Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka ![]() 45 Ve izê gîlelehümüt-tegû mê beyne eydîküm vemê [k]halfeküm leallekum turhamûn![]() Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman, 46 Vemê te'tîhim-min êyetim-min êyêti rabbihim illê kênû anhê muğridîn![]() Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler ![]() 47 Ve izê gîlelehum enfigû mimmê razegakumullâhu gâlellezîne keferû lillezîne êmenû enut imu mel-lev yeşêullâhu et ameh İn entüm illê fî dalêlim-mubîn![]() Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler ![]() 48 Ve yegûlûne metê hêzel vağdu in küntüm sâdigîn![]() Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar ![]() 49 Mê yenzurûne illê sayhatev-vêhideten te'[k]huzûhum vehum ye[k]hissimûn![]() Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir ![]() 50 Felê yestetîûne tavsiyetev-ve lê ilê ehlihim yerciûn![]() O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar Ailelerine de dönemezler![]() 51 Venufi[k]ha fissûri feizê hüm minel ecdêsi ilê rabbihim yensilûn![]() Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar ![]() 52 Gâlû yê veylenê mem-beasenê mim-mergadînê Hêzê mê veader-rahmênuve sadegal murselîn![]() Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler![]() 53 İn kênet illê sayhatev-vêhideten feizê hum cemîul-ledeynê muhdarûn![]() Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir ![]() 54 Felyevme lê tuzlemu nefsun şey en velê tuczevne illê mê küntüm tağmelûn![]() Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz Sayfa 5 55 İnne eshâbel cennetil yevme fî şuğulin fêkihûn![]() Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler ![]() 56 Vehum ezvêcuhum fî zilâlin alêl erâiki muttekiûn![]() Kendileri ve eşleri, gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır ![]() 57 Lehum fîhê fêkifetuv-velehum mê yeddeûn ,Onlara orada bir meyve vardır İsteyecekleri her şey onlarındır![]() 58 Selâmun gavlem-mir-rabbir-rahîm![]() (Onlara) Rahîm olan Rab'den "selâm" sözü vardır ![]() 59 Vemtêzûl yevme eyyühel mucrimûn![]() Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın ![]() 60 Elem ağhed ileykum yê benî êdeme el-lê tağbuduş-şeytân İnnehû leküm aduvvum-mubîn![]() "Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır "61 Ve eniğbudûnî Hêzê sırâtum-mustagîm![]() "Ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak) 62 Velegad edalle minküm cibillen kesîrâ Efelem tekûnu tağgilûn![]() Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?63 Hêzihî cehennemulletî küntüm tûadûn![]() İşte bu size vaad edilen cehennemdir ![]() 64 İslev hel yevme bimê küntüm tekfurûn![]() Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için ![]() 65 Elyevme na[k]hyimu alê efvêhihim ve tukellimunê eydîhim ve teşhedû erculuhum bimê kênû yeksibûn![]() Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder ![]() 66 Velev neşêu letamesnê alê ağyunihim festebegus-sırâta feennê yubsirûn![]() Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi Fakat nereden görecekler?67 Velev neşêu lemasehnêhum alê mekênetihim femestetâû mudiyyev-velê yerciûn![]() Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi ![]() 68 Vemen nuammirhu nunejjishu fil [k]halg Efelê yağgilûn![]() Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz Hâlâ akıllanmayacaklar mı?69 Vemê allemnêhuş-şiğra vemê yembeğî leh İn hüve illê zikruv-ve gur'ênum-mubîn![]() Biz ona şiir öğretmedik Bu ona yaraşmaz da![]() ![]() O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur'ân'dır![]() 70 Liyunzira men kêne hayyev-veyehiggal gavlu alel kêfirîn![]() (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir ![]() Sayfa 6 71 Evelem yerav ennê [k]halagnê lehum mimmê amilet eydînê en âmen fehum lehê mêlikûn![]() Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar ![]() 72 Ve zellelnêhê lehum feminhê rakûbuhum ve minhê ye'kulûn![]() Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar ![]() 73 Velehum fîhê menêfiu ve meşârib Efelê yeşkurûn![]() Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var Hâlâ şükretmeyecekler mi?74 Vette[k]hazû min dûnillêhi êlihetel-leallehum yunsarûn![]() Onlar, Allah'tan başka birtakım ilâhlar edindiler Güya yardım olunacaklar![]() 75 Lê yestetîûne nasrahum vehum lehum cundum-muhdarûn![]() Onların, onlara yardıma güçleri yetmez Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir![]() 76 Felê yehzunke gavluhum İnnê nağlemu mê yusirrûne vemê yuğlinûn![]() O halde onların sözleri seni üzmesin Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da![]() 77 Evelem yeral insênu ennê [k]halagnêhu min nutfetin feizê hüve [k]hasîmum-mubîn![]() İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi? 78 Ve darabe lenê meselev-venesiye [k]halgah Gêle mey-yuhyil izâme vehiye ramîm Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?" dedi ![]() 79 Gul yuhyîhellezî enşeehê evvele merrah Ve hüve bikülli [k]halgin alîm![]() De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir " 80 Ellezî ceale lekum mineş-şeceril e[k]hdari nêran feizê entüm minhu tûgidûn![]() Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O'dur Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız![]() 81 Eveleysellezî [k]halagas-semêvêti vel arda bigâdirin alê en-ye[k]hluga mislehum Bele ve hüvel [k]hallâhul alîm![]() Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir![]() 82 İnnemê emruhû izê erâde şey en ey-yegûle lehû kün feyekûn![]() O'nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir O da hemen oluverir![]() 83 Fesubhânellezî biyedihî melekûtu külli şey'iv-ve ileyhi turceûn![]() O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz um |
|
|
|